Nejad Devrim: Bizans Mozaiklerini Soyut Resme Taşıyan Ressam

Nejad Devrim kimdir?
Nejad Devrim (1923–1995), Türk resminde geometrik ve lirik soyutlamanın en önemli temsilcilerinden biri sayılan ressam. Fahrelnissa Zeid ile yazar İzzet Melih Devrim’in oğludur. 1946’da Paris’e gitti, Paris’te kişisel sergi açan ilk yaşayan Türk sanatçı oldu ve Yeni Paris Okulu’nun soyut ressamları arasında yer aldı. Bizans mozaiklerinin renkli parçalarını soyut tuvallerine taşıdı; hayatının son yıllarını Polonya’da geçirdi.
Nejad Devrim gençliğinde saatlerce İstanbul’daki Kariye’nin mozaiklerini kopyalardı. Yıllar sonra Paris’te boyadığı soyut tuvallerde o küçük, renkli taş parçaları yeniden belirdi; bu kez bir azizin cüppesini değil, kırılmış bir ışığı anlatıyorlardı. Annesi Fahrelnissa Zeid’le birlikte Paris’in savaş sonrası soyut sahnesinde yer alan Nejad, Türk resminin Batı’yı yalnızca öğrenen değil, onunla aynı anda üreten ilk kuşağındandı.
Galeri Nev onu “Türk sanat tarihinde geometrik ve lirik soyutlamanın en önemli temsilcisi” olarak tanımlar. Bu yazıda Nejad Devrim’in hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.
Nejad Devrim kimdir?
Sanatçılarla dolu bir aile
Nejad Devrim 1 Temmuz 1923’te İstanbul’da doğdu; İstanbul Modern doğum yerini Büyükada olarak verir. Annesi Türk resminin öncü kadın ressamlarından Fahrelnissa Zeid, babası modernist yazar İzzet Melih Devrim’di. Kız kardeşi Şirin Devrim tiyatro oyuncusu olarak tanındı. Annesi 1934’te Irak’ın Berlin büyükelçisi olan Emir Zeid’le evlenince Nejad bir süre Berlin’de yaşadı ve orada Fransız Lisesi’ne gitti; ardından İstanbul’a dönüp Galatasaray Lisesi’nde okudu. Doha’daki Mathaf: Arap Modern Sanat Müzesi’nin biyografisine göre dayısı Halikarnas Balıkçısı’nın yanında Bodrum’da geçirdiği günler ve Ege’nin renkleri, ilk resimlerini derinden etkiledi.
Akademi, Yeniler Grubu ve Kariye mozaikleri
1941’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi ve Fransız ressam Léopold Lévy’nin öğrencisi oldu. Akademideyken Nuri İyem, Avni Arbaş ve Selim Turan gibi arkadaşlarıyla birlikte Yeniler Grubu’nun kurucuları arasında yer aldı. Bu yıllarda İstanbul’un Bizans yapılarına hayrandı; özellikle Kariye’nin fresk ve mozaiklerini kopyalayarak uzun saatler geçirdi. İlk kişisel sergisini 1944’te Taksim Belediye Gazinosu’nda açtı.
Paris: Gertrude Stein’ın salonundan Salon de Mai’ye
1946’da, akademinin bitirme sınavlarını beklemeden Paris’e gitti ve bir daha Türkiye’ye yerleşmedi. Yanında tavsiye mektupları vardı: Ayasofya’daki mozaikleri gün ışığına çıkaran Amerikalı araştırmacı Thomas Whittemore onu Alice B. Toklas’a, babası da yazar Maurice Bedel’e yazmıştı. Kısa sürede Gertrude Stein’ın ünlü salonlarının müdavimi oldu. 1947’de Galerie Allard’da açtığı sergi, Paris’te yaşayan bir Türk sanatçının açtığı ilk kişisel sergiydi. Salon de Mai ve Salon des Réalités Nouvelles’e düzenli olarak katıldı; 1950’de Leo Castelli’nin New York’ta Sidney Janis Galerisi’nde düzenlediği “Young Painters in U.S. & France” sergisinde yer aldı.
Eleştirmen Charles Estienne’in yakın çevresinde, annesiyle birlikte Yeni Paris Okulu’nun soyut ressamları arasında anıldı. 1952’de arkadaşlarıyla Salon d’Octobre’u kurdu. 1953’te Georges Boudaille ve Jacques Lassaigne’in metinleriyle yayımlanan “NEJAD” adlı kitap, Mathaf’a göre Avrupa’da bir Türk sanatçıya ayrılan ilk sanat kitabıydı. 1957’de New York’ta Alexander Iolas’ın Zodiac Galerisi’nde, 1958’de Brüksel Güzel Sanatlar Sarayı’nda sergi açtı.
Orta Asya, Çin ve Polonya’da iç sürgün
1959–1960’ta Sovyetler Birliği’ne, 1962 ve 1964’te Çin’e yaptığı yolculuklarda Buhara ve Taşkent gibi kentlerin mimarisini ve renkli çini motiflerini inceledi; bu gezilerden sonra resmi yarı soyut bir dile yöneldi. 1960’ların sonunda Paris’teki atölyesi yıkılınca Varşova, Kopenhag, Brüksel ve Viyana arasında göçebe bir hayat sürdü. Mathaf’a göre 1972’de Polonya’nın küçük kenti Nowy Sącz’a kalıcı olarak yerleşti ve sanatçının kendi deyişiyle zor bir “iç sürgün” yaşadı. Nejad Devrim 26 Şubat 1995’te Nowy Sącz’da hayatını kaybetti. 2001’de İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde retrospektifi açıldı, 2006’da İstanbul Modern onu annesi Fahrelnissa Zeid’le birlikte bir sergide andı.
Nejad Devrim’in sanat anlayışı
Bizans mozaiğinden soyut tuvale
Galeri Nev’e göre Nejad Devrim, Bizans mozaiklerinin çok renkli kompozisyonlarını tuvallerine taşıyarak Avrupa sanat ortamında kendine özgün bir yer edindi. Sotheby’s’in katalog notu, Paris’e yerleştikten sonra Chartres Katedrali’nin vitraylarını görmek için defalarca yola çıktığını anlatır. Mozaiklerden ve vitraylardan süzülen ışık, onun 1950’lerdeki resimlerinde kırık, geometrik renk parçalarına dönüştü: siyah, kahverengi ve beyaz bir zeminin üzerinde parlayan maviler, sarılar ve kırmızılar.
Doğa taklit edilmez, anlamı aranır
Lirik soyutun bir temsilcisi olarak Nejad, doğanın taklit edilmemesi, anlamının araştırılması gerektiğine inanıyordu. Rengi resmin en güçlü kurucu ögesi olarak kullandı ve tuvali tesadüflerin, bilinmeyenlerin keşfedilebileceği bir alan olarak gördü. 1950’lerin ortasından itibaren geometrik parçaların yerini hızlı, geniş fırça darbeleri aldı; kimi resimleri bir rüzgarın ya da bir ışık patlamasının izi gibidir. Soyut sanatın Türk resmindeki ilk büyük temsilcilerinden biri olarak, Galeri Nev’in deyişiyle soyutu Türk resmine katan ilk sanatçı kabul edilir.
Son dönem: içe dönük renkler
Mathaf’ın biyografisini yazan Necmi Sönmez’e göre Polonya yıllarının resimleri siyasi bir kargaşayı doğrudan anlatmaz; renk ve biçim üzerine içe dönük bir arayış sürer. Yarı figüratif son tuvalleri, sanatçının zor koşullarına karşın ince bir oyunbazlık taşır. İstanbul Modern koleksiyonundaki guajlar da bu dönemin, suyla açılmış lekeler halinde dağılan sıcak renklerini gösterir.
Nejad Devrim’in en önemli 10 eseri
Seçkideki eserlerin künyeleri İstanbul Modern’in koleksiyon kayıtlarından, Galeri Nev’in eser sayfalarından ve Sotheby’s’in katalog kayıtlarından alındı. Kayıtta ölçü yoksa yazılmadı.
1. Ayasofya (St. Sophie) (1947)

Nerede: Galeri Nev İstanbul kaydı (özel koleksiyon)
Tuval üzerine yağlıboya, 72 x 57,5 cm. Paris’e vardığı ilk yıllardan. Lacivert bir zeminin üzerinde sarı ve kırmızı çizgiler kemerler ve kubbeler gibi kıvrılıyor; aralarda yeşil kemerli bir pencere, sütun başlıkları ve kandilleri andıran biçimler beliriyor. Ayasofya’nın içi burada bir plan ya da bir manzara olarak değil, ritim ve renk olarak hatırlanıyor. Nejad’ın İstanbul’un Bizans yapılarına duyduğu hayranlığın soyuta geçişin eşiğindeki en güzel tanıklarından.
2. Soyut Kompozisyon (1947–1949)

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, İstanbul (Eczacıbaşı Topluluğu bağışı)
Tuval üzerine yağlıboya, 237 x 304 cm. Sanatçının en büyük tuvallerinden. Üst kenarı boydan boya kaplayan siyah bir alanın altında kırmızı, sarı, mavi, mor ve beyaz üçgenler, şeritler ve kareler iç içe geçiyor; ortada küçük, damalı parçalar ve ince figür benzeri biçimler seçiliyor. Kompozisyon uzaktan bakınca bir mozaik duvarı ya da bir vitray penceresi gibi parlıyor. Nejad’ın Bizans mozaiklerinden aldığı renk anlayışını geometrik soyutlamayla birleştirdiği Paris yıllarının anıtsal örneği.
3. Etüt A (Etude A) (1949–1953)

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2012)
Tuval üzerine yağlıboya; arkasında imza, başlık ve “1949-1953” tarihi var. Koyu gri ve siyah, kalın dokulu bir zeminin üzerinde açılı düzlemler üst üste biniyor; aralarından bir mavi üçgen, bir kırmızı kama ve ince beyaz çizgiler fırlıyor. Renkli, neşeli mozaik kompozisyonlarının yanında bu resim daha sert ve sessiz: Nejad’ın aynı yıllarda geometrik soyutlamayı ne kadar farklı tonlarda denediğini gösteriyor.
4. Toledo (1951)

Nerede: Galeri Nev İstanbul kaydı (özel koleksiyon)
Tuval üzerine yağlıboya, 40 x 79,5 cm; altında “Nejad 51 Toledo” yazısı okunuyor. Gri, çizgilerle örülmüş bir zeminin üzerinde siyah, beyaz, pembe, sarı ve kırmızı biçimler yatay bir şerit halinde diziliyor; köşeli parçalar bir kentin damlarını ve kulelerini çağrıştırıyor. Aynı yıl tarihli “Madrid” adlı resmiyle birlikte, adını bir İspanyol kentinden alan soyut kompozisyonlarından.
5. Soyut Kompozisyon (Abstract Composition) (1952)

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2012)
Tuval üzerine yağlıboya, “52” tarihli. Siyah, kahverengi ve beyazdan oluşan dikey bir zeminin üzerinde sarı, mavi, turkuaz ve kırmızı yelpazeler, üçgenler ve yaylar yukarı doğru yükseliyor. Sotheby’s, tuvalin üç yatay düzleme bölündüğünü, renklerin neredeyse müzikal bir dengeyle yerleştirildiğini yazar ve resmi sanatçının en büyük tuvallerinden biri olarak tanıtır. Eser 35 yıl sanatçının kendi koleksiyonunda kaldı, 1987’de Paris’teki “Nejad: 1948–1953 Soyut Eserleri” sergisinde gösterildi. 2012’deki müzayedede tahmin edilen değerin neredeyse iki katına satılarak sanatçının o güne kadarki rekorunu kırdı.
6. İsimsiz (Jokeyler) (yaklaşık 1955)

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2011)
Tuval üzerine yağlıboya. Bu uzun, yatay resmin ilginç bir hikayesi var. Paris yakınlarındaki Puteaux’da “Big Boy” adlı restoranı işleten koleksiyoncu Camille Renault, sanatçılara yemek karşılığında resim ısmarlamasıyla tanınırdı. Sotheby’s’in anlattığına göre Renault, Broué’deki malikanesinin ahırını süslemek için Fikret Mualla, Selim Turan, Mübin Orhon ve Nejad gibi Paris’teki Türk ressamlardan 50 x 150 cm’lik tuvallere at resimleri istedi. Nejad konuya sadık kaldı ama üslubundan vazgeçmedi: ilk bakışta soyut görünen beyaz, gri, siyah ve renkli fırça darbelerinin arasında, dikkatle bakınca yarışan jokeyler seçiliyor. Aynı ısmarlamaya Fikret Mualla’nın da katılmış olması, resmi Paris’teki Türk ressamların ortak hikayesinin küçük bir tanığı yapıyor.
7. New York (1957)

Nerede: Galeri Nev İstanbul kaydı (özel koleksiyon)
Tuval üzerine yağlıboya, 76 x 63 cm. Alexander Iolas’ın Zodiac Galerisi’nde New York’taki ilk kişisel sergisini açtığı yıldan. Sarı, krem ve turuncunun sağ kenarda kırmızıya döndüğü parlak bir yüzeyde, yukarıdan aşağı inen siyah, mor ve yeşil fırça darbeleri. Geometrik parçalar artık yok; yerlerini hızlı, çapraz vuruşlar almış. Gökdelenlerin arasından süzülen bir ışık seli gibi okunabilecek bu resim, Nejad’ın 1950’lerin ikinci yarısında lirik soyuta geçişini gösteriyor.
8. İsimsiz (1958)

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2012)
Tuval üzerine yağlıboya, “1958” tarihli. Yoğun, titreşen bir lacivert ve kobalt mavisinin içinde siyah lekeler yüzüyor; sol üst köşede beyaz, yuvarlak bir ışık bir dolunay gibi parlıyor. Soyut olduğu halde bir gece manzarasına, belki de karanlık bir denizin üzerinde doğan aya bakıyormuş hissi veriyor. Brüksel Güzel Sanatlar Sarayı’nda büyük bir sergi açtığı yıldan, renk ile duyguyu tek bir tona yükleyen resimlerinden.
9. Benim İngiliz Göğüm (Mon Ciel Anglais) (1967)

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2012)
Tuval üzerine yağlıboya; arkasında “Londres Avril 1967” (Londra, Nisan 1967) yazıyor. Sarı ve krem bir yüzeye çapraz uzanan turuncu ve şeftali rengi bulut şeritleri; altta ince, daha koyu bir ufuk çizgisi. Adının vaat ettiği gri İngiliz göğünün tersine, bir gün batımının sıcaklığıyla dolu. Nejad’ın Paris’ten ayrılıp Avrupa’nın farklı kentlerinde yaşadığı göçebe yıllardan.
10. İsimsiz (1978–1986)

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (uzun süreli ödünç)
Kağıt üzerine guaj, 43 x 30 cm; altta “Néjad 86” imzası okunuyor. Turuncu ve sarı, suyla açılmış bir zeminin üzerinde siyah, bulut gibi kabaran lekeler bir halka oluşturuyor. İstanbul Modern’de 1978–1986 tarihli sekiz guajdan oluşan bir grup var; hepsi Nejad’ın Polonya yıllarında kağıda döndüğü, rengi serbestçe akıttığı son dönemin örnekleri. Bu küçük sayfalarda Bizans mozaiklerinin parçalı ışığı yerini sıcak, içe dönük bir renk sisine bırakıyor.
Nejad Devrim’in eserlerini nerede görebilirsiniz?
Türkiye’de ilk adres Karaköy’deki İstanbul Modern. Müzenin koleksiyonunda 237 x 304 cm’lik Soyut Kompozisyon ve 1978–1986 tarihli sekiz guaj bulunuyor. Koleksiyon sergileri dönem dönem değiştiği için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Müze salı, çarşamba, perşembe, cumartesi ve pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00 arasında açık, pazartesi kapalı. Güncel bilgi için müzenin ziyaret sayfasına bakabilirsiniz.
Mathaf ve Galeri Nev’in verdiği bilgiye göre sanatçının eserleri Tophane’deki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda da yer alıyor. Galeri Nev, sanatçının eserlerini 1993’ten bu yana düzenli olarak sergiliyor ve 2023’te doğumunun 100. yılında bir sergi açtı.
Yurt dışında eserleri Paris’te Centre Pompidou’daki Ulusal Modern Sanat Müzesi ile Paris Belediyesi Modern Sanat Müzesi’nde, Grenoble ve Nantes müzelerinde, Brüksel’deki Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Müzeleri’nde, Varşova Ulusal Müzesi’nde ve Doha’daki Mathaf’ta bulunuyor. Mathaf’ın koleksiyonunda 1950 tarihli bir yağlıboya tuval var.
Nejad Devrim hakkında merak edilenler
Nejad Devrim hangi akımın temsilcisi?
Savaş sonrası Paris’te gelişen soyut sanatın, özellikle Yeni Paris Okulu’nun ve lirik soyutlamanın temsilcisidir. 1940’ların sonu ve 1950’lerin başında geometrik soyutlamaya, 1950’lerin ortasından itibaren hareketli, jestüel bir lirik soyuta yöneldi.
Nejad Devrim’in annesi kimdir?
Annesi ressam Fahrelnissa Zeid, babası yazar İzzet Melih Devrim’dir. Anne ve oğul 1950’lerde Paris’te aynı soyut çevrede yer aldılar; 2006’da İstanbul Modern ikisini aynı sergide buluşturdu.
Nejad Devrim neden Polonya’ya yerleşti?
1960’larda Polonya’yla kurduğu bağlar ve Paris’teki atölyesinin yıkılmasından sonra Avrupa’da göçebe bir hayat sürdü. Mathaf’a göre 1972’de Nowy Sącz’a kalıcı olarak yerleşti ve ömrünün sonuna kadar orada yaşadı. Sanatçı bu dönemi kendisi bir “iç sürgün” olarak anlatmıştır.
Yeniler Grubu nedir?
1940’ların başında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nin genç öğrencilerinin kurduğu, toplumcu bir bakışla halkın hayatını resme taşımayı amaçlayan grup. Nejad Devrim, Nuri İyem, Avni Arbaş ve Selim Turan kurucuları arasındaydı.
Nejad Devrim ne zaman öldü?
Mathaf’ın biyografisine göre 26 Şubat 1995’te Polonya’nın Nowy Sącz kentinde hayatını kaybetti.
Kısaca Nejad Devrim
| Doğum | 1 Temmuz 1923, İstanbul (İstanbul Modern’e göre Büyükada) |
| Ölüm | 26 Şubat 1995, Nowy Sącz, Polonya |
| Ailesi | Annesi Fahrelnissa Zeid, babası İzzet Melih Devrim, kız kardeşi Şirin Devrim |
| Eğitim | Galatasaray Lisesi, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi (Léopold Lévy atölyesi) |
| Grubu | Yeniler Grubu (kurucu üye), Yeni Paris Okulu, Salon d’Octobre (kurucu) |
| Yaşadığı yerler | İstanbul, Berlin, Paris, Varşova, Kopenhag, Nowy Sącz |
| İlk | Paris’te kişisel sergi açan ilk yaşayan Türk sanatçı (1947) |
| Akımı | Geometrik ve lirik soyutlama |
| Önemli eserleri | Ayasofya (1947), Soyut Kompozisyon (1947–1949), Toledo (1951), Soyut Kompozisyon (1952), New York (1957) |
Nejad Devrim, Kariye’nin loş koridorlarında kopyaladığı mozaik taşlarını Paris’in en cesur soyut resimlerine dönüştürdü. Hayatı İstanbul’dan Paris’e, oradan Polonya’nın küçük bir kentine uzanan uzun bir yolculuktu; ama tuvallerindeki ışık hep aynı yerden, Bizans’ın renkli duvarlarından geliyordu.
Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, annesi Fahrelnissa Zeid ve Yeniler Grubu’ndan arkadaşı Avni Arbaş yazılarıma göz atabilirsiniz.
Bu Ay Nereye?
İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.






