Info Panel
You are here:   Home  /  Antik Kentler  /  MÖ 1550’lerde Mısır’da yapılan MS 390’larda İstanbul’a getirilen 20 metrelik Dikilitaş

MÖ 1550’lerde Mısır’da yapılan MS 390’larda İstanbul’a getirilen 20 metrelik Dikilitaş

Günümüzde Sultanahmet Meydanı olarak bildiğimiz Hipodrom, Bizans Dönemi’nde araba yarışları, müzisyen toplulukları, dansözler, akrobatlar, vahşi hayvanlarla kavga gösterileri, toplantıların yapıldığı bir alandı. Alanın tam ortasında ise dikilitaşlar ve heykeller bulunuyordu. O dönemden “Dikilitaş”, “Yılanlı Sütun” ve “Örme Sütun” günümüze ulaşabildi.

Aslı 30 metre olduğu düşünülen Thutmosis Obeliski taşıma esnasında veya daha sonraki bir değişiklikle boyu kısalmış kaidesi hariç yaklaşık 18,5 metrelik kısmı kalmış. Bu hali ile dahi 200 ton ağırlığında olduğu tahmin ediliyor.

Dikilitaş ilk olarak Mısır firavunu 3. Tutmosis tarafından MÖ 1550’li yıllarda yaptırılmış ve Karnak tapınağına dikilmiş. Roma imparatoru 2. Constantius MS 357 yılında dikilitaşı tahtta bulunuşunun 20. yılı onuruna Nil ırmağı üzerinden İskenderiye şehrine getirtti. Dikilişi o kadar uzun süre almış ve güçlükle gerçekleşmiştir ki MS390 yılında bunu başaran Theodosius Dikilitaş’ın üzerinde durduğu kare bloğa bu devasa anıtın dikilişini betimletmiş ve kaidesine de bunca yıl direnmesine rağmen imparator Theodosius’a boyun eğmek zorunda kaldığını ve 32 günde nasıl dikildiğini sütunun ağzından aktaran Latince ve Grekçe kitabe yazdırmış.
Antik Mısır eseri olan Obelisk’e halk arasında genelde yalnızca Dikilitaş denilse de Theodosius Dikilitaşı olarak da anılır. Kimilerine göre Firavun 3.Thutmosis tarafından Asya’da kazandığı zaferlerin anısına kimilerine göre de iktidarının 30.yılı anısına, Karnak Tapınağı’na diktirilmiştir (MÖ 1400’ler). Orijinal yüksekliğinin 30 metre civarında olduğu düşünülen eser, kırmızı granit taşından yapılmıştır.

İstanbul’a kim tarafından ve nasıl getirildiği tam olarak bilinmese de Dikilitaş’ın kaidesindeki yazıtlara göre belli müddet yerde bekletilmiştir. Bazı kaynaklar İmparator Julianus’un, 200 tonluk bu eser için özel gemiler inşa ettirdiğini ve Dikilitaş’ın bu şekilde İskenderiye’den İstanbul’a getirildiğini yazar.

Dikilitaş’ın Mermer Kaidesi ve Mısır Hiyeroglifi

(MS 390). Obelisk sütunun Marmara sahilinden Sultanahmet meydanına taşınması için özel raylı yollar yapıldığı anlatılır.

Dikilitaş’ın bugünkü uzunluğu 20 metre civarındadır. Aradaki parçaların ne olduğu ise bilinmemektedir. Tarihçiler ekseriyetle, taşınma esnasında kırıldığını düşünseler de kırılan parçaların ne olduğu konusunda kanıtları bulunmamaktadır.

Dikilitaş’ın Hiyeroglif Yazıtları
Dikilitaş’ın 4 cephesinde antik Mısır dilinde aşağıdaki metinler yazmaktadır.

Kuzeybatı cephesi: “18. sülaleden Yukari ve Asagi Mısır’ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

Kuzey cephesi: “Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya’ya kadar götürmeye azmetti.”

Güneydoğu cephesi: “Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

Güney Cephesi: “Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz’de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı”.

Dikilitaş’ın Roma Dönemi Kaidesi
Sultanahmet Dikilitaş Kaidesi
Obelisk’in Mermer Kaidesi

Dikiltaş’ın mermer kaidesinde ise Latince ve Grekçe şunlar yazmaktadır:

Grekçe metin: “Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.”

Latince metinse Obelisk’in ağzından yazılmış: “Önceleri direnmiştim fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.”

Yine Dikilitaş’ın mermer kaidesinin 2 yanında kabartma süslemeler bulunmaktadır. Bir yanda Sütun’un İstanbul’a getirilişi ve Sultanahmet meydanındaki hipodrom içine dikilişi; diğer yanda ise meclis ya da senato resmedilmiştir.


“Kabartmaların biryüzünde yarım daire şeklinde bir kemerin altında oturur vaziyette dört figür bulunmaktadır; içlerinde en iri olanı imparator Theodosius, solundaki Batı Roma İmparatoru II.Valentinianus, sağında oğlu Arkadius ve onun yanında da en küçük oğlu Honorius yer alır. Oturdukları yerin altında ise eğilmiş olarak karşılıklı iki yönde imparatora yönelmiş Persler ve Germenler bulunmaktadır. Giyimlerine göre solda sivri başlıkları olan dört kişi Perslerden, sağ taraftaki pelerinli dört figür Germenlerdendir. Ellerinde imparatora sunmak üzere getirdikleri hediyeleri tutmaktadırlar. Diğer yüzde ise imparator Kathisma’da bu kez ayaktadır ve elinde birinciye vereceği çelengi tutmaktadır.”

  0199  /  Antik Kentler, İstanbul, Roma İmparatorluğu  /  Last Updated Mayıs 17, 2017 by ilknur76  / 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Facebook
Instagram
Follow by Email

Ankara Escort istanbul Escort Ankara Escort Bayan izmir Escort Ankara Escort Ankara Rus Escort Ankara Escort Çankaya Escort Ankara Escort Eskişehir Escort Eryaman Escort Kuşadası Escort Gaziantep Escort