Burhan Doğançay: Kent Duvarlarını Tuvale Taşıyan Ressam

Burhan Doğançay, İsimsiz

Burhan Doğançay kimdir?

Burhan Doğançay (1929–2013), elli yıl boyunca kent duvarlarını resmeden İstanbullu ressam ve fotoğrafçı. Hukuk ve ekonomi okudu, diplomat olarak gittiği New York’ta 1963’te yırtık afişlerle kaplı bir duvarı görünce kendini tamamen sanata verdi. Hat yazısını andıran gölgeli “Kurdeleler” dizisiyle uluslararası ün kazandı, 114 ülkede duvar fotoğrafladı. 2004’te Beyoğlu’nda Doğançay Müzesi’ni açtı.

“Duvarlar toplumun aynasıdır.” — Burhan Doğançay (İstanbul Modern, 2012)

Çoğumuz bir duvarın önünden geçerken yırtılmış bir afişe, üstüne karalanmış bir yazıya ya da kat kat boyanmış bir kapıya bakmayız bile. Burhan Doğançay bakıyordu. Hem de bütün ömrü boyunca. New York’ta bir sokakta gördüğü, çamura bulanmış yırtık bir afiş ona hayatında gördüğü “en güzel soyut resim” gibi gelmişti; o günden sonra dünyanın dört bir yanındaki duvarları fotoğrafladı, tuvallerinde yeniden kurdu.

Doğançay’ın resimleri bu yüzden hem çok yerel hem çok evrenseldir: bir yanda New York metrosunun duvarları, öte yanda hat sanatını andıran kıvrımlı kurdeleler ve gazete sayfalarından taşan Osmanlı imgeleri. Bu yazıda Burhan Doğançay’ın hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.

Burhan Doğançay kimdir?

Ressam bir babanın oğlu

Burhan Doğançay 11 Eylül 1929’da İstanbul’da doğdu. Babası Adil Doğançay hem subay hem de boş zamanlarında izlenimci manzaralar yapan bir ressamdı. Burhan ilk resim derslerini babasından ve ressam Arif Kaptan’dan aldı. Gençlik yıllarında Ankara’da Gençlerbirliği’nde futbol oynadı, ama asıl yolu başka bir yöne çıktı: 1950’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.

Paris’te ekonomi ve resim

Aynı yıl Paris’e gitti. 1950–1955 arasında Paris Üniversitesi’nde ekonomi doktorası yaparken bir yandan da Montparnasse’taki Académie de la Grande Chaumière’de resim derslerine devam etti. Türkiye’ye döndükten sonra devlet hizmetine girdi; 1958’de Brüksel Dünya Fuarı’nda Türkiye pavyonunun müdürü oldu. Bu yıllarda resim yapmayı ve sergi açmayı da sürdürdü, bazı sergilerini babasıyla birlikte açtı.

New York ve 86. Cadde’deki duvar

1962’de Türkiye’nin New York’taki tanıtma bürosunun başına getirildi. Hayatını değiştiren an bir yıl sonra geldi: 1963’te 86. Cadde’de yürürken üzerinde bir afiş kalıntısı, karalamalar ve kendiliğinden oluşmuş kolajlar bulunan bir duvar gördü. Bu duvarı daha sonra “gördüğüm en güzel soyut resim” diye anlatacaktı. 1964’te diplomatik görevini bıraktı ve New York’ta kalıp kendini tamamen sanata verdi. Christie’s’in aktardığı sözüyle, New York’a gelmeseydi duvarlara bu kadar takılacağından şüpheliydi. 1965’te Solomon R. Guggenheim Müzesi bir eserini satın aldı; bu, eserlerinden birinin büyük bir müzenin kalıcı koleksiyonuna girdiği ilk andı.

114 ülke, 30 binden fazla fotoğraf

1970’lerden itibaren yanından fotoğraf makinesini hiç ayırmadı. 1975’teki İsrail yolculuğunda “Dünyanın Duvarları” (Walls of the World) adını verdiği büyük belgeleme projesine başladı; duvarlardan topladığı afiş parçaları bir bavulu dolduracak kadar çoktu. 1976–1977’de bir süre İsviçre’de yaşadı ve Zürih’te litografiler bastı, 1978’de New York’a dönüp Angela Hausmann’la evlendi. 1982’de duvar fotoğrafları Paris’teki Centre Pompidou’da sergilendi. Sonraki yıllarda Afrika’dan Avustralya’ya, Çin’den Güney Amerika’ya kadar toplam 114 ülkeyi dolaştı; İstanbul Modern’e göre fotoğraf arşivi 30 bini aştı.

İstanbul’a dönüş, müze ve son yıllar

Doğançay 1986’da Ankara’daki ilk Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali’ne, 1987’de de ilk Uluslararası İstanbul Bienali’ne katıldı. 1995’te Türkiye’de bir sanatçıya verilen en yüksek devlet ödüllerinden birini aldı, 2001’de İstanbul’da kapsamlı bir retrospektif sergisi açıldı. 2004’te Beyoğlu’nda, Balo Sokak’taki yaklaşık 150 yıllık beş katlı bir binada Doğançay Müzesi’ni kurdu. 2012’de İstanbul Modern, “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı” adlı büyük bir retrospektifle elli yıllık üretimini on dört dönem halinde sergiledi; aynı yıl “Ribbon Mania” adlı eseri New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin koleksiyonuna girdi. İstanbul Modern’in bildirdiğine göre Doğançay, Met’in kalıcı koleksiyonuna giren ilk Türk sanatçıydı. İstanbul, New York ve Bodrum Turgutreis arasında yaşayan Doğançay, 16 Ocak 2013’te İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 83 yaşında hayatını kaybetti ve vasiyeti üzerine Turgutreis’te toprağa verildi.

Burhan Doğançay’ın sanat anlayışı

Duvar: toplumun aynası

İstanbul Modern’in koleksiyon metni, Doğançay’ın sanatının “insan izleri”nden yola çıktığını söyler: duvardaki markaların ilanları, siyasi afişler, gelip geçenlerin ve grafiti sanatçılarının katkıları, sansür için üstü kapatılmış yazılar ve bütün bunları yıpratan zaman. Doğançay bu izleri tuvalinde yineler, sonra o izleri yaratan insanlardan biri gibi kendisi de müdahale eder. Müzeye göre bu yüzden onun sanatı soyut olmaktan çok “duygusal, sosyal ve politik” bir sanattır. 1963’te başladığı “Genel Kent Duvarları” (General Urban Walls) dizisi ölümüne kadar sürdü ve bütün öteki dizilerinin ana kaynağı oldu.

Kurdeleler: ışık ve gölge

1970’lerin başında Doğançay’ın resmi sakinleşti. Kirli, yıpranmış duvarların yerini düz siyah, beyaz ya da tek renkli zeminler aldı; ortada yırtılmış kağıt şeritler kıvrılıyor ve keskin bir ışık altında zemine uzun gölgeler düşürüyordu. 1972’den 1989’a uzanan bu “Kurdeleler” (Ribbons) dizisinde gölge resmin asıl kahramanıdır. Christie’s’in katalog metnine göre Doğançay ışığı gölgesiz düşünemezdi, ona göre gölgesiz ışık dengesizdi. Kurdelelerin kıvrımları ve gölgeleri çoğu zaman hat sanatını çağrıştırır; sanatçı bunu bazı eserlerinin adlarına da yansıttı.

Koniler ve gerçeğin iki kez yazılması

1980’lerde Kurdeleler ve “Yarıp Geçenler” (Breakthrough) dizilerinden “Koniler” (Cones) doğdu: yüzeyden kalkıp kıvrılan kağıt külahlar, araya yerleştirilmiş gerçek gazete ve dergi sayfaları, alevle isleştirilmiş (fümaj) yüzeyler. Dizinin en tanınan üç eseri, 1987’de ilk İstanbul Bienali’nde yan yana sergilenen “Mavi Senfoni”, “Mimar Sinan” ve “Muhteşem Çağ”dır. Sultanahmet Camii’nden yola çıkan Mavi Senfoni, 2009’da İstanbul’da Antik A.Ş.’nin müzayedesinde rekor bir fiyata satıldı ve uzun süre Türk çağdaş sanatının en pahalı eseri olarak anıldı. Sonraki yıllarda “Çifte Gerçeklik” (Double Realism) gibi yeni dizilerle duvar temasını sürdürdü. Yırtık afişler ve kolajlar onu kimi zaman Robert Rauschenberg’e ve Pop Art sanatçılarına yaklaştırsa da Doğançay her zaman duvarın kendisine sadık kaldı.

Burhan Doğançay’ın en önemli 10 eseri

Seçkide müze koleksiyonlarındaki eserlerin yanı sıra müzayedelerde gösterilmiş, künyesi açıkça yayımlanmış eserler de var. Künyeler İstanbul Modern, Türkiye İş Bankası, Guggenheim, LACMA ve Walker Sanat Merkezi’nin kayıtlarından ve müzayede evlerinin kataloglarından alındı.

1. Kırmızı ve Siyah Kompozisyon (1974)

Burhan Doğançay, Kırmızı ve Siyah Kompozisyon
Burhan Doğançay, Kırmızı ve Siyah Kompozisyon (Red & Black Composition) (1974). Görsel: Christie’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Christie’s Dubai, 2015)

Tuval üzerine akrilik, 151,1 x 151,1 cm. Arkasında “Mayıs 1974, New York” notuyla imzalı. Kırmızı bir zeminin üzerinde yırtılmış siyah ve hardal rengi kağıt parçaları, açılan yarıklardan sarkan kıvrık bir şerit. Kurdeleler dizisinin ilk yıllarından, duvar dokusunun yerini henüz tam olarak ışık ve gölge oyununa bırakmadığı bir eser. Yırtıkların kenarındaki beyaz çizgiler, boyanmış olmalarına rağmen gerçek kağıt kadar inandırıcı.

2. İsrail Duvarlarından 29.12.73 (1975)

Burhan Doğançay, İsrail Duvarlarından 29.12.73
Burhan Doğançay, İsrail Duvarlarından 29.12.73 (29.12.73 from the Walls of Israel) (1975). Görsel: Walker Art Center.

Nerede: Walker Sanat Merkezi (Walker Art Center), Minneapolis

Kağıt üzerine kolaj, akrilik ve guaj, 56,8 x 38,4 cm. 1975’teki İsrail yolculuğundan doğan “İsrail Duvarları” grubundan. Hardal sarısı bir zeminin üzerinde, İbranice harfler ve “29.12.73” tarihi okunan yırtık afiş parçaları. Doğançay’ın anlattığına göre duvarlardan topladığı afiş artıklarıyla dolu bavulu New York gümrüğünde saatlerce bekletilmişti; bu kolajlarda o bavuldan çıkan gerçek parçalar, göz yanıltan boyamayla bir arada kullanıldı. Sanatçıya göre bunlar belli bir duvarın kopyası değil, gördüğü pek çok duvarın izlenimiydi.

3. İsimsiz (1977)

Burhan Doğançay, İsimsiz
Burhan Doğançay, İsimsiz (1977). Görsel: Solomon R. Guggenheim Museum.

Nerede: Solomon R. Guggenheim Müzesi koleksiyonu, New York

Kağıt üzerine guaj ve suluboya, 28,6 x 38,1 cm. Kırık beyaz bir kağıdın ortasında yırtılarak açılmış bir delik; içinden sarı, kırmızı ve siyah şeritler fışkırıyor, mor bir gölge sağa doğru koşan bir figür gibi uzanıyor. Küçük boyutuna rağmen Kurdeleler dizisinin bütün dilini taşıyan bir çalışma. Guggenheim, Doğançay’ın eserini kalıcı koleksiyonuna alan ilk büyük müzeydi.

4. Kurdele 47 (1981)

Burhan Doğançay, Kurdele 47
Burhan Doğançay, Kurdele 47 (Ribbon 47) (1981). Görsel: LACMA.

Nerede: Los Angeles County Sanat Müzesi (LACMA), Los Angeles

Kağıt üzerine guaj, 76 x 57 cm. Lacivert bir zeminin ortasında, yırtılmış bir yarıktan yukarı kalkan dört pembe halka ve arkalarına düşen uzun gölge. LACMA’nın notu, hat sanatından ilham alan zarif kurdele biçimlerinin düz renkli zeminden fışkırır gibi durduğunu ve özellikle gölgeler sayesinde üç boyut kazandığını vurgular. Müze bu eseri bir eşiyle birlikte, Orta Doğu çağdaş sanatı koleksiyonunda saklıyor.

5. Küçük Bir Gece Müziği (1982)

Burhan Doğançay, Küçük Bir Gece Müziği
Burhan Doğançay, Küçük Bir Gece Müziği (A Little Night Music) (1982). Görsel: Christie’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Christie’s Dubai, 2008)

Tuval üzerine yağlıboya, 152,4 x 152,4 cm. Adı Mozart’ın ünlü serenadını (Eine kleine Nachtmusik) hatırlatan bu büyük tuvalde beyaz zeminin üst köşesinden renkli şeritler fırlıyor, altlarına uzanan lacivert gölgeler sanki bir el yazısı gibi aşağı doğru akıyor. Christie’s bu eseri Kurdeleler dizisinin önemli işlerinden biri olarak tanıttı; eser 1986’da New York’ta yayımlanan ilk Doğançay monografisinde de yer aldı. Gölgenin ışıktan daha fazla yer kapladığı, müzik gibi ritimli bir kompozisyon.

6. Soyut Kompozisyon (1984)

Burhan Doğançay, Soyut Kompozisyon
Burhan Doğançay, Soyut Kompozisyon (1984). Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Akrilik, 128 x 128 cm, “B. Doğançay 1984” imzalı. İş Bankası koleksiyon notunun deyişiyle mor bir zeminin üzerinde, yırtılan kağıtlı duvarlardan çıkan ve hat estetiğine öykünen kurdelelerle kurulu bir kompozisyon. Sarı, kırmızı ve gri şeritler yatay bir dalga gibi uzanırken mor gölgeleri aşağıda harfleri andıran biçimlere dönüşüyor. Bir Türk kurumunun koleksiyonundaki en karakteristik Kurdeleler örneklerinden.

7. Muhteşem Çağ (1987)

Burhan Doğançay, Muhteşem Çağ
Burhan Doğançay, Muhteşem Çağ (1987). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Tuval üzerine akrilik, kolaj ve fümaj, 162 x 361 x 9 cm; Eczacıbaşı Topluluğu bağışı. Doğançay’ın en büyük ve en ünlü işlerinden biri. Siyah bir zeminin üzerinde yüzlerce kıvrık kağıt külah; aralarından Osmanlı geleneksel sanatlarına ve padişahlara ait imgeler taşıyan dergi ve gazete sayfaları görünüyor. İstanbul Modern bu eseri, “Mavi Senfoni” ve “Mimar Sinan” ile birlikte Koniler dizisinin en yetkin üç örneğinden biri sayar. Üçü ilk kez 1987’de 1. İstanbul Bienali’nde yan yana sergilendi.

8. İsimsiz (1988)

Burhan Doğançay, İsimsiz
Burhan Doğançay, İsimsiz (1988). Görsel: Sotheby’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2013)

Tuval üzerine akrilik, kolaj ve fümaj, 101 x 101 cm; arkasında “1988 NYC” notuyla imzalı. Muhteşem Çağ ile aynı tekniğin daha karanlık bir yorumu: isle kararmış bir yüzeyin üzerinde kıvrık kağıt külahlar ve aralarından bakan yüzler, gözler, bıyıklı erkek portreleri. Kalabalık bir şehirde duvara yapıştırılmış afişlerin arasından insanlar bize bakıyormuş gibi. Sanatçının kendisinden 1988’de alınmış, Sotheby’s’e kadar aynı ailede kalmış bir eser.

9. Kalbini Aç (1998)

Burhan Doğançay, Kalbini Aç
Burhan Doğançay, Kalbini Aç (Open up your heart) (1998). Görsel: Aguttes.

Nerede: Özel koleksiyon (Aguttes, Paris)

Tuval üzerine karışık teknik ve kolaj, 102 x 102 cm. Özgün adı “Open up your heart”. Kurdelelerin temiz zeminlerinden sonra Doğançay’ın yeniden kirli, dokulu duvarlara döndüğü dönemin bir örneği. Buruşturulmuş, isle lekelenmiş koyu bir yüzeyde üç kırmızı kalp; ikisinin ortası yırtılmış. Sokak duvarlarına çizilen aşk işaretlerinin, zamanla soyulan afişlerin ve sprey boyanın tuvale taşınmış hali.

10. Halkalar (2008)

Burhan Doğançay, Halkalar
Burhan Doğançay, Halkalar (Rings) (2008). Görsel: Christie’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Christie’s Dubai, 2008)

Tuval üzerine karışık teknik, 150 x 150 cm. Christie’s kataloğunda “duvar heykeli” dizisinden diye geçen geç dönem işlerinden. Siyah, yıpranmış bir zeminin ortasında mavi, sarı, siyah, yeşil ve kırmızı beş halka; bu haliyle Olimpiyat halkalarını hatırlatıyor. Kurdelelerin kıvrımı burada kapalı bir daireye dönüşmüş, gölgeler yine zemine düşüyor. Doğançay’ın ileri yaşlarında da aynı oyunla, ışık, gölge ve duvar arasındaki ilişkiyle uğraşmayı sürdürdüğünü gösteriyor.

Burhan Doğançay’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

İstanbul’da ilk adres Karaköy’deki İstanbul Modern. Muhteşem Çağ müzenin koleksiyonunda; koleksiyondaki her eser her zaman sergide olmadığı için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Müze salı, çarşamba, perşembe, cumartesi ve pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00 arasında açık, pazartesi kapalı. Güncel bilgi için müzenin ziyaret sayfasına bakabilirsiniz.

Beyoğlu’nda, Balo Sokak’taki Doğançay Müzesi sanatçının yaklaşık elli yıllık üretimini ve babası Adil Doğançay’ın resimlerini bir arada gösteren müze olarak kuruldu. Ancak müze 2020’lerin başından beri restorasyon ve bakım gerekçesiyle ziyarete kapalı. Yeniden açılıp açılmadığını gitmeden önce mutlaka kontrol edin. İstiklal Caddesi’ndeki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda da 1984 tarihli Soyut Kompozisyon bulunuyor.

Yurt dışında Doğançay’ın eserleri 70’ten fazla müzenin koleksiyonunda. New York’ta Guggenheim, Metropolitan ve MoMA; Londra’da British Museum ve Victoria and Albert Museum; Paris’te Centre Pompidou; Los Angeles’ta LACMA ve Minneapolis’te Walker Sanat Merkezi bunlardan yalnızca birkaçı.

Burhan Doğançay hakkında merak edilenler

Burhan Doğançay neden duvarları resmetti?

1963’te New York’ta yırtık bir afişle ve karalamalarla kaplı bir duvar görüp onu “en güzel soyut resim” olarak tanımladı. Ona göre duvarlar toplumun aynasıydı: reklamlar, siyasi afişler ve sokaktaki insanların yazdıkları bir şehrin toplumsal ve siyasi değişimini kaydediyordu.

Kurdeleler dizisi nedir?

Doğançay’ın 1972–1989 arasında yaptığı, en tanınan dizisi. Düz bir zeminde yırtılmış kağıt şeritler kıvrılır ve keskin gölgeler düşürür. Şeritlerin ve gölgelerin biçimi çoğu zaman hat sanatını çağrıştırır.

Mavi Senfoni nedir?

Doğançay’ın Koniler dizisinden, 1987’de ilk İstanbul Bienali için yaptığı ve Sultanahmet Camii’nden yola çıkan büyük tuvali. 2009’da İstanbul’da bir müzayedede rekor bir fiyata satıldı ve uzun süre Türk çağdaş sanatının en pahalı eseri olarak anıldı. Kardeş eserlerinden Muhteşem Çağ İstanbul Modern’de, Mimar Sinan ise özel bir koleksiyonda.

Doğançay Müzesi nerede, açık mı?

Beyoğlu’nda, Balo Sokak’ta, yaklaşık 150 yıllık beş katlı bir binada. 2004’te açıldı; ancak 2020’lerin başından beri restorasyon ve bakım nedeniyle ziyarete kapalı. Gitmeden önce güncel durumunu kontrol edin.

Burhan Doğançay ne zaman ve nerede öldü?

16 Ocak 2013’te İstanbul’da, tedavi gördüğü hastanede 83 yaşında hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Bodrum Turgutreis’te toprağa verildi.

Kısaca Burhan Doğançay

Doğum11 Eylül 1929, İstanbul
Ölüm16 Ocak 2013, İstanbul (83 yaşında); Turgutreis’te defnedildi
İlk hocalarıBabası Adil Doğançay ve Arif Kaptan
EğitimAnkara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1950); Paris’te ekonomi doktorası ve Académie de la Grande Chaumière (1950–1955)
Dönüm noktası1963, New York’ta 86. Cadde’deki duvar
Önemli dizileriGenel Kent Duvarları, Kurdeleler (1972–1989), Koniler, Yarıp Geçenler, Çifte Gerçeklik, Dünyanın Duvarları (fotoğraf)
TeknikleriAkrilik, guaj, kolaj, fümaj, fotoğraf, baskı, heykel, duvar halısı
Kurduğu müzeDoğançay Müzesi, Beyoğlu (2004)
Önemli eserleriMuhteşem Çağ, Mavi Senfoni, Mimar Sinan, Ribbon Mania, Kurdele 47

Burhan Doğançay bize duvarlara bakmayı öğretti. Yırtık bir afiş, silinmiş bir slogan, üstüne kalp çizilmiş bir sıva; hepsi onun gözünde bir şehrin hafızasıydı. Bir dahaki sefere sokakta kat kat afişlerle kaplı bir duvarın önünden geçerken bir an durursanız, o duvarda belki siz de bir Doğançay resmi görürsünüz.

Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, Paris ve New York arasında yolu kesişen kuşağından Abidin Dino ve Fahrelnissa Zeid yazılarıma, Türkiye’de çağdaş sanatın en büyük vitrini için de İstanbul Modern rehberime göz atabilirsiniz.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler