Lucian Freud: İnsanı Güzelleştirmeden Resmeden Portreci

Lucian Freud kimdir?
Lucian Freud (1922–2011), Berlin’de doğup Londra’da yaşayan İngiliz ressam; psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un torunu. Soyut sanatın moda olduğu yıllarda bile yalnızca gerçek insanları, çoğu zaman çıplak ve çok yakın mesafeden resmetti. Modellerinden atölyesinde saatlerce poz vermelerini isterdi. 1995 tarihli Benefits Supervisor Sleeping 2008’de 33,6 milyon dolara satılarak yaşayan bir sanatçı için dünya rekoru kırdı.
“Bir resimden ne isterim? Şaşırtmasını, rahatsız etmesini, baştan çıkarmasını, ikna etmesini.” — Lucian Freud (Thyssen-Bornemisza Müzesi’nin aktardığı biçimiyle)
Lucian Freud’un resimlerine bakmak bazen rahatsız edicidir: bir yatağın üstünde tuhaf bir pozda kıvrılmış bir beden, bir koltukta uyuyan iri bir kadın, çok yakın mesafeden görülmüş, her kırışığıyla bir yüz. Freud insanı güzelleştirmeden, ama derin bir dikkatle resmetti. Onun için ten, boyanın kendisiydi.
PBS’in aktardığına göre bir keresinde eleştirmen Robert Hughes’a “Önümde gerçekten olmayan hiçbir şeyi bir resme koyamazdım” demişti. Arkadaşları, sevgilileri, çocukları ve sıradan insanlar, Londra’daki atölyesinde onun karşısında saatlerce oturdu. Bu yazıda önce Lucian Freud’un hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli 10 eserini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Lucian Freud kimdir?
Berlin’den Londra’ya
Lucian Michael Freud 8 Aralık 1922’de Berlin’de doğdu. Lucian Freud Arşivi’nin kronolojisine göre babası Ernst, Sigmund Freud’un en küçük oğlu ve bir mimardı; annesi Lucie Brach bir tahıl tüccarının kızıydı. Aile Tiergarten yakınında oturuyor, yazları Baltık kıyısında geçiriyordu. Hitler’in iktidara geldiği 1933’te aile Londra’ya taşındı. Lucian, Devon’daki Dartington Hall ve Dorset’teki Bryanston okullarında okudu. Dedesi Sigmund Freud 1938’de Londra’ya geldi ve 1939’da orada öldü; aynı yıl Lucian İngiliz vatandaşı oldu.
Cedric Morris’in okulu ve denizde geçen bir kış
1939’da Londra’daki Central School of Arts and Crafts’ta bir dönem okuduktan sonra Dedham’daki East Anglian School of Painting and Drawing’e geçti ve ressam Cedric Morris’in öğrencisi oldu. 1941’de ticaret filosunda bir Kuzey Atlantik konvoyunda görev yaptı, ama hastalanıp terhis edildi ve Morris’in Suffolk’taki Benton End’e taşınan okuluna döndü. 1944’te Londra’daki Alex Reid and Lefevre Gallery’de ilk kişisel sergisi açıldı. 1946’da Paris’te ilk gravürlerini yaptı, ardından Yunanistan’ın Poros adasında beş ay geçirdi.
Kitty, Caroline ve 1954 Venedik Bienali
Freud 1948’de heykeltıraş Jacob Epstein’ın kızı Kitty Garman ile evlendi; Tate’e göre Kitty’nin sekiz portresini yaptı. 1949–1954 arasında Slade Sanat Okulu’nda misafir öğretmenlik yaptı. 1951’de Interior in Paddington (Paddington’da İç Mekan) ile Britanya Festivali kapsamındaki bir sergide Arts Council ödülünü kazandı. 1953’te yazar Lady Caroline Blackwood ile evlendi. 1954’te Ben Nicholson ve Francis Bacon ile birlikte 27. Venedik Bienali’nde Britanya’yı temsil etti; ikinci evliliği 1957’de boşanmayla bitti.
Bacon’ın etkisi ve yeni bir boya
Freud’un erken resimleri ince fırçalarla, neredeyse minyatür titizliğiyle yapılmıştı. Thyssen-Bornemisza Müzesi’ne göre 1950’lerin ortasından sonra oturarak değil ayakta, modelinin çevresinde dolaşarak çalışmaya başladı; daha kalın fırçalar kullandı ve Francis Bacon’ın etkisiyle fırça vuruşları gevşedi, boyası kalınlaştı. 1960’lardan itibaren çıplak figürler resmetmeye başladı. 1972’de annesi Lucie’yi resmetmeye başladı; Arşiv’e göre bu dizi 1989’da annesinin ölümüne kadar sürdü.
Geç gelen ün ve Kraliçe’nin portresi
İlk büyük retrospektifi 1974’te Londra’daki Hayward Gallery’de açıldı. PBS’e göre Freud’un eserleri ABD’de uzun süre pek ilgi görmedi; değişim, 1987’de Washington’daki Hirshhorn Müzesi’nde açılan ve Paris, Londra ve Berlin’i dolaşan retrospektifle geldi. Freud 1983’te Companion of Honour, 1993’te Order of Merit nişanıyla onurlandırıldı. 2001’de Kraliçe II. Elizabeth’in küçük portresini yapıp Kraliyet Koleksiyonu’na bağışladı. 2002’de Tate Britain’da büyük bir retrospektifi açıldı.
Son yıllar
Freud son nefesine kadar resim yaptı. Son yirmi yılında ressam David Dawson onun asistanı oldu ve atölyesini fotoğrafladı. Lucian Freud 20 Temmuz 2011’de, 88 yaşında Londra’daki evinde öldü. Ölümünden sonra, 2012’de Londra’daki National Portrait Gallery’de büyük bir portre sergisi açıldı; 2022’de doğumunun yüzüncü yılı için National Gallery ve Madrid’deki Thyssen-Bornemisza Müzesi ortak bir retrospektif düzenledi.
Lucian Freud’un sanat anlayışı
“Boyanın et gibi davranmasını istiyorum”
Thyssen-Bornemisza Müzesi’nin aktardığına göre Freud 1982’de “Boyanın et gibi davranmasını istiyorum” demişti. Onun geç dönem resimlerinde ten, kalın boya katmanlarıyla neredeyse heykel gibi yoğrulur. Müzeye göre Freud, Leigh Bowery ve Sue Tilley’nin portreleriyle “norm dışı” bedenleri kalın boyayla resmetmenin öncülerinden biri oldu. Tate’in bir duvar yazısında aktardığı gibi Freud’a göre “olgu ile hakikat arasında bir fark vardır; hakikatin içinde bir ifşa öğesi bulunur.”
Uzun seanslar ve yakın bakış
Freud hep canlı modelle çalıştı ve en yakın çevresini resmetmeyi tercih etti: sevgilileri, arkadaşları, çocukları. PBS’in aktardığına göre “İlgimi çeken, önemsediğim insanlarla, yaşadığım ve tanıdığım odalarda çalışırım” diyordu. Tate’e göre modellerine çok yakın otururdu; bu yüzden göz bebeklerindeki yansımaları bile görebiliyordu. Modellerinden saatlerce poz vermelerini isterdi; PBS’e göre neredeyse her zaman çıplak. Ünlendiği yıllarda bile sipariş portreyi ancak model onun katı kurallarını, yani atölyede ve uzun süre poz vermeyi kabul ederse yaptı.
Eski ustalarla konuşan bir modern
Freud soyut ve kavramsal akımların yükseldiği yıllarda figüratif resimden hiç vazgeçmedi. Thyssen-Bornemisza Müzesi’ne göre resimlerinde Holbein, Cranach, Hals, Velazquez, Rembrandt, Watteau, Ingres, Courbet ve Cezanne gibi ustalara göndermeler bulunur. “National Gallery’ye doktora yardım istemeye gider gibi giderim” sözü de ona aittir. Bu yüzden Freud, modern sanatın içinde eski ustalarla konuşan ender ressamlardan biri olarak görülür.
Lucian Freud’un en önemli 10 eseri
1. Devedikenli Adam (Otoportre) – Man with a Thistle (Self-Portrait) (1946)

Nerede: Tate, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 61 x 50,2 cm. Genç Freud bir pencereden bakıyor; önde, bir pervazın üstünde dikenli, soluk bir devedikeni yaprağı. Tate’e göre bu, Freud’un 1940’larda yaptığı otoportrelerden biri ve Kuzey Rönesansı’nın eski ustalarından gelen gerçekçi ama sembolik bir üslupla yapılmış. Tablo 1961’de Tate’e girdi.
Bu eserde neye bakmalı? Devedikenine. Tate’in belirttiği gibi hem pencere önünde duran gerçek bir nesne hem de resmin altındaki düz alana yerleştirilmiş bir amblem gibi okunabiliyor. Bu belirsizlik, dikenli yaprağı ressamın ruh halinin bir işaretine dönüştürüyor.
2. Kedi Yavrulu Kız – Girl with a Kitten (1947)

Nerede: Tate Britain, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 41 x 30,7 cm. İri yeşil gözlü genç bir kadın, bir kedi yavrusunu boynundan sıkıca tutuyor. Model, Freud’un ilk eşi, ressam Kitty Garman (1926–2011). Tate’e göre bu, Freud’un ona yaptığı sekiz portreden biri; ressam modeline çok yakın oturmuş ve göz bebeklerindeki yansımalardan dalgalı saçlarına kadar her şeye neredeyse adli bir dikkatle bakmış. Eser 2006’da Simon Sainsbury’nin vasiyetiyle Tate’e kaldı.
Bu eserde neye bakmalı? Kitty’nin eline. Tate’in dikkat çektiği gibi kedi yavrusunu gergin bir tutuşla kavrıyor, parmak boğumları bembeyaz. Sakin yüz ile sıkı tutan el arasındaki çelişki, resme psikolojik bir gerilim veriyor.
3. Beyaz Köpekli Kız – Girl with a White Dog (1951–1952)

Nerede: Tate, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 76,2 x 101,6 cm. Çizgili bir kanepede oturan, sabahlığı omzundan kaymış bir kadın ve kucağında uyuklayan beyaz bir köpek. Tate’e göre model yine Kitty Garman; resimden anlamak zor olsa da o sırada çiftin ikinci çocuğuna hamileydi. Tate tabloyu 1952’de satın aldı.
Bu eserde neye bakmalı? Başlık ile resim arasındaki mesafeye. Tate’in belirttiği gibi ortam, köpeğin duruşu ve açılmış sabahlık son derece mahrem bir duygu veriyor; ama başlık isimsiz, Kitty’nin yüzü de ifadesiz. Freud’un modellerini yakınlık hissettiren ama izleyiciyi tedirgin eden bir biçimde resmetme alışkanlığı burada çok belirgin.
4. Francis Bacon – Francis Bacon (1952)

Nerede: Kayıp (Tate koleksiyonundan; 1988’de Berlin’de çalındı)
Metal üzerine yağlıboya, 17,8 x 12,7 cm. Bir kartpostal büyüklüğündeki bu bakır levha üzerinde, Freud’un yakın dostu ve rakibi Francis Bacon’ın yüzü, gözleri yarı kapalı, en ince ayrıntısına kadar işlenmiş. Tate tabloyu 1952’de satın aldı. Eser, Tate’in ödünç verdiği bir Freud retrospektifi sırasında 27 Mayıs 1988’de Batı Berlin’deki Neue Nationalgalerie’den, müze ziyaretçilere açıkken çalındı ve bir daha bulunamadı. The Art Newspaper’ın haberine göre Freud 2001’de, kendi çizdiği “ARANIYOR” afişleriyle Berlin sokaklarını donatarak resmin geri getirilmesi için çağrı yaptı. Buradaki görsel, Tate’in arşivindeki eski bir siyah beyaz fotoğraftır.
Bu eserde neye bakmalı? Ölçeğine. Bacon’ın dev tuvallerinin tersine Freud, arkadaşının kocaman başını avuç içi kadar bir yüzeye sığdırdı. Bu ince fırçalı titizlik, Freud’un Bacon etkisiyle boyasını gevşetmeden önceki dönemin son büyük örneklerinden biri.
5. Otel Odası – Hotel Bedroom (1954)

Nerede: Beaverbrook Art Gallery, Fredericton (Kanada)
Tuval üzerine yağlıboya, 91,1 x 61 cm. Bir otel odasında, beyaz çarşaflara gömülmüş, eli yüzüne değen bir kadın; arkada, pencerenin önünde karanlık siluetiyle ayakta duran bir adam ve camın ardında karşı binanın panjurlu pencereleri. Thyssen-Bornemisza Müzesi bu “tedirgin edici sahne”yi Freud’un ikinci eşi Caroline Blackwood’u gösteren resimler arasında sayıyor; 2022’deki National Gallery sergisi üzerine yazılan eleştirilere göre ayakta duran adam ise ressamın kendisi. Lucian Freud Arşivi’ne göre resim 1954 Venedik Bienali’nde gösterildi ve 1955’te Daily Express Genç Sanatçılar Sergisi’nde ikincilik ödülü aldı.
Bu eserde neye bakmalı? İki figür arasındaki boşluğa. Kadın ile adam aynı odada ama birbirlerine bakmıyorlar; ışık pencereden geliyor ve adamı neredeyse bir gölgeye çeviriyor. Müzeye göre bu resim Freud’un ilk döneminin sonunu işaret ediyor.
6. İki Çocukla Yansıma (Otoportre) – Reflection with Two Children (Self-Portrait) (1965)

Nerede: Museo Nacional Thyssen-Bornemisza, Madrid
Tuval üzerine yağlıboya, 91 x 91 cm. Freud kendini aşağıdan, yerdeki bir aynada görüyor; arkasındaki lamba yarı soyut bir disk gibi üstünde süzülüyor, sol alt köşede iki küçük çocuk duruyor. Thyssen-Bornemisza Müzesi’ne göre bu, Freud’un iki aynayla denemeler yaptığı ilk otoportrelerden biri. Köşedeki çocuklar, Suzy Boyt’tan olan çocukları Rose ve Ali; müzeye göre bu yerleşim, Kahire Müzesi’ndeki cüce Seneb ve ailesinin heykelinden esinlenmiş.
Bu eserde neye bakmalı? Bakış açısına. Müzenin aktardığı gibi resim ilk bakışta kavranamıyor; izleyici gözlerini figür boyunca yukarı kaydırıp sonunda ressamın bakışıyla yüz yüze geliyor. Geniş, ifadeli fırça vuruşları, Freud’un çok sevdiği Frans Hals’ı hatırlatıyor.
7. Çıplak Portre – Naked Portrait (1972–1973)

Nerede: Tate, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 61 x 61 cm. Pirinç başlıklı bir yatağın üstünde, garip bir pozda kıvrılmış çıplak bir kadın; önde boya lekeli bir tabure, üstünde fırçalar ve bir kavanoz. Tate’e göre figür, sert yapay ışık altında neredeyse bir teşrih masasındaki hayvan gibi görünüyor. Başlık belirli bir kişinin portresi olduğunu vurguluyor ve onu isimsiz, ideal çıplaklardan ayırıyor. Tate eseri 1975’te satın aldı.
Bu eserde neye bakmalı? Tabureye. Tate’in belirttiği gibi ressamın araçlarının önde görünmesi, baktığımız şeyin bir atölyenin yapay ortamı olduğunu hatırlatıyor. Freud bize hem modeli hem de resmin yapılış sürecini gösteriyor.
8. Paçavraların Yanında Ayakta – Standing by the Rags (1988–1989)

Nerede: Tate, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 168,9 x 138,4 cm. Atölyenin tahta zemininde, arkasında kabaran beyaz bez yığınına yaslanmış gibi duran çıplak bir kadın. Tate’e göre bu bezler Freud’un fırçalarını temizlemek için kullandığı paçavralar; resme bir kirlilik, belki de bedenden gelen salgılar fikrini katıyorlar. Tate eseri 1990’da Art Fund ve Friends of the Tate Gallery’nin desteğiyle satın aldı.
Bu eserde neye bakmalı? Tenin rengine ve dokusuna. Kalın, katman katman boya bedenin her kıvrımını yoğuruyor. Tate’in deyişiyle Freud, doğru resmedilmiş bir bedende görünüşünden fazlası olduğunu ima ediyor olabilir.
9. Leigh Bowery – Leigh Bowery (1991)

Nerede: Tate, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 51 x 40,9 cm. Gözleri kapalı, kel ve iri bir adamın başı ve çıplak omuzları, kırmızı bir koltuğun önünde. Model Leigh Bowery (1961–1994), punk sonrası yılların Londra gece kulübü sahnesinin efsanevi performans sanatçısı, kulüp organizatörü ve modacısıydı. Tate’e göre kendisi için olağanüstü kostümler yaratır, yanaklarını deldirip sahte gülen dudakları çengelli iğnelerle yüzüne tutturabilirdi. Bowery dört yıl boyunca Freud’a düzenli olarak poz verdi.
Bu eserde neye bakmalı? Kostümsüz Bowery’ye. Gösterişli dış görünüşüyle ünlü bir adam burada çıplak ve savunmasız. Tate’in aktardığına göre Bowery, Freud için “Onun işindeki psikolojik yanı seviyorum, gerilim dolu. Benim gibi o da şeylerin karnının altıyla ilgileniyor” demişti. Eser 1994’te Tate’e anonim olarak bağışlandı.
10. Uyuyan Sosyal Yardım Müdürü – Benefits Supervisor Sleeping (1995)

Nerede: Özel koleksiyon (2008’de Christie’s New York’ta satıldı)
Tuval üzerine yağlıboya, 151,3 x 219 cm. Yıpranmış, çiçek desenli bir kanepede uyuyan iri, çıplak bir kadın. Model Sue Tilley, Londra’da bir devlet iş ve sosyal yardım merkezinde yöneticiydi; resmin adı onun mesleğinden geliyor. Christie’s kataloğuna göre tablo 1995’te yapıldı, aynı yıl Fondation Maeght’taki Bacon-Freud sergisinde gösterildi. 13 Mayıs 2008’de Christie’s New York’ta 33.641.000 dolara satıldı; CNN’in haberine göre bu, yaşayan bir sanatçının eseri için o güne kadarki en yüksek açık artırma fiyatıydı.
Bu eserde neye bakmalı? Tenin kumaşla buluştuğu yerlere. Freud bedenin kıvrımlarını, kanepenin çiçekli kumaşını ve yıpranmış döşemeyi aynı yoğunlukta boyamış. Ne idealleştirme var ne alay; yalnızca uzun saatler boyunca bakılmış bir beden. Thyssen-Bornemisza Müzesi’nin dediği gibi bu tür resimler Freud’u norm dışı bedenleri resmetmenin öncülerinden biri yaptı.
Lucian Freud’un eserlerini nerede görebilirsiniz?
Freud’un en zengin müze koleksiyonu Londra’daki Tate’te. Listedeki yedi eserin yanında Two Plants (İki Bitki, 1977–1980), annesinin küçük bir portresi olan The Painter’s Mother IV (1973) ve ressam Celia Paul’ün portresi Girl in a Striped Nightshirt (1983–1985) de Tate’te. Tate’in kayıtlarına göre Kedi Yavrulu Kız şu sıralar Tate Britain’da sergide; diğerleri dönem dönem salonlara çıkıyor. Gitmeden önce Tate’in Lucian Freud sayfasından hangi eserlerin sergide olduğunu kontrol edebilirsiniz.
İspanya’da Madrid’deki Museo Nacional Thyssen-Bornemisza, müzenin kendi bilgisine göre ülkede Freud eseri bulunan tek müze; koleksiyonda beş resmi var. Baron Hans Heinrich Thyssen-Bornemisza, Freud’u ilk keşfeden özel koleksiyonculardan biriydi ve ressam ona iki portresini yaptı. Liverpool’daki Walker Art Gallery’de 1951 tarihli Interior in Paddington, Kanada’daki Beaverbrook Art Gallery’de Otel Odası, New York’taki MoMA’da ise 1945 tarihli küçük Woman with a Daffodil (Nergisli Kadın) bulunuyor. Freud’un dostu Francis Bacon’ın eserlerini de görmek isterseniz Tate Modern rehberime göz atabilirsiniz.
Lucian Freud hakkında merak edilenler
Lucian Freud, Sigmund Freud’un nesi olur?
Torunu. Babası mimar Ernst Freud, psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un en küçük oğluydu. Aile 1933’te Berlin’den Londra’ya taşındı; Sigmund Freud da 1938’de Londra’ya geldi ve ertesi yıl orada öldü.
Lucian Freud ile Francis Bacon arkadaş mıydı?
Evet, uzun yıllar yakın dost ve rakiptiler. 1954 Venedik Bienali’nde Britanya’yı birlikte temsil ettiler ve birbirlerinin portrelerini yaptılar. Freud’un 1952’de yaptığı Bacon portresi 1988’de çalındı. Bacon’ın Freud’u resmettiği 1969 tarihli üçlü tablo ise 2013’te açık artırmada rekor fiyata satıldı; ayrıntılar Francis Bacon yazımda.
Lucian Freud’un en pahalı tablosu hangisi?
2008’de 33,6 milyon dolara satılan Benefits Supervisor Sleeping, satış anında yaşayan bir sanatçı için dünya rekoruydu. Aynı modelin 1994 tarihli Benefits Supervisor Resting adlı resmi ise 2015’te Christie’s New York’ta 56,2 milyon dolara satılarak bu rakamı geçti. Dünyanın en pahalı tabloları için bu listeme bakabilirsiniz.
Lucian Freud Kraliçe Elizabeth’i resmetti mi?
Evet. 2001’de Kraliçe II. Elizabeth’in küçük bir portresini yaptı ve Lucian Freud Arşivi’ne göre eseri Kraliyet Koleksiyonu’na bağışladı.
Kısaca Lucian Freud
| Doğum | 8 Aralık 1922, Berlin |
| Ölüm | 20 Temmuz 2011, Londra |
| Ailesi | Sigmund Freud’un torunu; babası mimar Ernst Freud |
| Eğitim | Central School of Arts and Crafts; East Anglian School of Painting and Drawing (Cedric Morris) |
| Eşleri | Kitty Garman (1948), Lady Caroline Blackwood (1953) |
| Dönem | 20. yüzyıl figüratif resmi, modern İngiliz portreciliği |
| Onurları | Companion of Honour (1983), Order of Merit (1993) |
| En ünlü eserleri | Girl with a Kitten (1947), Reflection with Two Children (1965), Benefits Supervisor Sleeping (1995) |
| Rekor satış | Benefits Supervisor Resting (1994), Christie’s 2015, 56,2 milyon dolar |
| En iyi görüleceği yerler | Tate, Londra; Museo Nacional Thyssen-Bornemisza, Madrid |
Lucian Freud insanlara uzun uzun baktı; o kadar uzun ki sonunda gördüğü şey yalnızca bir yüz ya da beden değil, bir hayatın izleri oldu. Resimleri güzel olmaya çalışmaz, ama dürüsttür. Belki de bu yüzden onların karşısında hem rahatsız oluyor hem de gözümüzü alamıyoruz.
Freud’un yol arkadaşı için Francis Bacon yazıma, aynı dönemin bir başka büyük İngiliz ressamı için David Hockney yazıma bakabilirsiniz. Freud’un ilham aldığı eski ustalar için Rembrandt ve Velazquez yazılarım, 20. yüzyıl sanatının genel resmi için Modern sanat nedir? yazım sizi bekliyor.
Bu Ay Nereye?
İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.






