Bazı ressamlar teknikleriyle hatırlanır…Bazıları ise resimlerine kattıkları huzurla.Fra Angelico, sanat tarihinde yalnızca büyük bir ressam olarak değil, eserlerine maneviyat ve dinginlik taşıyan sanatçı olarak anılır.Onun fresklerine baktığınızda renklerden çok sessizliği hissedersiniz.Bu yüzden ölümünden sonra ona “Melek Gibi Ressam” denmiştir.
1387 yılında doğan Fra Angelico, kariyerine el yazmaları süsleyen bir Dominiken rahibi olarak başladı.Gerçek adı Guido di Pietro olan sanatçı, daha sonra dini yaşama katıldı ve “Fra” unvanını aldı.Yumuşak karakteri ve sanatı nedeniyle zamanla “Kutsanmış Angelico” olarak anılmaya başladı. Yaklaşık 30 yıl boyunca Toskana’nın en önemli dinsel ressamlarından biri oldu.Sanatıyla yalnızca kiliseleri değil, insanların ruh dünyasını da etkiledi.
Fra Angelico başlangıçta kardeşiyle birlikte el yazmaları resimliyordu. Bu nedenle eserlerinde:
Fra Angelico, Orta Çağ’ın manevi atmosferi ile Rönesans’ın yeni gerçekçilik anlayışını bir araya getiren sanatçılardan biri oldu.
Onun figürleri dramatik değil, huzurludur. Yüzlerde sakinlik, renklerde dinginlik hissedilir.
Filippo Brunelleschi ile gelişen perspektif anlayışını eserlerinde başarıyla kullandı.
Fra Angelico, Fra Filippo Lippi ve Andrea del Castagno gibi genç Floransalı sanatçılar üzerinde de büyük etki bıraktı.
Fra Angelico’nun en ünlü eseridir. Başmelek Cebrail’in Meryem’e İsa’yı doğuracağını müjdelediği sahneyi olağanüstü sadelik ve huzur içinde anlatır. San Marco Manastırı’nın merdiven başındaki bu fresk, Rönesans sanatının simgelerinden biridir.1433–1434 yıllarında Cortona’daki San Domenico Kilisesi için yapılan eser, ahşap üzerine tempera tekniğiyle hazırlanmıştır.

Meryem’in gökyüzünde taç giydirilişini anlatan bu eser, Fra Angelico’nun altın zeminli Gotik geleneği ile Rönesans’ın doğal mekân anlayışını birleştirdiği başyapıtlarından biridir.

İsa’nın çarmıhtan indirilişini konu alan eser, zarif figürleri ve duygusal anlatımıyla Erken Rönesans’ın en etkileyici dini tablolarından biridir.

Cennet ve cehennemi ayrıntılı biçimde tasvir eden bu eser, Orta Çağ ikonografisini Rönesans’ın yeni mekân anlayışıyla birleştirir.

San Marco Manastırı’ndaki yaklaşık 40’tan fazla hücre freski Fra Angelico’nun en önemli mirası kabul edilir. Rahiplerin dua ederken tefekkür etmeleri amacıyla yapılmıştır.

İsa’nın aşağılanmasını anlatan sade ama güçlü kompozisyon, sanatçının manevi atmosfer oluşturmadaki ustalığını gösterir.

Üç Bilge’nin İsa’yı ziyaretini konu alan eser, parlak renkleri ve ince detaylarıyla dikkat çeker.
San Marco Manastırı’nın en etkileyici fresklerinden biridir. Sessiz ve derin manevi atmosferiyle öne çıkar.

1436 yılında Fra Angelico’nun bağlı olduğu tarikat, Floransa’daki San Marco Museum’nu devraldı ve keşiş hücrelerini resimleme görevi ona verildi. Kardeşi ve yardımcılarıyla birlikte:
Fra Angelico’nun ünü kısa sürede Floransa dışına yayıldı. Papa tarafından Roma’ya çağrıldı ve Vatikan için çalışmalar yaptı. Bu durum onun yalnızca dini çevrelerde değil, sanat dünyasında da büyük saygı gördüğünü gösteriyordu.
Fra Angelico’nun resimlerinde bağıran bir dramatizm yoktur. Onun gücü sessizliktedir. Işık kullanımı, figürlerin dinginliği ve renklerin huzuru sayesinde eserleri bugün bile oldukça modern hissedilir. Belki de bu yüzden yüzyıllardır insanlar onun tablolarına baktığında aynı duyguyu hissediyor: sessizlik, huzur ve ışık.
Fra Angelico, Rönesans’ın en sakin ama en etkili ressamlarından biriydi. Sanatın yalnızca göze değil, ruha da hitap edebileceğini gösterdi.Bugün Floransa’daki fresklerine baktığınızda bunu hissetmek mümkün:Bazı ressamlar resim yapar…Bazıları ise sessizliğin kendisini çizer.
Fra Angelico, erken Rönesans döneminde yaşamış İtalyan ressam ve Dominiken rahibidir.
Dini sanat ile Rönesans’ın gerçekçilik anlayışını birleştiren en önemli sanatçılardan biridir.
En bilinen eserlerinden biri Annunciation (Fra Angelico) adlı tablodur.
Eserlerinin önemli bölümü Floransa’daki San Marco Museum içinde yer almaktadır.
Sessiz dindarlığı, huzur veren eserleri ve manevi yaklaşımı nedeniyle ölümünden sonra bu isimle anılmıştır.