Abidin Dino: Resimden Sinemaya Uzanan Çok Yönlü Sanatçı

Abidin Dino kimdir?
Abidin Dino (1913–1993), İstanbul’da doğan, resmin yanında karikatür, illüstrasyon, seramik, sinema ve yazıyla da uğraşan çok yönlü bir sanatçı. 1933’te d Grubu’nun, 1938’de Yeniler Grubu’nun kurucuları arasında yer aldı, 1940’ta siyasi nedenlerle Adana’ya sürüldü ve 1952’den sonra hayatını Paris’te sürdürdü. Uzun Yürüyüş ve Savaşın Vahşeti gibi resimleri bugün Sakıp Sabancı Müzesi’nde.
Abidin Dino, Türk resminde tek bir kalıba sığmayan sanatçıların başında geliyor. Ressamdı ama aynı zamanda karikatürist, illüstratör, seramikçi, film dekoratörü, belgesel yönetmeni ve yazardı. İstanbul, Leningrad, Adana ve Paris arasında geçen hayatı, 20. yüzyılın çalkantılı tarihini neredeyse adım adım izler. Eserlerinin ve kişisel arşivinin önemli bir kısmını bugün Sakıp Sabancı Müzesi’nde görebilirsiniz.
Okula gitmeden, akademide ders almadan kendi yolunu bulan bir sanatçı. Bu yazıda önce Abidin Dino’nun hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli eserlerini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Abidin Dino kimdir?
İstanbul, Cenevre ve Paris’te bir çocukluk
Abidin Dino 23 Mart 1913’te İstanbul’da doğdu. Ailesi aynı yıl Cenevre’ye, 1920’de de Paris’e yerleşti. Çocukluğu bu iki şehirde geçti; anne ve babasını kaybettikten sonra 1925’te İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de iki yıl okudu, sonra eğitimini yarıda bırakıp resme ve karikatüre yöneldi.
Babıali’de ilk çizgiler ve d Grubu
Geçimini sağlamak için Babıali’ye, yani gazete ve dergilerin dünyasına girdi. Karikatürleri ve yazıları çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Hiçbir zaman akademik bir resim eğitimi almadı. 1933’te Nurullah Berk, Cemal Tollu, Zeki Faik İzer, Elif Naci ve heykeltıraş Zühtü Müridoğlu ile birlikte d Grubu’nu kurdu. Grubun amacı, Batı’daki modern sanat akımlarını Türkiye’ye tanıtmaktı. Aynı yıllarda Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali ile yakın dostluklar kurdu, Nazım Hikmet’in şiir kitaplarının kapaklarını çizdi.
İstanbul Ansiklopedisi’ne göre ilk desenleri 1928’de dergi ve gazetelerde yayımlandı. Bu yıllarda halk resimlerini, tiyatro afişlerini ve araba süslemelerini inceledi. 1931’de Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Şehir kitabını resimledi.
Leningrad’da sinema, Paris’te yeni dostlar
Sovyet yönetmen Sergey Yutkeviç’in davetiyle 1934’te Leningrad’a gitti ve Lenfilm stüdyolarında çalıştı. Yutkeviç’in Madenciler ve Tüfekli Adam filmlerinde yer aldı. Sakıp Sabancı Müzesi’nin aktardığına göre Stalin döneminin artan tehlikeleri onu Sovyetler Birliği’nden ayrılmaya yöneltti.
1937’de Paris’e yerleşti; Tristan Tzara, Pablo Picasso, Gertrude Stein, Jean Cocteau ve André Malraux ile dostluklar kurdu. Librettosunu Gertrude Stein’ın yazdığı Faustus Lights the Lights operasının dekor ve kostümlerini tasarladı.
Yeniler Grubu ve Adana sürgünü
1938’de Türkiye’ye döndü ve Yeniler Grubu’nun kurucuları arasında yer aldı. Grubun 1941’deki ilk sergisi olan Liman Sergisi’ne Balıkhane adlı eseriyle katıldı. 1940’ta siyasi görüşleri nedeniyle önce Çorum’a, ardından Adana’ya sürüldü. İş Sanat’ın aktardığına göre Adana’da 1942–1946 yılları arasında kaldı ve bu yıllarda köylülerin ve tarım işçilerinin hayatını resmetmeye başladı. Paris’in sanat çevrelerinden gelen bir sanatçının Çukurova’nın tarlalarıyla karşılaşması, resminin yönünü de değiştirdi. 1943’te Güzin Dike ile evlendi; Güzin Dino ömrünün sonuna kadar yanında oldu. 1944’te yazdığı tiyatro oyunu Kel yasaklandı.
Sürgün kararından hemen önce, 1939’da, New York Dünya Sergisi’ndeki Türk pavyonlarının düzenlenmesinde görev almıştı. Kısa süre içinde dünyanın en büyük fuarlarından birinde ülkesini temsil eden bir sanatçının, kendi ülkesinde bir taşra kentine gönderilmesi, Abidin Dino’nun hayatındaki keskin dönüşlerin ilk örneklerinden biri.
Abidin Dino’nun Paris yılları
1952’de yeniden Paris’e yerleşti ve hayatının geri kalanını orada geçirdi. Aynı yıl Venedik Bienali’ne katıldı. Yine o yıl İstanbul’da seramiklerine el konulduğu, Güzin Dino’nun bir mektubunda seramiklerin üzerine orak çekiç çizildiğini yazdığı aktarılır. 1950’lerde Vallauris’teki Madoura seramik atölyesinde çalıştı; Picasso ve Marc Chagall da aynı atölyede üretiyordu.
Paris’teki ilk sergisini 1955’te Klébert Galerisi’nde açtı. 1956’dan 1971’e kadar Quai Saint-Michel’de, daha önce Max Ernst’in kullandığı atölyede yaşadı. Louis Aragon’a ithafen, aralarında Joan Miro ve Picasso’nun da bulunduğu 80 çağdaş sanatçının katıldığı “Paris Köylüsüne Saygı” sergisini hazırladı. 1964’te Paris, Brüksel, Berlin, Viyana ve Roma’da gösterilen Çağdaş Türk Sanatı Sergisi’ne katıldı; Amsterdam, Paris ve New York’ta kişisel sergiler açtı. 1968’de Henriette Gomez Galerisi’nde seramik panolarını sergiledi.
1966’da Londra’daki FIFA Dünya Kupası’nı anlatan Goal! belgeselini çekti. Paris’e yerleştikten sonra Türkiye’deki ilk sergisi 1969’da Galeri Bir’de açıldı. 1979’da Fransız Plastik Sanatlar Birliği UNAP’ın onursal başkanlığına seçildi.
Son yılları
1987’de Cannes Film Festivali’nin afişini tasarladı. Hayatının son yıllarında hastalıkla mücadele etti. 23 Eylül 1993’te, Güzin Dino ile evliliklerinin 50. yılını Paris’te La Coupole’de kutladılar. Abidin Dino 7 Aralık 1993’te Paris’te öldü ve İstanbul’da Rumelihisarı’nda toprağa verildi. Eşi Güzin Dino, sanatçının mektuplarını, fotoğraflarını ve belgelerini içeren arşivi daha sonra Sakıp Sabancı Müzesi’ne bağışladı.
Abidin Dino’nun sanat anlayışı
Akademisiz bir ressam
Abidin Dino, kuşağındaki pek çok ressamın aksine akademiden geçmedi. Resmi çizgiyle, karikatürle ve dergi sayfalarında öğrendi. Bu yüzden onun resimlerinde çizgi her zaman önde durur. Az sayıda, kararlı çizgiyle bir yüzü, bir eli ya da bir kalabalığı kurmayı sever.
Modernizmden toplumsal gerçekçiliğe
d Grubu yıllarında Abidin Dino’nun ilgisi, Batı’daki modern akımları Türk resmine taşımaktı. Yeniler Grubu ve Adana sürgünüyle birlikte bakışı insana, emeğe ve yoksulluğa döndü. Balıkçıları, liman işçilerini, köylü kadınları resmetti. İş Sanat, onun işçilerin çalışma koşullarını ve köylülerin gündelik hayatını anlatan eserlerini Türkiye’de toplumcu gerçekçi resmin önemli örnekleri arasında sayar.
Uzak Doğu’dan gelen fırça
Paris yıllarında resmi değişti. 1950’lerde Uzak Doğu resminden etkilenerek Uzun Yürüyüş adlı bir dizi resim yaptı. Bu resimlerde geniş, boş manzaralar ve küçük, yürüyen insan figürleri öne çıkar. Bir yandan da savaşı ve şiddeti konu alan sert resimler üretti. Hayatının sonuna kadar resmin yanında seramik, heykel ve illüstrasyonu bırakmadı; sanat ve siyaset üzerine pek çok yazı yayımladı.
Abidin Dino’nun elleri ve acı resimleri
Abidin Dino’nun resimlerinde eller ayrı bir yer tutar. DergiPark’ta yayımlanan “Abidin Dino ve Eller” makalesi, sanatçının bu konuya farklı tekniklerle tekrar tekrar döndüğünü ve eserlerinin düşünce ile duygunun birlikte değerlendirilmesine dayandığını vurgular. Sakıp Sabancı Müzesi’nin aktardığına göre 1967’de yaptığı Acı Resimleri ise ancak 1988’de sergilenebildi. Uzun yıllar beklemiş bu resimler, Abidin Dino’nun insanın kırılganlığına bakmaktan hiç kaçınmadığını hatırlatıyor.
Abidin Dino’nun en önemli eserleri
Abidin Dino’nun üretimi tek bir tekniğe sığmadığı için bu listede yağlıboyalar, mürekkep desenler ve bir belgesel film yan yana duruyor. Hepsi bugün herkesin görebileceği koleksiyonlarda ya da kayıtlarda. Eserlerin önemli bir kısmının tarihi müze kayıtlarında belirtilmediği için, tarih yalnızca kaynakta geçtiğinde yazıldı.
1. Kuvayi Milliye İnsanları (yaklaşık 1939–1941)

Nerede: İstanbul Modern, İstanbul (Oya – Bülent Eczacıbaşı Koleksiyonu)
Nazım Hikmet’in Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yazdığı Kuvayi Milliye Destanı için çizilmiş 14 parçalık bir mürekkep desen dizisi. Her biri yaklaşık 29 x 22,5 cm. Kurtuluş Savaşı’nın sıradan insanlarını, Abidin Dino’nun en güçlü yanı olan çizgiyle anlatıyor. İki dostun, şairle ressamın, aynı destan üzerinde buluştuğu bir eser.
2. Köylü Kadın

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, İstanbul
Elinde su testisi tutan, adı bilinmeyen bir köylü kadın. Yağlıboya, 59 x 44 cm ve tarihsiz. Figür kalın, lekeli siyah çizgilerle, neredeyse stilize biçimde kurulmuş. Kadının yüzündeki kabulleniş, resmi bir portreden çok kırsal hayata ve kadın emeğine dair bir söze dönüştürüyor.
3. Uzun Yürüyüş

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
Açık ve koyu kahverengiler, sarı ve siyahla Asya’nın bozkırlarını anlatan bir resim. Ellerinde değnek olan yedi insan, bitmeyen bir manzaranın içinde yürüyor; gölgeleri bozkıra ve dağlara düşüyor. Tuval üzerine yağlıboya, 161 x 95,5 cm. Abidin Dino bu konuyu bir dizi halinde çalıştı ve Uzun Yürüyüş resimleri 1956, 1957 ve 1964’te sergilendi.
4. Savaşın Vahşeti (1955)

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
Paris yıllarında yapılmış, savaşın insana yaptıklarını konu alan sert bir resim. Tuval üzerine yağlıboya, 130 x 96 cm; sağ altta koyu boyayla “Abidin” imzası var. Uzun Yürüyüş’ün sakin bozkırlarıyla yan yana düşünüldüğünde, Abidin Dino’nun insana olan inancının iki yüzünü gösteriyor: umut ve öfke.
5. Nazım Hikmet portresi

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul
Abidin Dino’nun yakın dostu Nazım Hikmet’i çizdiği mürekkep bir portre. İkisinin dostluğu 1930’larda kitap kapaklarıyla başladı, Paris yıllarına kadar sürdü. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Abidin Dino Arşivi’nde de Nazım Hikmet’le birlikte çekilmiş fotoğraflar yer alıyor.
6. İmzalarım ve Natürmort

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, İstanbul
Köylü Kadın’la birlikte Türkiye İş Bankası koleksiyonundaki üç Abidin Dino eserinden ikisi. Müzenin kalıcı sergisi “Türk Resmini İzlemek” ile “Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisinde yer aldılar. Adı bile Abidin Dino’nun oyunbaz tarafını gösteren İmzalarım, onun çizgiyle ve kendi adıyla oynamayı ne kadar sevdiğini hatırlatıyor.
7. Goal! (1966)

Nerede: Bir resim değil, bir belgesel film.
Abidin Dino’nun 1966’da Londra’daki FIFA Dünya Kupası’nı konu alan belgeseli. Sakıp Sabancı Müzesi’nin aktardığına göre film Robert Flaherty Ödülü’nü kazandı. Bir ressamın kamerayla futbolu anlatması, onun hiçbir alanı kendine yabancı görmediğinin en güzel örneklerinden biri.
Abidin Dino’nun eserlerini nerede görebilirsiniz?
Abidin Dino için ilk durak Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi. Uzun Yürüyüş ve Savaşın Vahşeti müzenin resim koleksiyonunda. Güzin Dino’nun bağışladığı Abidin Dino Arşivi de burada; mektuplar, fotoğraflar, yazı taslakları ve gazete kupürlerinden oluşuyor. Seçilmiş fotoğraflara müzenin dijital platformu digitalSSM üzerinden ulaşılabiliyor. Müze 2007–2008’de “Abidin Dino – Bir Dünya” adlı kapsamlı bir sergiye de ev sahipliği yaptı.
Arşivdeki fotoğraflar, Abidin Dino’nun dünyasına açılan küçük pencereler gibi. Paris’te Nazım Hikmet, Avni Arbaş, Édouard Pignon ve Picasso ile, İstanbul’da Yeniköy’de çekilmiş kareler var; bazıları Ara Güler’in objektifinden. Resimleri kadar çevresini de merak edenler için arşiv, sergiler kadar değerli bir kaynak. İstanbul Ansiklopedisi ayrıca sanatçının eserlerinin İstanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda bulunduğunu belirtir.
Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde Köylü Kadın, İmzalarım ve Natürmort var. İstanbul Modern’de Kuvayi Milliye desenleri Eczacıbaşı koleksiyonundan uzun süreli ödünç olarak bulunuyor. Eserlerin o gün sergide olup olmadığı değişebildiği için gitmeden önce müzelerin güncel bilgilerini kontrol etmenizi öneririm: Sakıp Sabancı Müzesi.
Abidin Dino hakkında merak edilenler
Abidin Dino hangi akımın temsilcisi?
Tek bir akıma bağlanmaz. Gençliğinde modernist d Grubu’nun kurucuları arasındaydı, 1940’larda Yeniler Grubu’yla toplumcu gerçekçi resme yöneldi, Paris yıllarında ise Uzak Doğu resminden etkilenen kendine özgü bir dil geliştirdi.
Abidin Dino neden Adana’ya sürüldü?
1940’ta siyasi görüşleri nedeniyle önce Çorum’a, sonra Adana’ya sürüldü. Adana yılları, köylüleri ve tarım işçilerini resmetmeye başladığı dönem oldu.
Abidin Dino’nun eşi kimdir?
Eşi Güzin Dino. 1943’te evlendiler. Güzin Dino, sanatçının ölümünden sonra arşivini Sakıp Sabancı Müzesi’ne bağışladı.
Abidin Dino ile Nazım Hikmet arasında nasıl bir bağ vardı?
Yakın dosttular. Abidin Dino 1930’larda Nazım Hikmet’in kitaplarının kapaklarını çizdi, daha sonra Kuvayi Milliye Destanı için bir desen dizisi hazırladı ve şairin portresini yaptı.
Abidin Dino nerede öldü?
7 Aralık 1993’te Paris’te öldü. İstanbul’da Rumelihisarı’nda toprağa verildi.
Abidin Dino’nun eserleri hangi müzelerde?
Başlıca Sakıp Sabancı Müzesi, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi ve İstanbul Modern’de. Sanatçının kişisel arşivi de Sakıp Sabancı Müzesi’nde.
d Grubu nedir?
1933’te Abidin Dino, Nurullah Berk, Cemal Tollu, Zeki Faik İzer, Elif Naci ve heykeltıraş Zühtü Müridoğlu’nun kurduğu sanatçı grubu. Amaçları Batı’daki modern sanat akımlarını Türkiye’ye tanıtmak ve sanat ortamına çeşitlilik getirmekti.
Abidin Dino sinemayla nasıl ilgilendi?
1934’te Leningrad’da Lenfilm stüdyolarında Sergey Yutkeviç’in filmlerinde çalıştı. 1966’da Londra’daki Dünya Kupası’nı anlatan Goal! belgeselini çekti, 1987’de Cannes Film Festivali’nin afişini tasarladı.
Abidin Dino Picasso’yu tanıyor muydu?
Evet. 1937’de Paris’e yerleştiğinde Picasso’yla dostluk kurdu, 1950’lerde Vallauris’teki Madoura atölyesinde onunla aynı çevrede seramik üretti. Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki arşivde ikisinin birlikte fotoğrafları da var.
Kısaca Abidin Dino
| Doğum | 23 Mart 1913, İstanbul |
| Ölüm | 7 Aralık 1993, Paris |
| Eğitim | Akademik resim eğitimi almadı; Robert Kolej’i yarıda bıraktı |
| Gruplar | d Grubu (1933), Yeniler Grubu (1938) |
| Üslup | Güçlü çizgi; toplumcu gerçekçilikten Uzak Doğu etkili resme |
| Diğer alanları | Karikatür, illüstrasyon, seramik, heykel, sinema, yazı |
| En ünlü eserleri | Uzun Yürüyüş, Savaşın Vahşeti, Köylü Kadın, Kuvayi Milliye desenleri |
| En iyi görüleceği yer | Sakıp Sabancı Müzesi |
Diğer Türk ustalar için Türk Ressamlar sayfasına bakabilirsiniz.






