Giorgio de Chirico: Boş Meydanların ve Uzun Gölgelerin Ressamı

Giorgio de Chirico, Aşk Şarkısı

Giorgio de Chirico kimdir?

Giorgio de Chirico (1888–1978), Yunanistan’da doğmuş İtalyan ressam ve “metafizik resim” akımının kurucusu. 1910’larda boş İtalyan meydanlarını, uzun gölgeleri, antik heykelleri, trenleri ve yüzsüz mankenleri rüya gibi tuhaf bir sessizlik içinde resmetti. Bu resimler Magritte, Dali ve Max Ernst gibi sürrealistlere doğrudan ilham verdi. En ünlü eserlerinden Aşk Şarkısı, New York’taki MoMA’da.

“Muamma olandan başka neyi seveceğim?” — Giorgio de Chirico’nun 1911 tarihli otoportresine yazdığı Latince söz (Giorgio ve Isa de Chirico Vakfı’nın aktardığı biçimiyle)

Giorgio de Chirico’nun resimlerine bakınca insan bir rüyanın içine girmiş gibi olur: öğleden sonra güneşiyle aydınlanmış bomboş bir meydan, kemerli revaklar, upuzun gölgeler, uzakta duman çıkararak geçen bir tren. Kimse yok, ama bir şey olmak üzere gibi. Bu sessiz ve tedirgin edici sahneler 20. yüzyıl sanatının en etkili görüntüleri arasına girdi.

Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre de Chirico’nun 1911–1917 arasındaki gizemli resimleri sürrealist ressamlar için hayati bir ilham kaynağı oldu. Kendisi sürrealist grubun içinde uzun kalmadı, hatta sonradan onlarla kavgalı düştü; ama akımın görsel dili büyük ölçüde onun boş meydanlarından doğdu. Bu yazıda önce Giorgio de Chirico’nun hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli 10 eserini, son olarak da eserlerini nerede görebileceğinizi anlatıyorum.

Giorgio de Chirico kimdir?

Giorgio de Chirico'nun 1936'da Carl Van Vechten tarafından çekilmiş fotoğrafı
Giorgio de Chirico, 1936. Fotoğraf: Carl Van Vechten, Library of Congress, kamu malı, Wikimedia Commons.

Volos’ta doğan bir İtalyan

Giuseppe Maria Alberto Giorgio de Chirico 10 Temmuz 1888’de Yunanistan’ın Volos kentinde, İtalyan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Giorgio ve Isa de Chirico Vakfı’na göre babası Evaristo, Sicilya kökenli soylu bir aileden gelen bir demiryolu mühendisiydi ve Teselya demiryolunun yapımını yönetiyordu. Annesi Gemma Cervetto Cenova kökenliydi. Kardeşi Andrea, ileride Alberto Savinio adıyla tanınacak yazar, besteci ve ressamdı.

Giorgio ilk resim derslerini Volos’ta aldı, 1903–1906 arasında Atina Politeknik Okulu’na devam etti. Babası Mayıs 1905’te öldü. Eylül 1906’da anne iki oğluyla Yunanistan’dan ayrıldı ve kısa Venedik ve Milano duraklarından sonra Münih’e yerleşti. Giorgio orada Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu; İsviçreli ressam Arnold Böcklin ile Alman Max Klinger’in resimlerini inceledi, Nietzsche ve Schopenhauer’i büyük bir ilgiyle okudu. Bu felsefe okumaları, onun bütün erken sanatının anahtarı oldu.

Floransa’da bir “vahiy” ve Paris yılları

Aile Mart 1910’da Floransa’ya taşındı. De Chirico anılarında bu dönemi sağlığının kötüleştiği, Böcklin etkisinin geride kaldığı ve “İtalyan kentlerinin güzel sonbahar öğleden sonralarının melankolisini” resmetmeye başladığı yıllar olarak anlatır. Vakfa göre ilk metafizik resmi olan Bir Sonbahar Öğleden Sonrasının Muamması’nı, Floransa’daki Santa Croce Meydanı’nda yaşadığı bir tür görüden esinlenerek yaptı.

14 Temmuz 1911’de Paris’e geldi ve İtalyan meydanı temasını burada geliştirdi. 1912 sonbaharında Salon d’Automne’da ilk kez eser sergiledi. Picasso ve şair Guillaume Apollinaire resimlerini fark etti; Apollinaire onu “genç kuşağın en şaşırtıcı ressamı” olarak tanımladı. De Chirico bu yıllarda ilk galericisi Paul Guillaume ile tanıştı, Brancusi, Max Jacob ve Andre Derain ile aynı çevrede bulundu. Picasso hakkında daha fazlası için Pablo Picasso yazıma bakabilirsiniz.

Ferrara: savaş, hastane ve “metafizik okul”

Birinci Dünya Savaşı çıkınca de Chirico ve Savinio Mayıs 1915’te İtalya’ya dönüp askerlik makamlarına başvurdu ve Ferrara’ya gönderildi. De Chirico cepheye değil, kentte bir göreve verildi. Vakfa göre burada ilk “metafizik iç mekan” resimlerini yaptı; Büyük Metafizikçi, Hektor ile Andromakhe ve Huzursuz Muzlar da bu yılların eseridir. 1917’de sinir hastalıkları için açılmış Villa del Seminario askeri hastanesinde birkaç ay kaldı. Aynı hastanede yatan fütürist ressam Carlo Carra ile birlikte çalışmaları, sonradan “metafizik resim” denen akımın çekirdeğini oluşturdu.

Roma, ustalara dönüş ve sürrealistlerle kavga

1 Ocak 1919’da Roma’ya taşındı. Bu yıllarda müzelerde eski ustaları kopyalamaya, tempera ve ahşap pano tekniklerini öğrenmeye başladı; resmi giderek klasik bir dile yöneldi. Bu arada Paris’teki ünü büyüyordu. Vakfa göre 1922’de Paul Guillaume Galerisi’nde 55 eserlik bir sergisi açıldı ve kataloğun önsözünü sürrealizmin kurucusu Andre Breton yazdı. 1924’te La Revolution surrealiste dergisinin ilk sayısında onun “Rüya” başlıklı metni yayımlandı; Man Ray de onu sürrealistlerin ünlü grup portresine aldı.

Ama ilişki uzun sürmedi. 1925’te Paris’e yerleşen de Chirico’nun yeni resimleri, Leonce Rosenberg Galerisi’ndeki sergiden sonra sürrealistlerden ağır eleştiri aldı. Breton ve arkadaşları yalnızca 1910’ların metafizik resimlerini değerli buluyordu. Vakfa göre kopuş kesinleşti ve sonraki yıllarda daha da sertleşti. Sürrealistlerin bakışını merak ediyorsanız Sürrealizm nedir? yazımı okuyabilirsiniz.

Isabella, sahteler ve Piazza di Spagna

De Chirico 1930’da Rus balerin Raissa Gourevitch Krol ile evlendi, ama aynı yıl hayat arkadaşı olacak Isabella Pakszwer (Isabella Far) ile tanıştı. 1936–1938’i New York’ta geçirdi. İtalya’nın 1938’deki ırk yasalarına öfkelenip Paris’e gitti; savaş yıllarında Polonya doğumlu bir Rus Yahudisi olan Isabella ile birlikte Floransa’da bir dostunun yanında kaldı. 1944’te Roma’ya kesin olarak yerleşti ve 18 Mayıs 1946’da Isabella ile evlendi.

Bu yıllar sahte eserlerle dolu bir savaşla geçti. Vakfa göre Haziran 1946’da Paris’teki Galerie Allard, içinde sürrealist ressam Oscar Dominguez’in yaptığı 20 sahte metafizik resmin bulunduğu bir “de Chirico” sergisi açtı. De Chirico 1950’de, Venedik Bienali’nde sahte bir eserinin sergilenmesini protesto etmek için bir “Bienal karşıtı” sergi düzenledi. 1947’de Roma’daki Piazza di Spagna 31 numarada bir daireye atölye kurdu ve ertesi yıl oraya taşınıp ömrünün sonuna kadar orada yaşadı.

Son yıllar ve “yeni metafizik”

Seksenli yaşlarında de Chirico, 1910’ların mankenlerini, ozanlarını ve meydanlarını daha parlak renklerle ve daha dingin bir havayla yeniden ele aldı. Vakıf bu son dönemi “yeni metafizik” olarak adlandırır. 1970’te Milano’daki Palazzo Reale’de büyük bir retrospektif açıldı, 1974’te Fransız Akademisi’ne üye seçildi. Giorgio de Chirico 20 Kasım 1978’de, 90 yaşında Roma’da öldü. Naaşı 1992’de Roma’nın Trastevere semtindeki San Francesco a Ripa Kilisesi’ne taşındı.

Giorgio de Chirico’nun sanat anlayışı

Metafizik resim: nesnelerin “ikinci yüzü”

“Metafizik” sözcüğü bu resimler için ilk kez Apollinaire tarafından kullanıldı. MoMA’ya göre de Chirico şaşırtmaktan fazlasını istiyordu: dış görünüşün ardında saklı, kalıcı bir gerçeklik katmanını hissettirmek. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’nun aktardığı bir sözünde de Chirico her nesnenin iki görünüşü olduğunu söyler: biri herkesin her zaman gördüğü sıradan görünüş, öbürü ise yalnızca bazı insanların belli anlarda sezebildiği “hayaletimsi ya da metafizik” görünüş. Resimlerindeki gündelik nesneler bu yüzden hem tanıdık hem yabancıdır.

Boş meydanlar, uzun gölgeler, iki ayrı ışık

Peggy Guggenheim Koleksiyonu de Chirico’nun rüya havasını şöyle açıklar: mantıksız bir perspektif, tek bir ışık kaynağının olmaması, uzayıp giden gölgeler ve nesnelere neredeyse sanrısal bir dikkatle odaklanma. Revaklarla çevrili İtalyan meydanları görünmez dramların sessiz sahnesine dönüşür. Müzeye göre ortada bir olayın olmaması bir özlem ya da hüzün duygusu yaratır; sanki önemli bir şey az önce olmuş ya da olmak üzeredir. Uzakta geçen trenler de sık sık karşımıza çıkar; demiryolu mühendisi bir babanın oğlu için bu rastlantı değildir.

Mankenler ve beklenmedik karşılaşmalar

1914’ten sonra resimlerine yüzsüz terzi mankenleri girdi; vakfa göre manken teması Paris’teki son döneminde başladı ve Ferrara’da gelişti. Bir kauçuk eldiven, bir antik heykel başı ve yeşil bir top gibi birbiriyle ilgisiz nesneleri yan yana getirmesi de en büyük buluşlarından biriydi. MoMA’nın belirttiği gibi, birbirine benzemeyen nesnelerin tuhaf buluşması modern sanatın güçlü temalarından biri, kısa süre sonra da sürrealistlerin açık hedefi oldu. René Magritte ve Salvador Dali bu yolu sonuna kadar yürüyecekti.

Neden Sürrealizm kategorisinde?

De Chirico kendine hiçbir zaman sürrealist demedi; akımının adı “pittura metafisica”, yani metafizik resimdir. Yine de onu sürrealizmin hemen yanında anmak gerekir: Breton 1922’deki Paris sergisinin önsözünü yazdı, ilk sürrealist dergi onun metnini yayımladı, MoMA’nın yayımladığı Magritte kataloğuna göre René Magritte de Chirico’nun resmini ilk kez Aşk Şarkısı’nın bir reprodüksiyonunda görmüştü. De Chirico’nun 1910’lardaki meydanları, sürrealizmin rüya resminin doğrudan atasıdır. Bu yüzden onu sitede sürrealistlerle birlikte topluyorum.

Giorgio de Chirico’nun en önemli 10 eseri

1. Sonsuzluğun Özlemi – The Nostalgia of the Infinite (1912–1913)

Giorgio de Chirico, Sonsuzluğun Özlemi
Giorgio de Chirico, Sonsuzluğun Özlemi (The Nostalgia of the Infinite) (1912–1913). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, 135,2 x 64,8 cm. Dar ve yüksek bir tuvalde, tepesinde bayraklar dalgalanan beyaz bir kule; önündeki ışıklı meydanda uzun gölgeleriyle iki minicik insan. Tablonun üzerinde 1911 tarihi yazıyor, ama MoMA eseri Paris’te 1912–1913’te yapılmış olarak tarihlendiriyor ve tarihin yanına bir soru işareti koyuyor. MoMA eseri 1936’da satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Gökyüzünün rengine. Ufka doğru açık yeşile dönen koyu bir gök, öğleden sonranın sonunu, belki de gecenin yaklaştığını düşündürüyor. Kule hiçbir işe yaramıyor gibi; ama o kadar uzun ki tuvalin sınırlarını zorluyor. Başlıktaki “sonsuzluk” belki tam da bu dikey çekiştir.

2. Kırmızı Kule – La Tour rouge (1913)

Giorgio de Chirico, Kırmızı Kule
Giorgio de Chirico, Kırmızı Kule (La Tour rouge) (1913). Görsel: Peggy Guggenheim Collection.

Nerede: Peggy Guggenheim Collection, Venedik

Tuval üzerine yağlıboya, 73,5 x 100,5 cm. Karanlık iki revakın arasından görülen ışıklı bir düzlük, ortasında mazgallı, yuvarlak, pembe kırmızı bir kule. Sağ kenarda kaidesinin üstünde siyah bir atlı heykel, yarısı revakın arkasına gizlenmiş. Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na göre bu yarı saklı atlı anıt sık sık Torino’daki Kral Carlo Alberto heykeli olarak tanımlanıyor; müze bu tür ayrıntıları resimdeki “gizlenmiş insan varlığının izleri” olarak yorumluyor.

Bu eserde neye bakmalı? Kulenin ve heykelin gölgelerine. Kule kocaman, ama yere düşen gölgesi ince bir şerit; heykelin gölgesi ise neredeyse yok. Işık mantığı birbirini tutmuyor ve tam da bu yüzden sahne bir rüyaya benziyor. Eser Venedik’teki Peggy Guggenheim Koleksiyonu’nda sergide.

3. Şairin Belirsizliği – The Uncertainty of the Poet (1913)

Giorgio de Chirico, Şairin Belirsizliği
Giorgio de Chirico, Şairin Belirsizliği (The Uncertainty of the Poet) (1913). Görsel: Tate.

Nerede: Tate Modern, Londra

Tuval üzerine yağlıboya, 106 x 94 cm. Başı ve kolları olmayan beyaz bir antik kadın heykeli gövdesi, hemen yanında kocaman bir salkım muz. Arkada boş bir revak, ufukta bir duvarın ardından beyaz dumanını savurarak geçen bir tren ve bir yelkenli. Art UK’ye göre resimdeki gövde bir Afrodit heykelinden; klasik heykelin kalıcılığı ile geçip giden tren ve çürüyüp gidecek muzlar arasında bir karşıtlık kuruluyor. Tate tabloyu 1985’te Art Fund, Friends of the Tate Gallery ve halkın bağışlarının da desteğiyle satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Muzlara. Aynı egzotik meyve, ertesi yıl yaptığı Montparnasse Garı’nda da karşımıza çıkar. Soğuk, ölümsüz mermerin yanında olgunlaşıp kararmaya başlamış muzlar, zamanın geçişini sessizce hatırlatıyor.

4. Montparnasse Garı – Gare Montparnasse (The Melancholy of Departure) (1914)

Giorgio de Chirico, Montparnasse Garı
Giorgio de Chirico, Montparnasse Garı (Gare Montparnasse) (1914). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, 140 x 184,5 cm. Paris’teki Montparnasse Garı’ndan adını alan bu büyük resimde gar binasının kendisi neredeyse yok: bir revak, yükselen bir rampa, sütunlu bir yapı, tepede saat kulesi ve ufukta küçük bir buharlı tren. Önde, sepetin içinde yine bir salkım muz. MoMA’ya göre resim 1914’ün başında Paris’te yapıldı; yan başlığı “Ayrılışın Melankolisi”dir. Eser MoMA’ya 1969’da, 1941’de The Early Chirico kitabını yayımlayan eleştirmen ve koleksiyoncu James Thrall Soby tarafından bağışlandı.

Bu eserde neye bakmalı? Gölgelere ve saat kulesine. Revakın ve binaların gölgeleri bütün meydanı kaplayacak kadar uzun; zaman sanki durmuş. Rampanın tepesinde iki küçük figür var; trenin hareket ettiği bir istasyonda herkes yalnız. Başlıktaki “ayrılış”, demiryolunun ortasında büyümüş bir ressamın hayatında hep yer etti.

5. Bir Sokağın Gizemi ve Melankolisi – The Mystery and Melancholy of a Street (1914)

Giorgio de Chirico, Bir Sokağın Gizemi ve Melankolisi
Giorgio de Chirico, Bir Sokağın Gizemi ve Melankolisi (The Mystery and Melancholy of a Street) (1914). Görsel: Acquavella Galleries.

Nerede: Özel koleksiyon

Tuval üzerine yağlıboya. De Chirico’nun belki de en çok tanınan resmi: güneşli bir sokakta elinde çember çeviren küçük bir kız koşuyor. Solda uzayıp giden bembeyaz bir revak, sağda karanlıkta kalmış başka bir revak ve kapıları açık, boş bir yük vagonu. Kızın koştuğu yönde, binanın arkasında görünmeyen bir heykelin ya da bir insanın uzun gölgesi yatıyor. New York’taki Acquavella Galerisi eseri satmış olduğu başyapıtlar arasında gösteriyor; tablo bugün bir özel koleksiyonda.

Bu eserde neye bakmalı? Çocuk ile gölge arasındaki mesafeye. Kız neşeyle oynuyor ama doğrudan o tehditkar gölgeye doğru koşuyor; aralarındaki boşluk izleyiciyi gerer. İki revakın perspektifi de birbirini tutmuyor: sokak aynı anda hem yükseliyor hem uzaklaşıyor. Masum bir oyunun bir kabus sahnesine dönüşmesi, sürrealistlerin bu resmi neden bu kadar sevdiğini açıklıyor.

6. Aşk Şarkısı – The Song of Love (1914)

Giorgio de Chirico, Aşk Şarkısı
Giorgio de Chirico, Aşk Şarkısı (The Song of Love) (1914). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, 73 x 59,1 cm. Bir duvara ya da tuvale iğneyle tutturulmuş kırmızı bir lastik eldiven, yanında antik bir heykelden kopyalanmış kocaman bir alçı baş, önde yeşil bir top; arkada sade bir bina ve uzakta geçen bir trenin dumanı. MoMA’ya göre Apollinaire Temmuz 1914’te “Bay Giorgio de Chirico az önce kırmızı bir lastik eldiven satın aldı” diye yazmış ve eldivenin bu resimlere tekinsiz bir güç katacağını belirtmişti. MoMA eserin 1914 Haziran–Temmuz’unda Paris’te yapıldığını kaydediyor; tablo müzeye Nelson A. Rockefeller’ın vasiyetiyle geldi.

Bu eserde neye bakmalı? Eldivene. MoMA’nın dediği gibi hem insan varlığını ima ediyor, çünkü bir elin kalıbı; hem de cansız, ten rengine hiç benzemeyen sarkık bir parça. Neden bir cerrah eldiveni bir antik başın yanında asılı? Top ne anlama geliyor? Resim bu soruların cevabını vermiyor. René Magritte, MoMA’nın yayımladığı Magritte kataloğuna göre de Chirico’yu bu tablonun bir reprodüksiyonunu görerek tanımıştı.

7. Çocuğun Beyni – Le Cerveau de l’enfant (1914)

Giorgio de Chirico, Çocuğun Beyni
Giorgio de Chirico, Çocuğun Beyni (Le Cerveau de l’enfant) (1914). Moderna Museet, Stockholm. Görsel: Iahmes, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0).

Nerede: Moderna Museet, Stockholm

Tuval üzerine yağlıboya, 80 x 65 cm. Belden yukarısı çıplak, gözleri kapalı, bıyıklı ve kel bir adam; önündeki yeşil masada kapalı, sarı bir kitap. Sol yanda gri bir perde ya da sütun, arkada kırmızı bir kule ve kemerli bir bina. Moderna Museet’e göre tablo bir süre sürrealistlerin lideri Andre Breton’un evinde asılıydı ve sürrealistler onu orada görmüştü. Müze eseri 1964’te “Arzularımızın Müzesi” sergisi vesilesiyle Breton’dan satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Kitaptaki kırmızı ayraca. Kitap kapalı, ama okunmuş bir yeri işaretleyen küçük kırmızı şerit dışarı sarkıyor. Breton’un bu resmi bir otobüsün penceresinden görüp hemen inerek satın aldığı anlatılır; hikayenin doğruluğu bilinmiyor, ama resmin sürrealistler için ne kadar önemli olduğunu iyi anlatıyor.

8. Kahin – The Seer (1914–1915)

Giorgio de Chirico, Kahin
Giorgio de Chirico, Kahin (The Seer) (1914–1915). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, 89,6 x 70,1 cm. Bir kaidenin üstünde oturan, başı yüzsüz bir terzi mankeni; alnında tek bir göz gibi duran küçük bir işaret. Önünde, bir şövalede, üzerine bir binanın ve bir figürün çizgileri çizilmiş kara tahta. Arkada yine bir revak ve bir kule. MoMA eseri 1914–1915 kışında Paris’te yapılmış olarak tarihlendiriyor; resim, de Chirico’nun meydanlarından sonra ünlü mankenlerine geçtiği eşikte duruyor. MoMA’ya 1979’da James Thrall Soby’nin vasiyetiyle geldi.

Bu eserde neye bakmalı? Mankenin “gözüne”. Görmeyen bir yüzün üstüne çizilmiş bu işaret, başlıktaki kahini, yani geleceği görenin iç gözünü düşündürüyor. Kara tahtadaki çizim ise sanki mankenin kafasındaki planı gösteriyor. Ressam ile kahin aynı kişi mi?

9. Ayrılışın Melankolisi – The Melancholy of Departure (1916)

Giorgio de Chirico, Ayrılışın Melankolisi
Giorgio de Chirico, Ayrılışın Melankolisi (The Melancholy of Departure) (1916). Görsel: Tate.

Nerede: Tate, Londra

Tuval üzerine yağlıboya, 51,8 x 35,9 cm. Ferrara yıllarından küçük bir resim: dar bir odada üst üste yığılmış cetveller, gönyeler ve çerçeveler, bir şövalenin üstünde üçgen bir harita, arkada açık bir pencere ya da kapı ve onun ardında bir kule. Tate’in sergi metnine göre resim, de Chirico’nun savaşta görev yapmak için Paris’ten İtalya’ya döndükten sonraki döneminin eseri; pencere ve haritada çizilmiş yol, sıkışık bir atölyeden kaçışı düşündürüyor. Tate eseri 1978’de satın aldı.

Bu eserde neye bakmalı? Haritaya ve üzerine çizilmiş yola. Paris’teki geniş meydanların yerini bu kez kapalı, kalabalık iç mekanlar almış. Dış dünya yalnızca küçük bir açıklıktan görünüyor. Savaş yıllarında Ferrara’da kalan bir ressamın içine kapanan dünyasını bu kadar az nesneyle anlatmak etkileyici.

10. Büyük Metafizik İç Mekan – Great Metaphysical Interior (1917)

Giorgio de Chirico, Büyük Metafizik İç Mekan
Giorgio de Chirico, Büyük Metafizik İç Mekan (Great Metaphysical Interior) (1917). Görsel: The Museum of Modern Art.

Nerede: The Museum of Modern Art (MoMA), New York

Tuval üzerine yağlıboya, 95,9 x 70,5 cm. MoMA’nın kaydına göre Ferrara’da, 1917’nin Nisan–Ağustos ayları arasında yapıldı. Kalabalık bir iç mekanda üst üste dizilmiş cetveller, çerçeveler ve tuhaf aletler; ortada ise şövaleye dayanmış, tamamen gerçekçi boyanmış bir resim: bahçesinde fıskiye olan bir villa, arkasında yeşil tepeler. Eser 1969’da James Thrall Soby’nin bağışıyla MoMA’ya girdi.

Bu eserde neye bakmalı? Resmin içindeki resme. Etraftaki her şey düz, yapay ve tuhafken, ortadaki villa manzarası bir kartpostal kadar gerçekçi. De Chirico burada iki ayrı gerçekliği yan yana koyuyor; hangisinin daha “gerçek” olduğu sorusunu ise izleyiciye bırakıyor. Bu resim, Ferrara’daki metafizik iç mekan dizisinin en büyük ve en iddialı örneklerinden biri.

Giorgio de Chirico’nun eserlerini nerede görebilirsiniz?

En kalabalık de Chirico koleksiyonu New York’taki MoMA’da. Listedeki dört eserin yanında The Anxious Journey (Endişeli Yolculuk), The Enigma of a Day (Bir Günün Muamması) ve The Double Dream of Spring (Baharın Çifte Rüyası) gibi erken metafizik resimler de müzenin koleksiyonunda; hepsi her zaman sergide olmuyor. Aynı kentte Metropolitan Müzesi’nde 1913 tarihli Ariadne var.

Avrupa’da Londra’daki Tate’te Şairin Belirsizliği ve Ayrılışın Melankolisi, Venedik’teki Peggy Guggenheim Koleksiyonu’nda Kırmızı Kule, Stockholm’deki Moderna Museet’te Çocuğun Beyni, Paris’teki Centre Pompidou’da ise 1914 tarihli Guillaume Apollinaire’in Portresi bulunuyor. Pompidou’nun notuna göre bu portrede şairin gölge silüetinin şakağına çizilmiş bir hedef, Apollinaire’in 1916’da savaşta tam o noktadan şarapnel parçasıyla yaralanacağını “önceden haber vermiş” gibidir. Tate’teki eserleri gezerken Tate Modern rehberime de göz atabilirsiniz.

Ressamın Roma’daki evi ise bugün müze: Piazza di Spagna 31’deki Giorgio de Chirico Ev Müzesi, ressamın son otuz yılını geçirdiği daireyi, atölyesini ve geç dönem eserlerini gösteriyor. Ziyaret rezervasyonla yapılıyor; güncel bilgiyi Giorgio ve Isa de Chirico Vakfı’nın resmi sitesinden kontrol edin.

Giorgio de Chirico hakkında merak edilenler

Metafizik resim nedir?

De Chirico’nun 1910’larda geliştirdiği, Ferrara’da Carlo Carra ile birlikte bir akıma dönüşen resim anlayışı. Boş meydanlar, uzun gölgeler, antik heykeller, mankenler ve birbiriyle ilgisiz nesnelerle gündelik dünyanın ardındaki gizemli, “metafizik” yüzü hissettirmeyi amaçlar. Sürrealizmin en önemli kaynaklarından biridir.

Giorgio de Chirico sürrealist mi?

Tam olarak değil. 1920’lerin başında Andre Breton ve çevresiyle yakındı, metinleri sürrealist dergide yayımlandı, ama 1925’ten sonra yeni resimleri sürrealistlerce ağır biçimde eleştirildi ve yollarını ayırdılar. Yine de 1910’lardaki metafizik resimleri, sürrealizmin rüya resimlerinin doğrudan öncüsü kabul edilir.

De Chirico’nun en ünlü tablosu hangisi?

En çok tanınanlar özel bir koleksiyondaki Bir Sokağın Gizemi ve Melankolisi (1914) ile MoMA’daki Aşk Şarkısı (1914). Ferrara döneminin Huzursuz Muzlar resmi de çok ünlüdür; ama ressam bu kompozisyonun sonradan pek çok kopyasını yaptığı için hangi versiyonun nerede olduğuna dikkat etmek gerekir.

De Chirico’nun geç dönem resimleri neden tartışmalı?

Çünkü 1920’lerden sonra klasik ustalara dönen ressam, eski metafizik konularını da defalarca yeniden boyadı ve bazı eserlerine erken tarihler attığı ileri sürüldü. Üstelik piyasada çok sayıda sahte de Chirico dolaştı; 1946’da Paris’te açılan bir sergide 20 sahte metafizik resim gösterildi. Bu yüzden onun eserlerinde tarih ve özgünlük konusu hala dikkatle inceleniyor.

Kısaca Giorgio de Chirico

Doğum10 Temmuz 1888, Volos (Yunanistan)
Ölüm20 Kasım 1978, Roma
EğitimAtina Politeknik Okulu (1903–1906), Münih Güzel Sanatlar Akademisi
KardeşiYazar, besteci ve ressam Alberto Savinio (Andrea de Chirico)
EşleriRaissa Gourevitch Krol (1930), Isabella Pakszwer (Isabella Far, 1946)
AkımMetafizik resim (pittura metafisica); sürrealizmin öncüsü
Yaşadığı yerlerAtina, Münih, Floransa, Paris, Ferrara, Roma (Piazza di Spagna 31, 1948–1978)
En ünlü eserleriBir Sokağın Gizemi ve Melankolisi (1914), Aşk Şarkısı (1914), Şairin Belirsizliği (1913), Huzursuz Muzlar
En iyi görüleceği yerlerMoMA, New York; Tate, Londra; Peggy Guggenheim Collection, Venedik; Giorgio de Chirico Ev Müzesi, Roma

Giorgio de Chirico, sıradan bir öğleden sonrayı, boş bir meydanı ya da asılı bir eldiveni bir muammaya dönüştürmeyi başardı. Resimlerinde hiçbir şey olmaz; ama bakan herkes bir şeylerin olmak üzere olduğunu hisseder. Belki de bu yüzden, yüz yılı aşkın bir süre sonra bile o uzun gölgelerin arasında hala kayboluyoruz.

De Chirico’nun açtığı kapıdan geçen ressamlar için René Magritte ve Salvador Dali yazılarıma, sürrealizmin öncesindeki isyanı merak ediyorsanız Dadaizm nedir? yazıma bakabilirsiniz. Modern resmin büyük akımlarını tek yerde görmek isterseniz Modern sanat nedir? yazım sizi bekliyor.

Bu Ay Nereye?

İlknur Acar'dan aylık kültür ve gezi rehberi: o ay görülecek sergiler, gezi rotaları, tiyatro ve etkinlikler. Ayda bir e-posta; istediğin an tek tıkla ayrılabilirsin.

Benzer Gönderiler