Rönesans sanatında bazı ressamlar gerçekliği anlattı…Bazıları gücü…Sandro Botticelli ise güzelliği, şiirselliği ve mitolojiyi resmetti.Onun tablolarına baktığınızda yalnızca figürler değil, adeta bir rüya dünyası görürsünüz.Uçuşan saçlar, zarif bedenler, çiçeklerle dolu sahneler ve mitolojik hikâyeler…Belki de bu yüzden Botticelli, Rönesans’ın en büyüleyici ressamlarından biri kabul edilir.
Asıl adı Alessandro di Mariano di Vanni Filipepi olan Sandro Botticelli, 1 Mart 1445 tarihinde Floransa’da doğdu.Çocukluk yıllarında kuyumculuk yapan babasının bir arkadaşının yanında çıraklık yaptı.“Botticelli” lakabı da çalıştığı kuyumcudan geldi. Bu erken dönem deneyimi, ileride resimlerindeki:
Botticelli’nin sanat tarihindeki en büyük etkisi, mitolojik konuları büyük ölçekli ve şiirsel bir anlatımla resmetmesidir.
Orta Çağ boyunca sanat büyük ölçüde dini konular etrafında şekilleniyordu. Botticelli ise:
Onun figürleri:
Yeteneği kısa sürede fark edilen Botticelli:
1481 yılında Papa Pope Sixtus IV tarafından Roma’ya davet edildi. Burada birçok ünlü ressamla birlikte Sistine Chapel süslemelerinde çalıştı. Bu davet, Botticelli’nin artık yalnızca Floransa’da değil, tüm İtalya’da tanınan bir sanatçı haline geldiğini gösteriyordu.
Botticelli’nin erken dönem önemli eserlerinden biri Adoration of the Magi (Botticelli) olur. Bu tabloda yalnızca dini figürler değil, Medici ailesinin üyeleri de resmedilmiştir. İlginç olan detaylardan biri de Botticelli’nin kendisini tablonun sağ tarafına yerleştirmesidir.
Botticelli denince akla ilk gelen eserlerden biri hiç şüphesiz The Birth of Venus olur. 1485 yılında yapılan bu eser:
olarak kabul edilir. O döneme kadar çıplak figürler çoğunlukla yalnızca Adem ve Havva sahnelerinde görülüyordu. Bu nedenle tablo oldukça sıra dışıydı.

Tabloda aşk ve güzellik tanrıçası Venüs’ün denizden doğduğu an gösterilir. Mitolojiye göre:
Latin mitolojisindeki adıyla Venüs, bir deniz kabuğu üzerinde kıyıya ulaşır. Eserde:

Botticelli’nin bir diğer ünlü eseri Primavera (Botticelli) olur. 1482 tarihli bu tablo da büyük ihtimalle Medici ailesi için yapılmıştır. Eserde:
Botticelli’nin sanat anlayışı bir dönem gözden düştü.Rönesans ilerledikçe:
Botticelli 17 Mayıs 1510’da Floransa’da hayatını kaybetti. Ancak eserleri 1800’lerin ortasında yeniden keşfedildi ve bugün Rönesans’ın en sevilen ressamlarından biri kabul ediliyor. Botticelli’nin tablolarına baktığınızda gerçek dünyadan çok bir düş dünyası hissedersiniz.
Mitolojik hikâyeler, şiirsel figürler ve uçuşan kumaşlar…
Hepsi birlikte Rönesans’ın en büyülü atmosferlerinden birini yaratır. Belki de Botticelli’nin sanatı tam olarak bunu anlatıyordu:Güzellik bazen gerçeklikten daha güçlü olabilir.
BBC tarafından hazırlanan, TRT ile Türkçe seslendirmesi yapılan “Tuvaldeki Başyapıt” belgeselinde Sandro Boticelli’nin “ilkbahar” tablosu çok detaylı bir şekilde anlatılmış. Mutlaka seyretmenizi tavsiye ederim.
Botticelli, erken Rönesans döneminde yaşamış ünlü İtalyan ressamdır.
Mitolojik sahneleri şiirsel ve zarif bir üslupla resmetmesiyle Rönesans sanatını etkilemiştir.
En bilinen eseri The Birth of Venus kabul edilir.
İlkbaharı, doğayı ve mitolojik figürleri sembolik şekilde anlatır.
Eserlerinin büyük bölümü Floransa’daki Uffizi Gallery’nde sergilenmektedir.