Bazı ressamların eserleri hareketlidir… Bazılarınınki ise neredeyse zamanın durduğu hissini verir. Piero della Francesca, Rönesans sanatının en sakin ama en etkileyici ustalarından biri olarak kabul edilir.
Onun tablolarında büyük dramatik hareketler yoktur. Bunun yerine:
Yaklaşık 1415 yılında İtalya’nın Borgo San Sepolcro kentinde doğan Piero della Francesca, erken Rönesans’ın en önemli ressamlarından biridir. Genç yaşta matematik ve geometriyle ilgilenmeye başladı. Bu ilgi, ileride sanatının temelini oluşturacaktı. Floransa’ya giderek dönemin gelişen Rönesans ortamını yakından gördü ve:
Piero della Francesca’nın sanat tarihindeki en büyük etkisi, perspektif ve geometrik düzen anlayışını olağanüstü bir dengeyle kullanmasıdır.
Filippo Brunelleschi ile başlayan perspektif anlayışını çok daha ileri taşıdı. Onun resimlerinde:
Piero’nun eserlerinde sert dramatik ışıklar yoktur. Bunun yerine yumuşak ve dengeli bir aydınlık hissedilir. Bu durum tablolarına sakin ama güçlü bir atmosfer kazandırır.
Piero yalnızca ressam değildi. Aynı zamanda matematik üzerine kitaplar yazdı. Özellikle perspektif ve geometri üzerine yaptığı çalışmalar, sanat tarihinde oldukça önemlidir.
Piero’nun en tanınan eserlerinden biridir. İsa’nın vaftizini konu alan tablo, kusursuz geometrik düzeni, yumuşak ışığı ve sakin atmosferiyle Erken Rönesans’ın başyapıtları arasında yer alır.
Sanat tarihinin en gizemli tablolarından biridir. Ön plandaki üç figür ile arka plandaki İsa’nın kırbaçlanması sahnesi arasındaki ilişki hâlâ tartışılmaktadır. Perspektif kullanımı olağanüstüdür.

Piero’nun başyapıtlarından biri kabul edilir. Dirilen İsa’nın güçlü ve sakin duruşu, Batı sanatının en etkileyici dini tasvirlerinden biridir. Aldous Huxley bu tabloyu “dünyanın en güzel resmi” olarak tanımlamıştır.

Arezzo’daki bu büyük fresk dizisi, Gerçek Haç’ın efsanesini anlatır ve sanatçının en kapsamlı çalışması kabul edilir.

Brera Altarpiece olarak da bilinen eser, Urbino Dükü Federico da Montefeltro’yu Meryem ve azizlerle birlikte tasvir eder. Perspektif ve ışık kullanımındaki ustalığıyla öne çıkar.

Hamile Meryem’i betimleyen nadir eserlerden biridir. Zarafeti ve simetrik kompozisyonuyla Rönesans sanatının simgelerindendir.

Rönesans’ın en ünlü çift portrelerinden biridir. Dük ve eşi, İtalyan kırsalını fon alan profilden resmedilmiştir.

Aziz Jerome ile bağışçıyı aynı mekânda buluşturan eser, sanatçının erken dönem perspektif anlayışını yansıtır.

Portraits of Federico da Montefeltro and Battista Sforza adlı çift portre de sanat tarihinin en ünlü eserlerinden biridir. Özellikle:

Piero’nun sanatındaki en dikkat çekici unsur, resimlerini neredeyse geometrik bir düzen içinde kurmasıdır. Perspektif onun için yalnızca teknik değil, dünyayı anlama biçimiydi. Bu nedenle eserlerinde:
Yaşamının son dönemlerinde görme problemi yaşadığı düşünülüyor. Ancak buna rağmen matematik üzerine yazmaya devam etti. 1492 yılında hayatını kaybettiğinde Rönesans artık büyük ustalar dönemine giriyordu. Fakat birçok sanatçı onun perspektif ve düzen anlayışından etkilenmeye devam etti.
Piero della Francesca’nın tablolarına baktığınızda ilk anda büyük bir hareket görmezsiniz.Ama biraz durunca şunu fark edersiniz:Her şey kusursuz bir sessizlik içinde dengelenmiştir. Belki de bu yüzden onun eserleri yalnızca güzel değil, aynı zamanda huzur vericidir.
Piero della Francesca, erken Rönesans döneminde yaşamış İtalyan ressam ve matematikçidir.
Perspektif, ışık ve geometrik düzen anlayışını resimde olağanüstü şekilde kullanmıştır.
En bilinen eserlerinden biri The Baptism of Christ (Piero della Francesca) adlı tablodur.
Evet. Perspektif ve geometri üzerine kitaplar yazmış önemli bir matematikçiydi.
Eserleri İtalya’daki Arezzo, Urbino ve Londra’daki müzelerde görülebilir.
