Turgut Zaim: Bozkırı Hocası Bilen Yörüklerin Ressamı

Turgut Zaim kimdir?
Turgut Zaim (1906–1974), Anadolu’nun Yörüklerini, Avşarlarını ve köylülerini minyatürü hatırlatan masalsı bir dille resmeden İstanbullu ressam. İbrahim Çallı’nın atölyesinden yetişti, 1932’de Ankara’ya yerleşti ve hayatı boyunca bozkırın insanlarını, hayvanlarını, çeyizlerini tuvaline taşıdı. Yöresel Türk resminin kurucularından sayılır; en tanınan eserleri Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde.
“Bundan böyle bozkır benim hocam olmuştu.” — Turgut Zaim, kendi kaleminden yaşam öyküsü
Turgut Zaim’in bir resmine ilk kez bakan herkes aynı şeyi fark eder: badem gözlü, al yanaklı kadınlar, kucaklarında tombul bebekler, yanlarında kıvırcık tüylü Ankara keçileri ve kara kediler. Kimse yoksul ya da yorgun görünmez. Herkes en güzel yemenisini bağlamış, en renkli şalvarını giymiş gibidir. Zaim, 1930’larda Batı’dan dönen arkadaşları kübizmin peşindeyken Anadolu’nun bozkırına gitti ve orada kendine bambaşka bir hoca buldu.
Bu yüzden Turgut Zaim, Türk resminde kolayca tanınan, kimseye benzemeyen bir isimdir. Ne akademinin izlenimci geleneğine ne de dönemin kübist modasına uydu. Bu yazıda Turgut Zaim’in hayatını, sanat anlayışını, en önemli 8 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.
Turgut Zaim kimdir?
İstanbul’da bir çocukluk ve ressam bir dayı
Turgut Zaim 1906’da İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kadıköy’deki Saint Joseph Fransız Lisesi’nde tamamladı. Resme olan merakını, İtalya’da dokuz yıl resim eğitimi almış olan küçük dayısı Mehmet Fuat’a borçluydu. Çocukluğu Osmanlı’nın son yıllarına, gençliği Cumhuriyet’in ilk yıllarına denk geldi.
Çallı Atölyesi’nde aykırı bir öğrenci
Zaim 1920’de Sanayi-i Nefise Mektebi’ne, bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin atası olan okula girdi ve İbrahim Çallı’nın atölyesinde çalıştı. Bir süre Feyhaman Duran’ın yanında da çalıştı. Ama okulun eğitim anlayışı ona göre değildi. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin kataloğuna göre ilgisini geleneksel Türk sanatlarına, Uzak Doğu, Çin ve Japon sanatına yöneltti ve Topkapı Sarayı’nın müdavimlerinden biri oldu. Eğitim için gittiği Paris’teki okulla İstanbul’daki arasında bir fark görmedi, kısa sürede geri döndü.
Yıllar sonra Milliyet Sanat dergisine anlattığına göre Akademi’ye döndüğünde fikirleri kuşkuyla karşılandı, hocası Çallı onu “aklı başında olmayan bir öğrenci” diye anlatıyordu. Buna kırılan genç Zaim bir sabah Konya’ya gitti ve orada gezici resim öğretmenliği yapmaya başladı. Öğretmenlik belgesi olmadığı için işine son verilince İstanbul’a döndü ve Akademi’yi bitirdi.
Müstakiller ve Sivas
Zaim, 1929’da kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. Ama grubun öteki üyeleri Avrupa’dan getirdikleri görünümleri sergilerken o yalnızca kendi yöresel konularını resmetti. 1930’da Sivas Öğretmen Okulu’nda resim öğretmenliğine başladı. Konya ve Sivas yılları, onu ileride bütün ömrünü adayacağı Orta Anadolu’yla tanıştırdı.
Ankara, Yörükler ve Avşarlar
1932’de evlenip Ankara’ya yerleşti. Kendi yazdığı yaşam öyküsünde bu yılları şöyle anlatır: fırsat buldukça yurdun çeşitli yerlerini dolaştı, Yörükleri ve Avşarları ziyaret etti, “bu toprağın ressamı” olmak istedi. Ankara’da halk kültürü üzerine çalışan Ahmet Kutsi Tecer ve Muzaffer Sarısözen’le dost oldu, Albert Gabriel’in Anadolu sanatı üzerine görüşlerinden etkilendi. 1939’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin ressamları Anadolu’ya gönderdiği yurt gezileri kapsamında Kayseri’ye gitti.
Tiyatro dekorları ve son yıllar
Zaim 1939’da Ankara’da kurulan Tatbikat Sahnesi’nde, daha sonra da Devlet Opera ve Tiyatrosu’nda dekoratör olarak çalıştı. İnkılap Sergileri’ne, Devlet Resim ve Heykel Sergileri’ne ve d Grubu sergilerine katıldı; Devlet Resim ve Heykel Sergileri’nde ödüller kazandı. 1960’ların ortasında Ankara’da kapsamlı bir sergi açtı. Yağlıboyanın yanında suluboya, guaj ve çinko ile linolyum baskılar da yaptı. Turgut Zaim 1974’te Ankara’da hayatını kaybetti.
Turgut Zaim’in sanat anlayışı
Minyatürden gelen bir dil
Turgut Zaim, Türk minyatürünün geometrik ve şematik figür anlayışından yola çıktı. Figürleri sanki poz veriyormuş gibi durur, perspektif kurallarına pek aldırılmaz, keçiler ve insanlar yan yana istiflenir. Şair Ahmet Muhip Dranas, Zaim’in badem gözlü Türkmen kızlarının minyatürlerin dünyasından bir türlü ayrılamadığını yazmıştı. Zaim, Batı resminden tekniği aldı ama konuyu ve motifi kendi topraklarında aradı. Bu tavrıyla Osmanlı minyatür sanatı ile çağdaş Türk resmi arasında bir köprü kurdu.
Mutlu, onurlu köylüler
Zaim’in Anadolu insanı, aynı dönemin toplumsal gerçekçi ressamlarındaki gibi kederli, yırtık giysili ya da hasta değildir. Al yanaklı, süslü giysili, bolluk içinde, ağırbaşlı ve onurludur. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin kataloğu, onun da tıpkı Osman Hamdi Bey’in Osmanlı kültürünü yücelttiği gibi Anadolu folklorunu idealize ettiğini söyler. Çoraplar, yemeniler, üç etekler, tahta kaşıklar ve siniler resimlerinde tek tek, sevgiyle işlenir. Mekanlar ise çoğu zaman bir tiyatro dekorunu andırır; bunda dekoratörlük yıllarının payı büyüktür. Kadın figürlerinin birbirine benzeyen yüzlerinde eşinin yüz hatlarına duyduğu hayranlığın izi olduğu da anlatılır.
Saf renk, gölgesiz ışık
Müze kataloğuna göre Zaim boyayı saf rengiyle kullanır, ışık-gölge oyunlarından kaçınır ama Selçuklu çinilerindeki ışıltıyı önemser. İşçiliği nakışçı, titiz ve yereldir. Bir kez bu üslubu bulduktan sonra eleştirilere kulak asmadan hayatının sonuna kadar ona bağlı kaldı. 1940’larda Türk resminde yerel değerlere yönelişin en erken ve en kararlı temsilcilerinden biri oldu; Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi halk sanatından beslenen ressamlarla birlikte anılır.
Turgut Zaim’in en önemli 8 eseri
Seçkideki eserlerin çoğu Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin ve Türkiye İş Bankası’nın koleksiyonlarında. Zaim eserlerinin çoğunu tarihlemediği için yalnızca müze kaydında tarihi bulunan eserin yılını yazdım. Künyeler müzenin yayımladığı koleksiyon kataloğundan, İş Bankası’nın Google Arts & Culture kayıtlarından ve Bonhams kataloğundan alındı.
1. Yörük Köyü

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, Ankara
Tuval üzerine yağlıboya, 50,5 x 60 cm. Dar bir köy sokağı, iki katlı beyaz badanalı evler, mavi pencere kanatları, arka planda bir minare. Kemerli bir kapının önünde kadınlar oturuyor, eşeğini çeken bir adam pazardan dönüyor, yerde karpuzlar ve renkli heybeler duruyor. Zaim’in bir köyü sahne gibi kurduğu, her ayrıntıyı tek tek yerine yerleştirdiği küçük boyutlu ama çok kalabalık bir resim.
2. Köylü Kadınlar

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, Ankara
Duralit üzerine yağlıboya, 69,3 x 60 cm. Ak yemenili iki genç kadın başlarını birbirine yaklaştırmış, konuşuyor. Önlerinde siyah beyaz çizgili bir kilimin üzerinde emekleyen bir bebek, yanlarında bir sepet ve ahşap bir yayık. Zaim’in kadınları burada da birbirine çok benzer: aynı badem gözler, aynı sakin yüz. Kırmızı, lacivert ve beyazın düz alanlarla yan yana konduğu, neredeyse bir halı gibi kurulmuş bir kompozisyon.
3. Hamur Açan Yörük Kadın

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, Ankara
Duralit üzerine yağlıboya, 75,5 x 67 cm. Bir oda içinde, yer sofrasının başına diz çökmüş genç bir kadın yufka açıyor. Arkasında açık bir pencereden köyün beyaz evleri görünüyor, rafta bir gaz lambası, köşede pirinç bir ibrik duruyor; sofranın altında kara bir kedi kıvrılmış. Zaim’in en sevdiği konulardan biri olan kadın emeği burada bir tören sakinliğinde anlatılıyor.
4. Hamur Açan Yörük Kadını

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul
Yağlıboya, 92 x 73 cm. Aynı konunun daha büyük ve daha sıcak renkli bir başka yorumu. Turuncu entarili kadın oklavasıyla hamuru açarken iki çocuğu yanında oturmuş onu izliyor. Sofranın kenarında kesilmiş küçük hamur parçaları, yerde renkli bir kilim var. İki eseri yan yana görmek, Zaim’in aynı konuya yıllarca dönüp onu nasıl yeniden kurduğunu anlamak için iyi bir fırsat.
5. Kavun Satan Yörük Kadını

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul
Yağlıboya, 38 x 46 cm, sağ altta imzalı. Lacivert bir gökyüzünün altında, bozkırın ortasında iki kız oturuyor; önlerinde bir kilimin üzerine yığılmış yeşil kavunlar, yanlarında toprak bir testi ve beyaz, kıvırcık tüylü bir keçi. Müşteri yok, pazar yok; satıcılar bile sanki bir masalın içinde bekliyor. Zaim’in hayvan figürüne verdiği önem bu küçük resimde de açıkça görülüyor.
6. Ana ve Çocuk

Nerede: Özel koleksiyon (Bonhams Londra kataloğu, 2022)
Pano üzerine yağlıboya, 71 x 59 cm, sağ altta imzalı. Lacivert entarili, ak yemenili bir anne kucağında pembe giysili çocuğunu tutuyor; arkada yamaca tırmanan bir köyün kerpiç evleri ve otlayan keçiler. Bonhams bu eseri 2022’de Londra’daki İslam ve Hint Sanatı müzayedesine koydu, ancak eser satıştan önce geri çekildi. Zaim’in kadın figürlerinin çoğu gibi bu anne de bir Meryem sakinliğinde, izleyiciye doğrudan bakıyor.
7. Yörükler Köyü

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, Ankara
Tuval üzerine yağlıboya, 117,5 x 99,5 cm. Bir yer sofrasının etrafında iki kadın ve dört çocuk; sofrada kaseler, yanda hasır bir sepet. Arka planda beyaz evleri, kubbeli bir yapısı ve yürüyen insanlarıyla bütün bir köy uzanıyor. Ön plandaki figürler iri ve anıtsal, arka plandakiler küçük ve neredeyse süs gibi. Zaim’in köy hayatını ve onun bolluğunu anlatan en tanınmış eserlerinden biri.
8. Yaylada Yörükler (1963)

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, Ankara
Tuval üzerine yağlıboya, 175 x 135 cm. Zaim’in en büyük ve en ünlü resmi. Yaylada oturmuş kadınlar, kucakta bir bebek, mısır yiyen küçük bir kız, elinde keçi güttüğü sopayla oturan bir oğlan; sağ altta yeni toplanmış mısırlar, arkada başlarını dikmiş üç beyaz Ankara keçisi. Perspektife aldırmadan üst üste yerleştirilmiş figürler, minyatür mantığının tuvale nasıl taşındığını gösteriyor. Mavi feraceli küçük kızın kucakladığı kara kedi de Zaim’in imzası gibi.
Turgut Zaim’in eserlerini nerede görebilirsiniz?
İlk adres Ankara’da, Opera’daki Ankara Resim ve Heykel Müzesi. Müzenin koleksiyonunda Yaylada Yörükler, Yörükler Köyü, Hamur Açan Yörük Kadın, Köylü Kadınları ve Ürgüplü Yörükler dahil Zaim’in yağlıboyaları ve baskıları bulunuyor. 1927–1930 arasında Türk Ocakları Genel Merkezi olarak yapılan tarihi binada, 2019 sonunda başlayan restorasyondan sonra müze yeniden ziyarete açıldı. Müze pazartesi hariç her gün 09.00–18.00 arasında açık; koleksiyondaki her eser her zaman sergide olmadığı için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Aynı tepede, birkaç dakika yürüme mesafesinde Ankara Etnografya Müzesi var; Zaim’in resimlerindeki çorapları, yemenileri ve çeyizleri orada gerçek halleriyle görebilirsiniz.
İzmir’de, İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda Pazarda Köylüler, Bağlara Doğru, Tren Beklerken ve Yörük Köyü adlı eserleri bulunuyor. İstanbul’da ise Türkiye İş Bankası’nın koleksiyonunda Hamur Açan Yörük Kadını ve Kavun Satan Yörük Kadını var; bu eserlerin kayıtlarına Google Arts & Culture üzerinden de bakabilirsiniz.
Turgut Zaim hakkında merak edilenler
Turgut Zaim neden Yörükleri resmetti?
Öğrenciliğinde Konya’da, sonra Sivas’ta öğretmenlik yaparken Orta Anadolu’yu tanıdı; 1932’de Ankara’ya yerleşince fırsat buldukça Yörükleri ve Avşarları ziyaret etti. Kendi sözleriyle bozkır onun hocası olmuştu. Akademinin Batı’dan gelen modellerine karşı, kendi toprağının ressamı olmak istiyordu.
Turgut Zaim’in üslubunun özelliği nedir?
Minyatürün düz, gölgesiz figür anlayışından yola çıkar. Saf renkler kullanır, ışık-gölgeden kaçınır, figürleri bir tiyatro sahnesindeymiş gibi yerleştirir. Badem gözlü kadınlar, tombul çocuklar, keçiler ve kara kediler onun resimlerinin hemen tanınan öğeleridir.
Turgut Zaim d Grubu üyesi miydi?
d Grubu’nun 1933’teki kurucuları arasında değildi, ama Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin kataloğuna göre grubun sergilerine katıldı. Bundan önce 1929’da Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer almıştı. İki grubun da sanat görüşünü tam olarak paylaşmadı.
Turgut Zaim’in en ünlü tablosu hangisi?
En çok anılan eseri Ankara Resim ve Heykel Müzesi’ndeki, 175 x 135 cm boyutundaki Yaylada Yörükler’dir. Aynı müzedeki Yörükler Köyü ve Hamur Açan Yörük Kadın da sık sık örnek gösterilir.
Turgut Zaim ne zaman öldü?
1974’te Ankara’da hayatını kaybetti.
Kısaca Turgut Zaim
| Doğum | 1906, İstanbul |
| Ölüm | 1974, Ankara |
| Eğitim | Kadıköy Saint Joseph; Sanayi-i Nefise Mektebi, İbrahim Çallı Atölyesi |
| Üyesi olduğu gruplar | Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği (kurucu), d Grubu sergileri |
| Meslekleri | Ressam, resim öğretmeni, tiyatro dekoratörü |
| Konuları | Yörükler, Avşarlar, Anadolu köylüsü, kadın emeği, hayvanlar |
| Teknikleri | Yağlıboya, suluboya, guaj, çinko ve linolyum baskı |
| Önemli eserleri | Yaylada Yörükler, Yörükler Köyü, Hamur Açan Yörük Kadın, Ürgüplü Yörükler |
| Eserlerinin bulunduğu yerler | Ankara Resim ve Heykel Müzesi, İzmir Resim ve Heykel Müzesi, Türkiye İş Bankası koleksiyonu |
Turgut Zaim, Türk resminin modernleşme yıllarında herkes Paris’e bakarken bozkıra bakmayı seçti. Onun resimlerindeki köyler belki hiçbir zaman tam olarak öyle olmadı; ama bir yemeninin, bir sininin, bir keçinin ne kadar güzel olabileceğini bize o gösterdi. Ankara’ya yolunuz düşerse Yaylada Yörükler’in önünde biraz durun, kara kediyi bulmaya çalışın.
Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, Zaim’in hocası İbrahim Çallı ve halk sanatından beslenen Bedri Rahmi Eyüboğlu ile Nuri İyem yazılarıma göz atabilirsiniz.
Bu Ay Nereye?
İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.






