Feyhaman Duran: 1914 Kuşağı’nın Portre Ustası ve Süleymaniye’deki Evi

Feyhaman Duran, Ressamlar Grubu

Feyhaman Duran kimdir?

Feyhaman Duran (1886–1970), 1914 Kuşağı’nın portre ustası sayılan İstanbullu ressam. Paris’te Académie Julian ve École des Beaux-Arts’ta okudu, Birinci Dünya Savaşı çıkınca İstanbul’a döndü ve 1951’e kadar akademide hocalık yaptı. Portrelerinin yanında Boğaz manzaraları, çiçekli natürmortlar ve hat sanatıyla da tanınır. Eşi ressam Güzin Duran’la yaşadığı Süleymaniye’deki ev bugün İstanbul Üniversitesi’nin Feyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi.

“Yazıyı resim kadar severim. Yazı da resimdir.” — Feyhaman Duran

Feyhaman Duran, Türk resminde portreyi bir benzetme işinden çıkarıp bir karakter okumasına dönüştüren ressamdır. 1914 Kuşağı’nın öteki üyeleri gibi Paris’te izlenimcilerin ışığıyla tanıştı; ama onu arkadaşlarından ayıran şey, bu ışığı en çok insan yüzüne tutmasıydı. Osmanlı’nın son mebuslarından Cumhuriyet’in profesörlerine, eşi Güzin Hanım’dan Atatürk’e kadar yüzlerce kişiyi resmetti.

Bir yandan da hattattı, yazı koleksiyoncusuydu, çiçek resmetmeyi seven ama çiçek koparmaya kıyamayan sakin bir adamdı. Bu yazıda Feyhaman Duran’ın hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim. Süleymaniye’deki evini ziyaret etmek isteyenler için de güncel bilgileri İstanbul Üniversitesi’nin resmi duyurusundan aktardım.

Feyhaman Duran kimdir?

Kadıköy’den Galatasaray’a

Asıl adı İbrahim Muslühiddin Feyhaman olan ressam 17 Eylül 1886’da İstanbul Kadıköy’de doğdu. Babası şair Süleyman Hayri Bey’di; “Duran” soyadını ise kendisini yetiştiren dedesi Duran Çavuş’tan aldı. Galatasaray’daki Mekteb-i Sultani’de okurken ilk resim derslerini Şevket Dağ ve Viçen Arslanyan’dan aldı, aynı yıllarda hat sanatını da öğrendi. 1908’de Babıali’de katip olarak çalışmaya başladı, ardından okulunda yazı hocalığı yaptı.

Paris yılları

Abbas Halim Paşa’nın ailesi için yaptığı portreler dikkat çekince, paşanın desteğiyle resim eğitimi için Paris’e gönderildi. İstanbul Üniversitesi ve Sakıp Sabancı Müzesi’nin eser metni bu yolculuğu 1910 yılına, Sabancı Müzesi’nin sanatçı biyografisi ise 1911’e tarihliyor. Paris’te önce Académie Julian’da, Jean-Paul Laurens ile Paul-Albert Laurens’in atölyelerinde çalıştı; Arts Décoratifs’e de devam etti, ardından École des Beaux-Arts’ta Fernand Cormon’un atölyesine girdi. Hocalarının akademik üslubunu benimsemedi; Paris’teki öteki Türk ressamlar gibi o da izlenimcilikten etkilendi.

1914’te dönüş ve hocalık

Birinci Dünya Savaşı çıkınca 1914’te arkadaşlarıyla birlikte İstanbul’a döndü. Bu yüzden İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Nazmi Ziya, Namık İsmail ve Avni Lifij ile birlikte “1914 Kuşağı” ya da İbrahim Çallı’nın adıyla “Çallı Kuşağı” denen grubun içinde anılır. Kendisi Şişli Atölyesi’nde çalışmadığı halde, 1918’de Viyana’da açılan ve bu atölyede üretilen resimleri tanıtan sergide sekiz eseri yer aldı. 1916’dan itibaren Galatasaray Sergileri’ne katıldı ve bu sergilerin birincisinde gümüş madalya kazandı.

1919’da İnas (Kız) Sanayi-i Nefise Mektebi’ne öğretmen olarak atandı. Kız ve erkek okulları birleşince Sanayi-i Nefise’de, yani bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin temeli olan akademide ders vermeyi sürdürdü ve 1951’de emekli oldu. Öğrencilerine hiçbir zaman kırıcı eleştiri yapmamasıyla tanınırdı. Türk Ressamlar Cemiyeti’nin, sonradan Güzel Sanatlar Birliği adını alan derneğin hemen bütün İstanbul ve Ankara sergilerine katıldı.

Güzin Duran ve Süleymaniye’deki ev

1922’de öğrencilerinden, 8 Ekim 1898 doğumlu Emine Güzin Hanım’la evlendi. Güzin Duran da ressamdı; çift birlikte resim yaptı, birlikte sergilere katıldı. Hayatlarının neredeyse tamamını, Güzin Hanım’ın büyükbabası ünlü hattat Yahya Hilmi Efendi’den (1833–1907) kalan Süleymaniye’deki evde ve 1930’larda bahçesine yaptırdıkları iki katlı atölyede geçirdiler. Yazları Büyükada ve Anadoluhisarı’ndaki evlere giderlerdi; bu iki semt Feyhaman’ın manzaralarının da en sevilen konuları oldu.

Gaziantep, Topkapı ve son yıllar

1938’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ressamları Anadolu’ya gönderdiği yurt gezileri programında Gaziantep’e gitti ve yöreyi anlatan on kadar tablo yaptı. 1943–1947 arasında Güzin Duran’la birlikte Topkapı Sarayı Müzesi’nde çalışma olanağı buldular; savaş yıllarında koleksiyonun bir bölümü Niğde’ye taşınmış, müze ziyaretçiye kapanmıştı. Bu dönemden sarayın iç mekanlarını gösteren resimler kaldı.

Feyhaman Duran 1960’ta bir kişisel sergi açtı. Emekliliğinden sonra portreden çok manzara ve çiçekli natürmortlara yöneldi. Hayatının son iki yılında görme yetersizliği yüzünden resim yapamadı ve 6 Mayıs 1970’te hayatını kaybetti. Ölümünden sonra bir retrospektif sergisi düzenlendi. Güzin Duran ise 1981’de öldü; çift, evlerini içindeki eserlerle birlikte 1962’de İstanbul Üniversitesi’ne bağışlamıştı.

Feyhaman Duran’ın sanat anlayışı

Çağdaş portrenin ustası

İstanbul Üniversitesi, Feyhaman Duran’ı Türkiye’de “çağdaş portreciliği yerleştiren ressam” olarak tanıtır. Sakıp Sabancı Müzesi de onun desen yeteneğini insan vücudundan çok yüz ifadesine yönelttiğini, izlenimcilerin hızlı ve serbest fırçasını portreye taşıdığını vurgular. Sonuç, fotoğraf benzerliğinden ayrılan, modelin ruh halini sezdiren yüzlerdir. Ressamın kendi sözleriyle portrede bir kalıp, bir de anlam vardır ve yalnızca biri yetmez. 1940’larda kendisine ısmarlanan İstanbul Üniversitesi profesörlerinin portreleri de, başta rektörlük binası olmak üzere üniversitenin pek çok birimini süsledi. İstanbul Ansiklopedisi’nin andığı Hattat Hacı Kamil ve ressam Hoca Ali Rıza portreleri de en bilinen portreleri arasında.

Boğaz’ın ışığı ve Monet’nin yöntemi

Paris yıllarının koyu paleti zamanla aydınlandı. Manzaralarda anlık izlenimi yakalamak için hızlı ve geniş fırça vuruşları kullandı; “poşad” denen küçük boyutlu çalışmalarında fırça yer yer kalın lekelere dönüşür. İstanbul Üniversitesi’nin evdeki tanıtım panolarına göre doğayı Claude Monet’nin yaptığı gibi aynı noktadan farklı saatlerde izledi: Büyükada’da Nizam’daki ahşap bir iskelenin sabahtan gün batımına değişimini defalarca resmetti. Hisarlar, deniz ve tekneler gündüz ve gece onun vazgeçilmez konularıydı; çoğu manzarasını yanına aldığı resim çantasıyla birkaç saatte bitirirdi. Bu dönemin genel çerçevesi için Empresyonizm nedir? yazıma göz atabilirsiniz.

Natürmort, çiçek ve hat

1930’lardan sonra meyve ve çiçek natürmortları giderek önem kazandı. Erken natürmortlarında keskin çizgiler kullanırken sonraları kalın fırça vuruşlarıyla eriyen biçimlerin ritmini aradı; meyvelerin altına sık sık yazma örtüler serdi, bazı natürmortlarına hat da yerleştirdi. Çiçekleri çok sevdiği halde koparmaktan hoşlanmazdı; resmedeceği çiçekleri bahçeden Güzin Hanım keser, düzenler ve hazırlardı. Hattatlığı da resmi kadar ciddiydi: Sabancı Müzesi’ne göre kendi yazılarıyla son dönem Osmanlı hattatlarının nadir eserlerinden oluşan koleksiyonu bütünlüğünü koruyor. Osmanlı’da resim ve yazı geleneğinin buluştuğu bu çizgiyi merak ediyorsanız Osmanlı’da resim yasak mıydı? yazıma bakabilirsiniz.

Feyhaman Duran’ın en önemli 10 eseri

Seçkideki eserlerin künyeleri Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ve Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin kayıtlarından alındı. Boyutlar santimetre cinsinden, müzenin verdiği sırayla yazıldı.

1. Celaleddin Arif Bey Portresi (1919)

Feyhaman Duran, Celaleddin Arif Bey Portresi
Feyhaman Duran, Celaleddin Arif Bey Portresi (1919). Görsel: Sakıp Sabancı Müzesi.

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul

Tuval üzerine yağlıboya, 116,5 x 102 cm. İstanbul Barosu başkanlığı yapmış, 1920’de son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na başkanlık etmiş ve aynı yıl Ankara’da ilk Meclis’te Adliye Vekili olmuş Celaleddin Arif Bey, fesi, gözlüğü ve koyu takım elbisesiyle bir koltukta oturuyor. Elindeki kitabın sayfasını parmağıyla tutuyor. Sabancı Müzesi bu portreyi, Feyhaman’ın fiziksel benzerliğin ötesinde karaktere ulaşma çabasının dikkat çekici bir örneği olarak tanıtıyor.

2. Ressamlar Grubu

Feyhaman Duran, Ressamlar Grubu
Feyhaman Duran, Ressamlar Grubu (tarih kayıtta yok). Görsel: İstanbul Resim ve Heykel Müzesi (MSGSÜ).

Nerede: İstanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Sıcak kahverengi bir fonun önünde beş erkek bir arada: önde beyaz gömlekli ve büyük papyonlu biri ile fesli, gür bıyıklı bir diğeri koltuklarda oturuyor, arkadakiler ayakta ya da eğilmiş halde izleyiciye bakıyor. Resmin adı bir sanatçı topluluğunu gösterdiğini söylüyor, ama müzenin çevrim içi kaydı figürlerin kimler olduğunu ve eserin tarihini vermiyor. Yine de 1914 Kuşağı’nın ortak dünyasını en iyi anlatan grup portrelerinden biri.

3. Güzin Duran Portresi (1929)

Feyhaman Duran, Güzin Duran Portresi
Feyhaman Duran, Güzin Duran Portresi (1929, ‘Feyhaman 29’ imzalı). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 48 x 40 cm. Eski harflerle “Feyhaman 29” imzalı. Başını hafifçe yana eğmiş Güzin Hanım, dalgalı saçları omuzlarına dökülürken indirdiği göz kapaklarının arasından içtenlikle gülümsüyor. İstanbul Üniversitesi’nin değerlendirmesine göre eşinin portreleri Feyhaman’ın portre ustalığının doruğudur; bu küçük tuval, o sıcaklığı en içten hissettiren örneklerden.

4. Kalpaklı Atatürk

Feyhaman Duran, Kalpaklı Atatürk
Feyhaman Duran, Kalpaklı Atatürk (tarihsiz). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 75 x 55 cm, “Feyhaman” imzalı ve tarihsiz. Genç Mustafa Kemal kalpağı ve göğsündeki madalyayla büst halinde, bakışlarını uzağa dikmiş. İş Bankası koleksiyon notuna göre portre bir fotoğraftan yapıldı; Feyhaman’ın Atatürk’le tanışıp konuştuğu biliniyor, ama poz verilerek yapılmış bir portreye dair bilgi yok. Ressam en çok Atatürk portreleriyle ünlendi; İstanbul Üniversitesi’nin Tıp Tarihi koleksiyonunda da ünlü bir Atatürk portresi bulunuyor.

5. Natürmort – Çiçekler (1947)

Feyhaman Duran, Natürmort – Çiçekler
Feyhaman Duran, Natürmort – Çiçekler (1947). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 65 x 46 cm. Beyaz tonlu kulplu bir vazoda kırmızı, mor ve sarı çiçekler. Fonu vazoya yakın açık tonlarda boyadığı için bütün dikkat çiçeklerin renklerine kayıyor. Akademiden emekli olmadan önceki yıllarda bile çiçeğin, ressamın portre kadar ciddiye aldığı bir konu olduğunu gösteriyor.

6. Mavi Şalvarlı Kız (1948)

Feyhaman Duran, Mavi Şalvarlı Kız
Feyhaman Duran, Mavi Şalvarlı Kız (1948). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 120 x 80 cm, “Feyhaman 1948” imzalı. İş Bankası’na göre sanatçının en büyük boyutlu kadın portresi. Bitkisel desenli bir paravanın önünde dik oturan genç kız turkuaz şalvar, nohut renkli üç etek, oyalı bürümcük gömlek ve gümüş kemer giymiş, saçına ince kırmızı bir örtü atmış. Koleksiyon metni onu hem idealize edilmiş bir Anadolu kadını hem de kentli zarafetini koruyan bir “Çalıkuşu” gibi okur. Eser, İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ndeki 1914 Kuşağı sergisinde de yer alıyor.

7. Natürmort – Yemişler ve Üzümler (1957)

Feyhaman Duran, Natürmort – Yemişler ve Üzümler
Feyhaman Duran, Natürmort – Yemişler ve Üzümler (1957). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 51 x 55 cm, “Feyhaman 1957” imzalı. Fonda kırmızı bir kilim, masada 1950’lerin iri yapraklı desenli örtüsü ve üstünde beyaz bir yazma; geniş tabakta üzümler, yeşil mandalinalar ve ayvalar. Öndeki kibrit kutulu tabla ressamın sigara alışkanlığını, arkadaki beyaz açelya saksısı evin havasını hatırlatıyor. Sanatçının evinden bir köşe gibi duran, natürmortlarına yazma örtü serme alışkanlığının güzel bir örneği.

8. Siste Mavna (1960)

Feyhaman Duran, Siste Mavna
Feyhaman Duran, Siste Mavna (1960). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 48 x 61 cm, “Feyhaman 1960” imzalı. Anadoluhisarı önlerinde, denize ve karşı kıyının tepelerine çöken sisin içinde yalnız bir mavna. Sis renkleri soluklaştırırken teknenin çizgilerini ve kıyıdaki eski iskele kazıklarını belirginleştiriyor. İş Bankası bu tabloyu ressamın izlenimci manzaralarının karakteristik bir örneği sayıyor; anı yakalama tutkusunu en sade haliyle gösteren işlerinden.

9. Vazoda Çiçekler (1965)

Feyhaman Duran, Vazoda Çiçekler
Feyhaman Duran, Vazoda Çiçekler (1965). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 72 x 62 cm, “Feyhaman 1965” imzalı. Kabartma çiçek motifli porselen bir vazodan taşan sapsarı katırtırnakları, birbirinin içinde eriyen fırça vuruşlarıyla boyanmış. Emekliliğinden sonraki son çiçeklerinde net çizgiden iyice uzaklaşıp izlenime ağırlık verdiği söylenir; bu tablo o geç dönemin tipik bir örneği.

10. Karanfiller

Feyhaman Duran, Karanfiller
Feyhaman Duran, Karanfiller (tarihsiz). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 55 x 47 cm, “Feyhaman” imzalı ve tarihsiz. Bol kıvrımlı parlak turkuaz bir örtünün önünde koyu renk bir vazoda pembe karanfiller; yanında mavi bir kase. Turkuaz ile pembenin çarpışması koyu vazoyu geri plana itiyor ve gözü tekrar tekrar resme çağırıyor. Feyhaman’ın “Renk bence şeker gibi tatlı bir şey” sözünü en iyi anlatan tablolardan biri.

Feyhaman Duran’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

Şu sıralar en kolay adres, Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’ndeki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi. Müzenin 2. ve 3. katlarında Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nun küratörlüğünde hazırlanan “1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar” sergisi 12 Temmuz 2027’ye kadar açık. İş Bankası ve Arkas koleksiyonlarından yaklaşık 200 eserin yer aldığı sergide Mavi Şalvarlı Kız da var. İlginç bir ayrıntı: İstanbul Üniversitesi’nin kayıtlarına göre Gül İrepoğlu, yıllar önce Feyhaman Duran üzerine bir doktora tezi de hazırlamıştı. Sergi salıdan cumaya 10.00–19.00, cumartesi ve pazar 12.00–19.00 arasında gezilebiliyor; gitmeden önce müzenin resmi sayfasından güncel bilgiyi kontrol edin.

Tophane’deki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi ise 1914 Kuşağı’nın yetiştiği akademinin koleksiyonunu saklıyor; Ressamlar Grubu bu koleksiyonda. Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi de Celaleddin Arif Bey Portresi’nin evi. Sabancı Müzesi 11 Ocak–13 Ağustos 2017’de İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle “Feyhaman Duran. İki Dünya Arasında” adlı büyük bir sergi açmış, sanatçının binden fazla eserini ve Beyazıt’taki evinin odalarını bir araya getirmişti. Koleksiyon eserlerinin her zaman salonda olmadığını unutmayın.

Feyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi

Ressamın en kişisel mirası, Süleymaniye’deki evi. Ev, İstanbul Üniversitesi merkez binasının yakınında, Nadir Eserler Kütüphanesi’nin arkasında, Sosyal Bilimler Enstitüsü ile İktisat Fakültesi binaları arasından girilen küçük bir meydanda duruyor. Resmi adresi Süleymaniye Mahallesi, Taş Odalar Sokak No: 20-22, Fatih. Önündeki bahçesi ve çıkmaz sokağıyla, üniversitenin deyişiyle geçen yüzyılın İstanbul’unu yaşatan bir ada. İçeride çiftin resimleri, Yahya Hilmi Efendi’nin hatları, halılar, gündelik eşyalar ve kitaplar; bahçenin karşı tarafındaki atölyede de Feyhaman’ın resimleri ve çalışma malzemeleri var.

Ev ilk kez 2001’de ziyarete açıldı, 2018–2023 arasında yeniden restore edildi ve Ocak 2024’te tekrar kapılarını açtı. İstanbul Üniversitesi’nin duyurusuna göre ev yalnızca salı ve perşembe günleri, önceden form doldurularak ziyaret edilebiliyor. Ahşap ve küçük bir yapı olduğu için 5 kişilik gruplar halinde 15–20 dakikalık turlarla gezdiriliyor; giriş ücretsiz, resmi tatillerde kapalı. Yapısı nedeniyle fiziksel engeli olan ziyaretçiler için ziyaret kısıtlı. Başvuru ve güncel bilgi için Feyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi’nin resmi sitesine bakabilir ya da feyhamanduran@istanbul.edu.tr adresine yazabilirsiniz.

Feyhaman Duran hakkında merak edilenler

Feyhaman Duran hangi kuşaktan?

1914 Kuşağı’ndan. Paris’te eğitim görüp Birinci Dünya Savaşı çıkınca İstanbul’a dönen bu grupta İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail ve Avni Lifij de var. Saf renkleri ve ışığa duyarlılıkları yüzünden zaman zaman “Türk izlenimcileri” diye de anılırlar.

Feyhaman Duran’ın evi nerede, nasıl ziyaret edilir?

Ev Süleymaniye’de, Taş Odalar Sokak No: 20-22’de, İstanbul Üniversitesi’nin Feyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi olarak hizmet veriyor. Salı ve perşembe günleri, form doldurarak, 5 kişilik gruplarla ve ücretsiz gezilebiliyor.

Güzin Duran kimdir?

Feyhaman Duran’ın öğrencisi ve 1922’den itibaren eşi olan ressam (1898–1981). Hattat Yahya Hilmi Efendi’nin torunuydu. Çift birlikte resim yaptı, sergilere katıldı ve 1943–1947’de birlikte Topkapı Sarayı’nda çalıştı.

Feyhaman Duran’ın en ünlü eserleri hangileri?

Atatürk portreleri, eşi Güzin Duran’ın portreleri, Celaleddin Arif Bey Portresi ve Mavi Şalvarlı Kız en çok bilinenler arasında. Boğaz manzaraları ve çiçekli natürmortları da koleksiyonların aranan eserleri.

Feyhaman Duran hattat mıydı?

Evet. Galatasaray’da okurken hat öğrendi, okulunda yazı hocalığı yaptı ve son dönem Osmanlı hattatlarının eserlerinden bir koleksiyon oluşturdu. Bazı natürmortlarında yazıya da yer verdi.

Feyhaman Duran nerede gömülü?

İstanbul Üniversitesi’nin kayıtlarına göre dostu Prof. Dr. Süheyl Ünver, kendisiyle birlikte Feyhaman ve Güzin Duran için Edirnekapı’daki Hava Şehitliği’nde mezar yeri almıştı; çiftin kabirleri buradadır.

Kısaca Feyhaman Duran

Doğum17 Eylül 1886, Kadıköy (İstanbul)
Ölüm6 Mayıs 1970
EğitimMekteb-i Sultani (Galatasaray); Paris’te Académie Julian, Arts Décoratifs ve École des Beaux-Arts (Cormon atölyesi)
Dönem1914 Kuşağı (Çallı Kuşağı)
Üslupİzlenimci etkili portre, manzara ve natürmort
Hocalıkİnas Sanayi-i Nefise (1919) ve Güzel Sanatlar Akademisi, 1951’de emeklilik
EşiRessam Güzin Duran (1898–1981), 1922’de evlendiler
Öteki alanıHat sanatı ve hat koleksiyonculuğu
Önemli eserleriCelaleddin Arif Bey Portresi, Güzin Duran Portresi, Kalpaklı Atatürk, Mavi Şalvarlı Kız, Siste Mavna
Ev müzesiFeyhaman Duran Kültür ve Sanat Evi, Süleymaniye (İstanbul Üniversitesi)

Feyhaman Duran’ın resimlerinde büyük bir gürültü yoktur; kendi sözüyle sükunu sever, kalabalık eşyadan hoşlanmazdı. Ama o sessiz tuvallerde bir dönemin bütün yüzleri, Boğaz’ın bütün saatleri ve bir evin bütün çiçekleri saklı. İş Bankası’ndaki sergiyi gezdikten sonra Süleymaniye’deki o küçük kırmızı eve de bir randevu almanızı öneririm; tabloların nerede doğduğunu görmek, onlara başka bir gözle bakmanızı sağlıyor.

Aynı kuşaktan arkadaşlarını tanımak için Hikmet Onat, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail ve İbrahim Çallı yazılarıma, Türk resminin öteki ustaları için de Türk ressamlar ve eserleri sayfama göz atabilirsiniz.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler