Alfred Sisley: Gökyüzünü ve Nehirleri Resmeden Sessiz İzlenimci

Alfred Sisley kimdir?
Alfred Sisley (1839–1899), Paris’te İngiliz bir ailenin çocuğu olarak doğan ve neredeyse yalnızca manzara resmi yapan İzlenimci ressam. Monet ve Renoir’ın atölye arkadaşıydı; Seine ve Loing nehirlerinin kıyısındaki köyleri, karla kaplı yolları ve geniş gökyüzlerini resmetti. Hayatı boyunca yoksulluk çekti, değeri ancak ölümünden sonra anlaşıldı. Eserlerini görmek için en iyi yer Paris’teki Musee d’Orsay.
Alfred Sisley, İzlenimcilerin en sessiz ama belki de en tutarlı üyesi. Arkadaşları Claude Monet ve Pierre-Auguste Renoir zamanla portreye, figüre ya da büyük seri resimlere yönelirken Sisley ömrünün sonuna kadar aynı şeye sadık kaldı: açık havada, doğrudan doğanın karşısında manzara resmi yapmak. Nehir kıyıları, köprüler, sel suları, kar ve hepsinin üstünde kocaman, hareketli bir gökyüzü.
Paris’te doğdu ama İngiliz vatandaşıydı; zengin bir ailenin oğluyken kendini yoksulluğun içinde buldu; yaşarken pek tanınmadı, öldükten kısa süre sonra resimleri müzelere girdi. Bu yazıda önce Sisley’nin hayatını, sonra sanat anlayışını ve en önemli 10 eserini, en sonda da bu eserleri bugün nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Alfred Sisley kimdir?

Alfred Sisley’nin gençliği: Paris’te doğan bir İngiliz
Alfred Sisley 1839’da Paris’te, Fransa’ya yerleşmiş İngiliz bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tate’in biyografisine göre büyükannelerinden biri Fransızdı. Ailesi onun ticarete atılmasını istiyordu; bu yüzden gençliğinde dört yıllığına Londra’ya gönderildi. Ama Sisley ticaret yerine resmi seçti.
Gleyre atölyesi ve yeni arkadaşlar
1862’de Paris’te İsviçre asıllı ressam Charles Gleyre’in atölyesine girdi. Burada hayatını değiştirecek üç arkadaşla tanıştı: Claude Monet, Pierre-Auguste Renoir ve Frédéric Bazille. Dört genç yaklaşık beş ay sonra atölyeden ayrıldı ve resmi stüdyoda değil açık havada, doğrudan doğanın karşısında yapmaya başladı. Paris’in çevresi ve Fontainebleau Ormanı onların ilk çalışma alanı oldu.
Sisley bu yıllarda resmi akademik dünyanın kurallarını da denedi. 1870’te Vue du canal Saint-Martin adlı tablosu Paris’teki resmi sergi Salon’da gösterildi. Bu tablo bugün Musee d’Orsay’da.
Yoksulluk yılları
Tate’in biyografisi, 1871’den itibaren babasının Sisley’yi artık maddi olarak destekleyemediğini yazıyor. O andan sonra ressam hayatının büyük bölümünü yoksulluk içinde geçirdi ve geçimini yalnızca resimlerinden sağlamaya çalıştı. Resimleri ise pek satmıyordu.
Buna rağmen yeni grubun içinde yer almaktan vazgeçmedi. Sonradan İzlenimciler diye anılacak ressamların bağımsız sergilerine 1874, 1876, 1877 ve 1882’de katıldı. 1874’teki ilk sergide Monet’nin İzlenim, Gün Doğumu tablosu da vardı ve akıma adını bu tablo verdi.
Paris’in kıyısındaki köyler
Sisley bu dönemde Paris’in batısındaki küçük yerleşimlerde, Seine kıyısında yaşadı ve çalıştı: Louveciennes, Marly-le-Roi, Sèvres. 1870’lerin ortasında Marly-le-Roi’ye taşındı; Musee d’Orsay bu tarihi 1874, National Gallery ise 1875 başı olarak veriyor. Evi, kral XIV. Louis’nin bahçelerinden kalan eski bir at sulama havuzunun hemen yanındaydı. 1876 baharında Seine taştı ve komşu köy Port-Marly sular altında kaldı. Sisley bu sel için altı tablo yaptı.
Aynı yıllarda, 1874’te İngiltere’ye gitti ve özellikle Londra yakınlarındaki Hampton Court çevresinde, Thames kıyısında çalıştı. National Gallery’ye göre 1877’de ailesiyle Sèvres’e taşındı ve kasabanın nehir manzarasını defalarca resmetti.
Alfred Sisley ve Moret-sur-Loing: son durak
1880’de Paris’ten daha uzağa, Fontainebleau Ormanı ile Seine arasındaki Veneux-Nadon’a yerleşti. Musee d’Orsay’a göre Eylül 1882’de ise Loing Nehri kıyısındaki küçük kasaba Moret-sur-Loing’e geçti. Sisley’nin son dönem eserlerinin çoğu burada, kasabanın köprüsü, kanalı ve Gotik kilisesi çevresinde yapıldı.

İlk kişisel sergisini 1883’te Paris’teki La Vie Moderne galerisinde açtı. 1897’de bir kez daha Britanya’ya gitti ve bu kez Galler’de, Cardiff yakınlarındaki kıyıda resim yaptı. Alfred Sisley 1899’da Moret-sur-Loing’de öldü.
Ölümünün hemen ardından arkadaşlarından oluşan bir grup, Le Canal du Loing tablosunu Fransız devletine bağışladı. Bu tablo bugün Musee d’Orsay koleksiyonunda.
Alfred Sisley’nin sanat anlayışı
Sadece manzara
Sisley, İzlenimcilerin içinde manzaraya en bağlı kalan ressamdı. Tate onu en tutarlı İzlenimcilerden biri olarak tanımlıyor; neredeyse bütün resimleri manzara. Portre, iç mekan ya da kalabalık şehir sahnesi onun resminde çok az yer tutar. Figürler vardır ama küçüktür: yolda yürüyen biri, kayıkta duran bir adam, nehir kıyısında çalışan işçiler.
Gökyüzü her şeyin başı
Musee d’Orsay, Sisley’nin 1892’de eleştirmen Adolphe Tavernier’ye yazdığı bir cümleyi aktarıyor: gökyüzü yalnızca bir arka plan olamaz ve o her zaman resme gökyüzünden başlar. Sisley’nin tablolarında gökyüzü çoğu zaman yüzeyin yarısından fazlasını kaplar. Bulutlar, rüzgar ve ışık resmin asıl konusudur; yer ise bu ışığın düştüğü sahnedir.
Su, kar ve mevsimler
Sisley aynı yeri farklı havalarda ve farklı mevsimlerde tekrar tekrar resmetti. Marly’nin karlı havuzu, Port-Marly’nin sel suları, Louveciennes’in karlı yolları onun en sevdiği konular arasındaydı. Musee d’Orsay, kırsalın kış halinin Sisley’yi özellikle çektiğini ve doğanın hüznünü yakalamakta usta olduğunu yazıyor. Bu yaklaşım İngiliz manzara ressamları John Constable ve J. M. W. Turner’ın gökyüzü ve hava ilgisini akla getirir; arkadaşı Camille Pissarro’nun kırsal manzaralarıyla da akrabadır.
Seriler: Moret kilisesi
Sisley de tıpkı Monet gibi aynı motifi bir dizi halinde resmetti. Rouen Güzel Sanatlar Müzesi’ne göre 1893 ile 1894 arasında Moret-sur-Loing kilisesini 14 kez resmetti. Monet’nin Rouen Katedrali serisiyle aynı yıllara denk gelen bu dizide Sisley, kiliseyi çevresindeki sokaktan ve insanlardan koparmadan gösterdi. Monet’nin Nilüferler serisiyle karşılaştırıldığında Sisley’nin yaklaşımı daha sakin ve yere bağlıdır.
Alfred Sisley’nin en önemli 10 eseri
1. Vue du canal Saint-Martin (1870)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
Paris’in içindeki Saint-Martin Kanalı, iki yanında binalar ve suyun üstünde yük gemileri. Tuval üzerine yağlı boya, 50 x 65 cm. 1870 Salon’unda sergilendi; müzeye 1951’de Paul Gachet’nin oğlunun bağışıyla girdi.
Bu eserde neye bakmalı? Suyun yüzeyindeki yansımalara. Sisley’nin genç döneminde bile ilgisi binalardan çok suya ve gökyüzüne kayıyor. Kanalın çizgisi bakışı derinliğe çekiyor, ama gözünüz hep yansımalarda oyalanıyor.
2. Villeneuve-la-Garenne Köprüsü (1872)

Nerede: Metropolitan Museum of Art, New York
Seine üzerinde, Paris’in kuzeyindeki Villeneuve-la-Garenne’de bir köprü; kıyıda evler ve ağaçlar, suda kayıklar. Tuval üzerine yağlı boya, 49,5 x 65,4 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Köprünün resmi çapraz biçimde kesmesine. Sisley köprüyü tam karşıdan değil açılı gösteriyor; böylece hem nehrin akışını hem de köprünün uzunluğunu aynı anda hissediyoruz. Suyun üstündeki kısa, yatay fırça darbeleri yaz ışığının parıltısını veriyor.
3. Passerelle d’Argenteuil (1872)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
Argenteuil’de Seine üzerindeki yaya köprüsü, ötede köy ve kıyıda insanlar. Tuval üzerine yağlı boya, 39 x 60 cm; tuvalde “A. Sisley 1872” imzası ve tarihi var. Müzeye 1906’da Étienne Moreau-Nélaton’un bağışıyla girdi.
Bu eserde neye bakmalı? Argenteuil’e. Bu kasaba Monet’nin de yaşayıp resim yaptığı yer ve İzlenimciliğin kalbi sayılan Seine kıyısının bir parçası. Sisley’nin küçük boyutlu, sakin tablosunu aynı yıllarda Monet’nin Argenteuil manzaralarıyla karşılaştırmak, iki arkadaşın farkını çok iyi gösteriyor.
4. Molesey’de Kürek Yarışları (1874)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
1874’teki İngiltere yolculuğunda, Hampton Court yakınlarındaki Molesey’de Thames üzerinde düzenlenen kürek yarışı. Tuval üzerine yağlı boya, 66 x 91,5 cm. Tablo önce ressam Gustave Caillebotte’un koleksiyonundaydı ve 1896’da onun vasiyetiyle Fransız devletine geçti.
Bu eserde neye bakmalı? Bayraklara ve rüzgara. Direklerdeki bayraklar, gökyüzündeki bulutlar ve suyun dalgalanması aynı yöne akıyor. Sisley bir yarışı değil, yarışın olduğu havalı bir yaz gününü resmediyor. Yarışan kayıklar neredeyse birer leke.
5. Marly-le-Roi’de At Sulama Havuzu (muhtemelen 1875)

Nerede: National Gallery, Londra
Sisley’nin Marly’deki evinin hemen yanındaki eski at sulama havuzu; National Gallery’ye göre burası XIV. Louis’nin su bahçelerinden geriye kalan son parçalardan biriydi. Donmuş havuz, parkın payandalı duvarı ve Louveciennes’e çıkan yol. Tuval üzerine yağlı boya, 49,5 x 65,4 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Fırçanın hızına. National Gallery, resmin büyük olasılıkla tek oturuşta, açık havada yapıldığını yazıyor. Boya ince sürülmüş, alttaki kahverengi astar yer yer görünüyor. Sınırlı bir renk paleti var: morumsu bir mavi, krom sarısı, siyah ve beyaz. Kışın soğuk ışığı bu kadar az renkle kuruluyor.
6. Port-Marly’de Seine, Kum Yığınları (1875)

Nerede: Art Institute of Chicago, Chicago
Seine’de mavna trafiği için nehir yatağından kum çıkaran işçiler ve kıyıda yığılmış kum tepeleri. Tuval üzerine yağlı boya, 54,5 x 73,7 cm.
Bu eserde neye bakmalı? Konunun kendisine. Art Institute of Chicago’nun belirttiği gibi İzlenimciler Seine’i çoğunlukla Parisliler için bir hafta sonu eğlence yeri olarak, kayık gezileri ve piknikler ile gösterdi. Sisley ise nehri hafta içi, ondan geçimini sağlayan insanlarla birlikte resmetti. Müze bu tabloyu Sisley’nin Marly manzaraları içinde belki de en özgünü sayıyor.
7. Port-Marly’de Selde Kayık (1876)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
1876 baharında Seine taşınca Port-Marly sular altında kaldı. Sokakların yerini su aldı, insanlar kayıkla dolaşmaya başladı. Sisley bu sel için altı tablo yaptı; ikisi bugün Musee d’Orsay’da. Bu tablo tuval üzerine yağlı boya, 50,4 x 61 cm ve müzeye 1911’de Kont Isaac de Camondo’nun vasiyetiyle girdi.
Bu eserde neye bakmalı? Suyun içinde duran binaya ve kayığa. Felaket bir anı anlatıyor ama resimde dram yok; gökyüzü açık, su sakin, kayıktaki adamlar işlerine bakıyor. Sisley seli bir felaket olarak değil, köyün görüntüsünü bir anda değiştiren bir ışık ve yansıma olayı olarak resmediyor.
8. Louveciennes’de Kar (1878)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
Karla kaplı bir köy yolu, iki yanında duvarlar ve ağaçlar, yolun sonunda tek başına yürüyen küçük bir insan. Tuval üzerine yağlı boya, 61 x 50 cm. Bu tablo da 1911’de Camondo vasiyetiyle müzeye girdi.
Bu eserde neye bakmalı? Yolun derinliğe kaçışına ve tek figüre. Musee d’Orsay bu tabloyu Sisley’nin perspektif denemelerinin bir örneği olarak gösteriyor: kar kaplı yol arka plana doğru kayboluyor ve sahnede yalnızca küçük, yalnız bir insan var. Karın beyazı aslında beyaz değil; mavi, gri ve pembe tonlarla kurulmuş.
9. Le Canal du Loing (1892)

Nerede: Musee d’Orsay, Paris
Moret yakınlarında Loing Kanalı’nın kıvrıldığı bir nokta; karşı kıyı, gövdeleri çıplak kavakların arasından görünüyor. Tuval üzerine yağlı boya, 73,5 x 92,5 cm. Sisley’nin ölümünden sonra, 1899’da arkadaşlarından oluşan bir grup tarafından devlete bağışlandı.
Bu eserde neye bakmalı? Gökyüzünün kapladığı alana. Musee d’Orsay’a göre Sisley bu tabloyu bitirdiği yıl, gökyüzünün yalnızca bir arka plan olamayacağını ve resme hep gökyüzünden başladığını yazdı. Tablonun büyük bölümü bulutlara ayrılmış; kanal ve kavaklar ise bu göğün altında ince bir şerit gibi duruyor.
10. Moret Kilisesi, Akşam (1894)

Nerede: Petit Palais, Paris Şehri Güzel Sanatlar Müzesi
Moret-sur-Loing’in Gotik kilisesi, akşam ışığında. Tuval üzerine yağlı boya, 101 x 82 cm. 1893–1894’te yapılan 14 tabloluk Moret kilisesi serisinin bir parçası. Paris Şehri, tabloyu 1896’da Société Nationale des Beaux-Arts Salonu’nda doğrudan ressamdan satın aldı.
Bu eserde neye bakmalı? Taşın üzerindeki ışığa ve alttaki insanlara. Sisley, Monet’nin katedrallerinden farklı olarak kiliseyi sokağıyla, önünden geçen insanlarla birlikte gösteriyor. Akşam ışığı cephenin taşlarını sıcak bir renge boyarken gölgeler mora dönüyor. Aynı kilisenin farklı saatlerdeki halleri bugün farklı müzelere dağılmış durumda.
Alfred Sisley’nin eserlerini nerede görebilirsiniz?
Sisley görmek için en iyi adres Paris’teki Musee d’Orsay. Bu yazıdaki eserlerden altısı, yani Vue du canal Saint-Martin, Passerelle d’Argenteuil, Molesey’de Kürek Yarışları, Port-Marly’de Selde Kayık, Louveciennes’de Kar ve Le Canal du Loing burada. Orsay’ın İzlenimci salonlarında Sisley’yi Monet, Renoir ve Pissarro’nun hemen yanında görmek, aralarındaki farkı anlamanın en kolay yolu. Paris’te bir durak daha eklemek isterseniz Petit Palais’deki Moret Kilisesi tablosu var.
Londra’da National Gallery, Marly’deki at sulama havuzunu gösteren kış manzarasını sergiliyor; galeride Tate koleksiyonuna ait Sisley eserleri de ödünç olarak bulunuyor. New York’ta Metropolitan Museum of Art birkaç Sisley’ye sahip; Chicago’da ise Art Institute of Chicago, kum yığınları tablosunu, Marly’deki havuzun bir başka versiyonunu ve Renoir’ın yaptığı Sisley portresini aynı salonda gösteriyor.
Eserler zaman zaman başka sergilere ödünç verildiği için gitmeden önce müzelerin resmi sitelerinden güncel durumu kontrol etmenizi öneririm: Musee d’Orsay, National Gallery, Art Institute of Chicago, Petit Palais.
Alfred Sisley hakkında merak edilenler
Alfred Sisley Fransız mı, İngiliz mi?
Sisley Paris’te doğdu ve hayatının neredeyse tamamını Fransa’da geçirdi, ama ailesi İngilizdi. Tate’in biyografisi, anne babasının Fransa’ya yerleşmiş İngilizler olduğunu yazıyor. Gençliğinde dört yıl Londra’da kaldı; 1874’te ve 1897’de yeniden Britanya’da çalıştı. Bu yüzden İzlenimciliğin en çok Fransa’ya ait ama kökeni İngiliz olan ressamı olarak anılır.
Sisley neden yoksul öldü?
Tate’e göre 1871’den itibaren babası onu maddi olarak destekleyemez hale geldi ve Sisley hayatının büyük kısmını yoksulluk içinde geçirdi. İzlenimcilerin resimleri o yıllarda zor satıyordu ve Sisley yaşarken Monet ya da Renoir kadar ilgi görmedi. Tanınması büyük ölçüde ölümünden sonra geldi.

Alfred Sisley’nin en ünlü tablosu hangisi?
Tek bir tabloya indirgemek zor, ama en çok anılanlar 1876’daki Port-Marly sel resimleri, Louveciennes’in karlı manzaraları ve Molesey’deki kürek yarışları. Son dönemden ise Moret-sur-Loing kilisesi serisi ve Loing Kanalı manzaraları öne çıkıyor. Çoğu Paris’teki Musee d’Orsay’da.
Sisley ile Monet arasındaki fark nedir?
İkisi de Gleyre atölyesinde tanıştı ve açık havada resim yapmayı birlikte keşfetti. Monet zamanla renkleri giderek daha serbest kullandı ve büyük serilere, sonunda neredeyse soyut Nilüferler’e ulaştı. Sisley ise ömür boyu daha sakin ve dengeli bir manzara anlayışına bağlı kaldı; gökyüzünü resmin temeli olarak gördü ve yerin, mekanın gerçekliğinden kopmadı.
Moret-sur-Loing neden önemli?
Sisley 1882’den ölümüne kadar bu küçük kasabada yaşadı ve son dönem resimlerinin çoğunu burada yaptı. Loing Nehri, kanal, köprü ve kasabanın Gotik kilisesi onun en çok resmettiği motifler oldu. Kilise için 1893–1894’te 14 tablodan oluşan bir seri yaptı.
Kısaca Alfred Sisley
| Doğum | 1839, Paris (İngiliz bir ailenin çocuğu) |
| Ölüm | 1899, Moret-sur-Loing |
| Eğitim | Charles Gleyre’in atölyesi, Paris (1862) |
| Dönem | İzlenimcilik |
| Üslup / Teknik | Açık havada manzara resmi, tuval üzerine yağlı boya; geniş gökyüzü, su ve kar |
| Yaşadığı yerler | Louveciennes, Marly-le-Roi, Sèvres, Veneux-Nadon, Moret-sur-Loing |
| En ünlü eserleri | Port-Marly’de Selde Kayık (1876), Louveciennes’de Kar (1878), Molesey’de Kürek Yarışları (1874) |
| Diğer önemli eserleri | Le Canal du Loing (1892), Moret Kilisesi serisi (1893–1894), Marly-le-Roi’de At Sulama Havuzu |
| En iyi görüleceği yer | Musee d’Orsay, Paris |
Sisley’nin resimlerinin önünde insan biraz yavaşlıyor. Gürültülü bir hikaye, ünlü bir yüz ya da büyük bir olay yok; bir köy yolu, kıyıya vuran su, bulutlu bir öğleden sonra var. Ama tam da bu sadelik, İzlenimciliğin asıl derdini, yani bir anın ışığını ve havasını yakalamayı en saf haliyle gösteriyor.
Sisley’nin atölye arkadaşları Claude Monet ve Pierre-Auguste Renoir, kırsal manzaranın diğer büyük İzlenimcisi Camille Pissarro ve akıma adını veren İzlenim, Gün Doğumu yazılarıma da göz atabilirsiniz. Sisley’nin gökyüzü sevgisinin İngiliz kökleri için John Constable ve Turner yazıları iyi bir başlangıç.
Diğer Fransız ustalar için Fransız Ressamlar sayfasına bakabilirsiniz.






