Never Look Away (Werk ohne Autor, 2018): Gerhard Richter’in Hayatı Ne Kadar Gerçek?

Never Look Away (Werk ohne Autor, 2018) filminin afişi ve sahne görüntüsü

Never Look Away, Gerhard Richter’in hikayesi mi?

Resmi olarak hayır, pratikte büyük ölçüde evet. Florian Henckel von Donnersmarck’ın Werk ohne Autor (2018) filmindeki ressam Kurt Barnert kurgusal bir karakter; ama hayatı, Alman ressam Gerhard Richter’in gençliğini adım adım izliyor. Richter filmi açıkça reddetti ve yönetmenin biyografisini “çarpıttığını” söyledi.

Never Look Away (özgün adıyla Werk ohne Autor, yani “Yazarı Olmayan Eser”), Oscar ödüllü Başkalarının Hayatı’nın yönetmeni Florian Henckel von Donnersmarck’ın üç saati aşan, onlarca yıla yayılan bir Alman tarihi ve sanat filmi. Nazi Almanyası’nda çocukluğunu geçiren bir ressamın Doğu Almanya’dan Batı’ya uzanan yolculuğunu anlatıyor.

Filmi ilginç kılan, perde arkasındaki tartışma: Esinlendiği ressam Gerhard Richter hala yaşıyor ve filmden hiç hoşlanmadı. Bu yazıda filmin neyi anlattığına, Richter’in hayatıyla nerede örtüşüp nerede ayrıldığına ve filmin esinlendiği eserlerin bugün nerede olduğuna bakacağım. Richter’in eserleri telif hakkıyla korunduğu için bu yazıda tablolarının görsellerine yer vermiyorum.

Never Look Away künyesi

Özgün adıWerk ohne Autor
Uluslararası adıNever Look Away
TürDram
Yönetmen ve senaristFlorian Henckel von Donnersmarck
Yıl2018
ÜlkeAlmanya
Süre188 dakika
OyuncularTom Schilling (Kurt Barnert), Paula Beer (Ellie), Sebastian Koch (Carl Seeband), Saskia Rosendahl (Elisabeth May), Oliver Masucci (Antonius van Verten)
Görüntü yönetmeniCaleb Deschanel
YapımPergamon Film, Wiedemann & Berg Film
İlk gösterim75. Venedik Film Festivali, yarışma bölümü (2018)
ÖdüllerYabancı Dilde En İyi Film ve En İyi Görüntü Yönetimi dallarında Oscar adaylığı

Never Look Away ne anlatıyor?

Film, Nazi döneminin Dresden’inde başlıyor. Küçük Kurt Barnert’i resme ve “gözünü kaçırmadan bakmaya” teşvik eden kişi, genç ve hayat dolu teyzesi Elisabeth. Ama Elisabeth’in ruh sağlığı bozulunca Nazi rejiminin “ırk hijyeni” politikaları ailenin hayatına giriyor. Elisabeth’in gönderildiği kurumun başında ise jinekolog Profesör Carl Seeband var.

Savaştan sonra Kurt, Doğu Almanya’da sanat okuluna gidiyor ve sosyalist gerçekçi resimlerle ilk başarılarını kazanıyor. Okulda Ellie adında genç bir kadına aşık oluyor. Ellie’nin babası, Kurt’ün geçmişiyle bağını bilmediği Carl Seeband. Sosyalist gerçekçiliğin kalıplarında boğulan Kurt, Berlin Duvarı örülmeden önce Batı’ya geçiyor ve Düsseldorf’taki sanat akademisinde kendi sesini aramaya başlıyor. Oradaki hocası, Joseph Beuys’tan esinlenmiş Antonius van Verten.

Filmin büyük sorusu şu: Bir ressam, yaşadığı travmayı nasıl sanata dönüştürür? Donnersmarck bir röportajında filme, “çok travmatik bir olayı alıp onu çok güzel bir şeye dönüştüren” birinin hikayesini anlatmak için giriştiğini söyledi. Eleştiriler bölündü: Time Out filmi görkemli ama “fazla cilalı” buldu, Hyperallergic ise Richter’in hayatının basitleştirilmiş bir kopyası olarak gördü. Caleb Deschanel’in görüntü yönetimi ise Oscar adaylığı getirdi.

Filmdeki olaylar ne kadar gerçek?

Elisabeth, yani Marianne Schönfelder

Bu kısım gerçek bir aile trajedisine dayanıyor. Deutsches Ärzteblatt’ın aktardığına göre Richter’in annesinin kız kardeşi Marianne Schönfelder, 1937’deki bir muayenenin ardından şizofreni nedeniyle kliniğe yatırıldı, 1938’de zorla kısırlaştırıldı ve 16 Şubat 1945’te Großschweidnitz’deki devlet hastanesinde, Nazilerin “ötanazi” cinayetleri sırasında öldü. Film, onun ölüm biçimini daha dramatik göstermek için değiştiriyor; Hyperallergic bu tercihi sert biçimde eleştirdi.

Carl Seeband ve Heinrich Eufinger

Seeband karakterinin arkasında da gerçek bir kişi var. Richter’in ilk eşi Ema’nın babası Heinrich Eufinger, Dresden-Friedrichstadt kadın kliniğinin başhekimi ve SS-Obersturmbannführer rütbesinde bir subaydı; zorla kısırlaştırmalar yaptı ve savaştan sonra Doğu Almanya’da çalışmaya devam etti. Ancak Ärzteblatt’a göre Marianne Schönfelder onun kurbanları arasında değildi. Yani filmdeki gibi doğrudan bir bağ yok; bu, kurgunun yarattığı bir düğüm. Bu aile geçmişi, gazeteci Jürgen Schreiber’in 2005’te yayımlanan Ein Maler aus Deutschland kitabıyla geniş kitlelere duyuldu. Richter, Schreiber’e bundan bilinçli olarak haberi olmadığını söylemişti.

Doğu’dan Batı’ya ve Düsseldorf

Ana hatlar Richter’in hayatıyla örtüşüyor. Richter 1932’de Dresden’de doğdu, Dresden Sanat Akademisi’nde okudu ve bitirme çalışması olarak sosyalist gerçekçi bir duvar resmi yaptı. Resmi biyografisine göre 1961’de, Berlin Duvarı örülmeden kısa süre önce Ema ile Batı’ya geçti ve Düsseldorf Sanat Akademisi’ne girdi. Ama orada hocası Beuys değil, Karl Otto Götz’dü. Hyperallergic’in belirttiği gibi film, Götz’ün yerine Beuys’u andıran bir karakter koymuş. 1962 civarında Richter gazete ve aile fotoğraflarından resimler yapmaya başladı; filmdeki Kurt’ün bulanık fotoğraf resimleri de bu döneme açıkça göndermede bulunuyor. Filmde görülen tabloları ise Richter’in eski asistanlarından biri yaptı.

Richter filme neden karşı çıktı?

Donnersmarck, senaryoyu yazmadan önce Richter ile haftalarca görüştü; The Local’e göre bu konuşmaları Richter’in izniyle kaydetti. Film çıktıktan sonra ise Richter, yönetmenin biyografisini “kötüye kullanıp büyük ölçüde çarpıttığını” söyledi. New Yorker’dan Dana Goodyear’a yazdığı mektupta, Donnersmarck’a adını ve resimlerini kullanmasına izin vermediğini yazılı olarak bildirdiğini belirtti. Alman haber ajansı DPA’ya da filmi “fazla sansasyonel” bulduğunu söyledi. Donnersmarck’a göre ise Richter filmin tamamını değil, yalnızca fragmanını görmüştü.

Donnersmarck ise filmin bir Richter biyografisi değil, kurgusal bir ressamın hikayesi olduğunu savundu ve Yurttaş Kane örneğini verdi: o film de adı “Yurttaş Hearst” olsaydı daha zayıf olurdu. Hangi olayların gerçek olduğunu açıklamayacağını, bunun Richter’e de mahremiyet sağladığını söyledi. Bir başka röportajında ise “Belki de film, onun dışında herkes için” dedi.

Filmin esinlendiği eserler ve bugün nerede?

Filmdeki tablolar Richter’in değil, ama onun 1960’lardaki fotoğraf resimlerini çağrıştırıyor. Aşağıda, filmin anlattığı aile hikayesiyle doğrudan bağlantılı Richter eserlerini ve bugün nerede olduklarını topladım.

EserTarihNerede?
Marianne Teyze (Tante Marianne)1965Özel koleksiyon (Sotheby’s’te satıldı)
Rudi Amca (Onkel Rudi)1965Lidice Anıtı Koleksiyonu, Çekya
Ema (Merdivende Çıplak)1966Museum Ludwig, Köln
Birkenau (dört tablo)2014Neue Nationalgalerie, Berlin (Gerhard Richter Sanat Vakfı’nın uzun süreli emaneti)

Marianne Teyze, filmle en doğrudan ilişki kurulabilecek tablo. Ärzteblatt’a göre 1932 tarihli bir aile fotoğrafından yapılmış: dört aylık bebek Gerhard ve 14 yaşındaki teyzesi Marianne. Richter aynı yıl, Nazi “ötanazi” programının yöneticilerinden Werner Heyde’nin tutuklanışını gösteren bir gazete fotoğrafından Herr Heyde’yi ve üniformalı amcasını gösteren Rudi Amca’yı da boyadı. Rudi Amca’yı 1967’de, Nazilerin 1942’de yok ettiği Çek köyü Lidice için oluşturulan koleksiyona bağışladı; tablo bugün Çekya’daki tek Richter eseri olarak biliniyor.

Ema (Merdivende Çıplak), merdivenden inen ilk eşini gösteriyor ve Köln’deki Museum Ludwig’de. Richter’in Auschwitz-Birkenau’dan gizlice çıkarılmış dört fotoğrafı tuvale aktarıp sonra boya katmanlarıyla tamamen örttüğü Birkenau dizisi ise 2023’te Berlin’deki Neue Nationalgalerie’de sergilenmeye başladı; Richter’in soyut resimleriyle tarihin karanlık yüzleşmesini bir araya getiriyor. Soyuta giden yolu soyut sanat nedir? yazımda anlattım.

Fragman

Never Look Away hakkında sık sorulan sorular

Never Look Away gerçek bir hikaye mi?

Gerçek olaylardan esinlenmiş bir kurgu. Ressam Kurt Barnert’in hayatı Gerhard Richter’in gençliğini izliyor, ama isimler değiştirilmiş ve birçok olay dramatize edilmiş.

Gerhard Richter filmi izledi mi?

Yönetmene göre izlemedi; yalnızca fragmanı gördü. Richter, filmin biyografisini çarpıttığını söyledi ve filmle arasına açıkça mesafe koydu.

Filmdeki tabloları kim yaptı?

Richter’in kendisi değil. Filmde görülen fotoğraf resimlerini, Richter’in eski asistanlarından biri yaptı.

Antonius van Verten kimdir?

Filmdeki Düsseldorf hocası; Alman sanatçı Joseph Beuys’tan esinlenmiş kurgusal bir karakter. Gerçekte Richter’in Düsseldorf’taki hocası Karl Otto Götz’dü.

Never Look Away Oscar aldı mı?

Hayır, ama iki dalda aday oldu: Yabancı Dilde En İyi Film ve Caleb Deschanel ile En İyi Görüntü Yönetimi.

Fotoğraftan resme uzanan aynı dönemin Amerika’daki karşılığını Pop Art nedir? ve Andy Warhol yazılarımda bulabilirsiniz. Savaş sonrası sanatçıları anlatan diğer filmler için Pollock ve Basquiat yazılarıma, tüm liste için Sanat Filmleri sayfasına bakabilirsiniz.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler