İşitme yetisini kaybetdikten sonra karamsar resimler yapan ilk modern ressam Goya

Goya

1746-1828
Romantizm akımının önde gelen isimlerinden olan İspanyol ressam ve gravür sanatçısı Goya İspanyol saltanatının saray ressamı olarak çalışmış. İspanya Kralı IV. Carlos’un başressamı olarak dönemin en güçlü ve özgün Avrupalı sanatçısıymış.

Portreleriyle de ün kazanmış olan ressam, sanatındaki yaratıcı, yıkıcı öğeler ve cesur resimleriyle kendisinden sonra gelen Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi isimleri etkilemiş.

Bir baskı sanatçısı ve ressam olarak son derece yetenekli olması nedeniyle hem eski ustaların sonuncusu hem de ilk modern ressam olarak kabul edilmekte.

1770 yılından 1771 ‘e kadar Roma’ya yaptığı seyahat dışında Goya, hayatının büyük bir bölümünü İspanya’da geçirmiş. Zaragoza yakınında dünyaya gelmiş ve 14 yaşında eğitim almaya başlamış. 17 yaşında Madrid’e gitmiş.

Bundan sonra, Goya’nın üslubu Mengs’ten ve o sırada İspanya’da çalışmakta olan Tiepolo’dan etkilenmiş.
Roma’da geçirdiği dönemin ardından Zaragoza’ya dönmüş ve yerel katedral için o sıralar moda olan Rokoko üslupta freskler resimlemiş. Bu resimler ona ün kazandırmış.

1775’ten 1792’ye kadar kraliyet dokuma fabrikası için tasarımlar yapmış ve ilk günlük yaşam sahnelerini resimlemiş.

Goya - Çoçuklarını yiyen saturn

Goya – Çoçuklarını yiyen saturn

1792’de ciddi bir hastalık Goya’yı sağır bırakmış ve sanatçı bundan sonra daha içe dönük olmuş. Çalışmaları giderek insan davranışını küçümseyen gözlemlerle birlikte hayal gücüne dayanmış.İnsan kusurlarını hicveden güçlü ve oldukça acımasız bir üslup geliştirmiş.

Goya 1795’ten 1797’ye kadar Real Academia de Bellas Artes de San Fernando’da resim müdürü olarak çalışmış ve 1799’da İspanya’da saray ressamı olarak atanan ilk isim olmuş. Kraliyet koleksiyonunda bulunan Velâzquez’ler üzerine yaptığı çalışmalar yapmış.

1808’den 1814’e kadar devam eden Napolyon istilası ve İspanyol Bağımsızlık Savaşı sırasında, Fransız yönetimi için resim üretmiş.

Madrid’in dışına taşınmış ve toplumdan izole bir yaşam sürmüş. Sarayın kısıtlamalarından kurtulunca giderek daha bireysel bir üslup geliştirmiş; karanlık, kâbusa benzer hayallerini anlatmış.

Ressam, bazı tabloları nedeniyle Engizisyon Mahkemesi’nin huzuruna çıkmış.İkinci bir defa daha Engizisyon Mahkemesi’nin eline düşmemek için 1824’te kısa süre bir rahibin evinde gizlendikten sonra, Fransa’ya Bordeaux’ya yerleşmiş.

1826’da beş oğlundan sağ kalan tek çocuğu Javier’i görmek amacıyla İspanya’ya gelse de tekrar Fransa’ya dönmüş.

Francisco Goya, 16 Nisan 1828 tarihinde Fransa, Bordeaux’da 82 yaşında ölmüş. Geride beş yüze yakın yağlı boya tablo ve fresko, üç yüz kadar litograf ve yüzlerce çizim bırakmış.

Goya - Çıplak Maya

Goya – Çıplak Maya

Goya -Giyinik Maya

Goya -Giyinik Maya

Modern sanatın öncülerinden biri olarak kabul edilen Francisco Goya’nın eserlerinin büyük bir bölümü Madrid‘de Museo del Prado‘da sergilenmekte.

Çağını yansıtan figürlü kompozisyonlarının yanı sıra çok sayıda portresi ve ünlü çıplaklarıyla (Çıplak Maya, Aynaya Bakan Venüs, vb.) tanınan; desen, gravür ve yağlıboya çalışmalarında olağanüstü başarı göstermiş Goya.

Goya’nın baskı resim alanındaki en önemli çalışmalarının ilki Capricho dizisi, 1799 tarihinde yayımlanır. Bunlar sanatçının ilk gravür dizileri olmasının ötesinde, onun topluma ve yönetime yönelik eleştirel bakışını içeren çalışmalar olmasıyla da dikkatleri üzerine toplar. Baskılardaki keskin alaylı eleştiri Engizisyon’u kızdırınca, Goya seksen orijinal bakır levhayı ve satılmamış olan koleksiyonları Kral IV. Carlos’a satar ve karşılığında ressamın oğlu Javier saray memuriyetine atanır.

Referanslarını şöyle ifade eder Goya: “Üç ustam var: Rembrandt, Velázquez ve doğa.”

Goya’nın sanat hayatına 1808’de patlak veren İspanyol Bağımsızlık Savaşı damgasını vurmuş. Bu savaş ünlü ressamı derinden etkilemiş.

Goya - 3 Mayıs

Goya – 3 Mayıs

Goya, 3 Mayıs 1808 adlı tablosunu o kadar çarpıcı bir şekilde yapmış ki, bu resim bütün İspanya’nın çektiği acının simgesi haline gelmiş. Madrid’de gerçekleşen bu katliamda, ülkeyi istila eden Napolyon ordusuna başkaldıran asilerin idam edilişini resmetmiş.

Kurşuna dizilmek üzere olan asi, çarmıha gerilmiş gibi kollarını iki yana açmış kurtuluşu beklemekte. Açık avucunda bir yara izi belirmeye başlamış. Bu sahnede bir kurtuluş ümidi var gibidir. Sanatçı resimde ışığı iyiyi kötüye dönüştürmek için kullanmıştır. Tarihte yapılan bütün sanatsal çalışmalarda ışık, temaya yüce bir güzellik kazandırmak için kullanılmış

İspanyol resim sanatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilen yapıt, sanat tarihçisi Kenneth Clark’a göre, devrim sayılabilecek ilk büyük resimdir.

Goya 2 Mayıs

Goya 2 Mayıs

Goya, Çıplak Maya’yı ve birkaç yıl sonra resmedilen Giyinik Maya’yı İspanya Başbakanı Manuel de Godoy için yapmış. Bu dönemlerde, İspanya’da nü resimlerin sergilenmesi kilise tarafından yasaklanmasına rağmen rütbesi yüksek kişiler gizlice yaptırıyormuş.

1808 yılında Godoy başına gelenlerden dolayı kaçmak zorunda kaldığında, Joseph Bonaparte İspanya Kralı’ın emriyle Godoy’un koleksiyonuna el konulmuş.
Model bir mitoloji kahramanı gibi değil, gerçek bir kadın olarak resmedilmiş. Kadının Alba Düşesi olduğu söylense bu iddialar kanıtlanmamış.

Goya 70 yaşına geldiğinde mali sıkıntılar içindeymiş. Bir gravür dizisi için en uygun konu, çocukluğundan itibaren çok meraklı olduğu boğa güreşleriymiş. Boğa Güreşi serisi, 1815 – 1816 arasında bu şekilde doğmuş. Aynı zamanda engisizasyonu da kızdırmamış olmuş.

1815’ten sonra toplumdan iyice izole olmuş şekilde yaşamış Goya. Evini dekore etmek amacıyla canlı dans figürlerini içeren eskizler hazırlar; ancak bu dönemde geçirdiği ağır rahatsızlık ve Monarşi’nin İspanya’ya geri dönüşü, çalışmasının seyrini değiştirerek bugün Kara Resimler (1820 – 1823) dediğimiz dizinin ortaya çıkmasını sağlamış.

14 sahneden oluşan Kara Tablolar olarak anılır ve hiçbirinin ismi yoktur. Sahneler genellikle koyu renk zemin üzerine işlenmiştir. (19. yüzyılın sonlarında evdeki duvarlar sökülerek Madrid’deki Del Prado Müzesi’ne götürülür, halen orada sergilenir.)

Goya’nın kara tablolarından en ünlüsü olan “Çoçuklarını yiyen Saturn” Mitolojide çocuklarını kendi yerine geçmesin diye yiyen Saturn’un, çocuklarından birinin saklanması ( Jupiter ) sonucu gerçekten Jupiter onun yerine geçer.

Goya bu resim için Rubens’in 1636 resmettiği aynı isimli resimden ilham almıştır. Kimilerine göre Goya’nın resmi kimilerine gore de Rubens’in resmi daha korkutucudur.

Goya severlerin, sanatçının hayatının anlatılığı filmi kaçırmamalarını tavsiye ederiz.

 

 

Related Place