Zeybekler: İbrahim Çallı’nın Cepheye Hazırlanan Efeleri

Zeybekler tablosu kimin?
Zeybekler, Türk ressam İbrahim Çallı’nın tablosu. Kurtuluş Savaşı’na katılmak için hazırlanan Ege zeybeklerini, yükü bağlanan beyaz bir atı ve onları uğurlamaya gelen kadınları gösteriyor. Atatürk’ün tablodaki atı savaşın yokluğuna göre fazla besili bulduğu ve Çallı’nın tabloyu bu yüzden düzelttiği anlatılır. Eser bugün Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda.
Zeybekler, İbrahim Çallı’nın Kurtuluş Savaşı’na hazırlanan Ege efelerini gösteren tablosu. Bir köy meydanında silahlı zeybekler yola çıkmaya hazırlanıyor, ortada yükü bağlanan beyaz bir at, solda onları uğurlamaya gelen kadınlar var. Tablo Türk resminde Kurtuluş Savaşı’nı anlatan en bilinen eserlerden biri. Bir de hikayesi var: Atatürk’ün tablodaki atı fazla besili bulduğu ve Çallı’nın tabloyu bu eleştiri üzerine yeniden ele aldığı anlatılır. Eser bugün Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda.
Bu tabloyu yazarken beni en çok düşündüren şey, bir tablonun tarihine dair en çok bilinen ayrıntının resmin kendisinde değil, ona yöneltilmiş bir eleştiride olması oldu. Bugün o beyaz ata bakarken “zayıf mı, besili mi” diye bakmadan edemiyorum. Bir resmin ne kadar “doğru” olması gerektiği sorusunu bana ilk kez bu kadar somut düşündüren tablo bu oldu.
Bu yazıda Zeybekler tablosunda kimleri gördüğümüzü, zeybeklerin Kurtuluş Savaşı’ndaki yerini, Atatürk’le ilgili anlatılan hikayeyi, tabloda nelere bakmak gerektiğini ve eseri nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Zeybekler tablosu hakkında kısa bilgi

| Sanatçı | İbrahim Çallı (1882–1960) |
| Özgün adı | Zeybekler (Zeybekler Kurtuluş Savaşı’nda adıyla da anılır) |
| Tarih | Kaynaklarda farklı tarihler geçiyor; kesin yılı doğrulanamadı |
| Teknik | Tuval üzerine yağlıboya |
| Boyut | |
| Akım/Dönem | 1914 Kuşağı (Çallı Kuşağı), izlenimci etkili Türk resmi |
| Nerede? | Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Ankara |
Zeybekler tablosu ne anlatıyor?
Zeybekler bir zafer tablosu değil, bir ayrılık tablosu. Çallı Kurtuluş Savaşı’nı büyük bir meydan muharebesiyle değil, sıradan insanların cepheye gitmeden önceki sessiz hazırlığıyla anlatıyor. Kadınlarla erkeklerin aynı karede, aynı ağırlıkla yer alması da savaşın bütün halkın ortak yükü olduğunu hissettiriyor. Atla ilgili anlatılan hikaye ise tablonun anlamını daha da güçlendiriyor: Bu bolluk içinde değil, yoklukla kazanılmış bir savaştı.
Zeybekler kimdir?
Zeybekler, Batı Anadolu’nun, özellikle Ege bölgesinin dağlık köylerinden çıkan silahlı halk savaşçılarıdır. Önderlerine “efe”, gençlerine “kızan” denirdi. Osmanlı döneminde zaman zaman devlete karşı, zaman zaman da yoksul köylüyü koruyan bir güç olarak anıldılar; bu yüzden halk kültüründe hem korkulan hem de sevilen figürlerdi. Kıyafetleri de kendilerine özgüydü: kısa ceketler, dizlerine kadar inen geniş şalvarlar, bele sarılan kuşaklar ve fişeklikler.
1919’da Yunan ordusu İzmir’e çıktıktan sonra Ege’deki direnişin ilk ve en etkili güçlerinden biri efeler ve çevrelerinde toplanan zeybekler oldu. Düzenli ordu kurulana kadar Kuva-yi Milliye adı verilen gönüllü birlikler içinde savaştılar. Demirci Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe gibi adlar halk arasında hala anlatılır.
Çallı’nın efeleri
İbrahim Çallı Ege’nin içinden gelen bir ressamdı. Denizli’nin Çal kasabasında doğmuş, gençliğinde İzmir’de okumuştu. Zeybekleri ve efeleri anlatıldığı kadarıyla değil, çocukluğunun tanıdık figürleri olarak biliyordu. Birinci Dünya Savaşı sırasında Şişli Atölyesi’nde cephe konulu büyük tablolar yapmış olması da ona savaş sahnelerinde deneyim kazandırmıştı.
Zeybekler’de ise bir çatışma sahnesi yok. Çallı savaşın kendisini değil, öncesini, yani cepheye gidilmeden önceki o bekleyiş anını resmediyor. Zeybekler hazırlanıyor, kadınlar uğurlamaya gelmiş, at yükleniyor. Tablonun gücü de buradan geliyor: kahramanlık pozu veren tek bir figür yok, ama herkesin yüzünde yaklaşan bir yolculuğun ağırlığı var.
Atatürk ve beyaz at
Tablonun en çok bilinen hikayesi, Atatürk’ün eseri gördükten sonra yaptığı söylenen bir eleştiriyle ilgili. Anlatılana göre Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında yiyecek bulmanın bile çok zor olduğunu, savaşa katılanların ve hayvanların deri kemik kaldığını hatırlatmış ve tablodaki atın fazla besili göründüğünü söylemiş. Bu eleştiri üzerine Çallı’nın tabloyu yeniden ele alıp atı düzelttiği aktarılır.
Bu hikaye hem sanat tarihi yazılarında hem de müzenin çevresinde anlatılıyor, ama sözlerin tam olarak ne olduğu, nerede ve ne zaman söylendiği konusunda kaynaklar birbirini tutmuyor. Bu yüzden hikayeyi kelimesi kelimesine bir belge gibi değil, tabloyla birlikte yaşayan bir anlatı olarak okumak gerekiyor. Tablonun ilk haline ait güvenilir bir görsel de bulamadım.
Hikaye doğru ya da eksik olsun, bize bir şey söylüyor: Cumhuriyet’in ilk yıllarında Kurtuluş Savaşı resimlerinden yalnızca güzel değil, yaşananlara sadık olmaları da bekleniyordu.
İnkılap Sergileri
Zeybekler’in, Cumhuriyet’in onuncu yılında, 1933’te ilki düzenlenen İnkılap Sergileri’nde gösterildiği belirtiliyor. Bu sergiler Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet devrimlerini konu alan eserleri bir araya getiriyordu ve bütün sanatçılara açıktı. Dönemin pek çok ressamı gibi Çallı da bu konulara yöneldi. Tablo daha sonra bugünkü Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonuna girdi.
Zeybekler’de neye bakmalı?
Tabloda dört zeybek ve üç kadın olmak üzere yedi figür var. Kompozisyon üç gruba ayrılıyor ve her grup aynı ayrılık anının farklı bir yüzünü anlatıyor.
Neye bakmalı? Ortadaki beyaz at
Tablonun merkezinde bir zeybek, beyaz atın yükünü bağlamakla uğraşıyor. Çevresindeki konuşmalardan kopmuş, yalnızca işine odaklanmış görünüyor. Hikayesi anlatılan at da bu: bugünkü haliyle çelimsiz ve yorgun bir hayvan olarak okunabiliyor.
Neye bakmalı? Uğurlamaya gelen kadınlar
Solda üç kadın ayakta duruyor. Başları örtülü, yalnızca yüzleri görünüyor. Yüzlerinde merak, hüzün ve endişe var. Çallı, savaşın yalnızca cephede değil, geride kalanların bekleyişinde de yaşandığını bu üç figürle hatırlatıyor.
Neye bakmalı? Balyanın üstündeki zeybek
Bir yük balyasının üstünde oturan, izleyiciye sırtını dönmüş silahlı bir zeybek, ayaktaki bir kadınla konuşuyor. Yüzünü görmüyoruz, ama duruşundan bir şeyler anlattığını, belki de kadını teselli ettiğini hissediyoruz.
Neye bakmalı? Sağdaki iki zeybek
Sağda iki zeybek ayakta duruyor; biri cepheden, öteki arkadan görünüyor. Ellerinde tüfekleri, bellerinde fişeklikleri var. Kadınların endişesine karşılık bu iki figür kendinden emin ve kararlı. Ege efelerinin geleneksel kıyafetleri en açık onlarda seçiliyor.
Neye bakmalı? Soğuk gökyüzü, sıcak figürler
Arkadaki dağlar ve gökyüzü soğuk tonlarla boyanmış. Zeybeklerin kıyafetlerinde ise yer yer sıcak renkler parlıyor. Fırça darbeleri Çallı’nın izlenimci anlayışına uygun olarak serbest, ama figürler ve kıyafet ayrıntıları da özenle verilmiş.
Zeybekler tablosu nerede görülür?
Tablo Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda. Bazı kaynaklarda müzenin eski adı olan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi diye geçer. Müze, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk Ocağı için yapılmış tarihi binada; hemen yanında Ankara Etnografya Müzesi var, ikisini aynı gün gezebilirsiniz.
Çallı’nın öteki eserlerini görmek isterseniz İstanbul’daki İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ne de uğramanızı öneririm; Dikiş Diken Kadın burada.
Tablonun o gün sergide olup olmadığı değişebilir. Gitmeden önce güncel ziyaret bilgilerini müzenin resmi sitesinden kontrol edebilirsiniz: Ankara Resim ve Heykel Müzesi.
Eserin ressamı İbrahim Çallı
İbrahim Çallı 1882’de Denizli’nin Çal kasabasında doğdu. İstanbul’da Sanayi-i Nefise Mektebi’nde, ardından Paris’te Fernand Cormon’un atölyesinde eğitim gördü. 1914’te döndükten sonra uzun yıllar akademide hocalık yaptı ve kendi adıyla anılan Çallı Kuşağı’nın öncüsü oldu. Hayatını ve öteki eserlerini İbrahim Çallı yazımda anlattım.
Zeybekler tablosu hakkında sık sorulan sorular
Zeybekler tablosu nerede?
Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin koleksiyonunda. Sergide olup olmadığını gitmeden önce müzeden kontrol etmenizi öneririm.
Zeybekler tablosu neyi anlatıyor?
Kurtuluş Savaşı’na katılmak için hazırlanan Ege zeybeklerini ve onları uğurlamaya gelen kadınları. Bir çatışma değil, cepheye gitmeden önceki bekleyiş anı resmediliyor.
Zeybekler tablosu hangi savaşı anlatıyor?
Kurtuluş Savaşı’nı. Zeybekler ve efeler, 1919’da İzmir’in işgalinden sonra Ege’deki direnişin ilk güçleri arasındaydı.
Atatürk Zeybekler tablosu için ne dedi?
Anlatılana göre Atatürk, savaş yıllarında insanların da hayvanların da aç kaldığını hatırlatıp tablodaki atın fazla besili göründüğünü söyledi. Sözlerin tam hali kaynaklarda farklı aktarılıyor.
Zeybekler tablosunun ilk hali ile son hali arasındaki fark ne?
Anlatılan hikayeye göre Çallı, eleştiri üzerine tablodaki atı daha zayıf ve yorgun görünecek şekilde yeniden boyadı. İlk haline ait güvenilir bir görsel bilinmiyor.
Tabloda kaç kişi var?
Yedi figür var: dört zeybek ve üç kadın. Ortada da yükü bağlanan beyaz bir at duruyor.
Özet
| Eser | Zeybekler (Zeybekler Kurtuluş Savaşı’nda) |
| Ressam | İbrahim Çallı |
| Konu | Kurtuluş Savaşı’na hazırlanan Ege zeybekleri ve onları uğurlayan kadınlar |
| Öne çıkan özellik | Ortadaki beyaz at, üç gruptan oluşan kompozisyon |
| Hikayesi | Atatürk’ün atı besili bulduğu ve Çallı’nın tabloyu düzelttiği anlatılır |
| Nerede? | Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Ankara |






