Claude Lorrain, 17. yüzyılın en önemli manzara ressamlarından biri kabul edilir. Sanat tarihinde ilk kez doğayı yalnızca bir arka plan olmaktan çıkarıp resmin asıl kahramanı haline getiren sanatçılardan biri olmuştur.
Özellikle:
Onun eserleri daha sonra: J. M. W. Turner, John Constable ve hatta Empresyonist ressamlar üzerinde büyük etki yaratmıştır.
Claude Lorrain, yaklaşık 1600 yılında Fransa’nın Lorraine bölgesinde doğmuştur.Asıl adı: Claude Gellee olmasına rağmen doğduğu bölge nedeniyle “Claude Lorrain” olarak tanınmıştır. Çocuk yaşta anne ve babasını kaybetmiş. Genç yaşta İtalya’ya gitmiş ve hayatının büyük bölümünü Roma’da geçirmiş.
Roma’da önce aşçı yardımcılığı yaptığı, ardından ressamların yanında çalışmaya başladığı anlatılır. Doğaya duyduğu büyük ilgi sayesinde:
Claude’un resimlerinde:
Claude gerçek bir yeri olduğu gibi resmetmezdi. Bunun yerine:
Claude’un ünü kısa sürede İtalya sınırlarını aşmış. Papa VIII. Urban, İspanya Kraliyet ailesi ve Colonna Prensleri gibi dönemin en güçlü isimleri onun müşterileri arasında yer almış. Hatta Fransa Kralı XIV. Louis’nin Versailles Sarayı için yaptığı çalışmalar sayesinde Avrupa’nın dört bir yanından sanatçılar onun atölyesini ziyaret etmeye başlamış.
Rivayete göre Claude’un manzaraları o kadar beğeniliyormuş ki bazı aristokratlar kendi arazilerini onun tablolarına benzetmek için yeniden düzenletiyorlarmış.

Claude’un en sevilen eserleri arasında liman sahneleri bulunur. Özellikle: Seaport with the Embarkation of the Queen of Sheba en ünlü çalışmalarından biridir. Bu tabloda güneş ışığı neredeyse başlı başına bir karakter gibi davranır.

Claude’un sanat tarihindeki ilginç yönlerinden biri de: Liber Veritatis (Hakikat Kitabı) adını verdiği albümdür. Her tamamladığı tabloyu küçük bir çizim halinde bu deftere kaydetmiş. Bunu yapmasının nedeni: eserlerinin sahtelerinin yapılmasını önlemekmiş. Bugün bu defter sanat tarihçileri için çok değerli bir kaynak kabul edilir.
J. M. W. Turner, Claude Lorrain’e büyük hayranlık duyuyordu.Hatta Turner öldüğünde iki önemli eserinin: Dido Building Carthage ve Sun Rising through Vapour Claude’un eserlerinin yanında sergilenmesini vasiyet etmiştir. Bu durum Claude’un sonraki kuşaklar üzerindeki etkisini açıkça gösterir.
Claude Lorrain:
Onun geliştirdiği yaklaşım daha sonra:




Claude Lorrain (Claude Gellee), 17. yüzyılın en önemli manzara ressamlarından biridir. Işık kullanımı ve idealize edilmiş doğa tasvirleriyle sanat tarihinde manzara resminin gelişiminde önemli rol oynamıştır.
Claude Lorrain, manzarayı yalnızca figürlerin arka planı olmaktan çıkarıp resmin ana konusu haline getiren sanatçılar arasında yer alır. Özellikle gün doğumu ve gün batımı ışığını kullanış biçimi sonraki kuşak ressamları derinden etkilemiştir.
Claude Lorrain, Barok dönemde yaşamış olsa da eserlerinde klasik düzen anlayışını benimsemiştir. Bu nedenle sanat tarihçileri onu hem Barok hem de Klasik manzara geleneğinin önemli temsilcileri arasında değerlendirir.
Sanatçının en tanınmış eserlerinden biri Saba Melikesinin Gemiye Binişi (Seaport with the Embarkation of the Queen of Sheba) adlı tablosudur. Eser bugün Londra’daki National Gallery’de sergilenmektedir.
Claude, gerçek bir manzarayı olduğu gibi kopyalamak yerine farklı doğa unsurlarını bir araya getirerek hayali ama kusursuz görünen sahneler yaratmıştır. Bu yaklaşım sanat tarihinde “İdeal Manzara” olarak bilinir.
Başta J.M.W. Turner ve John Constable olmak üzere birçok Romantik ve Empresyonist ressam Claude’un ışık ve atmosfer anlayışından etkilenmiştir.
Claude’un tablolarında güneş çoğu zaman kompozisyonun merkezinde yer alır ve tüm sahneyi altın renkli bir ışıkla aydınlatır. Bu nedenle sanat tarihçileri onu “Işığın Ressamı” olarak tanımlar.
Claude Lorrain’in eserleri bugün başta National Gallery, Musée du Louvre, Uffizi Gallery ve Hermitage Museum olmak üzere dünyanın önde gelen müzelerinde sergilenmektedir.
Sanatçı, özellikle gün doğumu ve gün batımı sahnelerinde yarattığı yumuşak ve altın tonlu atmosferle tanınır. Işığı yalnızca bir detay olarak değil, kompozisyonun ana unsuru olarak kullanmıştır.
Doğa, ışık ve atmosferi bir araya getiren yaklaşımı modern manzara resminin temelini oluşturmuştur. Bugün hâlâ manzara sanatının en büyük ustalarından biri olarak kabul edilmektedir.