|

Milo Venüsü: Kollarını Kaybederek Ünlenen Antik Heykel

Milo Venüsü heykeli, Louvre

Milo Venüsü heykeli kim yaptı?

Milo Venüsü, yaklaşık MÖ 150–125 arasında yapılmış mermer bir antik Yunan heykeli. Kayıp bir kaide parçasındaki imzaya göre onu, bugünkü Aydın yakınlarındaki Menderes Antiokheiası’ndan Aleksandros adlı bir heykeltıraş yaptı. Heykel büyük olasılıkla aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’i gösteriyor ve 1820’de Milos adasında bir köylü tarafından kolları kırık halde bulundu. Bugün Paris’teki Louvre Müzesi’nde.

Milo Venüsü, ya da daha çok bilinen adıyla Venüs de Milo, dünyanın en ünlü antik heykellerinden biri. Kalçalarına dolanmış bir örtüyle duran, iki kolu da kırık, yarı çıplak bir kadın figürü. Heykel yaklaşık MÖ 150–125 arasında, Helenistik dönemde yapıldı ve 1820’de Ege’deki Milos adasında bir köylü tarafından toprağın altından çıkarıldı. Bugün Paris’teki Louvre Müzesi’nin en çok ziyaret edilen eserlerinden biri. Heykeltıraşın adının ise kaybolmuş bir kaide parçasında yazdığı düşünülüyor.

Bu heykeli yazarken beni en çok şaşırtan şey, onu bu kadar ünlü yapan kayıp kolların aslında bir eksiklik olmaması oldu. Kolların ne tuttuğunu kimse bilmediği için her bakan heykeli kendi kafasında tamamlıyor. Bir de heykeli yapan ustanın, büyük olasılıkla bugünkü Aydın yakınlarındaki bir Anadolu kentinden geldiğini ilk öğrendiğimde bir kez daha yaşadığımz çoğrafyanın ne kadar zengin oldugunu bir kez daha hatırladım.

Bu yazıda Milo Venüsü’nün 1820’de nasıl bulunduğunu, Louvre’a nasıl ulaştığını, kayıp kolların gizemini, heykeli kimin yaptığı konusundaki tartışmayı, heykelde nelere bakmak gerektiğini ve onu bugün nerede görebileceğinizi anlatıyorum.

Milo Venüsü hakkında kısa bilgi

Milo Venüsü heykeli: kolları kırık, kalçalarına örtü dolanmış mermer kadın figürü
Milo Venüsü (Venüs de Milo), yaklaşık MÖ 150–125. Louvre Müzesi, Paris.
SanatçıAntakyalı Aleksandros’a atfedilir (Menderes kıyısındaki Antiokheia)
Özgün adıAphrodite de Milos / Vénus de Milo
TarihYaklaşık MÖ 150–125
TeknikMermer heykel (Paros mermeri)
BoyutYükseklik yaklaşık 2 metre
Akım/DönemHelenistik dönem Yunan heykeli
Nerede?Louvre Müzesi, Paris

Milo Venüsü kimi gösteriyor?

Heykel genellikle güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit olarak tanımlanır. Venüs, onun Roma’daki adı. Yarı çıplak bedeni ve kayan örtüsü, Afrodit tasvirlerinin bilinen özellikleri. Ama heykelde tanrıçayı kesin olarak tanıtan bir simge yok. Bu yüzden bazı araştırmacılar onun Milos’ta tapınılan deniz tanrıçası Amphitrite olabileceğini de öne sürer.

Heykelin ünü Louvre’a gelişiyle hızla büyüdü. Fransa, Napoleon döneminde İtalya’dan getirdiği ünlü Medici Venüsü’nü 1815’te geri vermek zorunda kalmıştı. Yeni gelen bu heykel boşluğu doldurdu ve kısa sürede kadın güzelliğinin simgesi olarak görülmeye başlandı. Rönesans’ta aynı tanrıçayı resmeden Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu tablosuyla birlikte, Venüs denince akla gelen ilk iki eserden biri oldu.

1820: Milos adasında bir köylünün bulduğu heykel

Milos, Kiklad adalarından biri ve 1820’de Osmanlı yönetimi altındaydı. 1820 baharında Yorgos Kentrotas adlı bir köylü, adadaki antik kentin kalıntıları arasında, tarlası için taş ararken toprağa gömülü bir heykelin parçalarına rastladı. Heykel tek parça değildi: üst gövde ve alttaki örtülü kısım ayrı bloklar halindeydi ve bunların yanında başka mermer parçalar da çıktı.

O sırada adada Fransız deniz subayı Olivier Voutier bulunuyordu ve heykelin parçalarını çizdi. Kısa süre sonra genç subay Jules Dumont d’Urville de heykeli gördü ve önemini fark ederek İstanbul’daki Fransız elçiliğine haber verdi. Elçi Marquis de Riviere heykeli satın aldırdı. Heykel gemiyle Fransa’ya taşındı ve 1 Mart 1821’de Kral XVIII. Louis’ye sunuldu. Kral da onu Louvre’a bağışladı.

Heykelin satın alınması sırasında Fransız denizcilerle adadaki Osmanlı görevlileri arasında bir arbede çıktığı ve kolların bu kavgada sahilde kırıldığı da anlatılır. Ama bu hikayenin güvenilir bir kanıtı yok; bulunduğu sırada heykelin kollarının zaten kırık olduğu düşünülüyor.

Kayıp kollar: Venüs ne tutuyordu?

Heykelle birlikte bir kol parçası ve elinde elma tutan bir el de bulundu. Bazı araştırmacılar bu parçaların heykele ait olduğunu, Venüs’ün elinde bir elma tuttuğunu düşünür. Elma, Paris’in güzellik yarışmasında Afrodit’e verdiği ödülü hatırlatır; üstelik Yunanca “elma” anlamına gelen melon kelimesi, adanın adı Milos ile bir söz oyunu yapıyor olabilir. Ama parçaların heykelle aynı elden çıkıp çıkmadığı kesin değil.

Başka öneriler de var: Venüs’ün iki eliyle bir kalkan tutup ona yansıyan yüzüne baktığı, bir sütuna yaslandığı ya da yanında başka bir figür olduğu. Bunların hiçbiri kanıtlanamadı. 19. yüzyılda heykele yeni kollar takılması düşünüldü, ama vazgeçildi ve heykel bugün de kolsuz sergileniyor.

Milo Venüsü'nün başı, gövdesi ve kırık kolları yakından
Milo Venüsü (ayrıntı): baş, gövde ve kırık kollar. Louvre Müzesi, Paris.

Milo Venüsü’nde neye bakmalı?

Heykel ilk bakışta sakin görünür, ama çevresinde dolaşınca ayrıntılar ortaya çıkar.

Neye bakmalı? Kıvrılan beden

Venüs ağırlığını sağ bacağına vermiş, sol dizi hafifçe öne kıvrılmış. Kalçalar bir yöne, omuzlar öbür yöne dönüyor. Bu kıvrılma bedene hafif bir S çizgisi veriyor ve heykelin durduğu halde hareket ediyormuş gibi görünmesini sağlıyor.

Neye bakmalı? Kayan örtü

Örtü kalçalardan aşağı kayıyor ve sanki her an düşecekmiş gibi duruyor. Pürüzsüz çıplak gövde ile derin kıvrımlı kumaş arasındaki karşıtlık, heykelin en çok dikkat çeken yanlarından biri. Kumaşın kıvrımlarındaki derin gölgeler, mermerin yumuşak bir şeye dönüşebildiğini gösteriyor.

Neye bakmalı? Sakin yüz

Venüs’ün yüzü ifadesiz denecek kadar sakin. Düz bir burun, küçük bir ağız, belirgin olmayan bir bakış. Bu yüz, klasik dönemin ideal güzellik anlayışını hatırlatıyor ve bedenin hareketiyle hoş bir denge kuruyor.

Neye bakmalı? Parçalardan oluşan heykel

Heykel tek bir mermer bloğundan yontulmamış. Üst gövde ile örtülü alt kısım ayrı yapılmış ve kalçaların hizasında birleştirilmiş. Örtünün üst kenarı bu birleşme yerini ustaca gizliyor.

Neye bakmalı? Arkası

Heykelin ön yüzü özenle işlenmiş, arkası ise daha kabaca bırakılmış. Bu, heykelin büyük olasılıkla bir duvar nişine ya da önden bakılacak bir yere konmak için yapıldığını düşündürüyor.

Milo Venüsü nerede görülür?

Heykel Paris’teki Louvre Müzesi’nde, Sully kanadının giriş katında, antik Yunan eserleri bölümünde sergileniyor. Uzun bir galerinin sonunda, kendi başına duruyor ve çevresinde dolaşarak her yönden bakılabiliyor. Müzede görülmesi gereken öteki eserler için Louvre’da görülmesi gereken 10 eser yazıma bakabilirsiniz.

Gitmeden önce güncel ziyaret bilgilerini müzenin resmi sitesinden kontrol edebilirsiniz: Louvre Müzesi.

Heykeli kim yaptı?

Louvre’a gelen parçalar arasında üstünde Yunanca bir yazıt bulunan bir kaide parçası da vardı. Yazıtta, eksik harfleri tamamlanarak, “Menidesoğlu, Menderes kıyısındaki Antiokheia’dan Aleksandros yaptı” diye okunan bir imza vardı. Menderes Antiokheiası, bugünkü Aydın ilinde, Büyük Menderes vadisinde bulunan antik bir kent. Bu yüzden heykeltıraşa Türkçede Antakyalı Aleksandros da deniyor; ama söz konusu Antakya, Hatay’daki değil Menderes kıyısındaki kent.

Milo Venüsü'nün kayıp yazıtlı kaide parçasıyla birlikte 1821 tarihli çizimi
Debay, Milo Venüsü’nün kayıp yazıtlı kaide parçasıyla çizimi, 1821. Clarac’ın Venüs Victrix kitabından.

Kaide parçası Louvre’a geldikten kısa süre sonra kayboldu. Bugün onu yalnızca 1821’de yapılan çizimlerden biliyoruz. O yıllarda Fransız uzmanlar heykeli klasik dönemin büyük ustası Praksiteles’e ya da onun çevresine bağlamak istiyordu. Daha geç bir döneme ve az tanınan bir ustaya işaret eden bu parçanın bu yüzden ortadan kaldırıldığı da ileri sürülür, ama bunun kanıtı yok. Kaide parçasının gerçekten heykele ait olup olmadığı da tartışılıyor.

Yine de bugün yaygın görüş, heykelin klasik dönemden değil, Helenistik dönemden, yaklaşık MÖ 150–125 arasından olduğu yönünde. Heykeltıraş, klasik dönemin sakin ve ölçülü güzellik anlayışını, Helenistik dönemin hareketli ve üç boyutlu biçimleriyle birleştirmiş. Aynı dönemin dramatik heykel anlayışını Laokoon ve Oğulları yazımda da anlattım.

Milo Venüsü hakkında sık sorulan sorular

Milo Venüsü nerede?

Paris’teki Louvre Müzesi’nde, Sully kanadının giriş katındaki antik Yunan bölümünde. Heykel 1821’den beri Louvre’da.

Milo Venüsü’nün kolları neden yok?

Heykel 1820’de bulunduğunda kolları zaten kırıktı. Yakında bir kol parçası ve elma tutan bir el bulundu, ama bunların heykele ait olup olmadığı kesin değil. Kolların bir kavgada kırıldığı anlatılır, ama bunun kanıtı yok.

Milo Venüsü ne zaman bulundu?

1820 baharında, Ege’deki Milos adasında, Yorgos Kentrotas adlı bir köylü tarafından. Heykel 1821’de Fransa’ya götürüldü.

Milo Venüsü’nün hikayesi ne?

Heykel, Milos’ta bulunduktan sonra Fransız elçisi tarafından satın alındı, Kral XVIII. Louis’ye sunuldu ve Louvre’a bağışlandı. Kayıp kolları ve kaybolan imzalı kaide parçası, heykelin etrafındaki en büyük gizemler.

Milo Venüsü hangi dönemde yapıldı?

Helenistik dönemde, yaklaşık MÖ 150–125 arasında. 19. yüzyılda bir süre klasik döneme ait sanıldı.

Milo Venüsü’nün boyu ne kadar?

Yaklaşık 2 metre. Yani gerçek bir insandan biraz daha uzun.

Özet

EserMilo Venüsü (Venüs de Milo, Aphrodite de Milos)
HeykeltıraşAntakyalı Aleksandros’a atfedilir
TarihYaklaşık MÖ 150–125
KonuBüyük olasılıkla tanrıça Afrodit (Venüs)
Öne çıkan özellikKayıp kollar, kıvrılan beden, kalçalardan kayan örtü
Bulunuşu1820, Milos adası
Nerede?Louvre Müzesi, Paris

Benzer Gönderiler