Nokta nokta boyanmis tabloları ile adeta bir mozaik gibi resim yapan Puantilizm’in babası Seurat

Seurat
Grand Jane Adası 'nda Bir Pazar Öğleden Sonrası - Seurat

Grand Jane Adası ‘nda Bir Pazar Öğleden Sonrası -Seurat

Varlıklı bir Paris’li ailenin çocuğu olan Seurat, kısa fakat geleneksel bir sanat eğitimi almış. 16 yaşında çizim sınıflarına katılmış. Louvre’da eski ustalar üzerine çalışıp kopyalarını yapmış ve Rembrandt ve Goya’dan çok etkilenmiş.

1879 Empresyonist sergisini ziyareti akademik gelenekten kopmanın sağladığı sanatsal olanakları görmesini sağlamış.

Askerlik hizmeti sırasında renk ve görme üzerine kuramlar okuyarak geçirmiş.

Paris’e döndüğünde önce iki arkadaşıyla bir atölyeyi paylaşmış ardından kendi atölyesine taşınmış.

Seurat, ilk başyapıtı Asniâres’de Yıkananlar adlı büyük boyutlu tuvaliyle Paris Salonu’na başvurmuş ve reddedilmiş.

Renklere göre daha canlı görünen saf renk benekleriyle resim yapma konusundaki fikirleriyle Signac’ı etkilemiş.

Bir kuramcı, parlak bir renge (diyelim, kırmızıya) dikkatle bakıp sonra da bir parça beyaz kağıda baktığınız da meydana gelen fenomeni şöyle tanımlamış. Kısa süreyle, tam tersini görürsünüz. (soluk mavi). ( Deneyin, oluyor.)

Seurat, her rengin daha canlı ve ışıklı görünmesini sağlamak üzere Empresyonist ve Post-Empresyonistlerin yapmış olduğu gibi, mavi ve turuncu gibi bütünleyici renklerin yan yana konulmasını savunmuş.

Asnieres'de yıkananlar - Seurat

Asnieres’de yıkananlar – Seurat -1859 – 1891- 201 × 300 cm

Bu tekniğin üzerinde deneysel olarak çalışmaya devam ederken büyük boyutlu Grand Jane Adası ‘nda Bir Pazar Öğleden Sonrası’nı resimlemiş.

Bu eserde kırk sekiz insan, üç köpek, bir de maymun vardır. Resmi tamamlamsı iki yılını almış.Tuvalin boyutuda oldukça iddalıymış. 2 metreye 3 metre. Ama en sıra dışı olan Seurat’ ın tekniğiymiş.
Tuvale her belli başlı bölüm için açık renkte ince bir boya tabakası sürdükten sonra, ayrıntıları inşa etmek için küçük boya parçaları ya da darbeleri uygulamış.

Seurat, mavi parçanın yanına bir sarı parça koyarak, gözlerimizde yeşil diye algılatmak istemiş. La Grande Jatte’yi yaparken gören ressamlar bu tekniğe şaşıp kalmış ve taklit etmişler. Pissarro esinlenmiş ve bölme tekniğini
kullanarak resim yapmaya başlamış.

Pissarro, Seurat’nın neredeyse mekanik fırça darbelerini empresyonizmin ruhuna aykırı bulan Monet ve Renoir gibi ressamların öfkelenmesine rağmen, Seurat’nın sergiye dahil edilmesinde ısrar etmiş. Pissarro görüşünü kabul ettirmiş ve Seurat’nın resmi de gösteriye dahil edilmiş.

Seurat’nın yeteneğini alkışlayanların çoğu bile onun tekniğini beğenmiyor, bu tekniğin yapay eserler olduğunu söylüyorlarmış.
Eleştirilerden etkilenmişmi bilinmez ama bir sonraki resminde üç nü yapmış.

32 yaşındaki ani ölümünden önceki dört yıl boyunca bu yönteme bağlı kalmış, her yıl bir büyük boyutlu resim üretmiş. Tekniği diğer Neo-Empresyonistler tarafından sürdürülmüş ve daha sonra çeşitli 20. yüzyıl sanat üsluplarını etkilemiş.

İletişim kurmayı sevmeyen, tek başına çalışmayı seven bir ressammış. İçine kapanık biri olsada dost canlısı olduğunu düşünenlerde varmış.

1891 ‘de kısa bir hastalığın, muhtemelen menejitin ardından 32 yaşında ölmüş.

Birçok resim, popüler kültürde bir rol oynamıştır, ama büyük gişe yapan bir Broadway müzikaline temel oluşturan tek resim La Grande Jatte’dir.

 

Related Place