Erol Akyavaş: Tasavvufu Modern Resme Taşıyan Ressam

Erol Akyavaş, İsimsiz

Erol Akyavaş kimdir?

Erol Akyavaş (1932–1999), İslam düşüncesini ve tasavvufu modern resmin diliyle yorumlayan ressam, baskı sanatçısı ve mimar. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinden sonra Paris’te Léger ve Lhote’la çalıştı, Chicago’da Mies van der Rohe’den mimarlık okudu. 1961’de New York Modern Sanat Müzesi’nin (MoMA) koleksiyonuna giren ilk Türk sanatçı oldu. Kerbela, Hallac-ı Mansur ve Miraçname dizileriyle tanınır.

Erol Akyavaş’ın resimlerinde bir minyatürün kale duvarları, bir hattatın kaleminden çıkmış tek bir harf, Kerbela çölündeki çadırlar ve uzayda yüzen gezegenler aynı tuvalde buluşur. Hayatının büyük kısmını New York’ta geçiren, Mies van der Rohe’nin öğrencisi olmuş bir mimarın, bütün bu imgeleri Doğu’nun en eski hikayelerinden toplaması ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Ama Akyavaş’a göre resim, görünenin ardındaki güzelliği arama yoluydu.

İstanbul Modern onu “Batı akılcılığı ile Doğulu dünya görüşü arasında kendine özgü sentez geliştiren nadir sanatçılardan” biri olarak tanımlar. Bu yazıda Erol Akyavaş’ın hayatını, sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve eserlerini bugün nerede görebileceğinizi derledim.

Erol Akyavaş kimdir?

Siyasal Bilgiler’den Bedri Rahmi atölyesine

Erol Akyavaş 1932’de doğdu. İstanbul Modern’in koleksiyon kayıtları ve uluslararası kaynakların çoğu doğum yerini Ankara olarak verir; İstanbul Modern’in 2013 tarihli sergi metni ve galerisi Galeri Nev ise İstanbul yazar. Diplomat olmak niyetiyle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne girdi, ama okulu bırakıp İstanbul’a geldi. Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinde misafir öğrenci olarak resim çalıştı ve atölyenin sergilerine katıldı.

Floransa, Paris ve Chicago

Ardından Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nin yaz dönemine katıldı, Paris’te André Lhote ve Fernand Léger’nin atölyelerinde çalıştı. Christie’s’in katalog notuna göre bu yıllarda kübist bir üslupla resim yapıyordu. 1954’te estetik ve sanat felsefesi okumak için Amerika’ya gitti; 1954–1960 arasında Chicago’daki Illinois Institute of Technology’de modern mimarlığın büyük ustalarından Mies van der Rohe’nin öğrencisi oldu. İlk mimarlık çalışmalarını Eero Saarinen’in bürosunda yaptı, ama İstanbul Modern’in anlattığına göre bu alanda aradığını bulamayınca mimarlığı bıraktı. Mimar eğitimi, sonraki resimlerindeki kurgulanmış mekan merakında hep hissedildi.

MoMA’ya giren ilk Türk sanatçı

1956’da Ohio’da Ilona Akyavaş’la evlendi; Ilona hayatı boyunca pek çok işinde ona yardım etti. 1957’de Cleveland’da Yunus Emre litografilerini bastı; kaligrafi, labirent, çadır ve duvar gibi ileride sık sık döneceği motifler ilk kez bu baskılarda göründü. 1959’da Roma’da, 1960’ta New York’ta kişisel sergiler açtı. Osmanlı’ya bir saygı duruşu olan “Padişahların Zaferi” tablosu 1961’de MoMA’nın koleksiyonuna girdi; Akyavaş henüz 29 yaşındaydı ve müzenin koleksiyonuna giren ilk Türk sanatçıydı. 1963’te askerliğini Göreme’de yaptı. 1967’den sonra New York’a yerleşti ve ömrünün sonuna kadar New York ile İstanbul arasında yaşadı.

Fotoğraftan kutsal metinlere

Bir dönem fotoğrafçı olarak da çalıştı. 1960’lar ve 1970’ler, İslam estetiğinden uzaklaştığı, erotik ve siyasi konulara, fotoğrafa ve kolaja yöneldiği yıllardı: “Kadınlar”, “Odalar”, “Anılar”, “İkonalar”, “Dost Şehirler” ve “Başlar” dizileri bu dönemden. 1980’lerde yönü yeniden Doğu’ya döndü. 1981’den itibaren Köln Katedrali fotoğraflarından yola çıkan işler ve “Zaman Her Şeyi Siler” dizisi, ardından Kerbela, 1987’den itibaren Hallac-ı Mansur, aynı yıl Paris’te basılan Miraçname litografileri ve 1989’dan itibaren Kabe dizisi geldi. 1986’da Ankara’daki ilk Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali’ne, 1987’de ilk Uluslararası İstanbul Çağdaş Sanat Sergileri’ne, 1989’da 2. İstanbul Bienali’ne katıldı. 1990’da St. Petersburg’daki Hermitage’da kişisel sergisi açıldı.

Son yılları ve retrospektifler

Hayatının son döneminde tasavvufa iyice yakınlaştı. 1990’larda litografi dizileri ve Bosna Savaşı üzerine baskılar yaptı. Erol Akyavaş 20 Nisan 1999’da İstanbul’da 67 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden bir yıl sonra, 2000’de Dolmabahçe Kültür Merkezi’nde kapsamlı bir retrospektif açıldı. 2013’te İstanbul Modern, Levent Çalıkoğlu’nun küratörlüğünde 1950’lerden 1990’ların sonuna uzanan 290 eserlik büyük bir retrospektifle sanatçıyı yeniden andı.

Erol Akyavaş’ın sanat anlayışı

Görünenin ardındaki güzellik

İstanbul Modern’e göre Akyavaş çalışmalarının özünü güzeli ve güzele ait olanı keşfetme süreci olarak tanımlıyordu. İslam düşünce geleneğindeki “görünenin ardındaki güzelliği” keşfetme, değişenin ardındaki değişmeyene ulaşma arzusu, sanatının Batıni, yani iç anlama dönük yanını oluşturuyordu. Christie’s’in katalog metni de onun “şeylerin özüyle” ilgilendiğini, resimlerindeki ögelerin bu yüzden betimleyici değil simgesel olduğunu yazar.

Harfler: elif, lam elif, vav

1960’lardan itibaren dinsel simgeleri kullanan Akyavaş, hat sanatından aldığı harfleri modern bir dille yorumladı. Elif, lam elif ve vav onun resimlerinde okunmak için değil, taşıdıkları anlam için vardır. Örneğin vav, tasavvuf düşüncesinde yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi simgeler. 1980’lerin ortasından itibaren yaptığı “Ferman” işlerinde ise Arapça harfler çoğalarak bir metne dönüşür.

Minyatürden labirente

Akyavaş, 16. yüzyılın ünlü sanatçısı Matrakçı Nasuh’un şehir minyatürlerinden yola çıkan çalışmalarında, minyatür sanatının gerçekliği stilize eden yaklaşımını modern sanatın geometrik diliyle yeniden kurdu. Kent kurgularını farklı perspektif düzenleriyle labirentlere dönüştürdü; kaleler, surlar ve çadırlar tuvallerinde hem bir harita hem bir simge gibi durur. Kerbela, Haçlı Seferleri, Vietnam, Filistin ve Bosna gibi savaşlar da bu kalelerin ve çadırların arasından sızar.

Erol Akyavaş’ın en önemli 10 eseri

Seçkideki eserlerin künyeleri İstanbul Modern ve Türkiye İş Bankası’nın koleksiyon kayıtlarından ve müzayede evlerinin kataloglarından alındı. Kayıtta tarih yoksa yazılmadı.

1. İsimsiz (1957)

Erol Akyavaş, İsimsiz
Erol Akyavaş, İsimsiz (1957). Görsel: Sotheby’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2018)

Tuval üzerine yağlıboya, 90 x 215 cm, “Erol 1957” imzalı. Akyavaş’ın Amerika’daki ilk yıllarından, yatay ve uzun bir kompozisyon. Açık mavi, dokulu bir zeminin üzerinde beyaz bir şerit ve içinde küçük kareler, ızgaralar; altta lacivert dikey çizgilerden oluşan bir bant. Bir kent siluetini ya da bir surun önünü andıran bu düzen, sonraki yıllarda tuvallerini dolduracak duvarların ve kalelerin ilk habercisi gibi. Eser 1960’ta sanatçıdan alınmış ve 2018’e kadar aynı ailede kalmış.

2. Padişahların Zaferi II (1959)

Erol Akyavaş, Padişahların Zaferi II
Erol Akyavaş, Padişahların Zaferi II (1959). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, İstanbul (Akyavaş Ailesi bağışı)

Tuval üzerine yağlıboya, 172 x 214 cm. Pembe ve kum rengi, eski bir duvar sıvasını hatırlatan bir yüzey. Üstte bir şerit halinde Arap harfleriyle yazılmış bir satır, ortada yüzen renkli lekeler ve altta yan yana dizilmiş on beş koyu dikey biçim. MoMA’nın koleksiyonundaki “Padişahların Zaferi” ile aynı yıl yapılan ikinci versiyon. Osmanlı’ya saygı duruşu niteliğindeki bu tablolar, Akyavaş’ın hat ve tarihle kurduğu ilişkinin ilk büyük örnekleri.

3. Ölüler (yaklaşık 1961)

Erol Akyavaş, Ölüler
Erol Akyavaş, Ölüler (yaklaşık 1961). Görsel: Sotheby’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2011)

Pano üzerine karışık teknik, Sotheby’s’e göre yaklaşık 1961’de yapıldı. Lacivert, kalın dokulu bir zeminde yeşil bir dikdörtgen, altında gri bir alanın içine yerleştirilmiş kahverengi, yassı biçimler. Biçimler yere uzanmış bedenleri ya da toprağa gömülmüş kalıntıları çağrıştırıyor. Akyavaş’ın 1960’ların başındaki malzeme ağırlıklı, sessiz ve karanlık resimlerinden.

4. Öpücük (1980)

Erol Akyavaş, Öpücük
Erol Akyavaş, Öpücük (The Kiss) (1980). Görsel: Sotheby’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2009)

Tuval üzerine yağlıboya; arkasında 20 Mayıs 1980 tarihli. Mavi ve kırmızının iç içe geçtiği yoğun bir yüzeyde iki yüz birbirine yaklaşıyor: gözler, kulaklar, ince çizgilerle örülmüş ağ gibi dokular. Sotheby’s bu eseri hayata ve aşka bir saygı duruşu olarak tanıttı. Akyavaş’ın Doğu’nun kutsal hikayelerine yönelmeden hemen önceki, insan bedenine ve duygusuna yakın döneminden bir örnek.

5. Kalenin Düşüşü (1982)

Erol Akyavaş, Kalenin Düşüşü
Erol Akyavaş, Kalenin Düşüşü (1982). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Oya–Bülent Eczacıbaşı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuvale marufle kağıt üzerine karışık teknik, diptik, 245 x 384 cm. Açık renkli bir yüzeyin ortasında burçlarıyla, dişli surlarıyla sarmal bir kale; parçaları dışa doğru savruluyor, kenarlarda başka kale ve kent parçaları uçuşuyor. Akyavaş’ın Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden yola çıkan kent kurgularının en büyük ve en etkileyici örneklerinden biri. Kale burada hem bir mimari yapı hem de yıkılan bir dünyanın simgesi.

6. Büyük Patlama (1982)

Erol Akyavaş, Büyük Patlama
Erol Akyavaş, Büyük Patlama (1982). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Oya–Bülent Eczacıbaşı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuval üzerine akrilik, 266 x 218 cm. Alt kısımda ince çizgilerle örülmüş, birbirinin üzerine devrilen kale duvarları; üstlerinde kara bir duman ve kıpkırmızı, damlalarla dağılan bir patlama. Adı evrenin doğuşunu anlatan kuramı çağrıştırsa da tuvalde kale, savaş ve yıkım imgeleri öne çıkıyor. Akyavaş’ın en büyük boyutlu tuvallerinden.

7. Kerbela (1983)

Erol Akyavaş, Kerbela
Erol Akyavaş, Kerbela (1983). Görsel: Sotheby’s.

Nerede: Özel koleksiyon (Sotheby’s Londra, 2014)

Tuval üzerine yağlıboya, mürekkep ve sim, “83” tarihli. Hz. Hüseyin’in 680’de şehit edildiği Kerbela Savaşı’nı konu alan dizisinden. Gri bir zeminde minyatürlerden çıkmış gibi duran çizgili çadırlar, çapraz kılıçlar, yerde açan kırmızı güller ve siyah bir oval alanın üzerine yağmur gibi düşen oklar. Eser 1983’te İstanbul’daki Urart Sanat Galerisi’nde sergilendi; 2000’deki retrospektif kataloğunda da yer aldı.

8. Hallac-ı Mansur (1987)

Erol Akyavaş, Hallac-ı Mansur
Erol Akyavaş, Hallac-ı Mansur (1987). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuval üzerine karışık teknik, 207 x 150 cm. 9. ve 10. yüzyıllarda yaşamış, “Enel Hak” (Ben Hakk’ım) sözü yüzünden idam edilen sufi Hallac-ı Mansur’a adanmış dizinin bir parçası. İstanbul Modern’in notuna göre sanatçı, bu diziden bir örnekte resmin neredeyse tüm yüzeyini kaplayan bir vav harfi boyar; harfin okunurluğu değil simgesel anlamı önemlidir. Buradaki örnekte siyah bir yüzeyin üstünde altın varaklı bir şerit, sağdan yükselen mavi bulut kıvrımları ve altın bir kare üzerine kırmızı lekeler görülür.

9. Ali (Soyut) (1988)

Erol Akyavaş, Ali
Erol Akyavaş, Ali (Soyut) (1988). Görsel: İstanbul Modern.

Nerede: İstanbul Modern Sanat Müzesi, İstanbul (Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu, uzun süreli ödünç)

Tuval üzerine karışık teknik, 142 x 116 cm. Lacivert bir çerçevenin içinde siyah bir zemin; üstte gümüş renkli, kıvrılarak yükselen bir biçim ve içinde mavi bir daire, altta gri bir kare ve üzerine sıçramış kırmızı boya. Kırmızının kan gibi dağıldığı bu kompozisyon, Akyavaş’ın 1980’lerin sonunda kutsal isimleri ve harfleri sade, simgesel biçimlere dönüştürdüğü işlerden.

10. El İzli Elif

Erol Akyavaş, El İzli Elif
Erol Akyavaş, El İzli Elif. Görsel: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi.

Nerede: Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi koleksiyonu, İstanbul

Karışık teknik, 150 x 52 cm. Uzun ve dar bir kompozisyon: mavi bir zeminin ortasında altın renkli, dikey bir elif ve harfin dibinde kırmızı bir el izi; üstte koyu yeşil bir daire. İş Bankası’nın koleksiyon notu, Akyavaş’ın burada elif harfini modern bir dille yorumladığını söyler. Arap alfabesinin ilk harfi olan elif, tasavvufta Allah’ın birliğinin simgesi olarak da okunur; el izi ise bu soyut işarete insanın dokunuşunu ekler.

Erol Akyavaş’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

En kalabalık Akyavaş koleksiyonlarından biri Karaköy’deki İstanbul Modern’de: Padişahların Zaferi II, Kalenin Düşüşü, Büyük Patlama, Hallac-ı Mansur ve Ali (Soyut) müzenin kendi koleksiyonunda ya da uzun süreli ödünç olarak müzede. Koleksiyondaki eserler dönem dönem değiştiği için gitmeden önce müzenin sitesine bakmanızı öneririm. Müze salı, çarşamba, perşembe, cumartesi ve pazar 10.00–18.00, cuma 10.00–20.00 arasında açık, pazartesi kapalı. Güncel bilgi için müzenin ziyaret sayfasına bakabilirsiniz.

Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda El İzli Elif bulunuyor. Galeri Nev’in verdiği bilgiye göre sanatçının eserleri Tophane’deki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Ankara Resim ve Heykel Müzesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası koleksiyonlarında da yer alıyor.

Yurt dışında ilk adres New York’taki MoMA. Padişahların Zaferi müzenin koleksiyonunda ve 2023’te açılan “Calligraphic Abstraction” (Kaligrafik Soyutlama) bölümünde sergilendi. Akyavaş’ın eserleri Londra’daki British Museum’da ve Almanya’da Berlin ile Stuttgart’taki müzelerde de bulunuyor.

Erol Akyavaş hakkında merak edilenler

Erol Akyavaş hangi akımın temsilcisi?

Tek bir akıma bağlanmaz. Gençliğinde kübizm ve geometrik soyutlamadan geçti, 1960–1970’lerde fotoğraf ve kolajla çalıştı. Asıl tanındığı yön, İslam düşüncesini, hat sanatını ve minyatürü tasavvufi bir bakışla modern resme taşımasıdır.

Erol Akyavaş mimar mıydı?

Evet. 1954–1960 arasında Chicago’daki Illinois Institute of Technology’de Mies van der Rohe’den mimarlık eğitimi aldı ve ilk çalışmalarını Eero Saarinen’in bürosunda yaptı. Sonra mimarlığı bırakıp kendini resme verdi.

MoMA’daki Erol Akyavaş eseri hangisi?

1959 tarihli “Padişahların Zaferi” (The Glory of the Kings). Eser 1961’de MoMA’nın koleksiyonuna girdi ve Akyavaş müzenin koleksiyonuna giren ilk Türk sanatçı oldu. Aynı yılın ikinci versiyonu İstanbul Modern’de.

Miraçname nedir?

Hz. Muhammed’in göğe yükselişini (miraç) anlatan geleneksel kitapların adı. Akyavaş 1987’de Paris’te bu konuyu işleyen bir litografi dizisi bastı; Mavi Çadır bu dizinin tanınan baskılarından.

Erol Akyavaş ne zaman öldü?

20 Nisan 1999’da İstanbul’da 67 yaşında hayatını kaybetti. 2000’de Dolmabahçe Kültür Merkezi’nde, 2013’te İstanbul Modern’de büyük retrospektif sergileri açıldı.

Kısaca Erol Akyavaş

Doğum1932, Ankara (bazı kaynaklara göre İstanbul)
Ölüm20 Nisan 1999, İstanbul (67 yaşında)
EğitimBedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi (misafir öğrenci), Floransa Güzel Sanatlar Akademisi yaz dönemi, Paris’te Lhote ve Léger atölyeleri, Illinois Institute of Technology (mimarlık, 1954–1960)
Yaşadığı yerlerİstanbul, Paris, Chicago, New York
AlanlarıResim, baskı (litografi), fotoğraf, mimarlık
Önemli dizileriKerbela, Hallac-ı Mansur, Miraçname (1987), Kabe, Ferman, Zaman Her Şeyi Siler
İlkMoMA koleksiyonuna giren ilk Türk sanatçı (1961)
RetrospektiflerDolmabahçe Kültür Merkezi (2000), İstanbul Modern (2013)
Önemli eserleriPadişahların Zaferi, Kalenin Düşüşü, Büyük Patlama, Kerbela, Hallac-ı Mansur, El İzli Elif

Erol Akyavaş, Doğu’yu Batı’da yaşarken yeniden keşfeden bir ressamdı. Mies van der Rohe’nin cetvelini, Matrakçı Nasuh’un kalelerini ve bir sufinin tek bir harfe sığdırdığı anlamı aynı tuvalde buluşturdu. İstanbul Modern’de onun dev kalesinin karşısında durduğunuzda, bir haritaya mı yoksa bir duaya mı baktığınızı bilemeyebilirsiniz; belki ikisi de doğrudur.

Türk resminin öteki ustalarını tanımak için Türk ressamlar ve eserleri sayfama, Akyavaş’ın hocası Bedri Rahmi Eyüboğlu ve aynı yıllarda Paris’ten New York’a uzanan bir yol izleyen Abidin Dino yazılarıma göz atabilirsiniz.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler