Francisco de Zurbaran: Manastırların Sessiz Ressamı

Zurbaran kimdir?
Francisco de Zurbaran (1598–1664), keşişleri, azizleri ve sade natürmortlarıyla tanınan İspanyol Barok ressamı. Velazquez Madrid’e gittikten sonra ve Murillo yükselmeden önce Sevilla’nın önde gelen ressamıydı. Karanlık bir fonun önünde güçlü ışıkla aydınlanan, heykel kadar somut figürleri onun imzasıdır. Eserlerini görmek için en iyi adresler Madrid’deki Prado Müzesi ve Sevilla Güzel Sanatlar Müzesi.
Francisco de Zurbaran, 17. yüzyıl İspanyol resminin en sessiz ama en etkileyici seslerinden biri. Zurbaran tablolarının önünde insan bir an durup sesini alçaltma ihtiyacı duyar: beyaz cüppeli keşişler, karanlıktan çıkıp gelen bir çarmıh, masada bağlı yatan bir kuzu. Hepsi neredeyse elle tutulacak kadar gerçek, ama aynı zamanda zamanın dışında gibi.
Zurbaran’ın müşterileri çoğunlukla manastırlardı ve resimlerini de onlar için, dua ve tefekkür için yaptı. Ama birkaç natürmortu bugün bile modern bir fotoğraf kadar çağdaş görünür. Bu yazıda önce Zurbaran’ın hayatını, sonra sanat anlayışını, en önemli 10 eserini ve bu eserleri nerede görebileceğinizi anlatıyorum.
Zurbaran kimdir?
Extremadura’dan Sevilla’ya
Francisco de Zurbaran 1598’de İspanya’nın Extremadura bölgesindeki Fuente de Cantos kasabasında doğdu. Babası, bölgeye yerleşmiş varlıklı bir Bask tüccarıydı. Genç Francisco 1614–1617 yılları arasında Sevilla’da, bugün pek tanınmayan ressam Pedro Diaz de Villanueva’nın yanında resim eğitimi aldı.
Sevilla o yıllarda İspanya’nın en hareketli şehirlerinden biriydi ve Amerika’ya giden gemilerin kapısıydı. Zurbaran burada şehrin ünlü ustalarını tanıma fırsatı buldu; aynı yıllarda Sevilla’da çıraklık yapan iki gençle de yolları kesişti: Diego Velazquez ve Alonso Cano.
Zurbaran’ın Llerena yılları
Çıraklığını bitirince 1617’de Extremadura’daki Llerena kasabasına yerleşti ve burada on bir yıl kaldı. 1618’de María Paez ile evlendi. Llerena yıllarında iki kez evlendi ve genç yaşta baba oldu. Çocuklarından biri, ileride natürmortlarıyla tanınacak ressam Juan de Zurbaran’dı.
Sevilla’nın aranan ressamı
Büyük çıkış 1626’da geldi. Sevilla’daki San Pablo el Real Dominiken manastırı, genç ressamla önemli bir resim dizisi için anlaştı. Kısa süre sonra şehrin Mercedarian rahipleri (Merced tarikatı) benzer büyüklükte bir iş için ona üç kat ücret teklif etti. 1629’da ise alışılmadık bir şey oldu: Sevilla Belediye Meclisi, Zurbaran’ı şehre kalıcı olarak yerleşmeye davet etti. Ressam daveti kabul etti ve kısa sürede kalabalık bir atölye yöneten, Endülüs’ün en ünlü ressamlarından biri haline geldi.
Madrid ve Kral’ın sarayı
Zurbaran’ın başarısı 1634’te Madrid’den gelen bir davetle doruğa ulaştı. Belki Velazquez’in önerisiyle saraya çağrıldı ve Kral IV. Felipe’nin Buen Retiro Sarayı’ndaki büyük tören salonu, yani Salon de Reinos için resim yaptı. Bu iş için Herkül’ün işlerini anlatan on tablo ve Cadiz’in savunmasını gösteren iki büyük savaş sahnesi boyadı.
Sevilla’ya döndükten sonra olgunluk döneminin büyük dizilerini üretti: Jerez de la Frontera’daki Kartuzyen manastırı ve Guadalupe Manastırı için yaptığı resimler bunların en önemlileri. Bu yıllarda İspanyol Amerika’sına da çok sayıda resim gönderdi.
Zor son yıllar
1640’ların ortasından itibaren Sevilla’da genç Murillo’nun daha yumuşak ve tatlı üslubu öne çıkmaya başladı. Zurbaran’a gelen siparişler azaldı ve Amerika pazarı için daha çok çalıştı. 1658’de, büyük olasılıkla Sevilla’daki iş sıkıntıları yüzünden Madrid’e taşındı; üçüncü evliliğinden olan eşi ve hayatta kalan tek kızı kısa süre sonra yanına geldi.
Sağlığı erken bozuldu; imzalı son eseri 1662 tarihlidir. 27 Ağustos 1664’te Madrid’de, ailesini yoksullaştıran uzun bir hastalığın ardından öldü.
Zurbaran’ın sanat anlayışı
Zurbaran’da karanlıktan çıkan heykel gibi figürler
Zurbaran, Caravaggio’nun gerçekçiliğinden etkilendi ama ondan çok farklı bir ruh hali yarattı. Caravaggio’da sahne bir anlık patlamadır; Zurbaran’da ise her şey durmuş gibidir. Figürler koyu bir fonun önünde güçlü bir ışıkla aydınlanır ve neredeyse boyanmış heykeller gibi görünür. Erken dönem yorumcuları da onun bazı resimlerinin bir heykel yanılsaması yarattığını not etmişti.
Manastırların ressamı
Zurbaran’ın en önemli müşterileri Dominikenler, Mercedarianlar ve Kartuzyenler gibi tarikatlardı. Bu yüzden resimlerinde keşişler, rahibeler ve şehitler çoğunluktadır. Tarikatların kendi azizlerini ve kurallarını anlatan büyük diziler yaptı. Bu dizilerin bir kısmında atölyesinin de payı vardı; bu yüzden müzeler hangi resmin tamamen ustanın elinden çıktığını ayrıca belirtir.
Kumaşın ve nesnenin ustası
Zurbaran’ın en çok hayranlık uyandıran yanı, beyaz bir cüppenin kıvrımlarını, bir tabağın parlaklığını ya da bir kuzunun yününü boyama biçimidir. Natürmortlarında birkaç nesneyi bir rafa dizer gibi yan yana koyar ve onlara kutsal bir sessizlik verir. Geç dönem eserleri ise daha aydınlık, daha yumuşak ve daha içten bir dindarlık taşır.
Zurbaran’ın en önemli 10 eseri
1. Çarmıhtaki İsa (1627)

Nerede: Art Institute of Chicago, Chicago (ABD)
Zurbaran’ın Sevilla’daki ilk büyük başarılarından biri. 1626’da San Pablo el Real Dominiken manastırının sipariş ettiği resim dizisinin parçası. Tablo manastırda loş bir mekana yerleştirilmişti ve ziyaretçiler onu bir parmaklığın arkasından görüyordu.
Bu eserde neye bakmalı? Fonun boşluğuna. Arkada ne bir manzara ne de başka bir figür var; beyaz beden karanlığın içinden öne çıkıyor. Dönemin yorumcuları, resmin bir tablo değil, bir heykel olduğunu sandıracak kadar güçlü bir hacim yanılsaması yarattığını yazmıştı. Yüzün kişisel özelliklerine de bakın: İsa hem idealize hem de çok insani.
2. Aziz Serapion (1628)

Nerede: Wadsworth Atheneum Museum of Art, Hartford (ABD)
Sevilla’daki Merced tarikatı için yapılan bu resim, tarikatın şehit edilmiş rahibi Serapion’u gösteriyor. Serapion’un hayatı bir macera romanı gibi: Aslan Yürekli Richard’ın ordusunda asker olduğu, sonra rahip, rehine ve şehit olduğu anlatılır. Bej renkli cüppesiyle, elleri iplerle bağlanmış halde, ölmüş olarak karanlığın önünde duruyor.
Bu eserde neye bakmalı? Şiddetin yokluğuna. Bir işkence sahnesi bekleriz, ama kan da yara da görünmez. Zurbaran şehitliği ürkütücü değil, sessiz ve düşündürücü bir an olarak gösteriyor. Resmin neredeyse tamamını kaplayan beyaz cüppenin kıvrımları, sahnenin asıl konusu gibi.
3. Aziz Tomas Akinalı’nın Yüceltilmesi (yaklaşık 1631)

Nerede: Museo de Bellas Artes (Güzel Sanatlar Müzesi), Sevilla
Sevilla’daki Santo Tomas Koleji için yapılan, 4,86 metre yüksekliğindeki bu dev tablo, Zurbaran’ın en büyük ve en karmaşık eseri. Sahne üst üste üç katman halinde kurulmuş. En altta koleji kuran Fray Diego de Deza ve onun karşısında kuruluş fermanını imzalayan İmparator V. Karl dualar ederken görünüyor.
Bu eserde neye bakmalı? Katmanlara. Ortada Aziz Tomas, Latin Kilise Babaları’nın (Aziz Gregorius, Ambrosius, Hieronymus ve Augustinus) arasında, Kutsal Ruh’tan ilham alıp başyapıtı Summa Theologica’yı yazmaya hazırlanırken gösteriliyor. En üstte İsa, Meryem, Aziz Pavlus ve Aziz Dominik var. Yeryüzünden göğe doğru okunan bir sahne, tiyatro dekoru gibi.
4. Limonlar, Portakallar ve Gül ile Natürmort (1633)

Nerede: Norton Simon Museum, Pasadena (ABD)
Zurbaran’ın imzalayıp tarih attığı tek natürmort ve türün başyapıtlarından biri sayılıyor. Bir masanın üzerinde yan yana üç grup: gümüş tabakta limonlar, çiçek açmış dalıyla bir sepet portakal ve gümüş tabakta bir fincan su ile pembe bir gül.
Bu eserde neye bakmalı? Sıralamaya ve ışığa. Üç grup birbirine dokunmadan, bir sunak üstündeki adaklar gibi diziliyor. Müze, 17. yüzyılın dindar İspanyol izleyicisi için bu üçlü düzenin Kutsal Üçleme’ye gönderme olarak okunabildiğini, portakal çiçeği, su ve dikensiz gülün ise Meryem’in saflığını simgeleyebildiğini belirtiyor. Limonların pütürlü kabuğunu da dikkatle inceleyin.
5. Cadiz’in İngilizlere Karşı Savunulması (1634–1635)

Nerede: Prado Müzesi, Madrid
Buen Retiro Sarayı’ndaki Salon de Reinos için yapılan savaş tablolarından biri. 1 Kasım 1625’te yüz gemi ve on bin askerden oluşan İngiliz donanmasının Cadiz’e saldırısını ve şehrin savunulmasını anlatıyor. Savunmayı yöneten Fernando Giron, gut hastalığı yüzünden neredeyse yürüyemediği için harekatı bir koltuktan yönetmişti.
Bu eserde neye bakmalı? Ön plandaki koltuğa. Giron, sol elinde koltuk değneği, sağ elinde komutan asasıyla oturuyor ve emirlerini veriyor. Savaş arkada, küçük figürlerle ve gemilerle anlatılıyor. Manastır resimleriyle tanınan Zurbaran’ın saray için yaptığı nadir tarihi sahnelerden biri olması da ilginç.
6. Aziz Margaret (yaklaşık 1630–1634)

Nerede: National Gallery, Londra
Antakyalı Aziz Margaret, 4. yüzyılda yaşadığı anlatılan bir Hristiyan şehit. Zurbaran onu varlıklı bir çoban kızı gibi giydirmiş: kuzu derisi ceket, hasır şapka, elinde dua kitabı ve çoban değneği, kolunda renkli dokuma bir heybe. Ayağının dibinde ise bir ejderha var.
Bu eserde neye bakmalı? Azizenin sakin bakışına ve ejderhaya. Söylenceye göre ejderha Margaret’i yuttu, ama o yaratığın içinden zarar görmeden çıktı; bu yüzden doğumun koruyucusu sayıldı. Margaret bize kararlı bir ifadeyle bakarken ejderhaya aldırmıyor bile. National Gallery’ye göre bu tablo, atölye yardımı almadan tamamen Zurbaran’ın kendi elinden çıkmış.
7. Agnus Dei (1635–1640)

Nerede: Prado Müzesi, Madrid
Latince “Tanrı’nın Kuzusu” anlamına gelen bu küçük tabloda, karanlık bir fonun önünde gri bir masaya yatırılmış, ayakları bağlı canlı bir kuzu var. Kuzu, kurban edilmeyi bekleyen İsa’nın simgesi. Zurbaran’ın bu konuyu işlediği başka versiyonlar da var; Prado, kendi versiyonunu bunların en iyisi olarak görüyor.
Bu eserde neye bakmalı? Ayrıntılara. Kuzunun kirpikleri, nemli burnu ve yumuşak yünü tek tek boyanmış. Karanlık fon ve parlak beyaz yün arasındaki karşıtlık, bakışımızı yalnızca kuzuya yöneltiyor. Ortada hiçbir hikaye yok, ama resim bir dua kadar yoğun.
8. Tefekkür Halinde Aziz Francesco (1639)

Nerede: National Gallery, Londra
Assisili Aziz Francesco, bir kayaya yaslanmış diz çökmüş halde, başını göğe kaldırmış. Kukuletası geriye düşmüş; yüzünün bir yarısı aydınlık, diğer yarısı gölgede. Elinde ölümlülüğü hatırlatan bir kafatası tutuyor; yanındaki kayanın üstünde bir kitap duruyor.
Bu eserde neye bakmalı? Ellere ve cüppeye. Ellerinde İsa’nın çarmıhtaki yaralarını hatırlatan izler var. Yamalı ve yıpranmış cüppe, azizin yoksulluk yeminini anlatıyor. Uzakta görünen küçük kulübe de onun dünyadan tamamen kopmadığını düşündürüyor. Aralık ağzı ve yukarı dönük avucu, sessiz bir konuşmanın içinde olduğunu hissettiriyor.
9. San Hugo Yemekhanede (yaklaşık 1655)

Nerede: Museo de Bellas Artes (Güzel Sanatlar Müzesi), Sevilla
Sevilla’daki Santa María de las Cuevas Kartuzyen manastırının kutsal eşyalar odası (sakristi) için yapılan üç tablodan biri. Konu, 1084 civarında Grenoble’daki Kartuzyen manastırında yaşandığı anlatılan bir mucize: Piskopos Hugo yedi keşişe et gönderir. Keşişler sürekli perhiz yapıp yapmamayı tartışırken derin bir uykuya dalar; anlatıya göre bu uyku kırk beş gün sürer. Hugo geldiğinde uyanırlar ve etin küle döndüğünü görürler.
Bu eserde neye bakmalı? Masadaki natürmorta. Mavi-beyaz süslemeli tabaklar ve manastırın armasını taşıyan sürahiler sırayla dizilmiş. Beyaz cüppeler ve yere dik inen beyaz masa örtüsü, sahneyi donmuş ve zamansız gösteriyor. Duvardaki tabloda da perhizle anılan Meryem ve Vaftizci Yahya var; bu seçim tesadüf değil.
10. Yakup ve On İki Oğlu (1640’lar)

Nerede: Auckland Palace (Auckland Castle), Bishop Auckland, İngiltere
Yakup ile on iki oğlunu gösteren on üç adet gerçek boyutlu figürden oluşan bir dizi. Konu, Tekvin kitabının 49. bölümünden: Yakup ölüm döşeğinde oğullarını tek tek kutsuyor ve geleceklerini bildiriyor. Dizinin Yeni Dünya’ya, yani Amerika’ya gönderilmek üzere yapıldığı düşünülüyor; Lima ve Puebla’da en az iki kopyası olması da bunu destekliyor.
Tablolar 18. yüzyılın başında İngiltere’deydi. Durham Piskoposu Richard Trevor 1756’da on iki tabloyu açık artırmada satın aldı. On üçüncü tablo olan Benyamin’i alamadı ve İngiliz ressam Arthur Pond’a kopyasını yaptırdı. Tablolar o zamandan beri Auckland Sarayı’nın Uzun Yemek Salonu’nda asılı.
Bu eserde neye bakmalı? Her figürün ayrı bir karakter olarak kurulmasına. On üç adamın her biri farklı giysi, duruş ve yüzle, bir tiyatro oyunundaki oyuncular gibi tek başına duruyor. Zurbaran’ın kumaşa ve renge verdiği önem burada çok belirgin. Trevor’un dini hoşgörüyü savunduğu bilindiği için bu dizi uzun zamandır hoşgörünün simgesi olarak da görülüyor.
Zurbaran’ın eserlerini nerede görebilirsiniz?
Zurbaran görmek için ilk durak Madrid’deki Prado Müzesi. Agnus Dei ve Salon de Reinos için yaptığı Cadiz savunması ile Herkül tabloları burada. Madrid’de Thyssen-Bornemisza Müzesi’nde de Aziz Casilda (yaklaşık 1635) gibi eserleri var. Ziyaret saatlerini ve hangi salonların açık olduğunu gitmeden önce Prado Müzesi’nin resmi sitesinden kontrol edebilirsiniz.
Zurbaran’ın hayatının büyük kısmını geçirdiği Sevilla’da, Museo de Bellas Artes’te Aziz Tomas Akinalı’nın Yüceltilmesi ve Kartuzyen manastırı için yaptığı San Hugo Yemekhanede gibi büyük boy eserler görülebilir. Londra’da National Gallery Aziz Margaret ve Aziz Francesco’ya sahip; ancak bu tabloların her zaman sergide olmadığını unutmayın. ABD’de Chicago, Hartford ve Pasadena’daki müzeler, kuzey İngiltere’de ise Auckland Sarayı Zurbaran severler için önemli duraklar.
Zurbaran hakkında merak edilenler
Zurbaran hangi akımın ressamı?
Barok dönemin ressamı. İspanyol resminin “Altın Çağ” diye anılan 17. yüzyılında, Velazquez ve Murillo ile birlikte Sevilla resim okulunun en büyük adlarından biri sayılır.
Zurbaran neden hep keşiş ve aziz resmetti?
Çünkü en önemli müşterileri dini tarikatlardı. Dominikenler, Mercedarianlar ve Kartuzyenler, manastırlarını süslemek için ondan kendi azizlerini ve kurallarını anlatan büyük resim dizileri istedi.
Zurbaran ile Velazquez tanışıyor muydu?
İkisi de gençliklerinde Sevilla’da çıraklık yaptı ve Prado’ya göre Zurbaran bu yıllarda Velazquez ile tanışma fırsatı buldu. 1634’te Madrid’deki saraya davet edilmesinin Velazquez’in önerisiyle olmuş olabileceği düşünülüyor.
Zurbaran natürmort da yaptı mı?
Evet, az sayıda ama çok etkileyici natürmortu var. 1633 tarihli Limonlar, Portakallar ve Gül ile Natürmort, imzalayıp tarih attığı tek natürmort. Oğlu Juan de Zurbaran da natürmortlarıyla tanınan bir ressam oldu.
Zurbaran Amerika’ya resim gönderdi mi?
Evet. Sevilla, Amerika’ya giden ticaretin kapısıydı ve Zurbaran İspanyol Amerika’sına aktif olarak resim gönderdi. Özellikle 1640’ların ortasından sonra Sevilla’da siparişleri azalınca bu pazar onun için daha da önemli hale geldi.
Kısaca Zurbaran
| Doğum | 1598, Fuente de Cantos (Extremadura, İspanya) |
| Ölüm | 27 Ağustos 1664, Madrid |
| Tam adı | Francisco de Zurbaran |
| Dönem | Barok (İspanyol Altın Çağı) |
| Eğitimi | Sevilla, Pedro Diaz de Villanueva’nın atölyesi (1614–1617) |
| Başlıca müşterileri | Dini tarikatlar; 1634’te IV. Felipe’nin sarayı |
| En ünlü eserleri | Aziz Serapion (1628), Limonlar, Portakallar ve Gül ile Natürmort (1633), Agnus Dei |
| Diğer önemli eserleri | Çarmıhtaki İsa, Aziz Tomas Akinalı’nın Yüceltilmesi, Yakup ve On İki Oğlu |
| En iyi görüleceği şehirler | Madrid (Prado) ve Sevilla (Museo de Bellas Artes) |
Zurbaran’ın resimlerinde çok az şey olur, ama o az şey tüm ağırlığıyla oradadır. Bir kuzu, bir fincan su, beyaz bir cüppe. Velazquez sarayın ressamı olarak dünyayı anlatırken, Zurbaran manastırların sessizliğini anlattı. Bu sessizlik, bugün kalabalık bir müze salonunda bile insanı durdurmayı başarıyor.
Zurbaran’ın etkilendiği Caravaggio ve Sevilla’dan yolunun kesiştiği Diego Velazquez yazılarıma, dönemin genel resmi için Barok sanat yazısına bakabilirsiniz. Madrid’e gidecekseniz Prado Müzesi rehberime de göz atabilirsiniz. Rönesans ve Barok ressamlarını ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Rönesans ve Barok testim sizi bekliyor.






