Sonia Delaunay: Rengi Tuvalden Elbiseye Taşıyan Sanatçı

Sonia Delaunay kimdir?
Sonia Delaunay (1885–1979), bugünkü Ukrayna topraklarında doğup hayatının büyük bölümünü Paris’te geçiren soyut sanatın öncülerinden. Eşi Robert Delaunay ile birlikte renklerin yan yana gelince birbirini nasıl değiştirdiğini araştıran “simultane” resmi geliştirdi. Bu fikri tuvalden kumaşa, elbiseye, kitaba ve dev duvar panolarına taşıdı. 1964’te Louvre’da hayattayken retrospektif sergisi açılan ilk kadın sanatçı oldu.
Sonia Delaunay, renklerin dans ettiği resimleri ile kadınların sokakta giydiği elbiseler arasındaki duvarı yıkan sanatçı. Oğlu için diktiği yamalı bir bebek battaniyesi, onun ve çevresinin gözünde bir kübist kompozisyona dönüştü; bu küçük battaniyeden bir şiir kitabına, bir dans salonu panosundan 1937 Paris fuarının dev duvar resimlerine uzanan altmış yıllık bir yol başladı.
Bu yazıda Sonia Delaunay’nin hayatını, simultane sanat anlayışını, en önemli eserlerini ve bu eserleri bugün nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Sonia Delaunay kimdir?
Odessa’dan Saint Petersburg’a
Sonia Delaunay’nin asıl adı Sarah Stern. 1885’te, o zamanki Rus İmparatorluğu’nda yoksul bir Yahudi ailenin çocuğu olarak doğdu. Centre Pompidou ve Tate doğum yeri olarak Odessa’yı verir; Washington’daki Ulusal Kadın Sanatçılar Müzesi (NMWA) ise Ukrayna’daki küçük bir kasaba olan Gradizhsk’ı gösterir. Kaynaklar bu konuda ayrışıyor.
Çocukken, Saint Petersburg’da yaşayan varlıklı ve çocuksuz dayısı Henri Terk’in yanına verildi. Pompidou ve NMWA bunun beş yaşında, Tate ise yedi yaşında olduğunu yazar. Dayısının soyadını aldı ve Sonia Terk oldu. Kültürlü, kozmopolit bir evde büyüdü. Ailesi onu resim eğitimi için Almanya’ya, Karlsruhe’ye gönderdi.
Paris ve iki evlilik
1905’te (Tate’e göre 1906’da) Paris’e yerleşti. Pompidou’nun anlattığına göre burada Fovizm’i ve Paul Gauguin’in resmini keşfetti; 1907 tarihli Uyuyan Genç Kız gibi ilk tabloları bu etkilerle doğdu. Parlak, düz renk alanları Matisse ve Fovların dilini hatırlatıyordu.
1908’de Alman sanat taciri Wilhelm Uhde ile bir “dostluk evliliği” yaptı. Bu evlilik ona Paris’te kalma imkanı verdi, Uhde de ilk kişisel sergisini düzenledi. Uhde aracılığıyla genç ressam Robert Delaunay ile tanıştı. Uhde’den boşandı ve 1910’da Robert ile evlendi. 1911’de oğulları Charles doğdu.
Simultane yıllar
Delaunay’lar 1912–1914 arasında Paris avangardının en renkli çiftlerinden biriydi. Montparnasse’taki Bal Bullier dans salonuna düzenli gidiyor, Sonia’nın tasarladığı “simultane” giysilerle dans ediyorlardı. 1913’te Sonia, Berlin’deki Der Sturm galerisinde açılan ilk Alman Sonbahar Salonu’na beş resimle katıldı ve şair Blaise Cendrars ile ünlü kitap-tablo Transsibirya Nesri’ni yaptı. 1914’te dev tuvali Elektrikli Prizmalar’ı Bağımsızlar Salonu’nda sergiledi.

İspanya, Portekiz ve Casa Sonia
Birinci Dünya Savaşı başladığında aile İspanya’daydı ve Paris’e dönmedi. Gulbenkian Vakfı’nın kronolojisine göre 1915 baharında Madrid’den Lizbon’a geçtiler, Haziran 1915’te kuzeydeki Vila do Conde’ye yerleştiler. Portekiz’in pazarları ve güneşi Sonia’nın paletini yeniden ısıttı.
1917’deki Rus Devrimi, Saint Petersburg’dan gelen aile gelirini kesti. Delaunay’lar Madrid’e döndü. Sonia burada Rus Balesi’nin kurucusu Sergey Diyagilev için Kleopatra balesinin kostümlerini tasarladı ve 1918’de iç dekorasyon, aksesuar ve moda üzerine çalışan dükkanı Casa Sonia’yı açtı.
Moda evi, 1925 ve 1937 fuarları
Aile 1921’de Paris’e döndü. Sonia 1922’de Tristan Tzara ile bir “şiir-elbise” yaptı, 1923’te Tzara’nın Gaz Kalbi oyununun kostümlerini tasarladı ve simultane desenlerini Lyon’daki bir ipek üreticisine sattı. 1924’te kumaş baskısı ve giysi üretimi için kendi atölyesini kurdu. 1925 Paris Uluslararası Modern Dekoratif ve Endüstriyel Sanatlar Sergisi’nde terzi Jacques Heim’in davetiyle “Simultane butik”i tasarladı. 1926’da sinema filmleri için kostümler çizdi.
1937 Paris Uluslararası Sergisi’nde Robert ile birlikte Hava Sarayı ve Demiryolları köşkü için dev duvar resimleri yaptılar; bu çalışma altın madalya aldı. Aynı fuarda İspanya köşkünün merkezinde Picasso’nun Guernica’sı duruyordu.
Robert’in ölümünden sonra
Robert Delaunay 1941’de Montpellier’de öldü. Sonia savaştan sonra, 1945’te Paris’e döndü ve hayatının geri kalanını hem kendi sanatına hem de eşinin eserlerini ve soyut sanatı tanıtmaya adadı. 1939’da kuruluşuna katıldığı Réalités Nouvelles (Yeni Gerçeklikler) salonunda 1940’lar ve 1950’ler boyunca düzenli olarak sergi açtı.
1964’te Sonia ve oğlu Charles’ın Musée National d’Art Moderne’e bağışladığı eserler Louvre’da sergilendi; Pompidou ve Tate, Sonia’nın Louvre’da hayattayken retrospektifi açılan ilk kadın sanatçı olduğunu belirtir. 1967’de Musée National d’Art Moderne kapsamlı bir retrospektif düzenledi. 1975’te Fransız Onur Lejyonu nişanını aldı. Anı kitabı Nous irons jusqu’au soleil (Güneşe kadar gideceğiz) 1978’de yayımlandı. Sonia Delaunay 1979’da Paris’te öldü.
Sonia Delaunay’nin sanat anlayışı
Renk her şeyden önce
Sonia ve Robert Delaunay’nin geliştirdiği sanat, Orfizm ya da Simültanizm adıyla anılır ve biçimden çok renge değer verir. Pompidou’ya göre çıkış noktası, 19. yüzyıl kimyacısı Michel-Eugène Chevreul’ün “renklerin eşzamanlı karşıtlığı” kuramıydı: Yan yana konan iki renk birbirini değiştirir, titreştirir, hareket ettirir. Delaunay’lar resimde derinliği perspektifle değil, bu renk karşıtlıklarıyla kurmayı denedi. Sonia’nın resimlerindeki iç içe halkalar ve diskler bu titreşimin görünür hale gelmiş biçimidir.

Modern şehrin ışığı
Sonia’nın 1910’lardaki resimleri modern hayatın heyecanını taşır: elektrik lambalarının hareleri, dans salonları, trenler, kalabalık bulvarlar. Pompidou’ya göre Elektrikli Prizmalar, sanatçının elektrik ışığının renkleri ve biçimleri nasıl dönüştürdüğünü gözlemlemesinden doğdu. Bu yönüyle aynı yıllarda soyuta yönelen Kandinsky, František Kupka ve Hilma af Klint ile birlikte soyut sanatın ilk kuşağında yer alır.
Sanatla hayat arasında sınır yok
Sonia Delaunay için resim, kumaş, elbise, kitap kapağı ya da araba boyası arasında hiyerarşi yoktu. Aynı renk ritimlerini hepsine uyguladı. Pompidou, oğlu için diktiği battaniyenin onun “uygulamalı sanat” çalışmalarının ve simultane kumaşlarının habercisi olduğunu vurgular. Bu yaklaşım, sanatı müzeden çıkarıp gündelik hayatın içine taşıma fikrinin erken bir örneğidir.
Sonia Delaunay’nin en önemli 7 eseri
1. Beşik Örtüsü (1911)
Nerede: Centre Pompidou, Musée National d’Art Moderne, Paris
Oğlu Charles doğduğunda yaptığı, tuval üzerine dikilmiş kumaş parçalarından oluşan 111 x 82 cm boyutunda bir örtü. Sonia sonradan bu işi şöyle anlatmıştı: Rus köylülerinin evlerinde gördüğü yamalı örtüler gibi bir battaniye yapmak istemiş, bitince parçaların dizilişi ona kübist bir kurgu gibi görünmüş ve aynı yöntemi başka nesnelere ve tablolara uygulamaya başlamışlar. Pek çok kaynak onu Sonia’nın ilk soyut kompozisyonu sayar.
2. Bal Bullier (1913)
Nerede: Centre Pompidou koleksiyonu; Pompidou’nun kaydına göre Ocak 2027’ye kadar Centre Pompidou-Metz’teki Dimanche sans fin sergisinde
Yatak kılıfı kumaşı üzerine yağlıboya, 97 x 390 cm’lik bir friz. Saint-Michel Bulvarı’ndaki Bal Bullier dans salonunda tango yapan çiftleri, elektrik lambalarının hareleri altında dönen renk ve kavislere dönüştürür. 1913’te Berlin’de ilk kez gösterildiğinde adı Hareket, renk, derinlik, dans, Bullier idi.
Bu eserde neye bakmalı? Soldan sağa okuyun. Pompidou’ya göre belinden sarılmış çiftler, belki de aynı çiftin farklı anlardaki halleri, bir film şeridi gibi art arda gelir.
3. Transsibirya Nesri (1913)

Nerede: MoMA (New York), LACMA (Los Angeles), San Francisco Güzel Sanatlar Müzeleri ve başka koleksiyonlarda nüshalar
Şair Blaise Cendrars’ın Transsibirya treniyle yapılan bir yolculuğu anlatan uzun şiiri ile Sonia’nın renk kompozisyonlarını aynı sayfada buluşturan kitap. Tek bir kağıt, akordeon gibi katlanmış; açıldığında yaklaşık iki metre boyunda. MoMA’nın nüshası 196,9 x 35,6 cm. Renkler şablonla (pochoir) elle uygulandı. Basılması planlanan 150 nüshanın hepsinin basılmadığı, gerçek sayının 60 ile 100 arasında olduğu düşünülür. Kesin sayı belirsiz.
4. Elektrikli Prizmalar (1914)

Nerede: Centre Pompidou, Paris
250 x 250 cm boyutunda dev bir tuval. Fransız devleti tarafından 1958’de satın alındı. Prizmanın bütün renklerine boyanmış halkalar bütün yüzeyi kaplar ve perspektifi ortadan kaldırır. Sol altta küçük bir kartuş Cendrars’ın Transsibirya Nesri şiirine gönderme yapar. Eser 1914 Bağımsızlar Salonu’nda Robert Delaunay’nin Domuzlu Atlıkarınca tablosunun yanında sergilendi.
Bu eserde neye bakmalı? Halkaların merkezlerine. Pompidou, bu dev halkaların Robert Delaunay’nin 1913’te tek başına resmettiği “Disk” motifini çoğaltarak bütün yüzeye yaydığını anlatır.
5. Portekiz Pazarı (1915)

Nerede: MoMA, New York
Tuval üzerine yağlıboya ve balmumu, 90,5 x 90,5 cm. MoMA’ya göre Sonia bu resmi Portekiz’in kuzeyindeki Valença do Minho’da yaptı. Bir pazar sahnesi serisinin parçası: meyveler, sepetler, testiler ve şapkalı bir satıcı, doygun renklerle neredeyse soyut bir halka oyununa dönüşür. Sağ altta imzası ve 1915 tarihi görülür.
6. Ritim (1938)
Nerede: Centre Pompidou, Paris
Tuval üzerine yağlıboya, 182 x 149 cm. 1964’te Sonia ve Charles Delaunay’nin bağışıyla müzeye girdi. 1937 fuarındaki dev duvar resimlerinin hemen ardından gelen bu tablo, Sonia’nın 1930’larda vardığı saf soyutlamayı gösterir: daireler, yarım daireler ve renk bantları, hiçbir figür olmadan yalnızca ritim kurar.
7. Triptik (1963)

Nerede: Tate koleksiyonu, Londra
Tuval üzerine yağlıboya, 99,7 x 200 cm. Sonia bu resmi yetmişli yaşlarının sonunda yaptı. Tate’in okul kaynaklarına göre resme “triptik” adını, yıllardır üzerinde çalıştığı üç motifi bir araya getirdiği için vermişti. Ortaya bilerek beyaz bir alan koydu; amacı üç parçanın bu boşlukla birbirine bağlanıp bağlanamayacağını görmekti. Daireler, dikdörtgenler ve üçgenler, ilk simultane resimlerindeki enerjiyi elli yıl sonra yeniden canlandırır.
Sonia Delaunay’nin eserlerini nerede görebilirsiniz?
Sonia Delaunay’yi görmek için ilk adres Paris’teki Centre Pompidou. Müze, Sonia ve Charles Delaunay’nin 1964 bağışı sayesinde Beşik Örtüsü, Bal Bullier, Elektrikli Prizmalar ve Ritim gibi temel eserlerine sahip. Bal Bullier şu sıralar Pompidou’nun Metz’teki şubesinde sergileniyor.
New York’taki MoMA’da Portekiz Pazarı ve Transsibirya Nesri bulunuyor. Londra’da Tate koleksiyonunda Triptik var. Lizbon’daki Calouste Gulbenkian Vakfı’nın modern sanat merkezi (CAM) de Sonia’nın çok sayıda eserine sahip; Delaunay’ların Portekiz yıllarına 1972’de bir sergi ayırmıştı. Eserler sık sık ödünç verildiği için gitmeden önce müzelerin resmi sitelerinden kontrol edin: Centre Pompidou, MoMA.
Sonia Delaunay hakkında merak edilenler
Sonia Delaunay’nin asıl adı ne?
Sarah Stern. Çocukken yanına verildiği dayısı Henri Terk’in soyadını alarak Sonia Terk oldu; 1910’da Robert Delaunay ile evlenince Sonia Delaunay adını kullandı. Bazı eserlerini Sonia Delaunay-Terk diye imzaladı.
Orfizm ve Simültanizm nedir?
Sonia ve Robert Delaunay’nin 1910’ların başında geliştirdiği, rengi biçimin önüne koyan soyut resim anlayışı. Yan yana gelen renklerin birbirini değiştirdiği “eşzamanlı karşıtlık” ilkesine dayanır. Sonia bu ilkeyi resmin yanı sıra kumaşa ve giyime de uyguladı.
Sonia Delaunay moda tasarımcısı mıydı?
Evet, ama ressamlığını hiç bırakmadan. 1918’de Madrid’de Casa Sonia’yı açtı, 1920’lerde Paris’te kendi kumaş baskı atölyesini kurdu, 1925 fuarında Simultane butiki tasarladı. Diyagilev’in balesi ve sinema filmleri için kostümler çizdi.
Sonia ve Robert Delaunay’nin eserleri birbirine karışır mı?
İkisi aynı renk kuramından yola çıktığı için resimleri sık sık birlikte sergilendi; 1914’te Elektrikli Prizmalar, Robert’in Domuzlu Atlıkarınca’sının yanına asıldı. Yine de Sonia’nın işleri kumaşa, yamaya ve gündelik nesnelere uzanan dokunsal bir sıcaklık taşır.
Kısaca Sonia Delaunay
| Doğum | 1885, Odessa (bazı kaynaklara göre Gradizhsk), Rus İmparatorluğu |
| Ölüm | 1979, Paris |
| Asıl adı | Sarah Stern (Sonia Terk) |
| Akım | Orfizm / Simültanizm, soyut sanat |
| Eşi | Robert Delaunay |
| Alanları | Resim, tekstil, moda, kitap, kostüm, duvar resmi |
| En ünlü eserleri | Bal Bullier, Elektrikli Prizmalar, Transsibirya Nesri |
| Önemli koleksiyonlar | Centre Pompidou (Paris), MoMA (New York), Tate (Londra) |
Sonia Delaunay’nin hikayesi, bir bebek battaniyesiyle başlayıp dev duvar resimlerine uzanan bir renk yolculuğu. Resmi elbiseye, şiiri renge, dans salonunu tuvale taşırken sanatın sınırlarını sessizce genişletti. Onun eserlerine bakarken renklerin gerçekten titreştiğini, birbirini ittiğini ve çektiğini hissedebilirsiniz.

Simultane resmi birlikte kurduğu Robert Delaunay, soyut sanatın öteki öncüleri Wassily Kandinsky, František Kupka, Hilma af Klint ve Piet Mondrian yazılarıma da göz atabilirsiniz. Renk alanlarıyla başka bir yol açan Mark Rothko ve Willem de Kooning de bu serinin parçası. Modern sanatı ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız modern sanat testim sizi bekliyor.
Diğer Fransız ustalar için Fransız Ressamlar sayfasına bakabilirsiniz.






