Devrim Erbil: İstanbul’u Kuşların Ritmiyle Resmeden Ressam

Devrim Erbil kimdir?
Devrim Erbil (1937, Uşak), İstanbul’u kuşbakışı, binlerce ince çizgiden örülmüş titreşen bir doku olarak resmeden ressam, akademisyen ve Devlet Sanatçısı. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisiydi, 1963’te Mavi Grup’un kurucuları arasında yer aldı. Doğayı soyutlayan ritmik resimlerinden İstanbul ve Anadolu’nun camilerini, kuş sürülerini ve kent dokusunu işleyen tuvallerine uzanan 60 yılı aşkın bir sanat hayatı var.
Devrim Erbil’in bir İstanbul resmine yaklaştığınızda, uzaktan bir kent manzarası gibi görünen şeyin aslında sayısız küçük çizgiden, pencereden, kubbeden ve kanat çırpan kuştan oluştuğunu fark edersiniz. Biraz geri çekilince bu çizgiler yeniden birleşir ve Haliç, Süleymaniye ya da Ayasofya belirir. Erbil’in resmi, çok yaklaşınca soyut, uzaktan bakınca gerçek olan bir oyundur.
Sanatçının kendi deyişiyle amacı, eserleriyle “bir anlık bir mutluluk duygusu, yaşam sevinci” vermek. Bu yazıda Devrim Erbil’in hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.
Devrim Erbil kimdir?
Uşak’tan Bedri Rahmi atölyesine
Devrim Erbil 1937’de Uşak’ta doğdu. 1955’te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi ve İstanbul Modern’in biyografisine göre 1959’da Halil Dikmen ile Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olarak mezun oldu. 1962’de Akademi’ye asistan olarak girdi; Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cemal Tollu ve Cevat Dereli’nin atölyelerinde görev aldı.
Mavi Grup ve ilk ödüller
1963’te Altan Gürman, Adnan Çoker, Sarkis ve Tülay Tura ile birlikte Mavi Grup’u kurdu. 1965’te İspanya hükümetinin bursuyla Madrid ve Barselona’da araştırmalar yaptı. Sanatçının resmi sitesindeki biyografiye göre 1966’da V. Tahran Bienali’nde birincilik ödülü aldı, 1969’da Türkiye Çağdaş Ressamlar Cemiyeti tarafından “Yılın Genç Ressamı” seçildi, 1972’de 9. İskenderiye Bienali’nde resim ikincilik ödülünü kazandı. 1973’te Cumhuriyet’in 50. yılı için düzenlenen resim ve heykel yarışmasında “Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü”nü aldı.
Akademi, müze ve Devlet Sanatçılığı
1979’da Tophane’deki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin müdürlüğünü üstlendi. 1981’de profesör oldu ve uzun yıllar Akademi’de, bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde ders verdi. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 2000’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü’nü kazandı; aynı yıl Balıkesir’de adını taşıyan bir çağdaş sanat müzesi açıldı. 2005’te Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin kurucu dekanı oldu, 2015’te Devrim Erbil Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfı’nı kurdu. 2019’da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.
Bugün
Devrim Erbil İstanbul’da yaşamaya ve üretmeye devam ediyor. 60. sanat yılı, 2024’te İstanbul Sinema Müzesi’nde açılan ve kızı Renk Erbil’in küratörlüğünü yaptığı “Inspirations” sergisiyle kutlandı. 2026 baharında ressam Akın Ekici’yle birlikte “Ters Yüz İmgeler” adlı ortak bir sergi açtı ve açılışta sanat eğitiminin erken yaşta başlaması gerektiğini vurguladı.
Devrim Erbil’in sanat anlayışı
Doğanın bittiği, soyutun başladığı yer
İstanbul Modern’e göre Erbil çalışmalarında “doğanın nerede bittiğini ve soyutlamanın nerede başladığını” arar. Kuş sürülerinden kışın çıplak kalan dallara kadar doğadaki enerjiyi yakalamak için geometrik biçimlerden yararlanır. İzleyiciden basit bir ormana değil, aralarından ışık dereleri akan bir dallar ormanına bakmasını ister. Sanatçının sitesindeki tanımla o, “resmin şairi”dir; birbirine benzeyen ama tıpatıp aynı olmayan tekrarlar, onun resminin temel ritmini oluşturur.
Matrakçı Nasuh’tan bugünün İstanbul’una
Christie’s’in katalog metni, Erbil’in erken İstanbul görünümlerinin 16. yüzyılın ünlü minyatürcüsü Matrakçı Nasuh’un kent resimlerini güçlü biçimde hatırlattığını yazar: mücevher gibi parlak renkler, kuşbakışı ile cepheden görünüşün aynı resimde buluşması. Sonraki resimlerinde perspektif ve oranlar daha doğal, renkler ise tek renge yakın ve daha dışavurumcu hale gelir. Erbil bazen kenti kuşbakışı bir bakışla, bazen de “İkili Bakış” adını verdiği resimlerde olduğu gibi iki farklı açıyı aynı tuvalde birleştirerek gösterir; bir caminin hem dış siluetini hem de planını ya da kubbesinin içini.
Anadolu’da yaşam ve kuşların ritmi
Anadolu’nun kültürel mirası onun bakışını hep etkiledi; “Anadolu’da Yaşam Üstüne Çeşitlemeler” dizisi 1960’lar ve 1970’lerde resminin vazgeçilmez konusuydu. Kuşlar ise neredeyse imzası oldu: tuvaline dağılan yüzlerce kuş, sanatçının deyişiyle kanat seslerindeki müziği ve hareketlerindeki ritmi hissettirir. Erbil resmin yanında gravür, serigrafi, mozaik, vitray, seramik ve halı tasarımı gibi pek çok alanda da üretti.
Devrim Erbil’in en önemli 10 eseri
Seçkideki eserlerin künyeleri İstanbul Modern ve Türkiye İş Bankası’nın koleksiyon kayıtlarından ve sanatçının resmi sitesindeki eser kayıtlarından alındı. Kayıtta yer bilgisi yoksa “sanatçının arşivi” yazıldı.
1. Bir Anadolu Kasabasında Yaşantı Üzerine Çeşitlemeler 2 (1963)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 130 x 180 cm. Mavi Grup’u kurduğu yıldan. Sarı ve okra tonlarında, sıcak bir yüzeyde ince kahverengi çizgiler küçük evleri, avluları ve sokakları andıran bir ızgara oluşturuyor; ortada açık renkli bir dikdörtgen bir meydan ya da bir avlu gibi parlıyor. Kasaba burada bir manzara olarak değil, yukarıdan bakılan bir doku olarak beliriyor. Erbil’in Anadolu’da yaşamı konu alan uzun soluklu dizisinin ve kuşbakışı bakışının ilk örneklerinden.
2. Doğa Yorumu (1965)

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, İstanbul (İsmet Titiz bağışı)
Tuval üzerine yağlıboya, 255 x 500 cm. Dev boyutlu, yatay bir tuval: açık sarı ve gri alanların üzerinde koyu kahverengi çizgiler dikey ağaç gövdeleri ve dallar gibi yükseliyor. İstanbul Modern’in anlattığına göre ilk bakışta düz bir biçimler yayılımı gibi görünen resim, dikkatle bakınca karmaşık bir dokular labirentine dönüşür; ince sarı boya katmanları biçimler arasında ışık dereleri oluşturur, spatülle sürülmüş kalın kahverengi boya ağaç kabuğunun pürüzlülüğünü hatırlatır. Sanatçının sitesinde benzer ölçülerde bir eser “Doğa Tutkusu” adıyla ve 1967 tarihiyle anılır; künyede müzenin kaydı esas alındı.
3. Bayram Namazı (1970)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 100 x 81 cm. Mor, gri ve pembe tonlarında bir yüzeyde kırmızı bir çizgi bir avlu duvarı gibi kompozisyonu çevreliyor; üst kısımda kubbeli bir cami, altında ise yan yana dizilmiş, secdeye varmış cemaat sıraları. Figürler tek tek ayırt edilmekten çok, bir dua ritmi gibi tekrar ediyor. Erbil’in Anadolu’da yaşam dizisinin, gündelik ve dinsel törenleri bir desen gibi kurduğu güzel örneklerinden.
4. Bir Anadolu Kasabasında Yaşantı Üzerine Çeşitlemeler (1972)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 129,5 x 98 cm. Bu kez kasaba bir yamaca yaslanmış: açık bir zeminin üzerinde siyah çizgilerle çizilmiş evler, damlar, pencereler ve kubbeler üst üste yükseliyor, en üstte tepeler ve ağaçlar görünüyor. 1963’teki sarı, soyut versiyonla karşılaştırıldığında kasabanın artık tanınır biçimler kazandığı görülür. Sonraki yıllarda İstanbul’a uygulayacağı yoğun, çizgisel kent dokusunun habercisi.
5. Kurtuluş Savaşı ve Devrimler, triptiğin orta panosu (1973)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 100 x 100 cm; üç parçalı bir resmin ortası. Kırmızı ve beyaz dikey şeritlerden oluşan bir kalabalığın içinden Atatürk’ün ve Kurtuluş Savaşı’nın önderlerinin portreleri beliriyor; bayrak rengi bütün yüzeye yayılıyor. Cumhuriyet’in 50. yılında yapıldı; Erbil aynı yıl Cumhuriyet’in 50. yılı resim ve heykel yarışmasında “Atatürk ve Cumhuriyet Ödülü”nü aldı. Sanatçının tarihsel bir konuyu kendi çizgisel ritmiyle yorumladığı ender resimlerinden.
6. Ritmik Doğa Soyutlaması (1975)

Nerede: Sanatçının sitesindeki kayda göre İstanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul
Tuval üzerine yağlıboya, 180 x 85 cm. Uzun, dikey bir tuval: koyu mavi bir göğe beyaz ve gri kuşlar bir kar fırtınası gibi dağılmış, en altta çıplak ağaç gövdeleri ve beyaz bir şerit halinde bir kıyı görünüyor. Kuşların yoğunluğu yukarı çıktıkça artıyor ve resim bir sesin, bir kanat çırpışının ritmine dönüşüyor. Erbil’in doğayı geometrik bir ritimle soyutladığı ve kuşları resminin ana kahramanı yaptığı dönemin anahtar eserlerinden.
7. Ritmik Titreşim (1988)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 116 x 89 cm. Gri-beyaz bir zeminin üzerinde siyah ve gri, küçük kanat biçimli çizgiler bir bulut gibi toplanıp dönüyor; alt kenarda açık mavi bir şerit, sürünün altında bir gök ya da su gibi açılıyor. Uzaktan bakınca tek bir kütle gibi görünen sürü, yaklaştıkça yüzlerce ayrı kuşa ayrılıyor. Adı resmin ne anlattığını değil, nasıl titreştiğini söylüyor: Erbil için resim, gözün içinde sürekli hareket eden bir yüzeydir.
8. Gelenekten Günümüze / Osmanlı’dan İzler (2000)

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul
Yağlıboya, 150 x 100 cm. Bütün yüzeyi dolduran, kırmızı, lacivert, turuncu, sarı ve açık mavi küçük açılı biçimler; kenarlarda koyu bir çerçeve gibi yoğunlaşan lacivert ve siyah. Bir çini panosunu, bir kilimi ya da bir mozaiği andıran bu yoğun desen, adının işaret ettiği gibi Osmanlı süsleme geleneğinin ritmini çağdaş, soyut bir dille yeniden kuruyor. Erbil’in İstanbul manzaralarının dışındaki saf soyut resimlerine bir örnek.
9. Ayasofya İkili Bakış (2016)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 150 x 150 cm. Altın sarısı bir yüzeyde Ayasofya’nın kubbesi ve minareleri, çevresindeki kent dokusuyla birlikte beliriyor; üst kısımda ise yapının kırmızı ve beyaz çizgilerle çizilmiş planı siluetin üzerine biniyor. “İkili Bakış” dizisinin mantığı burada açıkça görülür: aynı yapıya hem dışarıdan hem de bir mimarın çizim masasından bakarız. Erbil’in son dönem İstanbul resimlerinin en tanınan örneklerinden.
10. Edirne Selimiye’de Namaz (2018)

Nerede: Sanatçının arşivi (resmi sitesindeki kayıt)
Tuval üzerine yağlıboya, 140 x 180 cm. Mimar Sinan’ın Edirne’deki şaheseri Selimiye Camii’nin kubbesine içeriden, aşağıdan yukarı bakıyoruz: merkezde bir yıldız gibi açılan bezeme, onu çevreleyen yarım kubbeler, pencere sıraları ve kemerler, hepsi ince siyah çizgiler ve altın, okra, kırmızı tonlarla örülmüş. 1970’teki “Bayram Namazı”ndan neredeyse yarım yüzyıl sonra, Erbil yine bir ibadet mekanını konu alıyor; ama bu kez cemaat yerine mimarinin kendisi dua ediyor gibi.
Devrim Erbil’in eserlerini nerede görebilirsiniz?
Karaköy’deki İstanbul Modern’in koleksiyonunda sanatçının 255 x 500 cm’lik Doğa Yorumu bulunuyor. Koleksiyon sergileri dönem dönem değiştiği için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Müze salı, çarşamba, perşembe, cumartesi ve pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00 arasında açık, pazartesi kapalı. Güncel bilgi için müzenin ziyaret sayfasına bakabilirsiniz.
Sanatçının bir dönem müdürlüğünü yaptığı İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda, sanatçının sitesindeki kayda göre Ritmik Doğa Soyutlaması yer alıyor. Türkiye İş Bankası’nın sanat koleksiyonundaki Gelenekten Günümüze / Osmanlı’dan İzler’i, İş Bankası’nın Google Arts & Culture sayfasında inceleyebilirsiniz. Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi’nin resim koleksiyonunda da büyük boyutlu bir İstanbul resmi var. Erbil’in eserleri ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Yapı Kredi gibi kurumların koleksiyonlarında bulunuyor; sanatçının yeni sergileri için resmi sitesini takip edebilirsiniz.
Devrim Erbil hakkında merak edilenler
Devrim Erbil hangi akımın temsilcisi?
Tek bir akıma bağlanmaz. Doğayı geometrik ve ritmik biçimlerle soyutlayan bir yaklaşımla başladı; zamanla kuşbakışı İstanbul görünümleri ve “İkili Bakış” resimleriyle soyut ile figüratif arasında kendine özgü bir dil kurdu. Mavi Grup’un kurucularındandır.
Mavi Grup nedir?
1963’te İstanbul’da Devrim Erbil, Altan Gürman, Adnan Çoker, Sarkis ve Tülay Tura’nın kurduğu sanatçı grubu. Grubun üyeleri, o yıllarda Akademi’nin genç kuşağından gelen ressamlardı.
Devrim Erbil neden kuş resmi yapar?
Kuşlar, sanatçının resimlerinde hareketin ve ritmin taşıyıcısıdır. Kendi sitesindeki tanıma göre Erbil, kuşların kanat seslerindeki müziği ve hareketlerindeki ritmi hissettirmeye çalışır; yüzlerce kuştan oluşan sürüler, tuvalin yüzeyini titreştiren bir doku yaratır.
Devrim Erbil Devlet Sanatçısı mı?
Evet. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. 2019’da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldü.
Devrim Erbil yaşıyor mu?
Evet. 1937 doğumlu sanatçı İstanbul’da yaşıyor ve üretmeye devam ediyor; 2026 baharında Akın Ekici’yle birlikte bir ortak sergi açtı.
Kısaca Devrim Erbil
| Doğum | 1937, Uşak |
| Eğitim | İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (1959, Halil Dikmen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyeleri) |
| Grubu | Mavi Grup (1963, kurucu) |
| Görevleri | Akademi’de profesör (1981), İstanbul Resim ve Heykel Müzesi müdürü (1979), Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi kurucu dekanı (2005) |
| Unvan | Devlet Sanatçısı (1991) |
| Önemli ödülleri | V. Tahran Bienali birincilik (1966), İskenderiye Bienali ikincilik (1972), Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü (2000), Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü (2019) |
| Konuları | Doğa soyutlamaları, Anadolu’da yaşam, kuşlar, İstanbul ve camiler |
| Önemli eserleri | Doğa Yorumu (1965), Bayram Namazı (1970), Ritmik Doğa Soyutlaması (1975), Ayasofya İkili Bakış (2016) |
Devrim Erbil, İstanbul’a altmış yılı aşkın bir süredir aynı tutkuyla bakıyor. Bazen bir kuşun gözünden, bazen bir mimarın çizim masasından, bazen de bir caminin kubbesinin altından. Onun resimlerinde kent hiç durmaz; çizgiler titreşir, kuşlar kanat çırpar ve izleyici her bakışta yeni bir ayrıntı keşfeder.
Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, Erbil’in hocası Bedri Rahmi Eyüboğlu ve İstanbul’u minyatür geleneğinden yola çıkarak yorumlayan Erol Akyavaş yazılarıma göz atabilirsiniz.
Bu Ay Nereye?
İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.






