|

Salıncak (Fragonard): Tablonun Gizli Hikayesi, Anlamı ve Nerede Görülür

Fragonard'ın Salıncak tablosu: bahçede salıncakta sallanan pembe elbiseli kadın, arkada onu iten yaşlı adam ve önde çalıların arasındaki genç sevgili

Salıncak tablosu ne anlatıyor?

Fragonard’ın 1767 civarında boyadığı tablo, bahçede salıncakta sallanan pembe elbiseli genç bir kadını gösteriyor. Salıncağı arkadan yaşlı bir adam itiyor, önde çalıların arasına gizlenmiş genç sevgilisi ona bakıyor. Kadının terliği havaya uçmuş. Yalnızca 81 × 64,2 cm olan tablo bugün Londra’daki Wallace Collection’da.

Salıncak tablosu, Jean-Honoré Fragonard’ın 1767–1768 civarında boyadığı ve bugün Londra’daki Wallace Collection’da sergilenen ünlü eseri. Rokoko’nun, hatta bütün 18. yüzyıl Fransız sanatının simgesi sayılıyor. İlk bakışta neşeli bir bahçe sahnesi: Pembe elbiseli bir kadın, yemyeşil ağaçların arasında salıncakta uçuyor. Ama tablonun içinde gizli bir aşk üçgeni, havaya fırlayan bir terlik ve “sus” işareti yapan bir Amor heykeli var. Bu yazıda Salıncak tablosunun ne anlattığını, sıra dışı siparişinin hikayesini, tabloda neye bakmak gerektiğini ve Wallace Collection’da onu nerede bulacağınızı anlatıyorum.

Salıncak tablosu hakkında kısa bilgi

Fragonard'ın Salıncak tablosu: bahçede salıncakta sallanan pembe elbiseli kadın, arkada onu iten yaşlı adam ve önde çalıların arasındaki genç sevgili
Jean-Honoré Fragonard, Salıncak, yaklaşık 1767–1768. Wallace Collection, Londra.
SanatçıJean-Honoré Fragonard (1732–1806)
Özgün adıLes hasards heureux de l’escarpolette (Salıncağın Mutlu Tesadüfleri)
Diğer adıThe Swing (İngilizce)
TarihYaklaşık 1767–1768
TeknikTuval üzerine yağlı boya
Boyut81 × 64,2 cm
Envanter noP430
NeredeWallace Collection, The Study (Çalışma Odası) galerisi, Londra

Salıncak tablosu ne anlatıyor?

Sahne, heykellerle dolu, sık ağaçlı bir bahçede geçiyor. Ortada, pembe ipek elbiseli genç bir kadın salıncakta havada süzülüyor. Wallace Collection’ın tarifine göre kadın, sağdaki yaşlı kocası ile soldaki genç sevgilisinin arasında duruyor. Salıncağı ipleriyle arkadan çeken yaşlı adam gölgede kalmış.

Sol önde, çiçekli çalıların arasına uzanmış genç adam ise tam kadının eteğinin altına bakan bir noktada. Salıncağın hızıyla kadının terliklerinden biri havaya fırlamış ve sevgiliye ayrıcalıklı bir manzara sunmuş. Müzenin deyişiyle genç adamın keyfi, şapkasını kadına doğru uzatmasından anlaşılıyor; bu, simgesel bir sunuş.

Yani Salıncak tablosu aslında bir aşk üçgeni ve gizli bir flört. Wallace Collection’ın moda üzerine yazısı, 18. yüzyılda bir ayak bileğinin, hatta bir ayakkabının bile erotik sayıldığını, kadınların o dönemde elbisenin altına yalnızca uzun bir iç gömleği giydiğini hatırlatıyor. Tablo, kalabalık bir müze için değil, birkaç kişinin bakacağı mahrem bir iç mekan için tasarlanmıştı.

Bir piskoposun itmesi istenen salıncak: siparişin hikayesi

Tablonun nasıl ısmarlandığını, Fransız oyun yazarı ve şarkı sözü yazarı Charles Collé’nin Ekim 1767 tarihli günlüğünden biliyoruz. Collé, ressam Gabriel-François Doyen’in kendisine anlattıklarını aktarır. Bir saray beyefendisi Doyen’i, metresiyle birlikte bulunduğu “zevk evi”ne çağırmış ve ondan şunu istemiş: Hanımefendiyi bir piskoposun ittiği bir salıncakta resmetmesi ve kendisini de bu güzel kızın bacaklarını görebileceği bir yere yerleştirmesi.

Doyen, o yıllarda Paris’in önde gelen dini konulu ressamlarından biriydi. 1767 Salonu’nda Paris’in koruyucu azizesi Genevieve’in şehri korkunç bir salgından kurtarışını anlatan büyük bir tabloyla ün kazanmıştı. Kendi anlatımıyla bu teklif karşısında önce donup kaldı, sonra beyefendiyi Fragonard’a yönlendirdi. Collé’nin notuna göre Fragonard Ekim 1767’de bu “tuhaf tablo” üzerinde çalışıyordu.

Collé siparişi veren kişinin adını vermiyor. Wallace Collection, onun uzun zamandır Fransız din adamlarının vergilerini toplayan son derece zengin François-David Bollioud de Saint-Julien olduğunun varsayıldığını söylüyor; mesleği, kompozisyona bir piskopos koyma isteğini açıklayabilir. Ancak kesin bir isim hala bilinmiyor. Tabloda da salıncağı iten kişi bir piskopos değil, müzenin “yaşlı koca” diye tanımladığı bir adam.

18. yüzyılda salıncak modası

Fragonard’ın salıncağı tek başına ortaya çıkmadı. Wallace Collection için yazan tarihçi Javier Moscoso’ya göre salıncağın çok eski ve küresel bir geçmişi var. Antik Yunan’da salıncakta sallanmak, yalnızca yılın belirli zamanlarında yapılan bir ritüeldi; Louvre’daki MÖ 530 civarına tarihlenen bir amforada salıncakta bir kadın görülüyor. Çin’de Tang hanedanı döneminde salıncak özellikle kadınların sevdiği bir eğlence haline geldi.

Avrupa’da salıncak uzun süre bir tedavi aracı olarak da görüldü. Önce ateşli hastalıklara ve gut hastalığına iyi geldiği düşünüldü, 18. yüzyılda ise melankoliyi ve deniz tutmasını iyileştirmek için kullanıldı. Fragonard Salıncak tablosunu boyadığında salıncaklar büyük moda haline gelmişti: Saray ve bahçe kayıtlarında sık sık geçiyor, duvar kağıtlarını, yelpazeleri, oyun kartlarını ve çay takımlarını süslüyordu. Moscoso’ya göre Fragonard’ın tablosu, bütün dünyaya yayılan bu modanın belki de en tanınmış örneği.

Fragonard Akademi’ye neden sırt çevirdi?

Salıncak, Fragonard’ın kariyerinde bir dönüm noktası. 1765’te Kraliyet Akademisi’ne sunduğu dev mitolojik tablo Koresos ile Kallirhoe büyük övgü toplamış, Kraliyet tarafından satın alınmıştı. Ama 1767 Salonu’na gönderdiği, hiçbir hikaye anlatmayan, kıvrılan bedenlerle dolu Amorlar Sürüsü eleştirmenlerden ağır tepki aldı. Filozof Denis Diderot onu “iyice sararmış ve yanmış bir omlet”e benzetti.

Wallace Collection’a göre Fragonard bundan sonra Salon’da bir daha hiç eser sergilemedi. Akademi’nin sevdiği büyük tarih tabloları yerine, zevki ve aşkı resmeden, zengin ve dünyevi özel koleksiyonculara çalışmaya başladı. Doyen’in siparişi Fragonard’a yönlendirmesi, onun Akademi’den uzaklaştığının o sıralarda bilindiğini de gösteriyor olabilir. Salıncak, bu yeni yolun ilk ve en ünlü durağı.

Louvre’un istemediği tablo

Wallace Collection’ın moda üzerine yazısına göre Louvre’a 1859’da Salıncak tablosu teklif edildi, ama müze tabloyu almadı. Yazı, bunda dönemin giyim ve edep anlayışının payı olup olmadığını soruyor. 1865’te Paris’te Morny Dükü’nün ünlü koleksiyonu satışa çıktığında tabloyu 4. Hertford Markisi satın aldı. Satış kataloğu sahneyi “heykellerle zenginleştirilmiş bir parkta” geçen romantik bir an olarak tarif ediyordu. Tablo daha sonra Paris’ten Londra’ya taşındı ve hayatının büyük bölümünü Manchester Square’deki Hertford House’ta, yani bugünkü Wallace Collection’da geçirdi.

2021 yazında, Ağustos–Kasım arasında, tablo müzenin içinde kurulan bir atölyede yüz yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez temizlendi. İşi, National Gallery’nin eski konservasyon başkanı Martin Wyld üstlendi. Sararmış vernik kalkınca elbisenin beyaz dantelleri ve pembeleri canlandı, genç adamın yanağındaki pembelik belirginleşti, yaşlı adamın giysisindeki parlak mavi ortaya çıktı ve tablonun derinliği geri geldi. İncelemeler, Fragonard’ın neredeyse hiç ön çizim yapmadan doğrudan tuval üzerinde çalıştığını gösterdi. Kadının dizi ve iç eteği ile genç adamın sağ omzunda ressamın sonradan yaptığı küçük değişiklikler de ilk kez fark edildi.

Salıncak tablosunda neye bakmalı?

Tablo sanılandan çok daha küçük: yalnızca 81 santimetre yüksekliğinde. Bu yüzden ayrıntıları görmek için yaklaşmak gerekiyor.

Neye bakmalı? Uçan terlik

Kadının pembe terliklerinden biri havaya fırlamış, sol taraftaki heykele doğru uçuyor. Tablonun en küçük ama en çok konuşulan ayrıntısı bu. Terlik, sahnenin hareketini ve kadının kayıtsız neşesini tek bir anda yakalıyor.

Neye bakmalı? Çalılıktaki sevgili ve şapkası

Salıncak tablosundan ayrıntı: çiçekli çalıların arasında uzanmış, şapkasını uzatan genç sevgili
Jean-Honoré Fragonard, Salıncak (detay), yaklaşık 1767–1768. Wallace Collection, Londra.

Genç adam bir kolunu uzatmış, elindeki üç köşeli şapkayı kadına doğru kaldırmış. Wallace Collection’ın yazısı, bu sert ve biçimli şapka ile yaşlı adamın yanında duran yumuşak, biçimsiz şapka arasında bir karşıtlık okunup okunamayacağını soruyor. Genç adam, gri ipek ceketi, yeleği ve pantolonuyla, bugünkü üç parçalı takım elbisenin atası sayılabilecek bir kıyafet giymiş.

Neye bakmalı? “Sus” diyen Amor

Sol taraftaki küçük heykel, Étienne-Maurice Falconet’nin Tehditkar Amor heykeli. Amor parmağını dudaklarına götürmüş, sanki sevgililere sessiz olmalarını söylüyor. Wallace Collection’a göre bu heykel, Kral XV. Louis’nin gözdesi Madame de Pompadour için yapılmıştı ve 1757 Salonu’nda büyük beğeni topladı. Heykelin aslı bugün Louvre’da.

Neye bakmalı? Pembe elbise

Kadının fırfırlı pembe ipek elbisesi, tablonun en parlak noktası. Wallace Collection, bu elbiseyi Fragonard’ın hocası François Boucher’nın 1759 tarihli Madame de Pompadour portresiyle karşılaştırıyor: Aynı pastel pembe, aynı köpüklü dantel, aynı yeşilimsi mavi yapraklarla verilen karşıtlık. Kadının başındaki hafif hasır şapka da çoban kızlarından esinlenen, dönemin moda şapkalarından.

Neye bakmalı? Vahşi bahçe

Bahçe düzenli bir Fransız bahçesi değil; ağaçlar ve çalılar sahneyi neredeyse yutuyor. Arka planda uzak bir çeşme, çevrede heykeller seçiliyor. Wallace Collection’a göre Fragonard sonraki yıllarda da bu sık ağaçlı, “İngiliz tarzı” denen bahçelere döndü; Madame du Barry için yaptığı Aşkın İlerleyişi serisini de yine böyle karmaşık bir bahçede geçirdi.

Salıncak tablosu nerede görülür?

Salıncak, Londra’daki Wallace Collection’da, Hertford House’un The Study (Çalışma Odası) adlı galerisinde sergileniyor. Müze, Fransa dışında Avrupa’daki en büyük Fragonard koleksiyonuna sahip: Ressamın sekiz tablosu burada. 2021’deki restorasyondan sonra Salıncak, yeniden ışıklandırılan galeride ilk kez öbür Fragonard tablolarıyla birlikte asıldı. Wallace Collection Manchester Square’de; her gün 10.00–17.00 arasında açık, 24, 25 ve 26 Aralık’ta kapalı. Kalıcı koleksiyona giriş ücretsiz. Güncel bilgi için Wallace Collection’ın resmi sitesine bakmanızı öneririm.

Aynı müzede Boucher’nin Madame de Pompadour portresini de görebilir, iki tabloyu karşılaştırabilirsiniz. Rokoko’nun kurucusu sayılan Antoine Watteau’nun ve Boucher’nin dünyasını da ayrı yazılarımda anlattım.

Eserin ressamı: Jean-Honoré Fragonard

Jean-Honoré Fragonard 1732’de Güney Fransa’daki Grasse’ta doğdu. Paris’te önce Chardin’in, sonra Boucher’nin yanında çalıştı. 1752’de Roma Ödülü’nü kazandı ve 1756–1761 arasında Roma’daki Fransız Akademisi’nde kaldı. 1769’da minyatür ressamı Marie-Anne Gérard ile evlendi. Madame du Barry için yaptığı Aşkın İlerleyişi serisi reddedildi; bu tablolar bugün New York’taki Frick Collection’da. 1780’lerin ortasından itibaren üslubu Neoklasizm’e yaklaştı, 1793–1800 arasında sanat yönetiminde görev aldı. 1806’da öldü. Hayatını ve öteki eserlerini Fragonard yazımda anlattım.

Sık sorulan sorular

Salıncak tablosu nerede sergileniyor?

Londra’daki Wallace Collection’da, Hertford House’un The Study galerisinde. Kalıcı koleksiyona giriş ücretsiz.

Salıncak tablosunu kim ısmarladı?

Charles Collé’nin 1767 tarihli günlüğüne göre adı verilmeyen bir saray beyefendisi. Wallace Collection’a göre bu kişinin din adamlarının vergilerini toplayan François-David Bollioud de Saint-Julien olduğu uzun zamandır varsayılıyor, ama kesin değil.

Salıncağı iten yaşlı adam kim?

Wallace Collection onu kadının yaşlı kocası olarak tanımlıyor. Collé’nin anlattığına göre siparişi veren kişi salıncağı bir piskoposun itmesini istemişti, ama Fragonard bunu böyle resmetmedi.

Salıncak tablosu neden Louvre’da değil?

Tablo 1859’da Louvre’a teklif edildi ama müze almadı. 1865’te 4. Hertford Markisi satın aldı. Tablo daha sonra Londra’ya taşındı ve bugün Hertford House’taki Wallace Collection’da.

Salıncak tablosu ne kadar büyük?

Yalnızca 81 × 64,2 santimetre. Pek çok ziyaretçi tablonun beklediğinden küçük olmasına şaşırıyor.

Özet

Ne?Fragonard’ın salıncakta sallanan genç bir kadını ve gizli bir aşk üçgenini anlatan tablosu
Ne zaman?Yaklaşık 1767–1768
Kimin için?Adı bilinmeyen bir saray beyefendisi (uzun zamandır Saint-Julien olduğu varsayılıyor)
Neye bakmalı?Uçan terlik, sevgilinin şapkası, “sus” diyen Amor, pembe elbise ve vahşi bahçe
Nerede?Wallace Collection, The Study galerisi, Londra

Salıncak, bir saray beyefendisinin cüretkar isteğinden doğdu, Louvre tarafından reddedildi ve sonunda Rokoko’nun en tanınan tablosu oldu. Restorasyondan sonra renkleri yeniden ışıldayan bu küçük tabloyu görmek için Londra’da ayıracağınız bir saat bile yeter. Rokoko eserlerini ne kadar tanıdığınızı merak ediyorsanız Rokoko ve Romantizm testime göz atabilirsiniz.

Benzer Gönderiler