Ömer Uluç: Sarmallardan Bir Canlılar Albümü Kuran Ressam

Ömer Uluç, 3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler

Ömer Uluç kimdir?

Ömer Uluç (1931–2010), sarmal fırça darbelerinden doğan cinleri, canavarları, hayvanları ve anne-bebek figürleriyle tanınan ressam ve heykeltıraş. Robert Kolej’de mühendislik okurken Nuri İyem’in atölyesinde resme başladı, Tavanarası Ressamları grubunda yer aldı. Londra, Paris, New York, Meksika ve Lagos’ta yaşadı; tuvalin dışına taşarak halat, hortum, alüminyum ve polyesterle çalıştı.

Ömer Uluç’un resimlerinde bir yumak gibi dolanan fırça darbeleri önce bir gövdeye, sonra bir yüze, bazen de bir kargaya, bir ayıya ya da bir yarasaya dönüşür. Sanki ressam tuvale bir şey çizmemiş de bir hareketi kaydetmiş gibidir. Mühendis olarak yetişen, ömrü boyunca bir şehirden ötekine taşınan Uluç, bu hareketi tuvalin içinde tutmakla yetinmedi; halatlara, hortumlara ve döküm heykellere taşıdı.

İstanbul Modern onu “modern sanatın keşif ve araştırma ruhunu sürekli taze tutan” sanatçılardan biri olarak tanımlar. Bu yazıda Ömer Uluç’un hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.

Ömer Uluç kimdir?

Mühendislik ve Nuri İyem atölyesi

Ömer Uluç 1931’de İstanbul’da doğdu. Sakıp Sabancı Müzesi’nin biyografisine göre 1949–1953 arasında Robert Kolej’de mühendislik okurken Nuri İyem’in atölyesinde canlı model ve natürmort çalışarak resme başladı. Önce figürlü resimler yaptı; Nuri İyem öncülüğündeki Tavanarası Ressamları grubuna katıldıktan sonra akademizme tepki olarak soyut dışavurumculuğa yöneldi.

Amerika yılları ve ilk sergi

1953’te Robert Kolej’i bitirince Amerika’ya gitti. 1953–1957 arasında Teksas, Boston ve New York’ta önce mühendislik, sonra resim eğitimi gördü; 1957’de mühendislik yüksek lisansını tamamladı ama resmi hiç bırakmadı. İlk kişisel sergisini 1955’te Boston’da açtı. Türkiye’ye döndükten sonra, 1958’de İstanbul’daki Amerikan konsolosluğunda Nuri İyem, Ferruh Başağa, İlhan Koman ve Şadi Çalık’la birlikte bir sergiye katıldı.

Londra’daki otel odasından Lagos’a

1965’te bir yıl Londra ve Paris’te yaşadı. İstanbul Modern’in 2025 sergisinde anlatıldığına göre “Armalar” dizisi, Londra’da bir otel odasında büyük kağıtlara kendi adını yazarken doğdu: “Ö” harfinin yuvarlaklığı zamanla bir forma, bir harekete ve bir desene dönüştü. Bu yuvarlak, kendi üzerine dönen çizgi, ömrünün sonuna kadar resimlerinin temel harfi oldu. 1969’da São Paulo Bienali’ne katıldı, 1970’te TRT Resim Yarışması’nda birincilik ödülünü aldı.

1972–1973 arasında Amerika ve Meksika’da, 1970’lerin ortasından 1977’ye kadar Nijerya’nın Lagos kentinde yaşadı. Afrika’nın renk anlayışı ve mitolojisi resimlerine güçlü kadın figürleri olarak girdi; “Afrika Kraliçesi” dizisi bu yılların ürünü. 1980’lerin başından itibaren Paris ile İstanbul arasında yaşadı. 1987’de ilk Uluslararası İstanbul Çağdaş Sanat Sergileri’ne, 1989’da 2. İstanbul Bienali’ne katıldı.

Son yılları

2005’te Yapı Kredi Yayınları’ndan kendi konuşma kayıtlarından seçtiği parçalardan oluşan “Heves Kuşu Durmaz Döner” adlı kitabı çıktı. Hayatının son iki yılında akciğer kanseri tedavisi gördü; tedavi sırasında bir eliyle ilaç alırken öbür eliyle çizdiği 500’ü aşkın desen “Sağ El, Sol El Desenleri” adıyla anılır. Ömer Uluç 28 Ocak 2010’da İstanbul’da 79 yaşında hayatını kaybetti ve Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi. Eşi yazar Vivet Kanetti, kızı Elfe Uluç’tur. Ölümünün 15. yılında, 2025’te İstanbul Modern 1960’lardan 2010’a uzanan 300’ü aşkın eserle “Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye” sergisini açtı.

Ömer Uluç’un sanat anlayışı

Helezonlar, sarmallar, yumaklar

İstanbul Modern’e göre Uluç’un hayata bakışının kökeninde hareket kavramı yatar ve bu hareket resimlerinde helezonik fırça darbeleriyle kendini gösterir. Ritmik fırça hareketleriyle belirginleştirdiği helezonlar, yılankavi sarmallar ve spirallerle gövdeler, yaratıklar kurar. Başlangıçta cinsiyetsiz, yumağı andıran bu figürler, ilerleyen yıllarda kadın ve anne-bebek çağrışımlı tiplere dönüşür. 1980’lerden itibaren arka planlar da hareketli fırça darbeleriyle dolar; figür ile zemin aynı ritimle titreşir.

İroni ve mizahla kurulan bir canlılar albümü

Uluç, yaşadığı coğrafyaların da katkısıyla cinlerden, canavarlardan, doğadışı varlıklardan, hayvanlardan ve insanlardan oluşan bir “canlılar albümü” yarattı. İstanbul Modern bu albümün arkasındaki merakı uzun bir liste halinde sayar: prehistorik insanın sıkıntısı, bir ada kargasının arsızlığı, kutsal aile ilişkileri, Bizans ikonalarının karanlık renkliliği, insanlarla hayvanlar arasındaki benzerlikler. Ayılar, kediler, yarasalar ve kargalar, onun resimlerinde insani duyguların taşıyıcısı olur ve figüratif anlatımına hem şiirsel hem mizahi bir ton katar.

Tuvalden halata, halattan heykele

Resimle başlayan serüvenine önce kolaj eklendi ve figürler hacim kazandı. Ardından hareket, kalın denizci halatlarıyla görünür oldu; halatın yerini kauçuk ve plastik hortumlar, onların yerini de alüminyum, polyester ve pleksiglas aldı. Bu malzemeler figürleri resmin dışına çıkardı. 1996 tarihli, halattan alüminyuma dökülmüş “Bir Selvi / Bir Kuş / Bir Keçi” ve Doğu Afrika’da bulunan ünlü insansı iskeletinden adını alan 1998 tarihli polyester “Lucy” heykeli, onun sarmalının üç boyuta geçmiş halleridir. Uluç’un yolu, soyut sanat ile figür arasında hiçbir zaman tam olarak seçim yapmayan bir yoldur.

Ömer Uluç’un en önemli 10 eseri

Seçkideki eserlerin künyeleri İstanbul Modern, Türkiye İş Bankası ve Sakıp Sabancı Müzesi’nin koleksiyon kayıtlarından alındı. Kayıtta tarih yoksa yazılmadı.

1. İsimsiz (1966)

Ömer Uluç, İsimsiz
Ömer Uluç, İsimsiz (1966). Görsel: Türkiye İş Bankası.

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul

Akrilik, 69 x 56 cm. Gri, dokulu bir zeminin ortasında turkuaz bir oval, onun içinde pembe sarmallarla çevrelenmiş bir boşluk ve en içte mavi, beyaz ve gri fırça darbeleriyle örülmüş küçük bir gövde. İş Bankası’nın koleksiyon notu bu düzeni “mavi bir pencere imgesi içindeki pembelerle örülü biçimler” diye anlatır. Londra ve Paris yıllarının ertesinde yapılan bu resim, “Ö” harfinin yuvarlağından doğan halkaların bir figürü kuşatmaya başladığı dönemden.

2. Portre (1985)

Ömer Uluç, Portre
Ömer Uluç, Portre (1985). Görsel: Türkiye İş Bankası.

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul

Yağlıboya, 62 x 47 cm, “Ömer 1985” imzalı. Adı portre olsa da tuvalde tanınabilir bir yüz yok: morun, lilanın ve gri-mavinin her tonunda kıvrılan fırça darbeleri bir baş ve omuz biçimi çağrıştırıyor, çevredeki beyaz kıvrımlar da bu biçimi bir hale gibi sarıyor. Uluç’un Paris ile İstanbul arasında yaşamaya başladığı yıllardan; figürün de arka planın da aynı hareketle boyandığı resimlerin erken bir örneği.

3. İsimsiz (1989)

Ömer Uluç, İsimsiz
Ömer Uluç, İsimsiz (1989). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuval üzerine yağlıboya, 100 x 100 cm. Sarı bir zemin üzerinde turuncu ve kahverengi yaylar bir ışık halesi gibi açılıyor; ortada lacivert, yeşil ve mavi sarmallardan örülmüş, küçük bir başı olan dolgun bir figür duruyor. Kucağında bir bebek taşıyan bir anneyi ya da tarih öncesi bir bereket heykelciğini andırıyor. Uluç’un yumak figürlerinin anne-bebek çağrışımına yöneldiği dönemin güçlü örneklerinden.

4. 3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler (1989)

Ömer Uluç, 3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler
Ömer Uluç, 3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler (1989). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, İstanbul (Eczacıbaşı Topluluğu bağışı)

Tuval üzerine karışık teknik, 180 x 235 cm. Yan yana ve üst üste dizilmiş yedi figür: koyu, omuzlu siluetler erkekleri; kalın konturlarla çevrilmiş, yumak gibi dolanan mavi, mor, lacivert ve kırmızı gövdeler kadınları çağrıştırıyor. Arka plan da sarmallarla dolu, figürler sanki bir kalabalığın içinden sıyrılıp izleyiciye bakıyor. Adındaki “ziyaretçiler” sözcüğü, resmin karşısında duran bizimle tuvaldeki kalabalık arasında oyunbaz bir ayna kuruyor.

5. Yarasa Kız (1990)

Ömer Uluç, Yarasa Kız
Ömer Uluç, Yarasa Kız (1990). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Karton üzerine karışık teknik, 60 x 80 cm. Gri bir zeminin üzerinde siyah, gri ve beyaz geniş fırça darbeleri iki yana kanat gibi açılıyor; ortada dikey, sarmal bir gövde ve küçük bir baş. Arkada kırmızı bir leke resme sıcaklık katıyor. Uluç’un hayvan ile insanı, ürkütücü ile sevimliyi aynı figürde birleştiren mizahının iyi bir örneği: bir yarasa mı, kanatlarını açmış bir kız mı, karar izleyiciye kalıyor.

6. Ayı ve Nişanlısı (1990)

Ömer Uluç, Ayı ve Nişanlısı
Ömer Uluç, Ayı ve Nişanlısı (1990). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuval üzerine akrilik, 150 x 150 cm. Hardal sarısı, kıvrımlı fırça izleriyle dolu bir zemin; ortada yatay uzanan, bej ve kahverengi halkalardan örülmüş bir gövde, sağda dimdik duran siyah küçük bir figür, altta kırmızı bir leke. Adı kompozisyonu bir aşk hikayesine çeviriyor. Uluç’un hayvanlara insani duygular yüklediği, ironiyle şefkati bir arada tuttuğu resimlerinden; aynı düşünce 1998 tarihli “Kedi ve Nişanlısı”nda yeniden karşımıza çıkar.

7. İsimsiz (1993)

Ömer Uluç, İsimsiz
Ömer Uluç, İsimsiz (1993). Görsel: Türkiye İş Bankası.

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul

Akrilik, 70 x 50,5 cm, imzasız. Turuncu ve kahverengi dikey fırça izleriyle boyanmış bir zeminin önünde iri gagalı, kapkara bir karga. İş Bankası’nın notu, eserin bir karganın karakterini ressamın kendine özgü yaklaşımıyla yansıttığını söyler. İstanbul Modern’in Uluç için saydığı ilham kaynakları arasında “bir ada kargasının arsızlığı” da var; bu resim o merakın en doğrudan hali.

8. Mavi Hayalet ve İki Arkadaş (1999)

Ömer Uluç, Mavi Hayalet ve İki Arkadaş
Ömer Uluç, Mavi Hayalet ve İki Arkadaş (1999). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Karışık teknik; 120 x 120 cm’lik bir resim ve 70 x 30 x 30 cm’lik bir heykelden oluşur. Gümüş gri bir tuvalin üzerinde iri gözlü, mavi bir hayalet ve sağ altta kahverengi küçük bir figür; resmin önünde, yerde ise turuncu ve sarıya boyanmış plastik hortumlardan düğümlenmiş bir yumak duruyor. Adındaki “iki arkadaş”ın biri tuvalde, öteki yerde gibidir. Uluç’un resmini heykelle tamamladığı, sarmalı tuvalden taşırıp gerçek bir malzemeye dönüştürdüğü yılların özeti sayılabilir.

9. İsimsiz (2000)

Ömer Uluç, İsimsiz
Ömer Uluç, İsimsiz (2000). Görsel: Türkiye İş Bankası.

Nerede: Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu, İstanbul

Akrilik, 93 x 53,5 cm, “Ömer 2000” imzalı. Gri bir zeminde fosforlu yeşil lekeler ve bunların arasından yükselen, iç içe yuvarlak çizgilerle örülmüş koyu bir figür: yuvarlak bir baş, kısa kollar, dolgun bir gövde. İş Bankası’nın notuna göre resim, sanatçının süregelen yuvarlak çizgileriyle insan biçimine gönderme yapar. Siyah figürün ışıklı zemin önünde bir gölge ya da bir hayalet gibi durması, Uluç’un son döneminin daha karanlık ve sessiz tonunu sezdiriyor.

10. Soyut

Ömer Uluç, Soyut
Ömer Uluç, Soyut. Görsel: Sakıp Sabancı Müzesi.

Nerede: Sakıp Sabancı Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Tuval üzerine yağlıboya; müzenin kaydında tarih yok. Pembe-kırmızı bir zeminin önünde gri, beyaz ve lacivert halkalardan örülmüş, yukarı doğru yükselen dikey bir yığın; altta kahverengi geniş bir bant. Adı “Soyut” olsa da biçim, Uluç’un oturan bir figürü ya da kucak kucağa duran iki gövdeyi andıran yumaklarına çok yakın. Resim, sanatçının soyutla figür arasındaki o ince çizgide nasıl durduğunu gösteriyor.

Ömer Uluç’un eserlerini nerede görebilirsiniz?

En kalabalık Uluç koleksiyonlarından biri Karaköy’deki İstanbul Modern’de: 3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler müzenin kendi koleksiyonunda; Yarasa Kız, Ayı ve Nişanlısı, Mavi Hayalet ve İki Arkadaş ve 1989 tarihli İsimsiz ise Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı’ndan uzun süreli ödünç olarak müzede. Müze 2025’te sanatçının 300’ü aşkın eserini “Ufuk Çizgisinden Öteye” sergisinde bir araya getirdi. Koleksiyon sergileri dönem dönem değiştiği için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Müze salı, çarşamba, perşembe, cumartesi ve pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00 arasında açık, pazartesi kapalı. Güncel bilgi için müzenin ziyaret sayfasına bakabilirsiniz.

Emirgan’daki Sakıp Sabancı Müzesi’nin resim koleksiyonunda Soyut bulunuyor. Türkiye İş Bankası’nın sanat koleksiyonunda ise 1966 tarihli İsimsiz, Portre, karga resmi ve 2000 tarihli İsimsiz dahil birçok Uluç eseri var; bu eserlerin kayıtlarını ve görsellerini İş Bankası’nın Google Arts & Culture sayfasında inceleyebilirsiniz.

Ömer Uluç hakkında merak edilenler

Ömer Uluç hangi akımın temsilcisi?

Tek bir akıma bağlanmaz. Gençliğinde Tavanarası Ressamları’yla birlikte soyut dışavurumculuğa yöneldi; sonra sarmal fırça darbelerinden doğan, soyutla figür arasında gidip gelen kendine özgü bir dil kurdu. Bu dili resimden heykele, halattan polyestere kadar pek çok malzemeye taşıdı.

Ömer Uluç mühendis miydi?

Evet. Robert Kolej’de mühendislik okudu, 1953–1957 arasında Amerika’da mühendislik yüksek lisansı yaptı. Aynı yıllarda resim eğitimi de aldı ve sonunda kendini tamamen sanata verdi.

Tavanarası Ressamları kimlerdir?

Nuri İyem öncülüğünde 1950’lerin başında İstanbul’da bir araya gelen genç ressamların grubu. Ömer Uluç grubun genç üyelerindendi; 1958’de Nuri İyem, Ferruh Başağa, İlhan Koman ve Şadi Çalık’la birlikte sergi açtı.

Ömer Uluç’un eşi kimdir?

Yazar Vivet Kanetti. Kızı Elfe Uluç, İstanbul Modern’in 2025 sergi kataloğuna babası üzerine bir yazıyla katkıda bulundu.

Ömer Uluç ne zaman öldü?

28 Ocak 2010’da İstanbul’da 79 yaşında hayatını kaybetti ve Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi. Ölümünün 15. yılında, 2025’te İstanbul Modern’de kapsamlı bir sergiyle anıldı.

Kısaca Ömer Uluç

Doğum1931, İstanbul
Ölüm28 Ocak 2010, İstanbul (79 yaşında)
EğitimRobert Kolej (mühendislik, 1953), Nuri İyem atölyesi, Amerika’da mühendislik yüksek lisansı ve resim eğitimi (1953–1957)
GrubuTavanarası Ressamları
Yaşadığı yerlerİstanbul, Boston, New York, Londra, Paris, Meksika, Lagos
AlanlarıResim, desen, kolaj, heykel (halat, hortum, alüminyum, polyester)
ÖdülTRT Resim Yarışması birincilik ödülü (1970)
KitabıHeves Kuşu Durmaz Döner (2005)
Önemli eserleri3 Erkek, 4 Kadın, Ziyaretçiler, Yarasa Kız, Ayı ve Nişanlısı, Mavi Hayalet ve İki Arkadaş, Kedi ve Nişanlısı, Lucy

Ömer Uluç, kendi adının ilk harfindeki bir yuvarlaktan koca bir evren kurdu. O yuvarlak bazen bir anneye, bazen bir kargaya, bazen yerde düğümlenmiş bir hortuma dönüştü. İstanbul Modern’de onun yumak figürlerinin karşısında durduğunuzda, fırçanın hala dönmeye devam ettiğini hissedebilirsiniz.

Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, Uluç’un ilk hocası Nuri İyem ve aynı yıllarda yurt dışında soyut bir dil arayan Burhan Doğançay yazılarıma göz atabilirsiniz.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler