Freud’ün psikanalitik teorilerinden esinlenerek, bilinçaltini, resmetmeye çalisan Eksprestyonist ressam Egon Schiele

Egon Schiele

Avusturyalı Eksprestyonist ressam Egon Schiele 1890 yılında Viyana yakınlarındaki Tulln’de doğmuş. Zengin bir aileye mensup Marie Schiele ile Tulin istasyon şefi Adolph Schiele’nin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiş.Tek erkek çocukmuş, iki kız kardeşi varmış.
Annesinden aldığı destekle sanat eğitimi alan ressam 16 yaşında akademi öğrencisi olmuş.

Egon, kendisinden 4 yaş küçük kızkardeşinimodeli olarak kullanırmış. Çıplak çizimleri için de modeli olan kardeşi ile aralarında ensest bir ilişki olduğu söylentisi çıkmış. Fakat söylentiden öteye gitmemiş iddalar.

1905 yılında babasını kaybetmiş. Ailesinde babasına en düşkün kişi o olduğundan, onun ölümünden çok etkilenmiş

Egon, okulda iyi bir öğrenci değilmiş, ressam olmak istediği için 1906’da Viyana’da Gustav Klimt’in okulu Kunstgewerbeschule’ye başvurmuş fakat daha sonra daha geleneksel bir okul olan Akademie der Bildenden Künste’ye kaydolmuş.

Ertesi yıl hayranı olduğu Gustav Klimt ile tanışmış Klimt Schiele’nin çok yetenekli olduğunu düşünmüş, hatta onun resimlerini arada satın almış. Schiele’nin dört eseri, Gustav Klimt’in başında bulunduğu Uluslararası Sanat Sergisi’nde sergilenmiş. Bu dönemde, eserlerinde doğa ve sembolizm konusuyla ilgilenmiş.

1910’da 20 yaşında önemli dergilerde hakkında makaleler çıkmaya başlamış. 1911’de Gustav Klimt’in de modeli olan, babasını küçük yaşta kaybetmiş, fakir bir ailenin kızı olan 17 yaşındaki Valerie Neuzil (Wally) ile tanışmış ve beraber annesinin memleketi olan Krumau’ya gitmişler.
Orada Schiele sanatında oldukça üretken bir aşamaya girmiş ve fantastik, vizyoner kent resimleri yanında, erotik içerikli resimlerde yapmış.
Evli olmadan Wally’le birlikte yaşaması, kasabadaki genç kızları çıplak model olarak kullanması gibi nedenlerle Krumau’yu terk etmek zorunda kalmış.

Schiele’nin 14 yaşında bir kızı baştan çıkardığı iddiasıyla atölyesini basan polis, erotik ve pornografik resimler nedeni ile tutuklamış ve 24 gün ceza almış. Hattta hakim bir resmini mahkeme salonunda yakmış.

Sanatçının otoportreleri, genelde alışılmışın dışında.Bu türde yaptığı resimler, Schiele’nin iç dünyasında yaşadığı sorunları ya da karışık ve üzücü olayları yansıtıyor.

Schiele evlenmiş olsa bile Wally ile ilişkisini hiçbir zaman bitirmek istememiş. Birinci Dünya Savaşı’nın en yoğun olduğu yıllardır, Wally Kızılhaç’ta hemşire olmuş. 1917 Noel’inden hemen önce 23 yaşında kızıl hastalığından ölmüş Wally.

Birinci Dünya Savaş yılları olmasına rağmen resim sergileri açmış ve iyi satışlar yapmış. Savaş sonunda, devlet o dönem Avusturya’nın imajını güçlendirmek amacıyla pek çok resim sergisi gerçekleştirmiş. Bunlardan biri de Secession adı verilen sergidir. 1918 yılında yapılacak bu sergi için baş ressam olarak seçilmiş Egon Schiele, bir duyuru posteri hazırlamış. Bu posterde ise İsa’nın Son Akşam Yemeği’ni tasvir eder, ancak narsizm ressamı öylesine ele geçirmiştir ki İsa’nın bulunduğu konuma kendini yerleştirmiş.
28 Ekim 1918’de eşi Edith 6 aylık hamile iken yakalandığı İspanyol gribinden kurtulamaz ve yaşama veda eder. Aynı hastalıktan dolayı 31 Ekim 1918’de 28 yaşında Egon Schiele vefat eder.

Genellikle çalışmalarını sulu boya ve kurşun kalem kullanarak yaptı. Çizimleri hastalıklı insanlar ve bozuk vücutlardan oluşur, buna rağmen kişilerin yüz hatları belirgindir ve figürleri erotiktir.

Öldüğünde yirmi sekiz yaşında olan sanatçı sekiz yıllık kısa sanat hayatında 3000’den fazla çizim ve 300’e yakın tablo üretmiş.

Freud’ün psikanalitik teorilerinden esinlenerek, eserlerinde bilinçaltını resmetmeye çalışmış.

Related Place