Delilik ile dahilik sıfatlarının ikisine de sahip olan İngiliz ressam, gravürcü ve şair William Blake

Blake

1757-1827
Eyleme dönüşmeyen arzu, ruh bozukluğuna yol açar.” diyen İngiliz ressam, gravürcü ve şair William Blake

Bir çok Sanat Tarihçisi onun da ruh sağlığının bozuk olduğunu düşünür.Yaşadığı dönemde büyük ölçüde göz ardı edilmiş İngiliz şair, ressam ve baskı ressamı William Blake, bugün Romantik Çağ’ın çok önemli bir sanatçısı olarak değerlendirilmekte.

”İngiliz Mistik Şairi” olarak da bilinir. Kendi dünyasında yaşayan ve çok güçlü dini duygulara sahip bir sanatçıymış.
Romantizm akımının öncülerinden biri olan İngiliz şair, ressam ve mistik vizyoner William Blake, küçüklüğünden beri ruhlarla konuşabildiğini iddia edermiş. Hatta erkek kardeşinin öldüğü sırada ruhunun göğe yükselişine şahit olduğunu söylermiş.

Blake, başarılı bir iş adamının oğlu olarak Londra Golden Square’de doğmuş. On yaşında Covent Garden’da bir çizim okuluna gitmiş.1779’da, Royal Academy’e kabul edilmiş. Romanlar ve kataloglar için gravürler üreterek masraflarını karşılayan sanatçı, bu okulda alçı heykelden, canlı modelden ve kadavralardan çizim çalışmış.
1784’te bir basımevi açmış fakat başarısız olmuş.

Blake - Günlerin Başlangıcı

Blake – Günlerin Başlangıcı

Erkek kardeşi Robert öldüğünde Blake, onun ruhunun kendisine göründüğünü ve tek bir baskı tabakasında şiiri ve resmi bir araya getiren gizli bir tekniği açıkladığını öne sürmüş.1788’de bu yöntemi kullanarak resimli kitaplar üretmeye başlamış. Bu hayatının en yaratıcı ve üretici dönemi olmuş. Kendisine yeterince çizgi kesinliği vermediğine inandığı yağlıboyadan uzak durmuş.

Daha çok tempera, ağaç baskı, kabartma gravür ve suluboyayla çalışmış.
Bu dönemlerde ciddi bir Michelangelo etkisi de görülüyor. Michelangelo Bounarotti’nin bir hayranı olan William Blake onun deseninin ve kompozisyonun etkisini kendi resimlerinde yansıtıyor.

1789’da, Fransız Devrimi’nin yarattığı siyasi dönüşümlerin ardından Blake’in çalışmaları daha da radikal bir hal almış. Blake’in eserleri içinde yegane üslubuyla dikkat çeken The Marriage of Heaven and Hell’i (Cennet ile Cehennemin Evliliği) 1790-1793 yılları arasında tamamlamış. Levhalara oyularak basılan şiir ve resimleri, Blake ile eşi Catherine birlikte boyarlamışlar. Cehennem Özdeyişleri’nde yetmiş adet veciz sözleri kullanmış.

Toplam yirmi yedi levhadan oluşan bu kitabın farklı zamanlarda yapılmış dokuz ayrı gravür nüshası günümüze ulaşmış. Bunlarda renklendirme farkları dikkat çeker, özellikle Blake’in ömrünün sonlarına doğru hazırladığı nüshalarda renkler daha canlı ve çeşitlidir.

1800’de yazar William Hayley (1745-1820) tarafından Güney İngiltere’dc Sussex’teki malikânesinde yaşaması için davet edilmiş. Buraya taşınmış fakat 1802’de Hayley’den ve çevresindeki komşu topluluktan gelen önemsiz siparişlerden yorulan Blake, 1803’te Londra’ya geri dönmüş.

1809’da kardeşinin tuhafiye dükkânında bir sergi açmış, kendisiyle ‘kişisel zararsızlığıyla hapisten kurtulan talihsiz bir çılgın” olarak alay edilmiş. 1810’da Blake yoksullaşmış, arkadaşları ve koruyucularına yabancılaşmış.

Bununla birlikte, Londra’da geçen savaş, barış ve özgürlük üzerine bir epik olan Kudüs adlı destana temellenen en iyi çalışmasını bu sırada üretmiş. 60 yaşına geldiğinde nihayet eserleri yeni sanatçıların hayranlığını kazanmaya başlamış.
Son yıllarını İlahi Komedya’yı resimleme çalışmalarıyla geçirmiş. Romantiklerin, simgecilerin daha sonra da sürrealistlerin öncü saydıkları Blake, şiirleri ile resimlerini ve gravürlerini birbirinden ayrı tutmamış.

12 Ağustos 1827’de 70 yaşında Strand yakınlarında ölmüş.

Günlerin Başlangıcı

1794 SARI BOYALI ANA ÇİZGİLERLE KABARTMA GRAVÜR ÜZERİNE, SULUBOYA, MÜREKKEP VE ALTIN BOYA – 23,3 X 16,8 CM – BRİTİSH MUSEUM, LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK

Kilise öğretileriyle uyuşmazlık içindeki dindar bir adam olan Blake’in bu resminde, Tanrı’nın kusursuzluğu ve mutlak gücü ifade edilir.

 

 

Related Place