Anselm Kiefer: Kül, Saman ve Kurşunla Tarihi Hatırlatan Ressam

Anselm Kiefer, Margarethe

Anselm Kiefer kimdir?

Anselm Kiefer (1945 doğumlu), İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden birkaç ay önce doğan, 1990’lardan beri Fransa’da yaşayan Alman ressam ve heykeltıraş. Kurşun, saman, kül, toprak ve kurumuş bitkilerle kapladığı dev tuvallerinde Nazi geçmişiyle, Alman mitleriyle, Holokost’la ve Kabala’yla hesaplaşır. Paul Celan’ın “Ölüm Füg’ü” şiirinden yola çıkan Margarethe ve Sulamith resimleri en ünlü eserleri arasında; ikisi de San Francisco Modern Sanat Müzesi’nde.

“Sanatı tanımlamak ne kadar imkansızsa, o ne kadar elimizden kayıp gidiyorsa, bir şey kesin: Ben olan insan sanatsız yaşayamaz.” — Anselm Kiefer (Domus’un aktardığı biçimiyle)

Anselm Kiefer’in bir resminin önünde durmak, yanmış bir tarlanın kıyısında durmak gibidir. Kalın boya katmanlarının arasından saman sapları, kül, kurşun parçaları, kurumuş ayçiçekleri fırlar; yüzey çatlamış, kararmış, yer yer kabuk bağlamıştır. Bu resimler yalnızca bakılmak için değil, adeta bir harabenin içinde dolaşır gibi yaşanmak için yapılmıştır.

College de France’ın özetlediği gibi Kiefer’in bütün sanatı tek bir soruyla başlar: Holokost’tan sonra Alman geleneği içinde nasıl sanatçı olunur? Ekim 2026 itibarıyla 81 yaşında olan Kiefer hala yoğun biçimde çalışıyor; Barselona’da ve Almanya’da yeni sergileri açıldı. Bu yazıda önce Anselm Kiefer’in hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli 10 eserini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.

Anselm Kiefer kimdir?

Savaşın son aylarında doğan bir çocuk

Anselm Kiefer 8 Mart 1945’te, Almanya’nın güneybatısındaki Baden-Württemberg eyaletinin küçük kenti Donaueschingen’de doğdu; savaşın bitmesine birkaç ay vardı. Domus’un 2026’daki portresine göre bombalarla ve Nazizmle harap olmuş bir ülkenin yıkıntıları çocukluğunu derinden etkiledi. San Francisco Modern Sanat Müzesi de onun, Nazilerin hastalıklı milliyetçiliğiyle lekelenmemiş kurucu mitleri ve sembolleri olmayan, bir kimlik bunalımı içindeki savaş sonrası Batı Almanya’da büyüdüğünü vurguluyor.

Hukuktan resme, Beuys ile tanışma

Domus’a göre 1963’te bir bursla Fransa’ya gitti ve Van Gogh’un eserleri ile hayatına ilgi duydu. Dönüşte Freiburg Üniversitesi’nde hukuk ve Roman dilleri okumaya başladı, ama kısa sürede kendini tamamen sanata verdi. Freiburg’da ressam Peter Dreher’in öğrencisi oldu, 1969’da Karlsruhe’de çalışmalarını sürdürdü. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre 1970’te Düsseldorf Devlet Sanat Akademisi’ne geçti ve orada Joseph Beuys ile tanıştı. Van Gogh’un hikayesi için Van Gogh Müzesi yazıma bakabilirsiniz.

1969: “İşgaller” ve sessizliği bozan bir selam

Kiefer 1968–1969’da Besetzungen (İşgaller) adını verdiği bir dizi eylem yaptı: Almanya’da ve başka Avrupa ülkelerinde anıtların ve tarihi yerlerin önünde, sağ kolunu kaldırıp Nazi selamını kusurlu biçimde taklit eden pozlarla fotoğraflarını çektirdi. SFMOMA’nın sesli rehberinde küratör Michael Auping’in anlattığına göre Kiefer, kendisinden önceki kuşağın konuşmak istemediği Nazi mirasıyla doğrudan yüzleşen bir savaş sonrası Alman sanatçısıydı. Domus’a göre bu fotoğraflar, Almanya’da yakın tarih üzerine tartışmayı boğan utanç ve sessizlik perdesini kaldırdı. Aynı yıl Karlsruhe’deki Galerie am Kaiserplatz’da ilk kişisel sergisi açıldı.

Tavan arası, yanmış tarlalar ve 1980 Venedik Bienali

Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre Kiefer 1973’te evinin ahşap tavan arasında geçen büyük tuvallerden oluşan bir dizi yaptı; 1974’ten sonra ise resimlerinin fonu yanmış, için için tüten sürülmüş tarlalara dönüştü. 1976’da Kassel’deki documenta 6’ya katıldı. Domus’a göre asıl uluslararası çıkış 1980’de geldi: Georg Baselitz ile birlikte 39. Venedik Bienali’nde Federal Almanya’yı temsil etti ve özellikle Kiefer’in resimleri güçlü bir etki bıraktı. Ertesi yıl New York’taki Marian Goodman Galerisi’nde Amerika’daki ilk sergisi açıldı.

Kurşun, saman ve Kabala

1980’lerin başında Kiefer resmine ahşap, kum, kurşun ve saman gibi yeni malzemeler kattı. Domus’a göre kurşunu bir “fikirler malzemesi” olarak gördü ve kurşundan heykele dönüşen kitaplar yapmaya başladı. 1984’te Kudüs’e yaptığı yolculuk Yahudi kültürüne ve özellikle Kabala’ya ilgisini derinleştirdi. College de France’a göre bu mistik arayış, sonraki yıllarda “Almanlık” teması kadar ısrarla işlediği bir konu oldu.

Barjac, Paris ve Louvre

1980’lerin sonunda Almanya’dan ayrılmaya karar verdi. Domus’a göre 1992’de Güney Fransa’daki Barjac’ta eski bir ipek fabrikası olan La Ribaute’yi yeniden inşa etmeye başladı ve burayı 2007’ye kadar çalışmalarının merkezi yaptı; sonra Paris yakınlarındaki Croissy’ye taşındı. College de France’a göre 1993’ten beri Barjac’ta, 2007’den beri Paris’te yaşıyor. Aynı kurumun aktardığına göre Ekim 2007’de on bir metre yüksekliğindeki Athanor resmiyle birlikte üç eseri Louvre’un koleksiyonuna girdi; aynı yıl Paris’teki Grand Palais’de Monumenta sergi dizisini o başlattı. 1999’da Praemium Imperiale’yi, 2008’de Alman Kitapçılar Barış Ödülü’nü aldı. Wim Wenders onun hakkında Anselm adlı bir belgesel film çekti.

2026’da Kiefer

Domus’a göre Şubat 2026’da Milano’daki Palazzo Reale’nin İkinci Dünya Savaşı’nda bombalanmış Karyatitler Salonu’nda, kadın simyacılara adanmış 24 dev tuvalden oluşan Le Alchimiste sergisi açıldı; Picasso’nun Guernica’sı 1953’te aynı salonda sergilenmişti. Ekim 2026’da Almanya’nın Künzelsau kentinde David Chipperfield Architects’in yalnızca Kiefer’in 11 metreyi aşan Schwarze Flocken (Kara Kar Taneleri, 2007) resmi için tasarladığı beton pavyon açıldı; The Art Newspaper’a göre eser, 2008’de Reinhold Würth tarafından satın alınmış ama o güne dek hiç sergilenmemişti. Guernica’nın hikayesini ayrı bir yazıda anlatmıştım.

Anselm Kiefer’in sanat anlayışı

Hatırlamak bir görev

Kiefer’in sanatı bir hatırlama çalışmasıdır. SFMOMA’ya göre yanmış topraklar, nadasa bırakılmış tarlalar ve çürüyen harabelerle dolu resimleri, Almanların kendi tarihleriyle nasıl yüzleşeceği sorusuna doğrudan cevap aradı. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre 1970’lerin ortasından sonra resimlerinin ikonografisi giderek kapalı hale geldi; çoğu zaman ancak tuvallere yazdığı sözcükler ve adlar sayesinde çözülebiliyordu. Bu yüzden Kiefer’in resimlerinde el yazısıyla yazılmış isimler, şiir dizeleri ve mit kahramanları sık sık karşımıza çıkar.

Malzemenin dili: kurşun, kül, saman

Kiefer’in resimlerini fotoğraflardan tanımak zordur; çünkü onları yapan, boyanın yanında kullandığı malzemelerdir. SFMOMA’ya göre saman, toprak, kül ve başka malzemeleri boyanın çatlaklarının ve kalın katmanlarının derinine gömer. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre bu doğal malzemeler eserlere belirgin bir kırılganlık katar ve çoğu zaman sert konularıyla çelişir. Kurşun ise onun en sevdiği malzeme olarak kaldı: ağır, zehirli, simyacıların altına dönüştürmeye çalıştığı metal.

Mitlerden kozmosa

SFMOMA’ya göre Kiefer, eski Mısır mitolojisinden İncil hikayelerine, Yahudi mistisizminden modern astronomiye uzanan geleneklerden yararlanarak geniş bir insanlık anlamı taşıyan yeni bir semboller sistemi kurmaya çalışıyor. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre 1995–2001 arasında kozmosu konu alan bir dev resimler dizisi yaptı, 1990’ların sonundan beri ise giderek daha çok karışık malzemeli heykellere yöneldi; son yıllarda bitkiler de eserlerinde öne çıkıyor. Dışavurumcu resmin köklerini merak ediyorsanız Ekspresyonizm nedir? yazıma bakabilirsiniz.

Anselm Kiefer’in en önemli 10 eseri

1. Parsifal III – Parsifal III (1973)

Anselm Kiefer, Parsifal III
Anselm Kiefer, Parsifal III (1973). Görsel: Tate.

Nerede: Tate, Londra

Tuval üzerine yapıştırılmış kağıda yağlıboya ve kan, 301 x 427,2 cm. Ahşap kirişleri ve döşeme tahtalarıyla bir tavan arası; ortada bir mızrak, duvarlarda ve döşemede elle yazılmış adlar. Tate’e göre Parsifal dizisi dört büyük resimden oluşuyor ve üçü Tate’te; başlıklar Richard Wagner’in son operası Parsifal’e ve onun kaynağı olan, Kutsal Kase efsanesine dayanan 13. yüzyıl romansına gönderme yapıyor. Sahne, Kiefer’in kendi tavan arası atölyesi. Tate dizinin üç resmini 1982’de satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Sol üstteki yazılara. Tate’in dikkat çektiği gibi resim Parsifal destanının kahramanlarını sayıyor, Parsifal’in adı pencerede tersten “Fal-parsi” olarak yazılmış. Ama sol üstte Baader-Meinhof terör grubunun üyelerinin adları da var; Kiefer izleyiciyi efsanevi geçmişten birden savaş sonrası Almanya’nın gerçeğine çekiyor.

2. Deniz Aslanı Harekatı – Unternehmen Seelöwe (1975)

Anselm Kiefer, Deniz Aslanı Harekatı
Anselm Kiefer, Deniz Aslanı Harekatı (Unternehmen Seelöwe) (1975). Görsel: San Francisco Museum of Modern Art.

Nerede: San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA), San Francisco (Vicki ve Kent Logan Koleksiyonu)

Çuval bezi üzerine yağlıboya, 170,2 x 190 cm. Kararmış, karla lekelenmiş bir arazinin ortasında, bir küvete ya da havuza benzeyen kenarlı bir su birikintisi; içinde küçük savaş gemileri. Gökyüzünde kırmızı lekeler. Başlık, Nazi Almanyası’nın 1940’ta İngiltere’yi işgal etmek için hazırladığı ama hiç uygulamadığı planın kod adı. Eser, Vicki ve Kent Logan’ın SFMOMA’ya kısmi ve vaat edilmiş bağışı olarak 1997’den beri müzenin koleksiyonunda.

Bu eserde neye bakmalı? Ölçek oyununa. Tarihin büyük bir askeri planı, burada bir çocuk oyunu kadar küçük görünüyor. Kiefer, Nazi döneminin kahramanlık söylemini ciddiye alıp aynı anda gülünç bir oyuncak sahnesine dönüştürüyor.

3. Dünya Bilgeliğinin Yolları: Hermann Savaşı – Wege der Weltweisheit: die Hermannsschlacht (1978)

Anselm Kiefer, Dünya Bilgeliğinin Yolları: Hermann Savaşı
Anselm Kiefer, Dünya Bilgeliğinin Yolları: Hermann Savaşı (Ways of Worldly Wisdom: Arminius’s Battle) (1978). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuvale yapıştırılmış kağıt üzerine ağaç baskı ve yağlıboya, 196,2 x 239,4 cm. Siyah beyaz ağaç baskılarla basılmış onlarca erkek portresi, bir orman ateşini andıran merkezin çevresinde bir ağ gibi birbirine bağlanıyor. Başlık, MS 9 yılında Germen kabile reisi Arminius’un, Almanca adıyla Hermann’ın, Teutoburg Ormanı’nda Roma lejyonlarını yendiği savaşa gönderme yapıyor; bu savaş 19. yüzyıldan itibaren Alman ulusal mitinin temel taşlarından biri oldu. Resmin üst kenarında başlık el yazısıyla okunuyor. Eser 2002’de UBS’nin bağışıyla MoMA’ya girdi.

Bu eserde neye bakmalı? Portrelerin birbirine bağlanma biçimine. Kiefer burada Alman kültür tarihinden figürleri tek bir “soy ağacı”nda topluyor; ama ağ bir ateşin etrafında örülmüş. Ulusal kahramanlık mitleri ile onların yol açtığı yıkım aynı görüntüde birleşiyor.

4. Margarethe – Margarethe (1981)

Anselm Kiefer, Margarethe
Anselm Kiefer, Margarethe (1981). Görsel: San Francisco Museum of Modern Art.

Nerede: San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA), San Francisco

Keten üzerine yağlıboya, saman, emülsiyon ve jelatin gümüş baskı, 290,3 x 400,8 cm. Gri bir zeminden alev gibi yukarı kıvrılan saman demetleri; uçlarında küçük ateş dilleri, ortada el yazısıyla “Margarethe” adı. SFMOMA’ya göre Kiefer bu resmi ve yanındaki Sulamith’i, Yahudi şair Paul Celan’ın Holokost üzerine yazdığı “Todesfuge” (Ölüm Füg’ü) şiirine karşılık olarak yaptı. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre şiir iki kadını karşı karşıya koyar: kamptaki Yahudi kadın Sulamith ve kampı yöneten Gestapo subayının Aryan sevgilisi Margarete. Saman, Margarete’nin altın saçlarını çağrıştırır.

Bu eserde neye bakmalı? Samanın uçlarındaki küçük alevlere. Altın saç gibi parlayan saman, aynı zamanda yanmaya hazır bir malzeme; güzellik ile yıkım aynı yüzeyde. Eser bugün SFMOMA’nın 6. katında, “Memory and Matter” (Bellek ve Madde) sergisinde.

5. Sulamith – Sulamith (1983)

Anselm Kiefer, Sulamith
Anselm Kiefer, Sulamith (1983). Görsel: San Francisco Museum of Modern Art.

Nerede: San Francisco Museum of Modern Art (SFMOMA), San Francisco

Keten üzerine yağlıboya, emülsiyon, gomalak, akrilik, ağaç baskı ve saman, 288,3 x 370,8 cm. Kemerli, tuğla bir yeraltı salonu, kararmış ve is içinde; salonun en uzak ucunda küçük ateşler yanıyor, sol üstte el yazısıyla “Sulamith”. Celan’ın şiirindeki “kül rengi saçlı Sulamith” için yapılan bu resim, Margarethe’nin karşı kutbu: orada altın saman, burada kül ve karanlık. SFMOMA’ya göre Kiefer, ülkesinin tarihinin suçluluğu ve dehşetiyle açıkça hesaplaşan eserler yapıyor.

Bu eserde neye bakmalı? Mimariye. Görkemli, anıtsal bir salon, ama bir mezar odası kadar kapalı ve boğucu. Uzaktaki küçük alevler, karanlığın içinde hem bir anma ışığı hem de bir yakılma ateşi gibi okunabiliyor. Margarethe ile aynı salonda sergileniyor.

6. Urd, Verdandi, Skuld (Norn’lar) – Urd Werdande Skuld (Die Nornen) (1983)

Anselm Kiefer, Urd, Verdandi, Skuld
Anselm Kiefer, Urd, Verdandi, Skuld (Norn’lar) (1983). Görsel: Tate (ARTIST ROOMS).

Nerede: ARTIST ROOMS, Tate ve National Galleries of Scotland (ortak koleksiyon)

Tuval üzerine yağlıboya, gomalak, emülsiyon ve lif, 420,5 x 280,5 cm. Tate’e göre resim, tuğla pilastrlı ve taş döşemeli uzun, tonozlu bir koridoru gösteriyor; ortasında bir ateş yanıyor. Güçlü perspektif çizgileri gözü salonun bitmeyecekmiş gibi görünen derinliklerine çekiyor. Tavana beyaz tebeşirle, örümcek ağı gibi bir el yazısıyla “Urd Werdande Skuld” yazılmış. Bu adlar İskandinav mitolojisinde geçmişi, şimdiyi ve geleceği temsil ettiği düşünülen üç kadına, Norn’lara ait; Tate’e göre geleneksel olarak bir salonda, hayat ağacı Yggdrasil’in altında kader iplerini eğirirler.

Bu eserde neye bakmalı? İplere. Norn’ların kendisi resimde yok; Tate’in açıkladığı gibi varlıklarını adlarından sarkan iplik benzeri çizgiler, salonun kendisi ve koridorun çağrıştırdığı zaman duygusu hissettiriyor. Eser, 2008’de d’Offay bağışıyla ARTIST ROOMS koleksiyonuna girdi.

7. Kızıldeniz – Das Rote Meer (1984–1985)

Anselm Kiefer, Kızıldeniz
Anselm Kiefer, Kızıldeniz (Das Rote Meer) (1984–1985). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, kurşun, ağaç baskı, fotoğraf ve gomalak, 278,8 x 425,2 cm. Karanlık, kabarık bir yüzeyin ortasında bir tekne biçimi ve içinde kızıl bir ışık. Başlık, Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan, Musa’nın İsrailoğullarını Mısır’dan çıkarırken Kızıldeniz’in yarılması hikayesine gönderme yapıyor. Eser 1985’te, yapımından hemen sonra MoMA tarafından satın alındı.

Bu eserde neye bakmalı? Kurşuna. Ağır, gri metal yüzeye kabuk gibi yapışmış; resim artık yalnızca boya değil, bir nesne. Kiefer’in 1980’lerin ortasında kurşunu temel malzemesi yapmaya başladığı dönemin en güçlü örneklerinden biri.

8. Lilith – Lilith (1987–1989)

Anselm Kiefer, Lilith
Anselm Kiefer, Lilith (1987–1989). Görsel: Tate.

Nerede: Tate, Londra

Tuval üzerine yağlıboya, kül ve bakır tel, iki tuval halinde 381,5 x 561,2 cm. Kuşbakışı görülen, gri bir pusa gömülmüş devasa bir kent. Tate’e göre bu kıyamet görüntüsü Kiefer’in Brezilya’daki Sao Paulo’ya yaptığı yolculuktan esinlendi. Kiefer resmin yüzeyine toz ve toprak yayıp bazı bölümlerini yakarak bu kıyamet sisini yarattı; karışık bakır teller iletişimin çöküşüne işaret ediyor. Tate eseri 1990’da satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Başlığa. Tate’in hatırlattığı gibi İbrani mitolojisinde Lilith, Adem’in ilk karısı, baştan çıkarıcı ve şeytani bir hava ruhudur. Kiefer’in resminde Lilith, mimar Oscar Niemeyer’in modernist binalarının üstüne havadan yıkım getiriyor gibi.

9. Bin Çiçek Açsın – Lasst tausend Blumen blühen (2000)

Anselm Kiefer, Bin Çiçek Açsın
Anselm Kiefer, Bin Çiçek Açsın (Let a Thousand Flowers Bloom) (2000). Görsel: Tate.

Nerede: Tate, Londra

Tuval üzerine yağlıboya, gomalak, ahşap, metal tel ve vidalar, 380,3 x 280,5 cm. Kurumuş güllerin ve birbirine dolanmış böğürtlen dallarının arkasında yarı gizlenmiş, elini kaldırmış bir Mao heykeli. Tate’e göre Kiefer 1993’te Çin’e gitti ve birkaç yıl sonra orada çektiği fotoğraflara dayanan bir dizi resim yaptı. Başlık, Mao’nun 1957’de daha fazla ifade özgürlüğü vaat ettiği “Yüz çiçek açsın, yüz düşünce okulu yarışsın” konuşmasına gönderme yapıyor. Bu özgürlük kısa sürdü; Mao’yu eleştiren aydınlar hemen tutuklandı. Tate eseri 2002’de Art Fund’ın desteğiyle satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Kurumuş çiçeklere. Tate’e göre bunlar devrimci hayallerin hem bolluğunu hem de solup gitmesini simgeliyor. Kiefer’in Alman tarihinden çıkıp başka toplumların büyük ütopyalarına da bakabildiğini gösteren bir resim.

10. Palmiye Pazarı – Palmsonntag (2006)

Anselm Kiefer, Palmiye Pazarı
Anselm Kiefer, Palmiye Pazarı (Palmsonntag) (2006). Görsel: Tate (ARTIST ROOMS).

Nerede: ARTIST ROOMS, Tate ve National Galleries of Scotland (ortak koleksiyon)

Yerleştirme: bir palmiye ağacı ve sunta üzerine kil, boya, gomalak, yapıştırıcı, metal, palmiye yaprakları, kumaş ve kağıtla yapılmış 43 parça; boyutlar sergilemeye göre değişiyor. Yere devrilmiş, kökleri havada kocaman bir palmiye gövdesi; çevresindeki duvarlarda ızgara halinde dizilmiş, her biri kurumuş palmiye yaprakları ve kille kaplanmış panolar. Başlık, Hristiyan geleneğinde İsa’nın Kudüs’e girişinde halkın yoluna palmiye dalları serdiği günü anıyor. İskoçya Ulusal Galerileri’ne göre eser, İsa’nın dirilişten önceki bedenini çağrıştırıyor; hem ölümlülüğü hem de yeniden doğuşu düşündürüyor.

Bu eserde neye bakmalı? Ağacın yere düşmüş haline. Zafer ve sevinç günü olan Palmiye Pazarı, burada devrilmiş bir ağaçla, yani bir ölümle anlatılıyor. Ama Kiefer’in kurumuş bitkileri her zaman bir yeniden doğuş vaadi de taşır; yaprakların panolarda yeniden “ekilmesi” bunu hissettiriyor.

Anselm Kiefer’in eserlerini nerede görebilirsiniz?

Amerika’da en zengin Kiefer koleksiyonu San Francisco Modern Sanat Müzesi’nde: Margarethe ve Sulamith şu sıralar 6. kattaki “Memory and Matter” sergisinde yan yana. Müzede ayrıca Wege: märkischer Sand (1980), Seraphim (1984), Daath (1990) ve kurşun, cam ve külden yapılmış büyük heykel Melancholia (1990–1991) da var. New York’taki MoMA’da Kızıldeniz ve Hermann Savaşı’nın yanında 1972 tarihli Wooden Room (Ahşap Oda) bulunuyor. Londra’daki Tate ve Edinburgh’daki İskoçya Ulusal Galerileri ise ARTIST ROOMS koleksiyonunu ortaklaşa paylaşıyor. Kiefer’in Tate’teki eserlerini Tate’in Anselm Kiefer sayfasından izleyebilirsiniz; Tate Modern’de görülecekler için Tate Modern rehberime bakabilirsiniz.

Avrupa’da Paris’teki Louvre’da Kiefer’in 2007’de müzeye kalıcı olarak yerleştirdiği Athanor resmi ve iki heykeli var. Milano’daki Pirelli HangarBicocca’da, betonarme kulelerden oluşan kalıcı yerleştirmesi The Seven Heavenly Palaces (Yedi Göksel Saray, 2004–2015) görülebiliyor. Almanya’da Künzelsau’daki yeni Chipperfield pavyonu yalnızca Schwarze Flocken’e ayrılmış.

Anselm Kiefer hakkında merak edilenler

Anselm Kiefer hala yaşıyor mu?

Evet. 8 Mart 1945 doğumlu Kiefer, Ekim 2026’da 81 yaşında ve çalışmayı sürdürüyor. Aynı ay Barselona’daki La Pedrera’da bir sergisi açıldı, Künzelsau’da Schwarze Flocken için yapılan pavyon ziyarete açıldı ve Kunsthalle Würth yeniden açılışını bir Kiefer sergisiyle yaptı.

Kiefer neden Nazi selamı veren fotoğraflar çekti?

1969’daki “İşgaller” dizisi bir provokasyondu. Kiefer, savaş sonrası Almanya’da kimsenin konuşmak istemediği Nazi geçmişini kendi bedeniyle sahneleyerek görünür kılmak istedi. Domus’a göre bu fotoğraflar, yakın tarihle ilgili tartışmayı boğan utanç ve sessizlik perdesini kaldırdı.

Kiefer’in resimlerinde neden saman ve kurşun var?

Çünkü malzeme onun için anlamın bir parçası. Saman, Celan’ın şiirindeki Margarete’nin altın saçlarını ve yanmaya hazır tarlaları; kül, yıkımı ve yakılmayı; kurşun ise ağırlığı, simyayı ve “fikirlerin malzemesi”ni çağrıştırır. Bu malzemeler resimlere hem fiziksel bir ağırlık hem de kırılganlık katar.

Anselm Kiefer hakkında film var mı?

Evet. Wim Wenders’ın Anselm belgeseli, Kiefer’in hayatını ve devasa atölyelerini anlatıyor. Ressamların hayatını anlatan diğer filmler için sanat filmleri sayfama bakabilirsiniz.

Kısaca Anselm Kiefer

Doğum8 Mart 1945, Donaueschingen (Almanya)
EğitimFreiburg (hukuk, Roman dilleri, sanat; Peter Dreher), Karlsruhe, Düsseldorf Devlet Sanat Akademisi (Joseph Beuys)
DönemÇağdaş sanat, Alman yeni dışavurumculuğu
Yaşadığı yerlerBuchen (Almanya), Barjac (1990’lardan beri), Paris ve Croissy (2007’den beri)
MalzemeleriYağlıboya, kurşun, saman, kül, toprak, fotoğraf, ağaç baskı, kurumuş bitkiler
Önemli ödüllerPraemium Imperiale (1999), Alman Kitapçılar Barış Ödülü (2008)
En ünlü eserleriMargarethe (1981), Sulamith (1983), Parsifal dizisi (1973), Athanor (2007, Louvre)
BelgeselAnselm (Wim Wenders)
En iyi görüleceği yerlerSFMOMA, San Francisco; Tate, Londra; MoMA, New York; Louvre, Paris

Anselm Kiefer, unutulmak istenen bir geçmişin üstüne saman, kül ve kurşun yığarak onu yeniden görünür kıldı. Resimleri ağırdır, karanlıktır, bazen bakması zordur; ama yanmış tarlalarda bile bir şeylerin yeniden filizlenebileceğine inanır. Belki de bu yüzden onun harabelerinin arasında dolaşırken hem geçmişin yükünü hem de umudu bir arada hissediyoruz.

Savaşı dev bir tuvale taşıyan bir başka başyapıt, Picasso’nun eseri için Guernica yazıma bakabilirsiniz. Soyut ve malzeme odaklı resmin gelişimini merak ediyorsanız Soyut sanat nedir? ve Modern sanat nedir? yazılarım sizi bekliyor.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler