Hoca Ali Rıza: İstanbul’u Binlerce Resimle Belgeleyen Usta

Hoca Ali Rıza kimdir?
Hoca Ali Rıza (1858–1930), Üsküdar’da doğup Üsküdar’da ölen, İstanbul’un semtlerini, sokaklarını ve kıyı kahvelerini binlerce resimde belgeleyen asker ressam. Hiç yurt dışına çıkmadan, doğa karşısında çalışarak ışığa ve renge dayanan bir manzara anlayışı geliştirdi. Otuz yıla yakın Mekteb-i Harbiye’de, sonra kız okullarında resim öğretti; “Hoca” lakabı buradan gelir. Eserlerinin önemli bir kısmı Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde.
Hoca Ali Rıza, Türk resminde İstanbul’u en çok ve en sevgiyle resmeden ressam. Askeri okulda yetişti, hayatı boyunca Avrupa müzelerini göremedi; ama kağıdını, kalemini ve boyalarını alıp sabahın erken saatlerinde yola çıkarak Üsküdar’dan Beykoz’a, Çamlıca’dan Boğaziçi köylerine kadar şehri adım adım resmetti. Karakalem, suluboya ve yağlıboyada aynı ustalıkla çalıştı, yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Eserlerinin en geniş seçkisini bugün Ankara Resim ve Heykel Müzesi’ndeki adını taşıyan salonda görebilirsiniz.
Doğduğu semtin adıyla “Üsküdarlı”, öğrencilerinin verdiği adla “Hoca” diye anılan bir ressam. Bu yazıda önce Hoca Ali Rıza’nın hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli eserlerini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Hoca Ali Rıza kimdir?

Üsküdar’da bir çocukluk
Ali Rıza 1858’de Üsküdar’ın Ahmediye mahallesinde doğdu. Babası süvari binbaşısı Mehmed Rüşdü Bey’di. İlk ve orta öğrenimini Üsküdar’da gördü. Hayatının bir döneminde Fatih, Beykoz ve Paşabahçe’de de oturdu ama ömrünün büyük bölümünü Üsküdar’da geçirdi; Namazgah’taki iki katlı evini bile bir desenle belgeledi.
Kuleli, Harbiye ve ilk hocaları
Resme ilgisi Kuleli Askeri İdadisi’nde öğrenciyken başladı. 1879’da arkadaşlarıyla birlikte Askeri Mektepler Nazırı Edhem Paşa’ya Mekteb-i Harbiye’de bir resimhane açılması için dilekçe verdiler ve dilekçe kabul edildi. Bu atölyede Osman Nuri Paşa’nın öğrencisi oldu; Süleyman Seyyid ve onun hocası Pierre Gues’ten de ders aldı. Harbiye’yi 1883’te (bazı kaynaklara göre 1884’te) teğmen olarak bitirdi ve okulun resim hocalığına yardımcı olarak atandı.
Gidemediği İtalya
Mezun olduktan sonra resim eğitimi için İtalya’ya gönderilmesi düşünüldü. Ancak o sırada Napoli’de çıkan kolera salgını yüzünden bu plan gerçekleşmedi. Böylece Hoca Ali Rıza, çağdaşlarının çoğundan farklı olarak hayatı boyunca yurt dışında eğitim almadı ve Avrupa müzelerini göremedi. Resminin bütün kaynağı İstanbul’un doğası oldu.
Hoca Ali Rıza’nın hocalık yılları
Mekteb-i Harbiye’de zamanla resim atölyesinin başına geçti ve 1911’deki emekliliğine kadar pek çok asker ressam yetiştirdi. Aynı yıllarda Darüşşafaka’da resim dersleri verdi, Matbaa-i Askeriye’nin başressamlığını yaptı. Askeri okullar için her biri otuz örnekten oluşan üç model albüm, sivil okullar için de 24’er resimlik albümler hazırladı. Kaymakam (yarbay) rütbesiyle emekli olduktan sonra Üsküdar İnas Sanayi-i Nefise Mektebi’nde ve Çamlıca Kız Lisesi’nde hocalığa devam etti. Öğrencilerine verdiği emek ve resim sevgisi yüzünden adı “Hoca” lakabıyla birlikte anılır oldu.
Osmanlı Ressamlar Cemiyeti ve son yılları
1909’da kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’ne bir süre başkanlık etti ve cemiyetin ayda bir çıkan gazetesine yazılar yazdı. Hoca Ali Rıza 20 Mart 1930’da Üsküdar’da öldü ve Karacaahmet Mezarlığı’na gömüldü. İlk kişisel sergisi, ölümünden üç yıl sonra Eminönü Halkevi’nde açıldı. Öğrencisi Dr. Süheyl Ünver, hocasından kalan malzemeyi kütüphanelere bağışladı.
Hoca Ali Rıza’nın sanat anlayışı
Doğa en büyük hoca
Hoca Ali Rıza kendini bir manzara ressamı olarak tanımlıyordu ve açık havada, doğanın karşısında çalışmanın önemine inanıyordu; öğrencilerini de hayatı boyunca buna yöneltti. Koluna taktığı ve içinde kağıttan iğne ipliğe kadar her şey bulunan “kırkambar” adlı çantasıyla sabahın ilk ışıklarında evden çıktığı, defteri bitince bir sigara kağıdının arkasına bile çizim yaptığı anlatılır.
İzlenimciliğe kendi yoluyla
Paris’e hiç gitmemiş olmasına rağmen resimleri, Fransa’da doğan izlenimci anlayışa yakın durur. Aynı manzarayı sabah, öğle, akşamüstü ve gece ışığında ayrı ayrı resmederek ışığın renk üzerindeki etkisini yakalamaya çalıştı. Ankara Resim ve Heykel Müzesi onu izlenimci etkili ilk Türk ressamlarından biri olarak tanıtır. Bir kuşak sonra İbrahim Çallı ve arkadaşları bu anlayışı Paris’te görüp öğrenerek döneceklerdi; Hoca Ali Rıza ise benzer bir ışık arayışına İstanbul’un tepelerinde, kendi çalışmasıyla ulaştı.
İstanbul’un belgeleyicisi
Konuları hep yakınındaydı: Üsküdar ve Karacaahmet’in sessiz köşeleri, Bulgurlu, Çamlıca, Acıbadem, Çengelköy, Kanlıca, Beykoz sahilleri, kıyı kahveleri, çeşmeler, ahşap evler ve bir fıstık ağacının silueti. Bugün bu resimlerin çoğu, ortadan kalkmış bir İstanbul’un belgesi gibi okunuyor. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’ne göre ona yaklaşık beş bin eser atfediliyor. Üsküdar’ı bu kadar çok resmetmesi yüzünden bazı araştırmacılar onun tarzından “Üsküdar Ekolü” diye söz eder.
Bazı resimlerine yalnızca yılı değil, gün ve ayı da yazması bu belgeleme isteğinin bir parçası. Örneğin 26 Ocak 1893 tarihli Üsküdar’da Kar adlı yağlıboyasında o gün yağan yoğun karın altındaki Üsküdar evleri, karla kaplı bir cami, Boğaz ve karşı kıyı görülür. 8 Temmuz 1919 tarihli Acıbadem Yolunda adlı karakalem çiziminde ise semtin o yıllardaki ahşap evleri kayda geçirilmiştir. “Yegane amacım İstanbul’un doğal ve tarihi güzelliklerini resmetmek” dediği aktarılır.
Üç teknik, tek bakış
Hoca Ali Rıza karakalem, suluboya ve yağlıboyanın her birinde ayrı bir ustalık gösterdi. Karakalem desenlerinde birkaç hızlı çizgiyle bir sokağın, bir kayığın ya da bir çeşmenin bütün izlenimini verir. Suluboyalarında kağıdın beyazını ışık olarak kullanır, renkleri şeffaf ve sıcak tutar. Yağlıboyalarında ise özellikle öğle saatlerinin güçlü ışığı altındaki geniş manzaraları tercih eder. Figürler bu resimlerde hareketli birer anlatıcı değil, manzaranın ölçeğini veren sakin varlıklardır.
Hoca Ali Rıza’nın en önemli eserleri
1. Küçük Çamlıca Tepesi Çilehane/Musalla Mescidi

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi (Hoca Ali Rıza Salonu), Ankara
20. yüzyılın başında Küçük Çamlıca Tepesi’nin görünümü. Öğle güneşinden korunmak için şemsiyesini açmış tek bir figür, Çilehane/Musalla Mescidi’nin yanındaki patikadan aşağı iner; bu küçük insan, manzaranın ve mimarinin ölçeğini belirler. Yaklaşık 92 x 130 cm boyutlarında, tuval üzerine yağlıboya. Müze bu eseri konu, kompozisyon ve teknik bakımından sanatçının başyapıtı olarak tanımlıyor.
2. İstanbul (1922)

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
Ağaçların gölgesinde bir kıyı kahvesi, denizde kürek çeken sandalcılar, patikada bir simitçi. Figürler ayrıntıya girilmeden mekana yerleştirilmiş; ortaya gündelik hayattan sakin bir kesit çıkıyor. Müze, yeri belirlenemeyen bu sahnenin doğrudan bir gözlemden çok sanatçının hayal ettiği kahve sahnelerinden biri olabileceğini belirtiyor.
3. Beykoz Çayırında

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi (Hoca Ali Rıza Salonu), Ankara
Sağda dalları sol üst köşeye kadar uzanan kalın gövdeli bir ağaç, altında taş bir çeşmenin yanında oturan küçük bir figür. Sanatçı önce kurşun kalemle çizip sonra yeşil, kahverengi ve sarı suluboya lekeleriyle tamamlamış. Hoca Ali Rıza’nın suluboyadaki hafif ve şeffaf elini iyi gösteren bir çalışma.
4. Beykoz İshak Ağa Çeşmesi

Nerede: Ankara Resim ve Heykel Müzesi (Hoca Ali Rıza Salonu), Ankara
Beykoz’daki tarihi İshak Ağa Çeşmesi’nin karakalem bir çizimi. Küçük boyutlu ama Hoca Ali Rıza’nın İstanbul’un semtlerini, çeşmelerini ve mimarisini tek tek kayda geçirme çabasını en iyi anlatan işlerden biri. Bir önceki suluboyayla yan yana bakınca, aynı semte iki farklı teknikle nasıl yaklaştığını görmek mümkün.
5. İstanbul’da Bir Sokak
Nerede: İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul
Yağlıboya bir sokak görünümü. Hoca Ali Rıza şehrin merkezinden çok ara sokaklarını, ahşap evlerini ve gündelik hayatını resmetmeyi severdi; bu eser onun İstanbul sokaklarına bakışını müzede görebileceğiniz örneklerden biri.
Hoca Ali Rıza’nın eserlerini nerede görebilirsiniz?
Hoca Ali Rıza için en iyi durak, Ankara Resim ve Heykel Müzesi. Müzede adını taşıyan bir salon var; yağlıboya başyapıtı Küçük Çamlıca Tepesi’nin yanında suluboya ve karakalem çalışmaları, deniz ve sokak görünümleri, portre eskizleri bir arada sergileniyor. Onun karakalemdeki ustalığını görmek için burası ayrıca değerli.
İstanbul’da Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi’nin koleksiyonunda İstanbul (1922) tablosu, Tophane’deki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde ise İstanbul’da Bir Sokak bulunuyor. Bir eserin o gün sergide olup olmadığı değişebildiği için gitmeden önce müzelerin güncel bilgilerini kontrol etmenizi öneririm: Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi.
Hoca Ali Rıza hakkında merak edilenler
Hoca Ali Rıza’ya neden “Hoca” deniyor?
Otuz yıla yakın Mekteb-i Harbiye’de, ardından Darüşşafaka ve kız okullarında resim öğretti, yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Hocalıktaki başarısı yüzünden bu lakapla anıldı. Doğduğu semt yüzünden “Üsküdarlı” diye de anılır.
Hoca Ali Rıza yurt dışında eğitim aldı mı?
Hayır. İtalya’ya gönderilmesi düşünüldü ama Napoli’deki kolera salgını yüzünden gidemedi. Resim eğitimini tamamen İstanbul’da, Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid ve Pierre Gues gibi hocalardan aldı.
Hoca Ali Rıza izlenimci bir ressam mı?
İzlenimci etkili ilk Türk ressamları arasında sayılır. Açık havada çalıştı ve aynı manzaranın farklı saatlerdeki ışığını resmetti; ama bu anlayışa Paris’te değil, kendi çalışmasıyla ulaştı.
Hoca Ali Rıza kaç eser yaptı?
Ankara Resim ve Heykel Müzesi’ne göre sanatçıya yaklaşık beş bin eser atfediliyor. Ankara’daki koleksiyonda yağlıboyaların yanında çok sayıda karakalem ve suluboya çalışma da bulunuyor.
Hoca Ali Rıza en çok neyi resmetti?
İstanbul’u: başta Üsküdar ve Çamlıca olmak üzere Boğaziçi köylerini, kıyı kahvelerini, çeşmeleri, ara sokakları ve ahşap evleri.
Hoca Ali Rıza’nın mezarı nerede?
Üsküdar’daki Karacaahmet Mezarlığı’nda.
Kısaca Hoca Ali Rıza
| Doğum | 1858, Üsküdar (İstanbul) |
| Ölüm | 20 Mart 1930, Üsküdar; Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü |
| Eğitim | Kuleli Askeri İdadisi, Mekteb-i Harbiye; hocaları Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid, Pierre Gues |
| Dönem | Asker ressamlar kuşağı |
| Üslup | Açık havada çalışılmış, izlenimci etkili manzara |
| Teknikler | Karakalem, suluboya, yağlıboya |
| Hocalık | Mekteb-i Harbiye (1911’e kadar), Darüşşafaka, İnas Sanayi-i Nefise, Çamlıca Kız Lisesi |
| En ünlü eserleri | Küçük Çamlıca Tepesi Çilehane/Musalla Mescidi, İstanbul (1922), Beykoz Çayırında |
| En iyi görüleceği yer | Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Hoca Ali Rıza Salonu |






