|

Hitler Ressam mıydı? Viyana’daki Suluboyalar ve 1937 “Yozlaşmış Sanat” Sergisi

Franz Marc'ın Hayvanların Kaderi (Tierschicksale) tablosu, 1913

Hitler ressam mıydı?

Ressam olmak istedi ama olamadı. Adolf Hitler, Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne 1907’de ve 1908’de başvurdu, iki kez de kabul edilmedi. Sonraki yıllarda Viyana’nın ve Münih’in tanıdık manzaralarını, çoğu zaman kartpostallardan kopyalayarak suluboyayla resmedip satarak geçindi. Uzmanlar bu resimleri sıradan bir amatör işi olarak değerlendiriyor. İktidara geldikten sonra ise modern sanata savaş açtı; bu savaşın en bilinen adımı 1937’de Münih’te açılan “Yozlaşmış Sanat” sergisiydi.

“Hitler ressam mıydı?” sorusu, ilk bakışta bir tarih merakı gibi duruyor. Oysa bu sorunun peşine düşünce, yirminci yüzyılın en karanlık kültür politikalarından birine varıyoruz: binlerce eserin müzelerden toplanması, sanatçıların işinden edilmesi, sürgüne gitmesi, hatta hayatına son vermesi. Bu yazıda önce Hitler’in Viyana’daki ressamlık hevesini, sonra 1937’deki “Entartete Kunst” (Yozlaşmış Sanat) sergisini ve hedef alınan sanatçıların başına gelenleri anlatıyorum.

Franz Marc'ın Hayvanların Kaderi (Tierschicksale) tablosu, 1913
Franz Marc, Hayvanların Kaderi (Tierschicksale), 1913. Kunstmuseum Basel, Basel. Eser 1937’de Halle’deki müzeden kaldırıldı, 1939’da Basel’e satıldı.

Hitler ressam mıydı? Viyana yılları

Akademi sınavı: 1907 ve 1908

Hitler gençliğinde ressam olmayı kafasına koymuştu. Birleşik Devletler Holokost Anıt Müzesi’nin (USHMM) Holokost Ansiklopedisi’ne göre Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne yaptığı başvuru 1907 sonbaharında reddedildi; 1908’de ikinci kez denedi ve yine başarısız oldu. Biyografi yazarı Volker Ullrich’in aktardığına göre 1907’de ön sınavı geçti, fakat kabul kurulu deneme çizimlerini “yetersiz” buldu. Hitler sonradan “Kavgam”da bu reddi beklenmedik bir darbe gibi anlatır.

Kartpostal kopyaları ve suluboyalar

USHMM, Hitler’in ilk zamanlarda anne babasından kalan mirasla Viyana’da çalışmadan yaşayabildiğini, ancak 1909 sonunda paranın bittiğini anlatır. Bir süre evsizler barınağında, ardından bir erkekler yurdunda kaldı. Bu dönemde Viyana manzaralarını suluboyayla resmetti ve bunları bir ortağın yardımıyla sattı.

O ortak, yurtta tanıştığı Reinhold Hanisch’ti. Hanisch’in 1939’da The New Republic dergisinde yayımlanan anılarına göre Hitler çoğunlukla Viyana’yı gösteren kartpostalları kopyalıyor, birkaç kalıp motifi tekrar tekrar kullanıyordu. Resimler sanat satıcılarına, çerçevecilere ve döşemecilere gidiyordu; dönemin divanlarının arkalıklarına resim yerleştirildiği için döşemeciler de müşteriydi. Hanisch, kenar mahallelerde bir resmin 3–5 krona satıldığını yazar. Bu anıların, sonradan Hitler’le arası açılan birine ait olduğunu ve dikkatle okunması gerektiğini de eklemek gerek.

Hitler Mayıs 1913’te Münih’e taşındı. USHMM’ye göre burada da geçimini suluboya ve eskiz satarak sağladı.

Uzmanlar bu resimler hakkında ne diyor?

Hitler’e atfedilen resimler çoğunlukla binalar, köprüler, kiliseler ve sokak görünümleri. İnsan figürü ya yok ya da önemsiz bir ayrıntı. Münih’teki Sanat Tarihi Merkez Enstitüsü’nden (Zentralinstitut für Kunstgeschichte) Stephan Klingen, 2019’da bu üslubu “orta düzeyde hırslı bir amatör” işi diye tanımladı ve resimlerin dönemin benzer yüz binlerce resminden ayırt edilemediğini, bu yüzden gerçekliklerini doğrulamanın da çok zor olduğunu söyledi. Nitekim 2019’da Nürnberg’de satışa çıkarılan beş resim, sahtecilik şüphesiyle başlatılan soruşturmanın gölgesinde alıcı bulamadı. Kısacası Hitler resim yaptı, resim sattı; ama sanat tarihinde ressam olarak bir yeri yok.

“Yozlaşmış Sanat” ne demek?

“Entartete Kunst”, Nazi rejiminin beğenmediği sanata yapıştırdığı etiketti. Tate’in tanımına göre parti, modern sanatın neredeyse tamamını “yozlaşmış” sayıyordu ve en çok da ekspresyonizmi hedef alıyordu. USHMM, Hitler’in gerçekçi ve klasik üslupları tercih ettiğini vurgular. Soyutlama, çarpıtılmış figürler ya da savaşın çirkin yüzünü gösteren resimler bu beğeniye hiç uymuyordu. Kısacası modern sanatın neredeyse tüm akımları, kübizmden dadaizme kadar, bu etiketin altına girdi.

Siyah beyaz fotoğraf: Goebbels ve yanındakiler, duvarda Emil Nolde resimleri asılı Yozlaşmış Sanat sergisinde yürüyor
Joseph Goebbels “Yozlaşmış Sanat” sergisini geziyor, Berlin, 1938. Görsel: Bundesarchiv / Wikimedia Commons.

1937 Münih: Yozlaşmış Sanat sergisi

Entartete Kunst (Yozlaşmış Sanat) sergi rehberinin kapağı, 1937
Entartete Kunst sergi rehberinin kapağı, 1937–38. Kapakta Otto Freundlich’in “Yeni İnsan” (1912) heykeli görülüyor.

Bir gün arayla iki sergi

Federal Siyasi Eğitim Merkezi’nin (bpb) aktardığına göre Hitler 18 Temmuz 1937’de Münih’te yeni inşa edilen Haus der Deutschen Kunst’u (bugünkü Haus der Kunst) açtı. Binada ilk “Büyük Alman Sanat Sergisi” (Große Deutsche Kunstausstellung) vardı. Rejimin onayladığı geleneksel resim ve heykeller burada sergilendi. Ertesi gün, 19 Temmuz 1937’de, şehrin Hofgarten bahçesindeki galeri binasında, Victoria and Albert Müzesi’nin (V&A) belirttiği gibi Arkeoloji Enstitüsü’nün kullandığı mekanda “Entartete Kunst” sergisi açıldı. İki sergi bilinçli olarak birbirinin karşıtı olarak tasarlanmıştı.

Sergiyi Propaganda Bakanı Joseph Goebbels başlattı; açılış konuşmasını ressam ve Reich Güzel Sanatlar Odası başkanı Adolf Ziegler yaptı. Ziegler konuşmasında çevredeki eserleri “delilik, küstahlık, beceriksizlik ve yozlaşma ürünleri” diye niteledi. Neue Galerie’nin yayımladığı bir fotoğraf, Hitler’in açılıştan önce, 16 Temmuz’da sergiyi gezdiğini gösteriyor. USHMM’ye göre Hitler sergiye girecek eserleri önceden inceledi ve birçok Alman avangart eserin kaldırılmasını öfkeyle emretti.

Sergi nasıl düzenlenmişti?

Yozlaşmış Sanat sergisi, izleyiciyi eserlerle alay etmeye çağırmak için kurulmuştu. USHMM, mekanın dar ve derme çatma olduğunu, gençlerin içeri alınmadığını anlatır. Sanat tarihçisi Neil Levi’nin dikkat çektiği gibi eserler bilerek sıkış tıkış ve özensiz etiketlerle asılmıştı; Neue Galerie’nin yayımladığı fotoğrafta Kandinsky, Klee ve Schwitters’in işleri eğri asılmış görünüyor. Sergi rehberinde de aynı dil vardı: sayfalar “Yozlaşmış” etiketli eserlerin röprodüksiyonlarını, alaycı ve aşağılayıcı başlıklarla veriyordu.

Kaç eser, kaç ziyaretçi?

Rakamlar kaynaktan kaynağa değişiyor; aşağıdaki tabloda ciddi kaynakların verdiği aralığı bir arada görebilirsiniz.

Açılış19 Temmuz 1937, Münih (Hofgarten’deki galeri binası)
Münih’te kapanış30 Kasım 1937
Sergilenen eserYaklaşık 600 (Freie Universität Berlin, USHMM); 650 (Cambridge Üniversitesi); 700’ü aşkın (bpb)
Sanatçı sayısı112 (Cambridge), 120’yi aşkın (bpb), 125 (Freie Universität Berlin)
Müzelerden el konan eserYaklaşık 16.000 (V&A envanteri: 16.558; Tate: yaklaşık 15.550); yaklaşık 20.000, 1.400’ü aşkın sanatçı (Freie Universität Berlin, bpb)
ZiyaretçiMünih’te 2 milyonu aşkın (USHMM); turneyle birlikte 3 milyonu aşkın (bpb)
TurneBerlin, Viyana, Leipzig, Hamburg, Frankfurt ve diğer şehirler; Almanya ve Avusturya’da yaklaşık üç yıl

Farkın bir nedeni, el koyma işleminin iki dalga halinde yapılması. Freie Universität Berlin’in “Entartete Kunst” araştırma merkezine göre Ziegler’in komisyonu Temmuz 1937’nin ilk yarısında 30 müzeden yaklaşık 1.100 eser seçip Münih’e gönderdi. Hitler’in 27 Temmuz 1937 tarihli kararnamesiyle başlayan ikinci dalgada ise yaklaşık 100 müze gezildi. V&A’nın sakladığı ve Propaganda Bakanlığı’nın 1941–42’de hazırladığı envanter 16.558 eser listeliyor; Freie Universität Berlin’in veritabanı ise 21.000’i aşkın kayıt içeriyor. USHMM’nin verdiği bir karşılaştırma çarpıcı: Yozlaşmış Sanat sergisini 2 milyonu aşkın kişi gezerken, aynı yaz açılan Büyük Alman Sanat Sergisi’nin ziyaretçisi 500 bini bulmadı.

Hedef alınan sanatçılar ve yaşadıkları

Listede Almanya’nın en tanınmış modern sanatçılarının neredeyse tamamı vardı. USHMM, müzelerden toplanan eserler arasında Henri Matisse, Pablo Picasso ve Vincent van Gogh gibi yabancı ustaların işlerinin de bulunduğunu hatırlatır. Aşağıda en çok bilinen isimlerin başına gelenleri kısaca topladım.

1. Ernst Ludwig Kirchner

Ernst Ludwig Kirchner'in Asker Olarak Otoportre tablosu, 1915
Ernst Ludwig Kirchner, Asker Olarak Otoportre, 1915. Allen Memorial Art Museum, Oberlin. Eser 1937’de Frankfurt’tan el konarak Berlin’deki depoya götürüldü.

Die Brücke grubunun kurucularından Kirchner, 1917’den beri İsviçre’de, Davos’ta yaşıyordu. Leicester Müzeleri’nin kaydına göre 1937’de Alman müzelerinden 639 eseri kaldırıldı. Yukarıdaki “Asker Olarak Otoportre” de bunlardan biri: Allen Memorial Art Museum’un provenans kaydına göre 1937’de el konarak Berlin’deki depoya götürüldü. Kirchner Haziran 1938’de, Davos’ta hayatına son verdi.

2. Emil Nolde

Nolde’nin hikayesi en çelişkili olanı. Nazi partisinin (Danimarka’daki kolunun) üyesiydi ve rejime yakın durmaya çalıştı. Buna rağmen Cambridge Üniversitesi’nin aktardığına göre 1937 sergisinde 33 eseri vardı ve müzelerden en çok eseri toplanan sanatçı oldu: 1.052 eser. 23 Ağustos 1941 tarihli bir yazıyla Reich Kültür Odası’ndan çıkarıldı. Bu yasağın kapsamı tartışmalı: Cambridge’deki tarihçiler ömür boyu resim yasağından söz ederken, The Art Newspaper aslında yalnızca sergileme ve satış yasağı getirildiğini yazıyor. Savaş sonrasında anlatılan “gizlice yaptığı boyanmamış resimler” efsanesini, Berlin Nationalgalerie’nin 2019’daki “Emil Nolde. Bir Alman Efsanesi” sergisi ayrıntılı biçimde sorguladı.

3. Max Beckmann

Max Beckmann Frankfurt’taki öğretmenliğini kaybetmişti. Temmuz 1937’de eşi Quappi ile Amsterdam’a gitti ve bir daha Almanya’ya dönmedi. Tarih konusunda kaynaklar ayrışıyor: Alman Ulusal Kütüphanesi, ressamın resim listesine düştüğü “Amsterdam 1937 / 17 Temmuz’dan itibaren” notuna dayanarak 17 Temmuz’u verir; bazı müze ve müzayede kayıtları ise 19 ya da 20 Temmuz der. Beckmann savaş boyunca Amsterdam’da kaldı, 1947’de Amerika’ya geçti.

4. Paul Klee

Paul Klee'nin Bataklık Efsanesi (Sumpflegende) tablosu, 1919
Paul Klee, Bataklık Efsanesi (Sumpflegende), 1919. Lenbachhaus, Münih.

Paul Klee 1933’te Düsseldorf Sanat Akademisi’ndeki profesörlüğünden uzaklaştırıldı ve doğduğu şehir Bern’e döndü. Städel Müzesi’ne göre kamu koleksiyonlarındaki 102 eserine el konuldu. Yukarıdaki “Bataklık Efsanesi” 1937’de el konup Münih sergisinde gösterilen işlerden biri; uzun bir hukuk mücadelesinin ardından 2017’de varılan anlaşmayla Münih’teki Lenbachhaus’ta kaldı. Klee 1940’ta İsviçre’de öldü.

5. Wassily Kandinsky

Soyut sanatın öncüsü Wassily Kandinsky, Bauhaus 1933’te kapatılınca Paris yakınlarındaki Neuilly-sur-Seine’e yerleşti. Guggenheim Bilbao’ya göre 1937 temizliğinde 57 eserine el konuldu. 1944’te Neuilly’de öldü.

6. Otto Dix

Birinci Dünya Savaşı’nın dehşetini resmeden Otto Dix, 1933’te Dresden Akademisi’ndeki görevinden alındı. Tate’e göre gerekçe, resimleriyle “Alman halkının ahlaki duygularını incitmesi ve savaşçı ruhunu baltalaması”ydı. Yaklaşık 260 eserine el konuldu; “Kuyumcu Karl Krall” (1923) gibi işleri 1937 sergisinde gösterildi. Dix Almanya’dan ayrılmadı, Konstanz Gölü kıyısına çekildi.

7. Oskar Kokoschka

Oskar Kokoschka'nın Yozlaşmış Bir Sanatçının Otoportresi: kollarını kavuşturmuş, ormanın önünde duran ressam
Oskar Kokoschka, Yozlaşmış Bir Sanatçının Otoportresi, 1937. Özel koleksiyon, İskoçya Ulusal Galerileri’nde uzun süreli ödünç. Görsel: National Galleries of Scotland.

İskoçya Ulusal Galerileri’ne göre 1937 sergisinde Kokoschka’nın sekiz resmi vardı. Kokoschka buna, bir otoportresini yeniden ele alıp kollarını meydan okurcasına kavuşturarak yanıt verdi; eser bugün “Yozlaşmış Bir Sanatçının Otoportresi” adıyla biliniyor. 1934’ten beri Prag’da yaşayan ressam, Ekim 1938’de İngiltere’ye kaçtı.

8. Franz Marc

Franz Marc 1916’da Alman ordusunda savaşırken ölmüştü. The Art Newspaper’a göre ünlü “Mavi Atlar Kulesi” Münih sergisinde gösterildi, ancak savaş gazilerinin itirazı üzerine birkaç gün içinde duvardan indirildi. Tablo 1945’ten beri kayıp. Kapak görselindeki “Hayvanların Kaderi” ise İsviçre radyo televizyonu SRF’nin aktardığına göre 31 Ağustos 1937’ye kadar Halle’deki müzede asılıydı; 1939’da Hildebrand Gurlitt aracılığıyla Kunstmuseum Basel’e satıldı.

9. Marc Chagall, George Grosz ve Edvard Munch

Edvard Munch'un Hasta Çocuk tablosu, 1907
Edvard Munch, Hasta Çocuk, 1907. Tate, Londra. Eser 1939 Luzern müzayedesinde satıldı.

Tate, “yozlaşmış” ilan edilen sanatçılar arasında Marc Chagall ve Edvard Munch’u da sayar. Munch’un Tate koleksiyonundaki “Hasta Çocuk” (1907) tablosu, 1939’daki İsviçre müzayedesinde satılan eserlerden biri. Berlin Dada çevresinin önde gelen ismi George Grosz ise Tate’e göre 1933’te Amerika’ya göç etmişti; eserleri 2014’te Neue Galerie’nin “yozlaşmış” eserleri yeniden bir araya getiren sergisinde de yer aldı.

Sergiden sonra: yasa, müzayede ve yakma

El konan eserler Berlin’deki depolarda toplandı. 31 Mayıs 1938’de çıkarılan “Yozlaşmış Sanat Ürünlerine El Konmasına Dair Yasa”, bpb’ye göre müzelerden yapılan el koymalara yasal dayanak sağladı ve tazminatsız el koymayı öngördü. Bu yasa Nazi döneminden sonra da yürürlükten kaldırılmadı. USHMM de yasanın, el konan eserlerin satışını yasal hale getirdiğini vurgular.

Rejim döviz kazandırabilecek eserleri yurt dışına satmaya karar verdi. En bilinen satış, 30 Haziran 1939’da İsviçre’nin Luzern kentinde, Galerie Theodor Fischer’in düzenlediği “Alman Müzelerinden Modern Ustaların Resim ve Heykelleri” müzayedesiydi. Freie Universität Berlin’e göre burada 125 seçkin eser satışa çıktı. Kaynaklar, satış gelirinin Nazi rejimine gideceği endişesiyle beklenen alıcıların bir kısmının müzayedeye gelmediğini de belirtir. Kunstmuseum Basel gibi bazı müzeler ise eserleri kurtarmak için alım yaptı. Geri kalanların bir bölümü Hildebrand Gurlitt gibi rejim adına çalışan satıcılar aracılığıyla elden çıkarıldı.

Satılamayan eserlerin akıbeti çok daha acı oldu. V&A’ya göre Mart 1939’da Propaganda Bakanlığı, Berlin’deki itfaiye merkezinin avlusunda yaklaşık 5.000 eseri yaktırdı. USHMM bu sayıyı “5.000’i aşkın resim” olarak verir. Satış ve takas işlemleri 1941 yazında sona erdi.

“Yozlaşmış” eserler bugün nerede?

Eserlerin bir kısmı yok edildi, bir kısmı kayboldu, bir kısmı da bugün dünyanın dört bir yanındaki müzelerde. Basel, Londra, Münih ve Oberlin örneklerini yukarıda gördük. Freie Universität Berlin’in veritabanı, her eserin bugün nerede olduğunu ya da kayıp olup olmadığını kayıt kayıt izliyor. V&A’daki tam envanter de 2014’te internette yayımlandı.

1991’de Los Angeles County Museum of Art’ta (LACMA) küratör Stephanie Barron, “Degenerate Art: The Fate of the Avant-Garde in Nazi Germany” sergisini açtı. Christian Science Monitor’ün haberine göre sergi, 1937’deki serginin 150’yi aşkın eserini yeniden bir araya getirdi; mekan tasarımını Frank Gehry yaptı. Sergi 17 Şubat–12 Mayıs 1991 arasında Los Angeles’ta kaldı, ardından Chicago’ya gitti. 2014’te New York’taki Neue Galerie, Olaf Peters’in yayına hazırladığı katalogla “Degenerate Art: The Attack on Modern Art in Nazi Germany, 1937” sergisini açtı (13 Mart–1 Eylül 2014). Müze bunu, 1991’den beri ABD’de konuya ayrılan ilk büyük müze sergisi olarak tanıttı.

New York'ta Beşinci Cadde köşesinde, kırmızı tuğla ve taş cepheli Neue Galerie konağı
Neue Galerie binası, Beşinci Cadde, New York. Görsel: Wikimedia Commons.

Konu 2012’de yeniden gündeme geldi. Vergi soruşturması sırasında, Hildebrand Gurlitt’in oğlu Cornelius Gurlitt’in Münih’teki evinde yaklaşık 1.400 eser bulundu; Salzburg’daki evinden de başka eserler çıktı. Kunstmuseum Bern’e göre 6 Mayıs 2014’te ölen Cornelius Gurlitt, yaklaşık 1.600 eserlik mirasını müzeye bıraktı ve müze mirası Kasım 2014’te kabul etti. Koleksiyonda 1937 kampanyasında Alman müzelerinden alınmış eserler de var; şimdiye kadar dokuz eser hak sahiplerinin mirasçılarına iade edildi. Benzer hikayeleri çalınan ünlü tablolar yazısında ve Nazilerden kurtulan Kakımlı Kadın’ın öyküsünde de okuyabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Hitler ressam mıydı, resim okulu onu neden reddetti?

Hitler ressam olmak istedi ve suluboya resimler satarak geçindi, ama profesyonel bir ressam olamadı. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi 1907’de ve 1908’de başvurularını reddetti. Ullrich’in aktardığına göre kurul 1907’de deneme çizimlerini yetersiz buldu.

Hitler’in resimleri ne tür resimlerdi?

Çoğunlukla Viyana ve Münih’teki binaları, kiliseleri ve sokakları gösteren küçük suluboyalar. Arkadaşı Reinhold Hanisch’in anlattığına göre birçoğu kartpostallardan kopyalanıyordu. Uzmanlar bunları dönemin sayısız benzerinden ayırt edilemeyen amatör işler olarak değerlendiriyor.

Yozlaşmış Sanat sergisi ne zaman ve nerede açıldı?

19 Temmuz 1937’de Münih’te, Hofgarten’deki galeri binasında açıldı. Bir gün önce Hitler, aynı şehirdeki Haus der Deutschen Kunst’ta Büyük Alman Sanat Sergisi’ni açmıştı. Sergi Münih’te 30 Kasım 1937’ye kadar sürdü, sonra Almanya ve Avusturya’da turneye çıktı.

Yozlaşmış Sanat sergisinde hangi ressamlar vardı?

Kirchner, Nolde, Beckmann, Klee, Kandinsky, Dix, Kokoschka, Franz Marc, Grosz ve Chagall gibi modern sanatın önde gelen isimleri. Sergide 112 ile 125 arası sanatçının eseri olduğu tahmin ediliyor.

Naziler el koydukları tabloları yaktı mı?

Bir kısmını, evet. Mart 1939’da Berlin’deki itfaiye merkezinin avlusunda yaklaşık 5.000 eser yakıldı. Değerli bulunan eserler ise Haziran 1939’daki Luzern müzayedesinde ya da satıcılar aracılığıyla yurt dışına satıldı.

Kısaca

Hitler ressam mıydı?Ressam olmak istedi; akademiye 1907 ve 1908’de kabul edilmedi, suluboya manzaralar satarak geçindi
Yozlaşmış Sanat sergisi19 Temmuz–30 Kasım 1937, Münih; sonra turne
El konan eserKaynağa göre yaklaşık 16.000 ile 20.000 arası
ZiyaretçiMünih’te 2 milyonu aşkın
Sonrası31 Mayıs 1938 yasası, Mart 1939’da Berlin’de yakma, 30 Haziran 1939 Luzern müzayedesi
BugünEserlerin bir kısmı müzelerde, bir kısmı kayıp ya da yok edildi; araştırmalar sürüyor

Hitler’in ressamlık hayali bir başarısızlıkla bitti; ama asıl iz bıraktığı yer, iktidara geldikten sonra başkalarının sanatına yaptıklarıydı. “Yozlaşmış” diye alay edilen eserlerin çoğu bugün sanat tarihinin başyapıtları arasında sayılıyor. Bu ressamları daha iyi tanımak isterseniz ünlü ressamlar sayfasına göz atabilirsiniz.

Benzer Gönderiler