Camille Claudel 1915: Sessizliğe Mahkûm Bir Sanatçı
Camille Claudel’in hayatı daha önce, 1988 yapımı Camille Claudel filminde Isabelle Adjani ve Gerard Depardieu’nün oyunculuklarıyla sinemaya aktarılmıştı. Camille Claudel 1915 ise aynı hikâyeyi yeniden anlatmaya çalışmıyor.
Bruno Dumont’un yönettiği 2013 yapımı film, Camille’in bütün hayatını değil, yaşamının belki de en acı dönemlerinden yalnızca birkaç gününü karşımıza getiriyor. Juliette Binoche’nin canlandırdığı Camille artık Rodin’in atölyesinde heykeller yapan genç kadın değildir. Bir akıl hastanesine kapatılmış, sanatından ve atölyesinden uzaklaştırılmış, dışarıdaki hayatla bağı neredeyse tamamen kopmuştur.
Film, Camille Claudel’in 1915 yılında hastanede geçirdiği birkaç güne odaklanıyor. Camille 1913 yılında ailesi tarafından bir psikiyatri kurumuna yatırılmış ve hayatının geri kalan yaklaşık otuz yılını burada geçirmiştir.
Ve film boyunca insan ister istemez aynı soruyu düşünüyor:
Camille Claudel gerçekten yalnızca “akıl hastası bir kadın” mıydı, yoksa yaşadığı dönemin kabul etmekte zorlandığı büyük bir sanatçı mıydı?
Camille Claudel Bir Dahi miydi?
- yüzyılın sonunda Fransa’da kadın bir heykeltıraş olmak zaten başlı başına sıra dışıydı.
Camille Claudel ise yalnızca heykel yapmak isteyen bir kadın değildi. Olağanüstü yeteneğiyle Auguste Rodin’in dikkatini çekmiş, onun öğrencisi olmuş, daha sonra atölyesinde çalışmış; modeli, çalışma arkadaşı, ilham kaynaklarından biri ve sevgilisi haline gelmişti.
1880’lerin başında başlayan bu ilişki sanat tarihinin en karmaşık sanatçı ilişkilerinden birine dönüştü.Çünkü Camille’in adı uzun yıllar boyunca kendi eserlerinden çok Rodin ile olan ilişkisiyle anıldı.
Oysa bugün onun heykellerine baktığımızda karşımızda yalnızca “Rodin’in sevgilisi” değil, kendine özgü dili olan son derece güçlü bir sanatçı bulunuyor.

Rodin Camille Claudel’i Kıskanıyor muydu?
Bu sorunun kesin bir cevabı yok.
Fakat Claudel ile Rodin arasındaki ilişkinin yalnızca romantik olmadığı açık. Aynı zamanda iki heykeltıraş arasında yoğun bir sanatsal alışveriş vardı.
Camille, Rodin’in atölyesinde çalıştı; özellikle insan bedeninin modellenmesinde önemli bir deneyim kazandı. Kaynaklar onun Calais Burjuvaları için el ve ayak modelleri üzerinde çalıştığını ve Cehennemin Kapıları için hazırlanan bazı figürlere model olduğunu belirtiyor.
Bu yüzden bugün bile sanat tarihçileri Rodin ile Claudel’in birbirlerinin sanatını ne ölçüde etkilediğini tartışmaya devam ediyor.
Özellikle Rodin’in en üretken dönemlerinden birinin Camille Claudel ile birlikte çalıştığı yıllara denk gelmesi bu tartışmayı daha da ilginç hale getiriyor.
Ancak internette sıkça karşılaştığımız “Düşünen Adam aslında Camille Claudel tarafından yapılmıştır” ya da “Cehennemin Kapıları Camille’e aittir” şeklindeki iddiaları kesin bir bilgi olarak kabul etmek doğru değil.
Bence asıl ilginç soru başka:
Rodin’in gölgesi olmasaydı Camille Claudel bugün sanat tarihinde nasıl bir yerde olurdu?
Camille Claudel Neden Akıl Hastanesine Kapatıldı?
Camille’in hayatının ilerleyen dönemlerinde psikolojik sorunlarının ağırlaştığı biliniyor. Özellikle Rodin ve çevresinin kendisine karşı komplo kurduğuna ilişkin düşünceleri giderek yoğunlaşmıştı.
1913 yılında ailesinin kararıyla bir psikiyatri kurumuna yatırıldı ve bir daha özgür hayatına dönemedi. Musée Camille Claudel kayıtlarına göre, 10 Mart 1913’te hastaneye yatırılan sanatçı yaşamının sonuna kadar kurumda kaldı.
Burada insanı rahatsız eden başka bir soru ortaya çıkıyor:
Camille’in yaşadığı psikolojik çöküşün ne kadarı hastalıktı, ne kadarı yıllarca yaşadığı yalnızlığın, reddedilmenin ve sanat dünyasında kendisine yer açmaya çalışmasının sonucuydu?
Bugünden geriye bakarak kesin bir cevap vermek mümkün değil.
Ama Camille Claudel’in hikâyesini yalnızca bir hastalık hikâyesine indirgemek de ona büyük bir haksızlık olur.
Paul Claudel ve Camille
Filmin merkezindeki kişilerden biri de Camille’in kardeşi Paul Claudel.
Şair, yazar ve diplomat olan Paul Claudel, filmde kız kardeşini hastanede ziyaret eder.
Camille’in yaşamının trajik taraflarından biri de burada belirginleşiyor. Kardeşi sanat ve edebiyat dünyasında kariyerini sürdürürken Camille hayatının yaklaşık otuz yılını heykellerinden, atölyesinden ve sanat çevresinden uzak geçirmek zorunda kaldı.
Filmde Camille’in bekleyişi neredeyse fiziksel olarak hissediliyor.
Bir ziyaret…
Bir haber…
Belki hastaneden çıkarılacağına dair küçücük bir umut.
Juliette Binoche’nin oyunculuğu da tam burada olağanüstü bir ağırlık kazanıyor.
Juliette Binoche’nin Camille Claudel’i
Camille Claudel 1915, klasik anlamda olayların peş peşe sıralandığı bir sanatçı biyografisi değil.
Hatta filmi izlemeden önce Camille Claudel’in hayatını biraz bilmek filmi çok daha anlamlı hale getiriyor.
Bruno Dumont bizi sanatçının hayatındaki yalnızca üç güne götürüyor. Film, Camille’in hastanedeki yalnızlığını, anlaşılma ve yeniden sanatçı olarak kabul edilme isteğini merkezine alıyor.
Bu nedenle 1988 yapımı Camille Claudel filmiyle birlikte izlendiğinde iki film birbirini güzel biçimde tamamlıyor.
İlki Camille’in Rodin ile tanışmasını, tutkulu ilişkisini ve sanat dünyasındaki yükselişini anlatırken;
Camille Claudel 1915, bütün bunlar bittikten sonra geriye kalan kadına bakıyor.**
Belki de filmi bu kadar çarpıcı yapan şey bu.
Karşımızda artık heykeller yapan Camille yok.
Ama sanatçı hâlâ orada.
Zihninde, ellerinde ve bir daha dönemeyeceği atölyesinin hatırasında.
Camille Claudel 1915 İzlenir mi?
Sanatçıların hayatını anlatan filmleri seviyorsanız Camille Claudel 1915 kesinlikle izleme listenizde olmalı.
Ancak filmi Camille Claudel’in eksiksiz biyografisini anlatan bir yapım olarak değil, onun hayatındaki en karanlık döneme açılmış küçük bir pencere olarak görmek gerekiyor.
Ve belki film bittikten sonra insanın aklında kalan asıl soru şu oluyor:
Bir sanatçının eserlerini elinden aldığınızda, ondan geriye ne kalır?
Camille Claudel’in hikâyesinde cevap oldukça acı:
Sanatçı yaşamaya devam eder.
Ama üretemez.
Ve bazen sanat tarihinin en büyük trajedisi tam da budur.
Sık Sorulan Sorular
Camille Claudel 1915 filmi gerçek bir hikâyeye mi dayanıyor?
Evet. Film, Fransız heykeltıraş Camille Claudel’in 1915 yılında akıl hastanesinde geçirdiği döneme dayanıyor. Ancak klasik bir biyografi filmi değil; sanatçının hayatındaki kısa ve karanlık bir döneme odaklanıyor.
Camille Claudel neden akıl hastanesine yatırıldı?
Claudel’in ilerleyen yıllarda paranoya, yoğun kaygı ve çevresindeki insanların kendisine zarar vermeye çalıştığına ilişkin düşünceler yaşadığı biliniyor. 1913 yılında ailesinin kararıyla bir psikiyatri kurumuna yatırıldı ve yaşamının geri kalanını burada geçirdi.
Camille Claudel ile Auguste Rodin sevgili miydi?
Evet. Camille Claudel önce Rodin’in öğrencisi ve çalışma arkadaşı olmuş, daha sonra aralarında uzun ve karmaşık bir aşk ilişkisi başlamıştır. Aynı zamanda birbirlerinin sanatını da güçlü biçimde etkilemişlerdir.
Camille Claudel Rodin’in eserlerini yaptı mı?
Claudel, Rodin’in atölyesinde aktif olarak çalışmış ve bazı eserlerin üretim süreçlerine katkıda bulunmuştur. Ancak Rodin’in ünlü eserlerinin doğrudan Camille Claudel’e ait olduğu yönündeki iddialar kesinleşmiş sanat tarihi bilgileri değildir.
Camille Claudel 1915 filminde Camille’i kim oynuyor?
Camille Claudel’i Juliette Binoche canlandırıyor. Film özellikle Binoche’nin sade ve yoğun oyunculuğuyla öne çıkıyor.
Camille Claudel hakkında önce hangi film izlenmeli?
Camille Claudel’in hayatını daha bütünlüklü görmek isteyenler önce Isabelle Adjani’nin başrolünde olduğu Camille Claudel (1988) filmini, ardından Camille Claudel 1915 (2013) filmini izleyebilir. İki film birbirini tamamlayan iki farklı dönem anlatıyor.