Füreya Koral: Seramiği Duvarlara Taşıyan Öncü Sanatçı

TBMM seramik sehpaları

Füreya Koral kimdir?

Füreya Koral (1910–1997), Türkiye’nin ilk modern seramik sanatçısı kabul edilen ve seramiği mimariyle buluşturan öncü isim. Verem tedavisi için gittiği İsviçre’de sanata yöneldi, 1947’de Lozan’da seramik çalışmaya başladı ve 1951’de Paris’te ilk sergisini açtı. Otellerin, çarşıların, bankaların duvarlarına dev seramik panolar yaptı. Teyzeleri Fahrelnissa Zeid ile Aliye Berger, dayısı ise Halikarnas Balıkçısı olarak tanınan Cevat Şakir Kabaağaçlı’ydı.

Füreya Koral, sanata kırk yaşına yaklaşırken, bir sanatoryum döneminin ardından başladı. Kısa sürede Türkiye’de seramiği bir zanaat olmaktan çıkarıp modern sanatın ve mimarinin parçası yapan isim oldu. Ona göre sanat müzeye kapanmamalı; bir fincanda, bir sehpada, bir çarşının duvarında, herkesin gündelik hayatında yer almalıydı. Bu yüzden eserlerinin büyük kısmı galerilerde değil, otel lobilerinde, iş hanlarında ve kamu binalarında yer aldı. Bazıları binalarıyla birlikte yok oldu, bazıları bugün bir müzede yeniden ziyaretçilerle buluşuyor.

Bu yazıda önce Füreya Koral’ın hayatını ve sanatçılarla dolu ailesini, sonra sanat anlayışını ve en önemli eserlerini, son olarak da eserlerini bugün nerede görebileceğinizi anlatıyorum.

Füreya Koral kimdir?

Yıldız Moran, Füreya Koral, İstanbul (1955)
Yıldız Moran, Füreya Koral, İstanbul (1955). Görsel: İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu – Yıldız Moran, Füreya Koral, Istanbul, 1955.

Füreya Koral ve Şakir Paşa ailesi

Füreya Koral 12 Haziran 1910’da İstanbul’da doğdu. Babası Mehmet Emin Paşa, annesi Hakkiye Hanım’dı. Anne tarafından, sanatçı yetiştirmesiyle tanınan Şakir Paşa ailesine bağlıydı. New York Üniversitesi’nin Grey Art Museum’u, Füreya’yı tanıtırken ailesini şöyle sayar: dedesi Şakir Paşa, dayısı yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı), teyzeleri ressam Fahrelnissa Zeid ve baskı sanatçısı Aliye Berger. Yani Füreya, Türk modern sanatının en renkli ailelerinden birinin içinde büyüdü.

Kemandan felsefeye

1927’de Notre Dame de Sion Kız Lisesi’ni bitirdi, ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir süre felsefe okudu. Gençliğinde asıl tutkusu müzikti: keman dersleri aldı ve Grey Art Museum’un deyişiyle konser kemancısı olmak üzere yetişti. Kemancı hocası Charles Berger, sonradan teyzesi Aliye ile evlendi. 1935’te ikinci eşi, milletvekili Kılıç Ali ile evlenerek Ankara’ya taşındı; çift 1939’da İstanbul’a döndü. 1940–1944 arasında müzik eleştirileri yazdı ve çeviriler yaptı.

Füreya’nın sanatoryum yılları ve ilk çamur

1945’te Füreya’ya verem tanısı kondu ve 1947’de tedavi için İsviçre’nin Leysin kasabasındaki bir sanatoryuma yatırıldı. Grey Art Museum’a göre resmi bir sanat eğitimi almamış olan Füreya, İsviçre’deki tedavisinin ardından çizime ve resme yöneldi. Hastalık günlerini verimli geçirsin diye Londra’da yaşayan teyzesi Fahrelnissa Zeid’in ona malzeme gönderdiği ve aralarında seramik aletlerinin de bulunduğu anlatılır. Teyzelerinden farklı bir yol arayan Füreya, resim yerine seramiği seçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kaydına göre seramik çalışmalarına 1947’de Lozan’da başladı.

Paris’teki ilk sergi

Lozan’dan sonra Fransız seramikçi Serre’nin desteğiyle Paris’te özel bir atölyede çalışmayı sürdürdü. Pişirme, sırlama, farklı kil ve boyalarla çalışma tekniklerini burada öğrendi. 1951’de Paris’te seramik ve taş baskılarından oluşan ilk kişisel sergisini açtı. Hastalığı nüksedince Paris’te ameliyat oldu ve aynı yıl Türkiye’ye kesin olarak döndü.

Maya Galerisi ve Şakir Paşa Apartmanı’ndaki atölye

İstanbul’a döner dönmez yapıtlarını Adalet Cimcoz’un Maya Galerisi’nde sergiledi. Grey Art Museum, onun hem sanat eseri hem de yerel motiflerle yenilenmiş gündelik eşyalar üreten Maya çevresine katıldığını yazar. Paris’teki fırınını da İstanbul’a getirdi. Seramiğe devam etmesini istemeyen Kılıç Ali’den bu dönemde ayrıldığı aktarılır. 1954’te ailesinin adını taşıyan Şakir Paşa Apartmanı’nda kendi atölyesini kurdu ve burada yaklaşık yirmi yıl çalıştı. Akademik çalışmalar bu atölyeyi Türkiye’de sanat anlamında kurulan ilk seramik atölyesi olarak anar.

Füreya Koral atölyesinde, arkasındaki koyu sırlı seramik karo panonun önünde taş sedire oturmuş, siyah beyaz fotoğraf
Füreya Koral atölyesinde, 1965. Görsel: SALT Araştırma / Wikimedia Commons.

Ödüller, öğrenciler ve son yılları

Füreya, 1955’te Cannes Uluslararası Sergisi’nde gümüş, 1962’de Prag Uluslararası Sergisi’nde altın madalya aldı. Washington’daki Smithsonian Enstitüsü’nden ödül, Fransa’daki Vallauris Bienali’nde onur diploması, 1981’de Kültür Bakanlığı Özel Ödülü ve 1986’da Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü bunları izledi. Atölyesi zamanla bir buluşma yerine dönüştü; Alev Ebuzziya ve Candeğer Furtun gibi pek çok genç seramikçi burada çalıştı ya da onunla tanıştı. Füreya Koral Ağustos 1997’de, 87 yaşında İstanbul’da öldü. Hayatı, Ayşe Kulin’in “Füreya” adlı romanına konu oldu.

Füreya Koral’ın sanat anlayışı

“Sanat her yerde”

Füreya’nın en çok bilinen düşüncesi, sanatın gündelik hayata karışması gerektiğiydi. Yaptığı çini tabakta en yoksul evin yemek yemesini, fincanlarının bütün kahvelerde kullanılmasını istediğini söyler; müzeye kapatılan sanatı “ölü sanat” sayardı. Bu yüzden bir yandan dev duvar panoları, öbür yandan vazolar, tabaklar, fincanlar ve sehpalar üretti. Anadolu Üniversitesi’nden Sıdıka Sevim ile Nesrin Yeşilmen, onun oteller, bankalar, çarşılar ve evler için yaptığı işlerin bu “sanat her yerde” anlayışını gösterdiğini yazar.

Çiniden modern panoya

Grey Art Museum’a göre Füreya’nın amacı, 16. yüzyıl Osmanlı çini geleneğini kamusal ve modern bir sanata dönüştürmekti. Paletinde çiniden gelen kobalt mavileri, adaçayı yeşilleri ve açık morlar öne çıkar. İlk Paris sergisinde bile geleneksel Osmanlı el sanatlarına göndermeler yapan küçük seramik kabartmalar sergilemişti. Çini geleneğini merak ediyorsanız Çinili Köşk Müzesi yazısı, Füreya’nın nereden beslendiğini anlamak için iyi bir başlangıç.

Füreya’nın mimarlarla işbirliği

Füreya, seramiğin yeniden mimarinin parçası olması gerektiğine inanıyordu ve modern binaların betonunun seramik için çok iyi bir taşıyıcı olduğunu savunuyordu. Sedat Hakkı Eldem ve Melih Birsel gibi mimarlarla çalıştı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, üslubunu soyuttan gerçeküstücüye uzanan, yerel karakter taşıyan ve Doğu ile Batı sanatını birleştiren bir dil olarak tanımlar.

Denemeyi seven bir el

Grey Art Museum, Füreya’nın denemeye çok meraklı olduğunu, yüzeyi oyarak, sırlayarak ve kırık cam kullanarak farklı dokular ve ışık etkileri elde ettiğini vurgular. 1950’lerin ortasında kısa bir dönem, yuvarlak kesilmiş küçük seramik parçaları doğrudan pişmiş toprak yüzeye gömdü. Panolarının ardından insan figürlerine de yöneldi.

Füreya Koral’ın en önemli 10 eseri

Füreya’nın eserlerinin çoğu belirli bir binaya göre tasarlandığı için, aşağıdaki listede eser adından çok yapıların adını göreceksiniz. Tarihler kaynaklara göre bir iki yıl değişebiliyor; böyle durumlarda iki tarihi de verdim.

Ahşap çerçeveli yuvarlak sehpa yüzeyinde turkuaz, siyah ve turuncu sırlı, organik biçimli seramik kakma
Füreya Koral, seramik kakmalı sehpa, 1961. TBMM Sanat Koleksiyonu, Ankara (Galataport sergisi, 2022). Görsel: Wikimedia Commons.

1. Paris sergisinin seramik kabartmaları (1951)

Füreya’nın ilk kişisel sergisi için yaptığı küçük seramik kabartmalar, Osmanlı el sanatlarına göndermelerle doluydu. Sergide taş baskıları da yer aldı. Bu kabartmalar, hem Paris’te hem de aynı yıl Maya Galerisi’nde onun adını duyurdu.

2. Hilton İstanbul için yapılan iş (1950’lerin ortası)

Hilton İstanbul seramik çalışması (kayıp)
Hilton İstanbul seramik çalışması (kayıp). Görsel: SALT Araştırma, Hayati Tabanlıoğlu Arşivi – “Füreya Koral’ın işleri ve hayatı hakkında bir kitapçık” (1981), THTDOC014023, plaka 12.

Füreya’nın İstanbul Hilton Oteli için yaptığı seramik çalışma, ilk büyük mimari işlerinden biriydi. Grey Art Museum, bu siparişin bugün kayıp olduğunu belirtir. Müzenin koleksiyonundaki 1956 tarihli “Hitit Güneşi” (Hittite Sun) adlı suluboya ve mürekkep çizim, bu Hilton işiyle bağlantılı bir çalışma olarak tanıtılır. Başlıktaki Hitit göndermesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu’nun eski uygarlıklarına artan ilginin bir yansıması.

3. Ka Han duvar düzenlemesi (1950’lerin ortası)

Ka Han duvar düzenlemesi
Ka Han duvar düzenlemesi. Görsel: SALT Araştırma, Hayati Tabanlıoğlu Arşivi – “Füreya Koral’ın işleri ve hayatı hakkında bir kitapçık” (1981), THTDOC014022, plaka 11.

Grey Art Museum’a göre Hilton işiyle aynı dönemden kalan ve günümüze ulaşan bir duvar düzenlemesi. Füreya bu dönemde yuvarlak kesilmiş küçük seramik parçaları doğrudan pişmiş toprak yüzeye yerleştiriyordu; Ka Han’daki iş bu kısa denemenin hayatta kalan örneği.

4. Marmara Oteli lobisi panosu, Ankara (1959–1960)

Marmara Oteli lobisi panosu
Marmara Oteli lobisi panosu. Görsel: SALT Araştırma, Hayati Tabanlıoğlu Arşivi – “Füreya Koral’ın işleri ve hayatı hakkında bir kitapçık” (1981), THTDOC014017, plaka 2.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Marmara Oteli lobisindeki duvar panosunu 1960 tarihiyle Füreya’nın başlıca eserleri arasında sayar. Türkiye Seramik Federasyonu’nun yayını, Ankara’daki Marmara Oteli ile Sheraton Oteli panolarının, ait oldukları binalar yıkıldığı için günümüze ulaşmadığını belirtir.

5. TBMM için seramik sehpalar (1960–1969)

TBMM seramik sehpaları
TBMM seramik sehpaları. Görsel: Sıdıka Sevim & Nesrin Yeşilmen, “Füreya Koral: Meclis Seramikleri”, SDÜ ART-E 10/19 (2017), s. 127–135, Görsel 4–5 (fotoğraflar: Meltem Şenol, TBMM Arşivi).

Füreya, yeni Meclis binası için atölyesinde yetiştirdiği öğrencilerle birlikte iki yüze yakın seramik yüzeyli sehpa yaptı. Sevim ve Yeşilmen’in makalesine göre sehpalar 1961’den 2013’e kadar Meclis’in odalarında ve bahçelerinde kullanıldı, sonra restore edilip arşive kaldırıldı. Çoğu figürsüz, soyut desenler taşır. Bir bölümü 2022’de İstanbul’da, Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan “Füreya Koral Sergisi”nde gösterildi.

6. Ulus Çarşısı panoları, Ankara (1962–1963)

Ankara’nın modern mimarisinin simgelerinden Ulus Çarşısı için yaptığı büyük seramik panolar. Kültür ve Turizm Bakanlığı 1962, Anadolu Ajansı’nın biyografisi 1963 tarihini verir.

7. İstanbul Manifaturacılar Çarşısı panoları (1960’lar)

İstanbul Manifaturacılar Çarşısı panoları
İstanbul Manifaturacılar Çarşısı panoları. Görsel: SALT Araştırma, Hayati Tabanlıoğlu Arşivi – “Füreya Koral’ın işleri ve hayatı hakkında bir kitapçık” (1981), THTDOC014021, plaka 9–10.

Unkapanı’ndaki İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ), dönemin sanatçılarının eserleriyle süslenen bir modernizm örneği. Füreya’nın buradaki soyut panoları kaynaklarda farklı yıllarla geçiyor: Bakanlık kaydı 1969, sergi kayıtları 1963, federasyon yayını 1966 tarihini veriyor.

8. Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi panoları, Ankara (1965)

Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi panoları
Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi panoları. Görsel: E. Haberal & G. Güner Aktaş, “The Spatial Role of Ceramics: Evaluating Füreya Koral’s Works…”, TOJDAC 16(1), Ocak 2026, s. 292–317, Figure 14–15.

Grey Art Museum’daki 1965 tarihli “Mozaik Tasarımı I” ve “Mozaik Tasarımı II” çizimleri, bu fakültedeki iki duvar için yapılmış çalışmalar olabilir. Müzenin tanımına göre duvarlarda delikli, havada asılı gibi duran panolar yer alıyor; aynı işin küçük versiyonlarından bazıları bugün özel koleksiyonlarda.

9. Divan Oteli panoları, İstanbul (1968–1969)

Divan Oteli panoları
Divan Oteli panoları. Görsel: E. Haberal & G. Güner Aktaş, “The Spatial Role of Ceramics: Evaluating Füreya Koral’s Works…”, TOJDAC 16(1), Ocak 2026, s. 292–317, Figure 4.

Füreya’nın en büyük ölçekli işlerinden biri, İstanbul’daki Divan Oteli için yaptığı panolar. Anadolu Ajansı 1969, federasyon yayını 1968 tarihini verir. Aynı yıllarda Taksim’deki Divan Pastanesi için de pano yaptı.

10. İş Bankası Ayaspaşa Şubesi panosu

Uzun yıllar Türkiye İş Bankası’nın Ayaspaşa Şubesi’nin duvarını süsleyen, sırlı ve cam kabaralı yaklaşık yüz parçadan oluşan seramik pano. Restore edilen eser, 2024’te İstiklal Caddesi’ndeki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin kalıcı koleksiyonunda sergilenmeye başladı. Bugün Füreya’nın bir panosunu müze ortamında görebileceğiniz en kolay yer burası.

Bu listenin dışında Füreya’nın 1966’da İstanbul’da Ziraat Bankası, 1969’da Ankara’da Tam Sigorta binası için yaptığı panolar da var.

Füreya Koral’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?

Füreya’nın eserleri bir müzede toplu halde değil, şehirlere dağılmış durumda. Bir kısmı binalarıyla birlikte yok oldu, bir kısmının bugünkü durumu ise yapıların yenilenmesiyle değişti. Gitmeden önce mutlaka güncel bilgiye bakın.

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, İstanbul: İstiklal Caddesi’ndeki müze, İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan besleniyor ve bankanın kendi tanıtımında Füreya Koral, koleksiyondaki öncü sanatçılar arasında sayılıyor. Ayaspaşa panosu 2024’te burada sergilenmeye başladı. Müzenin kalıcı sergisi zaman zaman yenilendiği için ziyaretten önce İş Sanat’ın Resim Heykel Müzesi sayfasına bakmanızı öneririm.

İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, Unkapanı: Füreya’nın panoları çarşının sanat eserleri arasında yer alır. Gündelik hayatın içinde, bir alışveriş çarşısında bir sanat eserine rastlamak, onun “sanat her yerde” fikrine en uygun deneyim.

TBMM Sanat Koleksiyonu: Meclis sehpaları restore edilerek arşive kaldırıldı ve yalnızca zaman zaman açılan sergilerde görülebiliyor.

Grey Art Museum, New York: Hilton işi ve Hacettepe panolarıyla bağlantılı çizimler, Abby Weed Grey koleksiyonunda.

İstanbul Modern: Müzenin koleksiyonunda Yıldız Moran’ın 1955’te çektiği bir Füreya Koral portresi ve teyzesi Fahrelnissa Zeid’in çok sayıda eseri bulunuyor. İstanbul Modern yazısında müzeyi gezerken nelere bakabileceğinizi anlattım.

Füreya Koral hakkında merak edilenler

Füreya Koral neden önemli?

Türkiye’nin ilk modern seramik sanatçısı kabul ediliyor. Seramiği bir zanaat olmaktan çıkarıp modern sanatın parçası yaptı, mimariyle birleştirdi ve Türkiye’de sanat anlamında ilk seramik atölyesini kurdu. Atölyesinden sonraki kuşağın önemli seramikçileri çıktı.

Füreya Koral ile Fahrelnissa Zeid akraba mı?

Evet. Fahrelnissa Zeid, Füreya’nın teyzesidir. Diğer teyzesi Aliye Berger, dayısı Cevat Şakir Kabaağaçlı, dedesi ise Şakir Paşa’dır. Füreya’ya hasta yatağındayken malzeme gönderenin Fahrelnissa olduğu anlatılır.

Fahrelnissa Zeid kucağında bebek oğlu Raad, yanında kızı Şirin ile kanepede oturmuş, siyah beyaz stüdyo fotoğrafı
Füreya’nın teyzesi Fahrelnissa Zeid, çocukları Şirin ve Raad ile, 1937. Görsel: Wikimedia Commons.
Füreya Koral seramiğe nasıl başladı?

1945’te verem tanısı alan Füreya, 1947’de İsviçre’de Leysin’deki bir sanatoryumda tedavi gördü. Bu dönemde sanata yöneldi ve aynı yıl Lozan’da seramik çalışmaya başladı. Ardından Paris’te bir atölyede çalışmayı sürdürdü ve 1951’de ilk sergisini açtı.

Füreya Koral’ın panoları hala duruyor mu?

Bir kısmı duruyor, bir kısmı kayıp. Hilton işinin kayıp olduğu, Ankara’daki Marmara Oteli ile Sheraton Oteli panolarının binalarla birlikte yıkıldığı belirtiliyor. Grey Art Museum’a göre Ka Han’daki duvar düzenlemesi ise günümüze ulaştı. İş Bankası’nın Ayaspaşa panosu bugün müzede.

Füreya Koral kaç yaşında öldü?

Ağustos 1997’de, 87 yaşında İstanbul’da öldü.

Kısaca Füreya Koral

Doğum12 Haziran 1910, İstanbul
ÖlümAğustos 1997, İstanbul
AlanıSeramik, duvar panosu, taş baskı
AilesiDedesi Şakir Paşa; teyzeleri Fahrelnissa Zeid ve Aliye Berger; dayısı Cevat Şakir Kabaağaçlı
Seramiğe başlaması1947, Lozan (İsviçre)
İlk sergisi1951, Paris
Atölyesi1954’ten itibaren Şakir Paşa Apartmanı, İstanbul
Önemli ödülleri1955 Cannes gümüş madalya, 1962 Prag altın madalya, 1986 Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü
Başlıca eserleriUlus Çarşısı, İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, Divan Oteli ve Hacettepe panoları, TBMM sehpaları
En iyi görüleceği yerTürkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, İstanbul

Füreya Koral’ın hikayesi, bir hastalığın bir hayatı nasıl değiştirebileceğini gösteriyor. Konser kemancısı olmak isteyen genç kadın, kırk yaşına yaklaşırken çamura dokundu ve geride Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış duvarlar, sehpalar, fincanlar bıraktı. Bir dahaki sefere eski bir çarşıda ya da bir banka şubesinde renkli bir seramik duvarın önünden geçerseniz, durup bir kez bakın: Belki de Füreya’nın istediği tam olarak buydu.

Türk resminin öncülerinden İbrahim Çallı ve Osman Hamdi Bey yazılarına da göz atabilirsiniz.

Diğer Türk ustalar için Türk Ressamlar sayfasına bakabilirsiniz.

Benzer Gönderiler