Hilma af Klint: Soyut Resmi Geleceğe Saklayan İsveçli Ressam

Hilma af Klint kimdir?
Hilma af Klint (1862–1944), Stockholm’de yaşamış İsveçli ressam. 1906’dan itibaren, Kandinsky, Mondrian ve Maleviç’ten birkaç yıl önce, soyut resimler yaptı; ama bu resimleri neredeyse hiç göstermedi. En ünlü eseri, 193 resimden oluşan “Tapınak için Resimler” dizisi ve bu dizinin dev boyutlu “On Büyük” bölümü.
Hilma af Klint, sanat tarihinin sonradan yeniden yazılmasına yol açan bir ressam. Gündüzleri Stockholm’de saygın bir portre ve manzara ressamıydı; atölyesinin kapısını kapattığında ise spiral, çiçek, yumurta ve harflerle dolu, o güne kadar kimsenin görmediği resimler yapıyordu. Bunların çoğunu kimseye göstermedi ve defterlerine, ölümünden yirmi yıl sonrasına kadar açılmamalarını istediğini yazdı. Resimleri ilk kez 1986’da Los Angeles’ta geniş bir kitlenin karşısına çıktığında, “soyut sanatı kim başlattı?” sorusu yeniden tartışılmaya başlandı.

Bu yazıda önce Hilma af Klint’in hayatını, sonra onu soyuta götüren ruhsal arayışı ve en önemli 10 eserini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Hilma af Klint kimdir?
Karlberg Sarayı’nda doğan bir deniz subayı kızı
Hilma af Klint, 26 Ekim 1862’de Stockholm’ün hemen dışındaki Solna’da, Karlberg Sarayı’nda doğdu. Babası Yüzbaşı Fredrik Victor af Klint, annesi Mathilda Sontag’dı. Centre Pompidou’nun anlatımına göre aile, büyük ölçüde deniz subayları ve bilim insanlarından oluşan soylu bir Lutheran aileydi; babası da Karlberg’de haritacı olarak çalışıyordu. 1880’de küçük kız kardeşi Hermina on yaşında öldü.
Ruhsal dünyaya ilgisi erken başladı: Hilma af Klint Vakfı’nın kronolojisine göre ilk spiritüalist seanslarına 1879’da katıldı. Aynı yıl Stockholm’deki Teknik Okul’da okurken, hayatı boyunca yanında olacak ressam Anna Cassel ile tanıştı.
Kraliyet Sanat Akademisi ve saygın bir kariyer
1882’de Stockholm’deki Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi ve 1887’de dereceyle mezun oldu. Moderna Museet’e göre mezuniyetten sonra 1908’e kadar Stockholm’ün merkezinde, Kungsträdgården’da bir atölye tuttu ve natüralist üslupta portreler ve manzaralar yapıp sergiledi. Vakfın kronolojisi, 1886 ile 1914 arasında bu geleneksel resimlerle yirmiden fazla sergiye katıldığını belirtir. Yani Hilma af Klint, kenarda kalmış bir amatör değil, döneminin sanat çevresinde yeri olan, eğitimli bir ressamdı.
De Fem: Beş kadının cuma seansları
1896’da Anna Cassel, Sigrid Hedman, Mathilda Nilsson ve medyum Cornelia Cederberg ile birlikte bir grup kurdu. Önce “Cuma Grubu” denen topluluk sonradan De Fem (İsveççe “Beşler”) adıyla anıldı. Grup her cuma toplanıp “yüce üstatlar” adını verdikleri ruhsal varlıklarla iletişim kurmaya çalıştı ve seansları defterlere ayrıntılı biçimde kaydetti. Moderna Museet’e göre Hilma af Klint bu seanslarda otomatik yazı denedi ve sürrealistlerden onlarca yıl önce otomatik çizim geliştirdi. Grup 1908 başında dağıldı.
“En büyük görev”: Tapınak için Resimler
1904’te Teozofi Derneği’ne katıldı. Vakfın kronolojisine göre Ocak 1906’da seanslardaki rehberlerden Amaliel ona bir görev önerdi; o da kabul etti. Kasım 1906’da, 44 yaşındayken, Tapınak için Resimler’e “İlk Kaos” dizisiyle başladı. 1907’de Eros dizisini, Büyük Figür Resimleri’ni ve On Büyük’ü yaptı; Nisan 1908’e gelindiğinde ilk bölüm 111 resme ulaşmıştı. Tate, onun bu işi “en büyük görevi” olarak gördüğünü ve resimlerin bir gün spiral biçimli bir tapınağın duvarlarını kaplamasını hayal ettiğini anlatır.

1908’de annesi kör oldu; Hilma af Klint atölyesini bıraktı ve dört yıl ara verdi. Aynı yıl, Mart ayında Stockholm’deki bir konferansında antroposofinin kurucusu Rudolf Steiner ile ilk kez karşılaştı ve büyük olasılıkla 1910 başında ona resimlerini gösterdi. 1912’de işe geri döndü; 1915’te Kuğu, Güvercin ve Sunak Resimleri ile dizi 193 resimle tamamlandı.
Munsö, antroposofi ve son yıllar
1913’te Stockholm yakınlarındaki Munsö adasında bir yazlık aldı; 1917’de oraya bir atölye evi yaptırdı ve ertesi yıl annesiyle birlikte adaya taşındı. Annesi 1920’de öldü. Aynı yıl İsviçre’nin Dornach kasabasına, Steiner’in merkezine ilk yolculuğunu yaptı ve Antroposofi Derneği’ne ömür boyu üye oldu. 1920’lerden sonra neredeyse yalnızca suluboyayla çalıştı. 1928’de Tapınak için Resimler’i Londra’daki bir ruhsal bilim konferansında gösterdi. 1931’de İsveç’in Ven adasında spiral bir tapınak için planlar hazırladı; ama tapınak hiç yapılmadı.
1932’de defterlerini bir X işaretiyle işaretledi: Moderna Museet ve vakıf, bunun eserlerin ölümünden yirmi yıl sonrasına kadar açılmaması isteği anlamına geldiğini belirtir. (Bu isteğin vasiyetnamede yazdığı sık tekrarlanır; Moderna Museet, kaydın aslında defterlerde olduğunu düzeltir.) Ağustos 1944’te Djursholm’e taşındı ve 21 Ekim 1944’te bir tramvay kazasının ardından öldü. Yaklaşık 1.300 resmi ve 124 defteri yeğeni Erik af Klint’e kaldı; Erik af Klint daha sonra Hilma af Klint Vakfı’nı kurdu.
Hilma af Klint’in sanat anlayışı
Görünmeyeni resmetmek
Hilma af Klint için soyutlama bir biçim oyunu değil, görünenin ardındaki ruhsal gerçekliğe ulaşmanın yoluydu. Guggenheim Bilbao, onun eserlerinin “gözlerden gizli olduğuna inandığı güçleri ve yapıları” araştırdığını ve onu görünmeyeni temsil etmenin öncüsü yaptığını yazar. Spiritüalizm, teozofi ve sonra antroposofi bu arayışın çerçevesini oluşturdu. Çağının bilimsel buluşları da (X ışınları, uzak mesafeli iletişim gibi) görünmeyen dünyaların varlığına dair inancı besleyen bir arka plandı.
Sembollerden oluşan bir dil
Resimlerinde sürekli tekrarlanan bir sembol sözlüğü var: Tate’e göre spiral ya da salyangoz, insanlığın ruhsal evrimini anlatan işaretlerden biri. Karşıt renk çiftleri, kuğu ve güvercin gibi kuşlar da resimlerinde sık sık karşımıza çıkar. Tate’e göre resimlerin numaraları bile geometrik biçimlere karşılık gelen bir sisteme göre verilmişti. Resimlere sık sık harfler ve sözcükler de karışır. Bu yüzden Hilma af Klint’in resimleri hem göz alıcı renk düzenleri olarak hem de çözülmeyi bekleyen bir şifre olarak okunabilir.

“İlk soyut ressam” tartışması
Moderna Museet, onun 1906’da soyut bir görsel dil geliştirdiğini, yani Kandinsky, Mondrian ve Maleviç’ten birkaç yıl önce soyuta ulaştığını vurgular. Britannica ise onun yalnız çalıştığını ve amacının “saf soyutlamaya” ulaşmak olmadığını, bu yüzden geleneksel modern sanat anlatısına yerleştirilmesinin zor olduğunu hatırlatır. Kısacası cevap, “soyut” kelimesini nasıl tanımladığınıza ve eserin halka gösterilmesini şart koşup koşmadığınıza bağlı. Bu tartışmanın ayrıntılarını soyut sanat nedir? yazımda bulabilirsiniz.
Hilma af Klint’in en önemli 10 eseri
1. İlk Kaos dizisi (1906–1907)
Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Tapınak için Resimler’in ilk grubu ve Hilma af Klint’in soyuta attığı ilk büyük adım. Vakfın kronolojisine göre Kasım 1906’da bu diziyle başladı. Dizideki resimler küçük boyutlu yağlıboyalar: Guggenheim Bilbao’da sergilenen 15 numaralı resim 52 x 37 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Boyuta. Birkaç ay sonra üç metrelik On Büyük’ü yapacak olan ressam, soyuta önce bu küçük tuvallerle girdi; dizinin sonraki resimleriyle yan yana görüldüğünde ölçeğin ne kadar hızlı büyüdüğü dikkat çeker.
2. On Büyük, No. 1, Çocukluk (1907)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
On resimlik On Büyük dizisi, insan hayatının evrelerini çocukluktan gençliğe, yetişkinlikten yaşlılığa kadar anlatır. Tate’e göre Hilma af Klint diziyi 1907’de birkaç ay içinde, hızla bitirdi. Kağıt üzerine tempera olan ve sonradan tuvale yapıştırılan resimler yaklaşık üç metre yüksekliğinde: Centre Pompidou’nun künyesine göre 1 numaralı Çocukluk resmi 322 x 239 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Boyuta ve yumuşak renklere. Çocukluk resimlerinde mavi zemin üzerinde tomurcuk ve çiçek gibi açılan biçimler, hücre bölünmesini hatırlatan halkalar ve süzülen harfler var. Önünde durduğunuzda resmin sizi bütünüyle sardığını hissedersiniz.
3. On Büyük, No. 7, Yetişkinlik (1907)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Yetişkinlik bölümünde zemin sıcak turuncuya döner, biçimler büyür ve yoğunlaşır. Pompidou’nun künyesine göre resim 315 x 235 cm, kağıt üzerine tempera, tuvale yapıştırılmış. Çocukluğun mavisinden yetişkinliğin turuncusuna ve yaşlılığın soluk tonlarına geçiş, diziyi bir renk yolculuğu gibi okumayı mümkün kılar.
4. Evrim dizisi (1908)
Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Yazının başındaki görsel bu diziden. Tate, 1908 tarihli Evrim resimlerinin insanlığın daha yüksek bir ruhsal duruma yükselişini spiral ya da salyangoz gibi sembollerle anlattığını belirtir. Dizideki bir resim, Guggenheim Bilbao’nun kaydına göre tuval üzerine yağlıboya ve 102 x 133 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Siyah zemine. On Büyük’ün aydınlık renklerinden sonra burada karanlık bir zemin üzerinde parlayan daireler ve kanatlı biçimler görürsünüz; karşıtlıkların dengesi bu dizinin ana konusu.
5. ABD Serisi (1913)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Dört yıllık aradan sonra, 1912’de göreve dönen Hilma af Klint’in ilk büyük işlerinden. Vakfın kronolojisi, 1913’te ABD Serisi’ni yaptığını ve aynı yıl Bilgi Ağacı’na başladığını kaydeder. Tuval üzerine yağlıboya olan bu resimler, ikinci dönem Tapınak resimlerinin daha sade, daha geometrik diline geçişi gösterir.
6. Bilgi Ağacı (1913–1915)
Nerede: Bir takımı Glenstone Müzesi, Potomac (ABD)
Tate, Hilma af Klint’in 1913’ten itibaren iki yılını Bilgi Ağacı üzerinde geçirdiğini ve bu suluboyalarda botanik şemaları Art Nouveau süslemeleriyle birleştirdiğini anlatır. Vakfın kronolojisine göre 1927’de bir Bilgi Ağacı takımını Dornach’taki Goetheanum’a bağışladı. ABD’deki Glenstone Müzesi’nin koleksiyonunda da 1913–1915 tarihli bir Bilgi Ağacı bulunuyor.
7. Kuğu, No. 1 (1914–1915)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Birinci Dünya Savaşı patladığında başlanan Kuğu dizisinin ilk resmi. Pompidou’nun künyesine göre tuval üzerine yağlıboya, 150 x 150 cm. Tate’e göre dizi, birbiriyle çatışan iki kuğunun giderek birbirine bağlı küplere dönüşmesini anlatır; organik biçimlerden düz renk düzlemlerine doğru ilerler. Hilma af Klint’in, savaşın yeni biçimlerle doldurulabilecek “boş alanlar” bıraktığını söylediği aktarılır.
Bu eserde neye bakmalı? Simetriye. Ortadan ikiye bölünmüş zeminde beyaz kuğu siyah alanda, siyah kuğu beyaz alanda; gagaları tam ortada buluşuyor. Karşıtların birleşmesi fikri burada neredeyse bir amblem kadar yalın.
8. Güvercin, No. 1 (1915)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Kuğu dizisiyle aynı büyük grubun (Grup IX) devamı. Guggenheim Bilbao’nun kaydına göre tuval üzerine yağlıboya, 151 x 114,5 cm. Pembe-beyaz büyük daire, ortadaki kalp biçimi ve resmi boydan boya kesen spiral şerit, Hilma af Klint’in en sakin ve en “dengeli” kompozisyonlarından birini oluşturur.
9. Sunak Resmi, No. 1 (1915)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Tapınak için Resimler’i kapatan Sunak Resimleri grubunun ilki. Pompidou’nun künyesine göre tuval üzerine yağlıboya ve altın varak, 237,5 x 179,5 cm. Gökkuşağı renklerinde basamaklarla yükselen üçgen, tepedeki altın daireye ulaşıyor.
Bu eserde neye bakmalı? Renklerin sırasına ve yöne. Üçgenin basamakları gökkuşağının renklerini yan yana dizer ve yukarı doğru daralarak tepedeki altın daireye ulaşır; bütün kompozisyon izleyicinin gözünü aşağıdan yukarıya taşır.
10. Parsifal dizisi (1916)

Nerede: Hilma af Klint Vakfı, Stockholm
Tapınak resimleri bittikten sonraki ilk büyük dizi. Tate’e göre 1916’da Munsö’deki atölyesinde yapıldı; resimlerin alt başlıklarında “Eter” ve “Astral” gibi teozofi terimleri kullanıldı. Bir yıl sonra 1917’de Atom dizisini yaptı. Bu küçük, kare formatlı suluboya ve kurşun kalem çalışmaları, Hilma af Klint’in geometrik soyutlamaya en çok yaklaştığı işler arasında.
Hilma af Klint’in eserlerini nerede görebilirsiniz?
Hilma af Klint’in eserlerinin büyük çoğunluğu Stockholm’deki Hilma af Klint Vakfı’na ait ve kalıcı bir müzede değil, dünya müzelerindeki sergilerde dönüşümlü olarak gösteriliyor. Bu yüzden onun resimlerini görmek için güncel sergi takvimini izlemek gerekiyor.
Vakfın sergi listesine göre 2026’nın en büyük sergisi, Centre Pompidou ile birlikte Paris’teki Grand Palais’de 6 Mayıs–30 Ağustos 2026 arasında sürdü ve Tapınak için Resimler’i ilk kez Fransa’da gösterdi. Listede 15 Ekim 2026–7 Şubat 2027 arasında Dublin’deki İrlanda Ulusal Galerisi’nde “Hilma af Klint: Artist and Visionary” sergisi, 22 Ekim 2026–Haziran 2027 arasında Stockholm’deki Moderna Museet’te dört eserinin yer aldığı bir sergi ve New York’taki MoMA’nın koleksiyon salonlarında bir eseri de görünüyor. Daha önce 2023’te Londra’daki Tate Modern, onu Mondrian ile birlikte ele alan bir sergi düzenlemişti.
Gitmeden önce güncel sergileri vakfın ve müzenin resmi sitelerinden kontrol edebilirsiniz: Hilma af Klint Vakfı sergi listesi, Moderna Museet.
Hilma af Klint hakkında merak edilenler
Hilma af Klint ilk soyut ressam mı?
Kesin bir cevabı yok. Moderna Museet ve Tate, onun 1906’da, Kandinsky’den birkaç yıl önce soyut resimler yaptığını vurgular. Britannica ise Kandinsky’nin geleneksel olarak ilk saf soyut resimleri yapan sanatçı sayıldığını, Hilma af Klint’in yalnız çalıştığı ve “saf soyutlama” hedeflemediği için bu anlatıya yerleştirilmesinin zor olduğunu belirtir.
Hilma af Klint resimlerini neden saklamasını istedi?
Gerekçesini açıkça yazmadı. 1932’de defterlerini, ölümünden yirmi yıl sonrasına kadar açılmamaları gerektiğini gösteren bir X ile işaretledi. Genellikle, çağının bu resimleri anlamaya hazır olmadığını düşündüğü anlatılır.
Hilma af Klint’in eserleri ilk kez ne zaman sergilendi?
Hayattayken bazı ruhsal resimlerini sınırlı çevrelerde gösterdi; örneğin 1913’te Stockholm’de on yedi resmini, 1928’de Londra’da Tapınak resimlerini. Geniş kitleyle buluşması ise 1986’da, ölümünden 42 yıl sonra, Los Angeles County Museum of Art’taki “The Spiritual in Art: Abstract Painting 1890–1985” sergisiyle oldu.

Guggenheim sergisi neden önemliydi?
New York’taki Guggenheim Müzesi’nde 12 Ekim 2018–23 Nisan 2019 arasında açılan “Paintings for the Future” sergisi 167 resim ve 7 defter gösterdi. Hilma af Klint Vakfı’na göre sergi, müzenin tarihindeki en çok ziyaret edilen sergi oldu ve sanatçının uluslararası ününde dönüm noktası sayıldı.
Kısaca Hilma af Klint
| Doğum | 26 Ekim 1862, Karlberg Sarayı, Solna (Stockholm yakını) |
| Ölüm | 21 Ekim 1944, bir tramvay kazasının ardından (son evi Djursholm’deydi) |
| Eğitim | Stockholm Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi (1882–1887) |
| Dönem | Erken soyut sanat, modern sanat |
| Etkiler | Spiritüalizm, teozofi, antroposofi, botanik |
| En ünlü eserleri | Tapınak için Resimler (193 resim), On Büyük, Kuğu |
| Diğer önemli eserleri | Evrim, Sunak Resimleri, Bilgi Ağacı, Parsifal dizisi |
| Eserlerinin sahibi | Büyük çoğunluğu Hilma af Klint Vakfı, Stockholm |
Hilma af Klint, eserlerinin kendi zamanında anlaşılmayacağını düşünüp geleceğe bırakan bir ressamdı ve bu bahsi kazandı. Bugün resimleri dünyanın en büyük müzelerinde sergileniyor; “soyut sanatın tarihi” anlatılırken artık onun adı da anılıyor. Önünde durduğunuzda, bir asır önce Stockholm’de kapalı bir atölyede yapılmış bu resimlerin ne kadar taze göründüğüne şaşırabilirsiniz.
Aynı yıllarda başka yollardan soyuta ulaşan Kandinsky, František Kupka ve Robert Delaunay, onunla birlikte sergilenen Mondrian ve soyutu bambaşka bir duygusallığa taşıyan Mark Rothko yazılarıma göz atabilirsiniz. Modern sanat bilginizi denemek isterseniz modern sanat testim sizi bekliyor.






